206
Kullanım
3
Lemma
11
Türev
17
Anlam
3 lemma, 11 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אֶפְרָיִם Lemma | efrayim | Efrayim, Efrayim, çifte verimlilik | İsim | 149 | ||
וְאֶפְרָֽיִם | ve-efrayim | ve Efrayim, Efrayim, çifte verimlilik | İsim | 13 | ||
Örnek Ayetler (5 / 13) Hakimler 1:29 · Tevrat וְאֶפְרַ֨יִם֙ לֹ֣א הוֹרִ֔ישׁ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּגָ֑זֶר וַיֵּ֧שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִ֛י בְּקִרְבּ֖וֹ בְּגָֽזֶר Efrayim Gezer'de oturan Kenanlıyı kovmadı; böylece Kenanlı onun arasında Gezer'de oturdu. Yeremya 31:9 · Tevrat בִּבְכִ֣י יָבֹ֗אוּ וּֽבְתַחֲנוּנִים֮ אֽוֹבִילֵם֒ אֽוֹלִיכֵם֙ אֶל־נַ֣חֲלֵי מַ֔יִם בְּדֶ֣רֶךְ יָשָׁ֔ר לֹ֥א יִכָּשְׁל֖וּ בָּ֑הּ כִּֽי־הָיִ֤יתִי לְיִשְׂרָאֵל֙ לְאָ֔ב וְאֶפְרַ֖יִם בְּכֹ֥רִי הֽוּא Ağlayışla gelecekler ve yalvarışlarla onları getireceğim; onları su akarsularına doğru, onda tökezlemeyecekleri doğru yolda yürüteceğim; çünkü İsrail'e baba oldum ve Efrayim benim ilk doğanımdır. Hoşea 5:5 · Tevrat וְעָנָ֥ה גְאֽוֹן־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּפָנָ֑יו וְיִשְׂרָאֵ֣ל וְאֶפְרַ֗יִם יִכָּֽשְׁלוּ֙ בַּעֲוֺנָ֔ם כָּשַׁ֥ל גַּם־יְהוּדָ֖ה עִמָּֽם Ve İsrail'in gururu onun yüzüne tanıklık eder; ve İsrail ve Efrayim suçlarında tökezleyecekler, Yahuda da onlarla tökezledi. Hoşea 9:13 · Tevrat אֶפְרַ֛יִם כַּאֲשֶׁר־רָאִ֥יתִי לְצ֖וֹר שְׁתוּלָ֣ה בְנָוֶ֑ה וְאֶפְרַ֕יִם לְהוֹצִ֥יא אֶל־הֹרֵ֖ג בָּנָֽיו Efrayim, Sur'a gördüğüm gibi otlakta dikilmiştir; ve Efrayim oğullarını öldürene çıkaracak. Hoşea 10:11 · Tevrat וְאֶפְרַ֜יִם עֶגְלָ֤ה מְלֻמָּדָה֙ אֹהַ֣בְתִּי לָד֔וּשׁ וַאֲנִ֣י עָבַ֔רְתִּי עַל־ט֖וּב צַוָּארָ֑הּ אַרְכִּ֤יב אֶפְרַ֨יִם֙ יַחֲר֣וֹשׁ יְהוּדָ֔ה יְשַׂדֶּד־ל֖וֹ יַעֲקֹֽב Ve Efrayim harman dövmeyi seven eğitilmiş düvedir; ve ben onun boynunun güzelliği üzerinden geçtim; Efrayim'e bindireceğim, Yahuda sürecek, Yakup kendine tırmıklayacak. | ||||||
לְאֶפְרַיִם | le-efrayim | Efrayim'e, Efrayim, çifte verimlilik | İsim | 10 | ||
מֵֽאֶפְרַיִם | me-efrayim | Efrayim'den, Efrayim, verimli olmak, meyve vermek | İsim | 6 | ||
כְּאֶפְרַיִם | ke-efrayim | Efrayim gibi, Efrayim, çifte meyve veren | İsim | 1 | ||
וּבְאֶפְרַיִם | u-ve-efrayim | ve Efrayim'de, Efrayim | İsim | 1 | ||
אֵפֶר Lemma | efer | kül, kül, toz | İsim | 9 | ||
וָאֵֽפֶר | va-efer | ve kül, kül, toz | İsim | 7 | ||
הָאֵֽפֶר | ha'efer | külü, kül, toz | İsim | 3 | ||
בָּאֲפֵר | ba-afer | külde, kül, toz | İsim | 3 | ||
כָּאֵפֶר | ka-efer | kül gibi, kül, toz | İsim | 1 | ||
לְאֵפֶר | le-efer | küle, kül, toz | İsim | 1 | ||
בָּאֲפֵר Lemma | ba'afer | külde, kül, toz | İsim | 1 | ||
הָאֲפֵר | ha'afer | kül, kül, toz | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 149)
Hakimler 2:9
·
Tevrat
וַיִּקְבְּר֤וּ אוֹתוֹ֙ בִּגְב֣וּל נַחֲלָת֔וֹ בְּתִמְנַת־חֶ֖רֶס בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם מִצְּפ֖וֹן לְהַר־גָּֽעַשׁ
Onu Efrayim dağında, Gaaş dağının kuzeyinde, mirasının sınırında Timnat-Heres'te gömdüler.
Hakimler 3:27
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹא֔וֹ וַיִּתְקַ֥ע בַּשּׁוֹפָ֖ר בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיֵּרְד֨וּ עִמּ֧וֹ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מִן־הָהָ֖ר וְה֥וּא לִפְנֵיהֶֽם
Ve geldiğinde, Efrayim dağında şofar çaldı; ve İsrail oğulları dağdan onunla indiler ve o onların önündeydi.
Hakimler 4:5
·
Tevrat
וְ֠הִיא יוֹשֶׁ֨בֶת תַּֽחַת־תֹּ֜מֶר דְּבוֹרָ֗ה בֵּ֧ין הָרָמָ֛ה וּבֵ֥ין בֵּֽית־אֵ֖ל בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיַּעֲל֥וּ אֵלֶ֛יהָ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַמִּשְׁפָּֽט
Ve o, Efrayim dağında Rama ile Beytel arasındaki Debora hurma ağacının altında oturuyordu; ve İsrail oğulları yargı için ona çıkıyorlardı.
Hakimler 5:14
·
Tevrat
מִנִּ֣י אֶפְרַ֗יִם שָׁרְשָׁם֙ בַּעֲמָלֵ֔ק אַחֲרֶ֥יךָ בִנְיָמִ֖ין בַּֽעֲמָמֶ֑יךָ מִנִּ֣י מָכִ֗יר יָֽרְדוּ֙ מְחֹ֣קְקִ֔ים וּמִ֨זְּבוּלֻ֔ן מֹשְׁכִ֖ים בְּשֵׁ֥בֶט סֹפֵֽר
Efrayim'den kökleri Amalek'te olanlar, senin arkandan halkların arasında Binyamin; Mahir'den yasa koyucular indiler, ve Zevulun'dan yazıcının asasını çekenler.
Hakimler 7:24
·
Tevrat
וּמַלְאָכִ֡ים שָׁלַ֣ח גִּדְעוֹן֩ בְּכָל־הַ֨ר אֶפְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר רְד֞וּ לִקְרַ֤את מִדְיָן֙ וְלִכְד֤וּ לָהֶם֙ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּצָּעֵ֞ק כָּל־אִ֤ישׁ אֶפְרַ֨יִם֙ וַיִּלְכְּד֣וּ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּֽן
Gideon bütün Efrayim dağlığına haberciler gönderdi ve dedi: "Midyan'ı karşılamaya inin ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i onlardan önce ele geçirin." Bütün Efrayim adamları toplandı ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i ele geçirdiler.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 1:29
·
Tevrat
וְאֶפְרַ֨יִם֙ לֹ֣א הוֹרִ֔ישׁ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּגָ֑זֶר וַיֵּ֧שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִ֛י בְּקִרְבּ֖וֹ בְּגָֽזֶר
Efrayim Gezer'de oturan Kenanlıyı kovmadı; böylece Kenanlı onun arasında Gezer'de oturdu.
Yeremya 31:9
·
Tevrat
בִּבְכִ֣י יָבֹ֗אוּ וּֽבְתַחֲנוּנִים֮ אֽוֹבִילֵם֒ אֽוֹלִיכֵם֙ אֶל־נַ֣חֲלֵי מַ֔יִם בְּדֶ֣רֶךְ יָשָׁ֔ר לֹ֥א יִכָּשְׁל֖וּ בָּ֑הּ כִּֽי־הָיִ֤יתִי לְיִשְׂרָאֵל֙ לְאָ֔ב וְאֶפְרַ֖יִם בְּכֹ֥רִי הֽוּא
Ağlayışla gelecekler ve yalvarışlarla onları getireceğim; onları su akarsularına doğru, onda tökezlemeyecekleri doğru yolda yürüteceğim; çünkü İsrail'e baba oldum ve Efrayim benim ilk doğanımdır.
Hoşea 5:5
·
Tevrat
וְעָנָ֥ה גְאֽוֹן־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּפָנָ֑יו וְיִשְׂרָאֵ֣ל וְאֶפְרַ֗יִם יִכָּֽשְׁלוּ֙ בַּעֲוֺנָ֔ם כָּשַׁ֥ל גַּם־יְהוּדָ֖ה עִמָּֽם
Ve İsrail'in gururu onun yüzüne tanıklık eder; ve İsrail ve Efrayim suçlarında tökezleyecekler, Yahuda da onlarla tökezledi.
Hoşea 9:13
·
Tevrat
אֶפְרַ֛יִם כַּאֲשֶׁר־רָאִ֥יתִי לְצ֖וֹר שְׁתוּלָ֣ה בְנָוֶ֑ה וְאֶפְרַ֕יִם לְהוֹצִ֥יא אֶל־הֹרֵ֖ג בָּנָֽיו
Efrayim, Sur'a gördüğüm gibi otlakta dikilmiştir; ve Efrayim oğullarını öldürene çıkaracak.
Hoşea 10:11
·
Tevrat
וְאֶפְרַ֜יִם עֶגְלָ֤ה מְלֻמָּדָה֙ אֹהַ֣בְתִּי לָד֔וּשׁ וַאֲנִ֣י עָבַ֔רְתִּי עַל־ט֖וּב צַוָּארָ֑הּ אַרְכִּ֤יב אֶפְרַ֨יִם֙ יַחֲר֣וֹשׁ יְהוּדָ֔ה יְשַׂדֶּד־ל֖וֹ יַעֲקֹֽב
Ve Efrayim harman dövmeyi seven eğitilmiş düvedir; ve ben onun boynunun güzelliği üzerinden geçtim; Efrayim'e bindireceğim, Yahuda sürecek, Yakup kendine tırmıklayacak.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 12:5
·
Tevrat
וַיִּלְכֹּ֥ד גִּלְעָ֛ד אֶֽת־מַעְבְּר֥וֹת הַיַּרְדֵּ֖ן לְאֶפְרָ֑יִם וְֽ֠הָיָה כִּ֣י יֹאמְר֞וּ פְּלִיטֵ֤י אֶפְרַ֨יִם֙ אֶעֱבֹ֔רָה וַיֹּ֨אמְרוּ ל֧וֹ אַנְשֵֽׁי־גִלְעָ֛ד הַֽאֶפְרָתִ֥י אַ֖תָּה וַיֹּ֥אמֶֽר לֹֽא
Ve Gilad Efrayim'e giden Yarden geçitlerini ele geçirdi. Ve Efrayim'in kaçakları: 'Geçeyim' dediklerinde, Gilad adamları ona dediler: 'Sen Efrayimli misin?' ve o dedi: 'Hayır.'
Hoşea 5:12
·
Tevrat
וַאֲנִ֥י כָעָ֖שׁ לְאֶפְרָ֑יִם וְכָרָקָ֖ב לְבֵ֥ית יְהוּדָֽה
Ve ben Efrayim'e güve gibiyim ve Yahuda evine çürüklük gibiyim.
Hoşea 5:14
·
Tevrat
כִּ֣י אָנֹכִ֤י כַשַּׁ֨חַל֙ לְאֶפְרַ֔יִם וְכַכְּפִ֖יר לְבֵ֣ית יְהוּדָ֑ה אֲנִ֨י אֲנִ֤י אֶטְרֹף֙ וְאֵלֵ֔ךְ אֶשָּׂ֖א וְאֵ֥ין מַצִּֽיל
Çünkü ben Efrayim'e aslan gibiyim ve Yahuda evine genç aslan gibiyim; ben, ben parçalayacağım ve gideceğim, taşıyacağım ve kurtaran yoktur.
Hoşea 6:10
·
Tevrat
בְּבֵית֙ יִשְׂרָאֵ֔ל רָאִ֖יתִי שַׁעֲרֽוּרִיָּ֑ה שָׁ֚ם זְנ֣וּת לְאֶפְרַ֔יִם נִטְמָ֖א יִשְׂרָאֵֽל
İsrail evinde korkunç bir şey gördüm; orada Efrayim'de fahişelik vardır, İsrail kirlendi.
Hoşea 11:3
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֤י תִרְגַּ֨לְתִּי֙ לְאֶפְרַ֔יִם קָחָ֖ם עַל־זְרֽוֹעֹתָ֑יו וְלֹ֥א יָדְע֖וּ כִּ֥י רְפָאתִֽים
Ve ben Efrayim'e yürümeyi öğrettim, onları kolları üzerine alarak; ve onları iyileştirdiğimi bilmediler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 12:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמְרוּ לוֹ֩ אֱמָר־נָ֨א שִׁבֹּ֜לֶת וַיֹּ֣אמֶר סִבֹּ֗לֶת וְלֹ֤א יָכִין֙ לְדַבֵּ֣ר כֵּ֔ן וַיֹּאחֲז֣וּ אוֹת֔וֹ וַיִּשְׁחָט֖וּהוּ אֶל־מַעְבְּר֣וֹת הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּפֹּ֞ל בָּעֵ֤ת הַהִיא֙ מֵֽאֶפְרַ֔יִם אַרְבָּעִ֥ים וּשְׁנַ֖יִם אָֽלֶף
Ve ona dediler: 'Lütfen Şibbolet söyle.' Ve o 'Sibbolet' dedi ve böyle konuşmayı doğru yapamadı. Ve onu tuttular ve Yarden'in geçitlerinde onu boğazladılar. Ve o zamanda Efrayim'den kırk iki bin düştü.
Yeşaya 17:3
·
Tevrat
וְנִשְׁבַּ֤ת מִבְצָר֙ מֵֽאֶפְרַ֔יִם וּמַמְלָכָ֥ה מִדַּמֶּ֖שֶׂק וּשְׁאָ֣ר אֲרָ֑ם כִּכְב֤וֹד בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ יִֽהְי֔וּ נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve Efrayim'den kale ve Şam'dan krallık kesilecek; ve Aram'ın kalıntısı İsrail oğullarının yüceliği gibi olacaklar, Ordular Yahve'sinin bildirisidir.
Zekeriya 9:10
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּי־רֶ֣כֶב מֵאֶפְרַ֗יִם וְסוּס֙ מִיר֣וּשָׁלִַ֔ם וְנִכְרְתָה֙ קֶ֣שֶׁת מִלְחָמָ֔ה וְדִבֶּ֥ר שָׁל֖וֹם לַגּוֹיִ֑ם וּמָשְׁלוֹ֙ מִיָּ֣ם עַד־יָ֔ם וּמִנָּהָ֖ר עַד־אַפְסֵי־אָֽרֶץ
Ve Efrayim'den arabayı ve Yeruşalim'den atı kesip atacağım; ve savaş yayı kesilip atılacak; ve uluslara barış konuşacak; ve onun egemenliği denizden denize ve Irmak'tan yerin uçlarına kadar olacak.
2. Tarihler 15:9
·
Tevrat
וַיִּקְבֹּ֗ץ אֶת־כָּל־יְהוּדָה֙ וּבִנְיָמִ֔ן וְהַגָּרִים֙ עִמָּהֶ֔ם מֵאֶפְרַ֥יִם וּמְנַשֶּׁ֖ה וּמִשִּׁמְע֑וֹן כִּֽי־נָפְל֨וּ עָלָ֤יו מִיִּשְׂרָאֵל֙ לָרֹ֔ב בִּרְאֹתָ֕ם כִּֽי־יְהוָ֥ה אֱלֹהָ֖יו עִמּֽוֹ
Bütün Yahuda'yı, Bünyamin'i ve onlarla birlikte Efrayim'den, Manaşe'den ve Şimon'dan olan garipleri topladı; çünkü Tanrısı Yahve'nin onunla olduğunu gördüklerinde İsrail'den çok sayıda kişi ona geçmişti.
2. Tarihler 25:10
·
Tevrat
וַיַּבְדִּילֵ֣ם אֲמַצְיָ֗הוּ לְהַגְּדוּד֙ אֲשֶׁר־בָּ֤א אֵלָיו֙ מֵֽאֶפְרַ֔יִם לָלֶ֖כֶת לִמְקוֹמָ֑ם וַיִּ֨חַר אַפָּ֤ם מְאֹד֙ בִּֽיהוּדָ֔ה וַיָּשׁ֥וּבוּ לִמְקוֹמָ֖ם בָּחֳרִי־אָֽף
Amatsya onları, Efrayim'den kendisine gelen birliği, yerlerine gitmeleri için ayırdı; onların Yahuda'ya karşı öfkesi çok alevlendi ve öfke aleviyle yerlerine döndüler.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 48:20
·
Tevrat
וַיְבָ֨רֲכֵ֜ם בַּיּ֣וֹם הַהוּא֮ לֵאמוֹר֒ בְּךָ֗ יְבָרֵ֤ךְ יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יְשִֽׂמְךָ֣ אֱלֹהִ֔ים כְּאֶפְרַ֖יִם וְכִמְנַשֶּׁ֑ה וַיָּ֥שֶׂם אֶת־אֶפְרַ֖יִם לִפְנֵ֥י מְנַשֶּֽׁה
O gün onları bereketledi ve dedi: 'İsrail seninle bereketleyecek ve diyecek: 'Tanrı seni Efrayim gibi ve Manaşe gibi yapsın.'' Efrayim'i Manaşe'nin önüne koydu.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 31:1
·
Tevrat
וּכְכַלּ֣וֹת כָּל־זֹ֗את יָצְא֨וּ כָּל־יִשְׂרָאֵ֥ל הַֽנִּמְצְאִים֮ לְעָרֵ֣י יְהוּדָה֒ וַיְשַׁבְּר֣וּ הַמַּצֵּב֣וֹת וַיְגַדְּע֣וּ הָאֲשֵׁרִ֡ים וַיְנַתְּצ֣וּ אֶת־הַ֠בָּמוֹת וְאֶת־הַֽמִּזְבְּחֹ֞ת מִכָּל־יְהוּדָ֧ה וּבִנְיָמִ֛ן וּבְאֶפְרַ֥יִם וּמְנַשֶּׁ֖ה עַד־לְכַלֵּ֑ה וַיָּשׁ֜וּבוּ כָּל־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל אִ֥ישׁ לַאֲחֻזָּת֖וֹ לְעָרֵיהֶֽם
Ve tüm bunlar bitince, bulunan tüm İsrail Yahuda'nın şehirlerine çıktılar; ve dikili taşları kırdılar ve Aşera putlarını kestiler ve tüm Yahuda'dan, Benyamin'den, Efrayim'den ve Manaşe'den yüksek yerleri ve sunakları bitirene kadar yıktılar; ve tüm İsrail oğulları, her adam kendi mülküne, şehirlerine döndüler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 13:19
·
Tevrat
וַתִּקַּ֨ח תָּמָ֥ר אֵ֨פֶר֙ עַל־רֹאשָׁ֔הּ וּכְתֹ֧נֶת הַפַּסִּ֛ים אֲשֶׁ֥ר עָלֶ֖יהָ קָרָ֑עָה וַתָּ֤שֶׂם יָדָהּ֙ עַל־רֹאשָׁ֔הּ וַתֵּ֥לֶךְ הָל֖וֹךְ וְזָעָֽקָה
Tamar başının üzerine kül aldı ve üzerindeki uzun kollu giysiyi yırttı; elini başının üzerine koydu ve giderek feryat etti.
Malaki 3:21
·
Tevrat
וְעַסּוֹתֶ֣ם רְשָׁעִ֔ים כִּֽי־יִהְי֣וּ אֵ֔פֶר תַּ֖חַת כַּפּ֣וֹת רַגְלֵיכֶ֑ם בַּיּוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֲנִ֣י עֹשֶׂ֔ה אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve kötüleri çiğneyeceksiniz, çünkü benim yaptığım günde ayaklarınızın tabanları altında kül olacaklar, dedi Ordular Yahvesi.
Yeşaya 44:20
·
Tevrat
רֹעֶ֣ה אֵ֔פֶר לֵ֥ב הוּתַ֖ל הִטָּ֑הוּ וְלֹֽא־יַצִּ֤יל אֶת־נַפְשׁוֹ֙ וְלֹ֣א יֹאמַ֔ר הֲל֥וֹא שֶׁ֖קֶר בִּימִינִֽי
Külle beslenir, aldanmış bir kalp onu saptırdı; ve canını kurtaramaz ve 'Sağ elimde bir yalan yok mu?' demez.
Yeşaya 61:3
·
Tevrat
לָשׂ֣וּם לַאֲבֵלֵ֣י צִיּ֗וֹן לָתֵת֩ לָהֶ֨ם פְּאֵ֜ר תַּ֣חַת אֵ֗פֶר שֶׁ֤מֶן שָׂשׂוֹן֙ תַּ֣חַת אֵ֔בֶל מַעֲטֵ֣ה תְהִלָּ֔ה תַּ֖חַת ר֣וּחַ כֵּהָ֑ה וְקֹרָ֤א לָהֶם֙ אֵילֵ֣י הַצֶּ֔דֶק מַטַּ֥ע יְהוָ֖ה לְהִתְפָּאֵֽר
Siyon'un yas tutanlarına koymak için, onlara külün yerine başlık, yasın yerine sevinç yağını, sönük ruhun yerine övgü giysisini vermek için; ve onlara doğruluk ağaçları, yücelmek için Yahve'nin dikimi diye çağrılacak.
Mezmurlar 102:10
·
Tevrat
כִּי־אֵ֭פֶר כַּלֶּ֣חֶם אָכָ֑לְתִּי וְ֝שִׁקֻּוַ֗י בִּבְכִ֥י מָסָֽכְתִּי
Çünkü külü ekmek gibi yedim ve içeceğimi ağlamayla karıştırdım.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 58:5
·
Tevrat
הֲכָזֶ֗ה יִֽהְיֶה֙ צ֣וֹם אֶבְחָרֵ֔הוּ י֛וֹם עַנּ֥וֹת אָדָ֖ם נַפְשׁ֑וֹ הֲלָכֹ֨ף כְּאַגְמֹ֜ן רֹאשׁ֗וֹ וְשַׂ֤ק וָאֵ֨פֶר֙ יַצִּ֔יעַ הֲלָזֶה֙ תִּקְרָא־צ֔וֹם וְי֥וֹם רָצ֖וֹן לַיהוָֽה
Seçtiğim oruç, insanın canını alçalttığı gün, bunun gibi mi olacak? Başını saz gibi eğmesi ve çul ve kül sermesi mi? Buna mı oruç ve Yahve'ye kabul günü diye çağıracaksın?
Ester 4:1
·
Tevrat
וּמָרְדֳּכַ֗י יָדַע֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר נַעֲשָׂ֔ה וַיִּקְרַ֤ע מָרְדֳּכַי֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וַיִּלְבַּ֥שׁ שַׂ֖ק וָאֵ֑פֶר וַיֵּצֵא֙ בְּת֣וֹךְ הָעִ֔יר וַיִּזְעַ֛ק זְעָקָ֥ה גְדֹלָ֖ה וּמָרָֽה
Mordekay yapılan her şeyi bildi ve Mordekay giysilerini yırttı, çul ve kül giydi; şehrin ortasına çıktı ve büyük ve acı bir feryatla feryat etti.
Ester 4:3
·
Tevrat
וּבְכָל־מְדִינָ֣ה וּמְדִינָ֗ה מְקוֹם֙ אֲשֶׁ֨ר דְּבַר־הַמֶּ֤לֶךְ וְדָתוֹ֙ מַגִּ֔יעַ אֵ֤בֶל גָּדוֹל֙ לַיְּהוּדִ֔ים וְצ֥וֹם וּבְכִ֖י וּמִסְפֵּ֑ד שַׂ֣ק וָאֵ֔פֶר יֻצַּ֖ע לָֽרַבִּֽים
Kralın sözünün ve yasasının ulaştığı her eyalette Yahudiler için büyük bir yas, oruç, ağlayış ve dövünme vardı; birçoğu için çul ve kül serildi.
Eyüp 30:19
·
Tevrat
הֹרָ֥נִי לַחֹ֑מֶר וָ֝אֶתְמַשֵּׁ֗ל כֶּעָפָ֥ר וָאֵֽפֶר
Beni çamura attı ve toprağa ve küle benzedim.
Eyüp 42:6
·
Tevrat
עַל־כֵּ֭ן אֶמְאַ֣ס וְנִחַ֑מְתִּי עַל־עָפָ֥ר וָאֵֽפֶר
Bu yüzden reddediyorum ve toprak ve kül üzerinde dönüyorum.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 3:6
·
Tevrat
וַיִּגַּ֤ע הַדָּבָר֙ אֶל־מֶ֣לֶך נִֽינְוֵ֔ה וַיָּ֨קָם֙ מִכִּסְא֔וֹ וַיַּעֲבֵ֥ר אַדַּרְתּ֖וֹ מֵֽעָלָ֑יו וַיְכַ֣ס שַׂ֔ק וַיֵּ֖שֶׁב עַל־הָאֵֽפֶר
Söz Ninova kralına ulaştı, tahtından kalktı ve cübbesini üzerinden çıkardı, çul örtündü ve külün üzerine oturdu.
Eyüp 2:8
·
Tevrat
וַיִּֽקַּֽח־ל֣וֹ חֶ֔רֶשׂ לְהִתְגָּרֵ֖ד בּ֑וֹ וְה֖וּא יֹשֵׁ֥ב בְּתוֹךְ־הָאֵֽפֶר
Ve onunla kaşınmak için kendine bir çömlek parçası aldı, ve o külün içinde oturuyordu.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 27:30
·
Tevrat
וְהִשְׁמִ֤יעוּ עָלַ֨יִךְ֙ בְּקוֹלָ֔ם וְיִזְעֲק֖וּ מָרָ֑ה וְיַעֲל֤וּ עָֽפָר֙ עַל־רָ֣אשֵׁיהֶ֔ם בָּאֵ֖פֶר יִתְפַּלָּֽשׁוּ
Sonra senin üzerine seslerini duyuracaklar ve acı acı feryat edecekler; ve başlarının üzerine toprak atacaklar, külde yuvarlanacaklar.
Yeremya 6:26
·
Tevrat
בַּת־עַמִּ֤י חִגְרִי־שָׂק֙ וְהִתְפַּלְּשִׁ֣י בָאֵ֔פֶר אֵ֤בֶל יָחִיד֙ עֲשִׂ֣י לָ֔ךְ מִסְפַּ֖ד תַּמְרוּרִ֑ים כִּ֣י פִתְאֹ֔ם יָבֹ֥א הַשֹּׁדֵ֖ד עָלֵֽינוּ
Halkımın kızı, çul kuşan ve külde yuvarlan; kendin için biricik yası, acı bir ağıt yap; çünkü yıkıcı aniden üzerimize gelecek.
Ağıtlar 3:16
·
Tevrat
וַיַּגְרֵ֤ס בֶּֽחָצָץ֙ שִׁנָּ֔י הִכְפִּישַׁ֖נִי בָּאֵֽפֶר
Dişlerimi çakılla kırdı, beni küle bastırdı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 147:16
·
Tevrat
הַנֹּתֵ֣ן שֶׁ֣לֶג כַּצָּ֑מֶר כְּ֝פ֗וֹר כָּאֵ֥פֶר יְפַזֵּֽר
Karı yapağı gibi veren, kırağıyı kül gibi saçandır.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 28:18
·
Tevrat
מֵרֹ֣ב עֲוֺנֶ֗יךָ בְּעֶ֨וֶל֙ רְכֻלָּ֣תְךָ֔ חִלַּ֖לְתָּ מִקְדָּשֶׁ֑יךָ וָֽאוֹצִא־אֵ֤שׁ מִתּֽוֹכְךָ֙ הִ֣יא אֲכָלַ֔תְךָ וָאֶתֶּנְךָ֤ לְאֵ֨פֶר֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְעֵינֵ֖י כָּל־רֹאֶֽיךָ
Suçlarının çokluğundan, ticaretinin adaletsizliğiyle kutsal yerlerini kirlettin; böylece içinden ateş çıkardım, o seni yedi ve sana bakan herkesin gözleri önünde yerin üzerinde seni kül yaptım.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 20:38
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ֙ הַנָּבִ֔יא וַיַּעֲמֹ֥ד לַמֶּ֖לֶךְ עַל־הַדָּ֑רֶךְ וַיִּתְחַפֵּ֥שׂ בָּאֲפֵ֖ר עַל־עֵינָֽיו
Ardından peygamber gitti ve yolda kral için durdu ve gözleri üzerinde sargıyla kılık değiştirdi.