920
Kullanım
4
Lemma
13
Türev
18
Anlam
4 lemma, 13 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אֲנִי Lemma | ani | ben, ben | Zamir | 698 | ||
Örnek Ayetler (5 / 698) Hakimler 1:3 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti. Hakimler 2:21 · Tevrat גַּם־אֲנִי֙ לֹ֣א אוֹסִ֔יף לְהוֹרִ֥ישׁ אִ֖ישׁ מִפְּנֵיהֶ֑ם מִן־הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁר־עָזַ֥ב יְהוֹשֻׁ֖עַ וַיָּמֹֽת 'Ben de Yeşu'nun öldüğünde bıraktığı uluslardan hiçbir adamı artık onların önünden kovmayacağım.' Hakimler 6:10 · Tevrat וָאֹמְרָ֣ה לָכֶ֗ם אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם לֹ֤א תִֽירְאוּ֙ אֶת־אֱלֹהֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יוֹשְׁבִ֣ים בְּאַרְצָ֑ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקוֹלִֽי Ve size dedim ki: Ben Tanrınız Yahve'yim; yerinde oturduğunuz Amorluların ilahlarından korkmayın. Fakat sesimi dinlemediniz.' Hakimler 8:23 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ גִּדְע֔וֹן לֹֽא־אֶמְשֹׁ֤ל אֲנִי֙ בָּכֶ֔ם וְלֹֽא־יִמְשֹׁ֥ל בְּנִ֖י בָּכֶ֑ם יְהוָ֖ה יִמְשֹׁ֥ל בָּכֶֽם Gideon onlara dedi: "Ben size egemen olmayacağım ve oğlum size egemen olmayacak; Yahve size egemen olacak." Hakimler 9:2 · Tevrat דַּבְּרוּ־נָ֞א בְּאָזְנֵ֨י כָל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶם֮ מַה־טּ֣וֹב לָכֶם֒ הַמְשֹׁ֨ל בָּכֶ֜ם שִׁבְעִ֣ים אִ֗ישׁ כֹּ֚ל בְּנֵ֣י יְרֻבַּ֔עַל אִם־מְשֹׁ֥ל בָּכֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וּזְכַרְתֶּ֕ם כִּֽי־עַצְמֵכֶם וּבְשַׂרְכֶ֖ם אָנִֽי Lütfen Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına konuşun: 'Sizin için hangisi iyidir? Yerubbaal'ın tüm oğulları olan yetmiş kişinin size egemen olması mı, yoksa bir kişinin size egemen olması mı? Ve hatırlayın ki ben sizin kemiğiniz ve etinizim.' | ||||||
וַאֲנִי | va-ani | ve ben, ben, kendim | Zamir | 179 | ||
שֶׁאֲנִי | şe'ani | ki ben, ben | Zamir | 2 | ||
הַאֲנִי | ha-ani | ben mi, ben, kendim | Zamir | 1 | ||
אֳנִיּוֹת Lemma | oniyyot | gemiler, gemi, filo | İsim | 19 | ||
בָּאֳנִיּוֹת | ba-oniyyot | gemilerde, gemi, filo | İsim | 4 | ||
אֳנִיָּה | oniyya | gemi, gemi, filo | İsim | 2 | ||
וָאֳנִיּוֹת | va-oniyyot | ve gemiler, gemi, filo, yas | İsim | 1 | ||
בָּֽאֳנִיָּה | ba-oniyya | gemide, gemi, filo | İsim | 1 | ||
וּבָאֳנִיּוֹת | u-va'oniyyot | ve gemilerde, gemi, filo | İsim | 1 | ||
מֵאָנִיּֽוֹתֵיהֶם | me-oniyyoteyhem | onların gemilerinden, gemi, filo | Zamir | 1 | ||
וְהָאֳנִיָּה | ve-ha'oniyyah | ve gemi, gemi, filo | İsim | 1 | ||
כָּאֳנִיּוֹת | ka-oniyyot | gemiler gibi, gemi, filo | İsim | 1 | ||
אֳנִי Lemma | oni | gemi, gemi, filo, deniz aracı | İsim | 5 | ||
בָּֽאֳנִי | ba'oni | gemide, gemi, donanma | İsim | 1 | ||
וָאֳנִי | va'oni | ve gemi, gemi, filo | İsim | 1 | ||
וַֽאֲנִיָּה Lemma | va-aniyya | ve gemi, gemi, filo | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 698)
Hakimler 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן
Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti.
Hakimler 2:21
·
Tevrat
גַּם־אֲנִי֙ לֹ֣א אוֹסִ֔יף לְהוֹרִ֥ישׁ אִ֖ישׁ מִפְּנֵיהֶ֑ם מִן־הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁר־עָזַ֥ב יְהוֹשֻׁ֖עַ וַיָּמֹֽת
'Ben de Yeşu'nun öldüğünde bıraktığı uluslardan hiçbir adamı artık onların önünden kovmayacağım.'
Hakimler 6:10
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֣ה לָכֶ֗ם אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם לֹ֤א תִֽירְאוּ֙ אֶת־אֱלֹהֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יוֹשְׁבִ֣ים בְּאַרְצָ֑ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקוֹלִֽי
Ve size dedim ki: Ben Tanrınız Yahve'yim; yerinde oturduğunuz Amorluların ilahlarından korkmayın. Fakat sesimi dinlemediniz.'
Hakimler 8:23
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ גִּדְע֔וֹן לֹֽא־אֶמְשֹׁ֤ל אֲנִי֙ בָּכֶ֔ם וְלֹֽא־יִמְשֹׁ֥ל בְּנִ֖י בָּכֶ֑ם יְהוָ֖ה יִמְשֹׁ֥ל בָּכֶֽם
Gideon onlara dedi: "Ben size egemen olmayacağım ve oğlum size egemen olmayacak; Yahve size egemen olacak."
Hakimler 9:2
·
Tevrat
דַּבְּרוּ־נָ֞א בְּאָזְנֵ֨י כָל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶם֮ מַה־טּ֣וֹב לָכֶם֒ הַמְשֹׁ֨ל בָּכֶ֜ם שִׁבְעִ֣ים אִ֗ישׁ כֹּ֚ל בְּנֵ֣י יְרֻבַּ֔עַל אִם־מְשֹׁ֥ל בָּכֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וּזְכַרְתֶּ֕ם כִּֽי־עַצְמֵכֶם וּבְשַׂרְכֶ֖ם אָנִֽי
Lütfen Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına konuşun: 'Sizin için hangisi iyidir? Yerubbaal'ın tüm oğulları olan yetmiş kişinin size egemen olması mı, yoksa bir kişinin size egemen olması mı? Ve hatırlayın ki ben sizin kemiğiniz ve etinizim.'
Örnek Ayetler (5 / 179)
Hagay 2:6
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת ע֥וֹד אַחַ֖ת מְעַ֣ט הִ֑יא וַאֲנִ֗י מַרְעִישׁ֙ אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֔רֶץ וְאֶת־הַיָּ֖ם וְאֶת־הֶחָרָבָֽה
Çünkü Ordular Yahve şöyle dedi: O daha bir azdır; ve ben gökleri ve yeri ve denizi ve kuruluğu sarsıyorum.
Hezekiel 1:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בִּשְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֗ה בָּֽרְבִיעִי֙ בַּחֲמִשָּׁ֣ה לַחֹ֔דֶשׁ וַאֲנִ֥י בְתֽוֹךְ־הַגּוֹלָ֖ה עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר נִפְתְּחוּ֙ הַשָּׁמַ֔יִם וָאֶרְאֶ֖ה מַרְא֥וֹת אֱלֹהִֽים
Otuzuncu yılda, dördüncü ayda, ayın beşinde, ben Kevar ırmağı kıyısında sürgünün içindeyken, gökler açıldı ve Tanrı'nın görümlerini gördüm.
Hezekiel 4:5
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י נָתַ֤תִּֽי לְךָ֙ אֶת־שְׁנֵ֣י עֲוֺנָ֔ם לְמִסְפַּ֣ר יָמִ֔ים שְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת וְתִשְׁעִ֖ים י֑וֹם וְנָשָׂ֖אתָ עֲוֺ֥ן בֵּֽית־יִשְׂרָאֵֽל
Ve ben onların suçunun yıllarını sana günlerin sayısı olarak, üç yüz doksan gün verdim; ve İsrail evinin suçunu taşıyacaksın.
Hezekiel 11:20
·
Tevrat
לְמַ֨עַן֙ בְּחֻקֹּתַ֣י יֵלֵ֔כוּ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֥י יִשְׁמְר֖וּ וְעָשׂ֣וּ אֹתָ֑ם וְהָיוּ־לִ֣י לְעָ֔ם וַאֲנִ֕י אֶהְיֶ֥ה לָהֶ֖ם לֵאלֹהִֽים
Böylece kurallarımda yürüsünler, hükümlerimi tutsunlar ve onları yapsınlar; ve onlar bana halk olacaklar ve ben onlara Tanrı olacağım.
Hezekiel 13:7
·
Tevrat
הֲל֤וֹא מַֽחֲזֵה־שָׁוְא֙ חֲזִיתֶ֔ם וּמִקְסַ֥ם כָּזָ֖ב אֲמַרְתֶּ֑ם וְאֹֽמְרִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַאֲנִ֖י לֹ֥א דִבַּֽרְתִּי
Boş görüm görmediniz mi ve yalan fal söylemediniz mi? Ve ben konuşmadığım halde 'Yahve'nin bildirisidir' diyorsunuz.
Örnek Ayetler (2)
Ezgiler Ezgisi 1:6
·
Tevrat
אַל־תִּרְא֨וּנִי֙ שֶׁאֲנִ֣י שְׁחַרְחֹ֔רֶת שֶׁשֱּׁזָפַ֖תְנִי הַשָּׁ֑מֶשׁ בְּנֵ֧י אִמִּ֣י נִֽחֲרוּ־בִ֗י שָׂמֻ֨נִי֙ נֹטֵרָ֣ה אֶת־הַכְּרָמִ֔ים כַּרְמִ֥י שֶׁלִּ֖י לֹ֥א נָטָֽרְתִּי
Bana bakmayın ki ben esmerim, ki güneş beni yaktı. Annemin oğulları bana öfkelendiler, beni bağlara bekçi koydular; benim olan bağımı beklemedim.
Vaiz 2:18
·
Tevrat
וְשָׂנֵ֤אתִֽי אֲנִי֙ אֶת־כָּל־עֲמָלִ֔י שֶׁאֲנִ֥י עָמֵ֖ל תַּ֣חַת הַשָּׁ֑מֶשׁ שֶׁ֣אַנִּיחֶ֔נּוּ לָאָדָ֖ם שֶׁיִּהְיֶ֥ה אַחֲרָֽי
Ve ben güneşin altında emek verdiğim bütün emeğimden nefret ettim; ki onu benden sonra olacak insana bırakacağım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 66:9
·
Tevrat
הַאֲנִ֥י אַשְׁבִּ֛יר וְלֹ֥א אוֹלִ֖יד יֹאמַ֣ר יְהוָ֑ה אִם־אֲנִ֧י הַמּוֹלִ֛יד וְעָצַ֖רְתִּי אָמַ֥ר אֱלֹהָֽיִךְ
Ben mi rahmi açacağım ve doğurtmayacağım? diyor Yahve; yoksa doğurtan ben mi kapatacağım? dedi Tanrın.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 5:17
·
Tevrat
גִּלְעָ֗ד בְּעֵ֤בֶר הַיַּרְדֵּן֙ שָׁכֵ֔ן וְדָ֕ן לָ֥מָּה יָג֖וּר אֳנִיּ֑וֹת אָשֵׁ֗ר יָשַׁב֙ לְח֣וֹף יַמִּ֔ים וְעַ֥ל מִפְרָצָ֖יו יִשְׁכּֽוֹן
Gilat Şeria'nın ötesinde oturdu; ve Dan neden gemilerde konaklıyor? Aşer denizlerin kıyısında oturdu ve körfezlerinin üzerinde oturuyor.
Hezekiel 27:9
·
Tevrat
זִקְנֵ֨י גְבַ֤ל וַחֲכָמֶ֨יהָ֙ הָ֣יוּ בָ֔ךְ מַחֲזִיקֵ֖י בִּדְקֵ֑ךְ כָּל־אֳנִיּ֨וֹת הַיָּ֤ם וּמַלָּֽחֵיהֶם֙ הָ֣יוּ בָ֔ךְ לַעֲרֹ֖ב מַעֲרָבֵֽךְ
Geval'in yaşlıları ve onun bilgeleri senin çatlaklarını onaranlar olarak sendeydi; denizin bütün gemileri ve onların gemicileri senin malını takas etmek için sendeydi.
Hezekiel 27:25
·
Tevrat
אֳנִיּ֣וֹת תַּרְשִׁ֔ישׁ שָׁרוֹתַ֖יִךְ מַעֲרָבֵ֑ךְ וַתִּמָּלְאִ֧י וַֽתִּכְבְּדִ֛י מְאֹ֖ד בְּלֵ֥ב־יַמִּֽים
Tarşiş gemileri senin malın için senin kervanlarındı; ve denizlerin kalbinde dolduruldun ve çok ağırlaştın.
Yeşaya 2:16
·
Tevrat
וְעַ֖ל כָּל־אֳנִיּ֣וֹת תַּרְשִׁ֑ישׁ וְעַ֖ל כָּל־שְׂכִיּ֥וֹת הַחֶמְדָּֽה
Ve bütün Tarşiş gemilerinin üzerine ve bütün arzulanan teknelerin üzerine;
Yeşaya 23:1
·
Tevrat
מַשָּׂ֖א צֹ֑ר הֵילִ֣ילוּ אֳנִיּ֣וֹת תַּרְשִׁ֗ישׁ כִּֽי־שֻׁדַּ֤ד מִבַּ֨יִת֙ מִבּ֔וֹא מֵאֶ֥רֶץ כִּתִּ֖ים נִגְלָה־לָֽמוֹ
Sur bildirisi: Feryat edin, ey Tarşiş gemileri! Çünkü evden ve girmekten yıkıldı; Kittim diyarından onlara açığa çıktı.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 43:14
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֧ר יְהוָ֛ה גֹּאַלְכֶ֖ם קְד֣וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֑ל לְמַעַנְכֶ֞ם שִׁלַּ֣חְתִּי בָבֶ֗לָה וְהוֹרַדְתִּ֤י בָֽרִיחִים֙ כֻּלָּ֔ם וְכַשְׂדִּ֖ים בָּאֳנִיּ֥וֹת רִנָּתָֽם
Sizi kurtaran, İsrail'in kutsalı Yahve şöyle dedi: Sizin için Babil'e gönderdim ve hepsini kaçaklar olarak indirdim, ve Kildanileri sevinç çığlıkları attıkları gemilerde.
1. Krallar 22:50
·
Tevrat
אָ֠ז אָמַ֞ר אֲחַזְיָ֤הוּ בֶן־אַחְאָב֙ אֶל־יְה֣וֹשָׁפָ֔ט יֵלְכ֧וּ עֲבָדַ֛י עִם־עֲבָדֶ֖יךָ בָּאֳנִיּ֑וֹת וְלֹ֥א אָבָ֖ה יְהוֹשָׁפָֽט
O zaman Ahav oğlu Ahazya Yehoşafat'a dedi: 'Kullarım gemilerde kullarınla gitsinler.' Ama Yehoşafat istemedi.
Mezmurlar 107:23
·
Tevrat
יוֹרְדֵ֣י הַ֭יָּם בָּאֳנִיּ֑וֹת עֹשֵׂ֥י מְ֝לָאכָ֗ה בְּמַ֣יִם רַבִּֽים
Gemilerle denize inenler, büyük sularda iş yapanlar;
Yasa'nın Tekrarı 28:68
·
Tevrat
וֶֽהֱשִֽׁיבְךָ֨ יְהוָ֥ה מִצְרַיִם֮ בָּאֳנִיּוֹת֒ בַּדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣רְתִּֽי לְךָ֔ לֹא־תֹסִ֥יף ע֖וֹד לִרְאֹתָ֑הּ וְהִתְמַכַּרְתֶּ֨ם שָׁ֧ם לְאֹיְבֶ֛יךָ לַעֲבָדִ֥ים וְלִשְׁפָח֖וֹת וְאֵ֥ין קֹנֶֽה
Ve Yahve seni, sana 'Onu bir daha görmeyi tekrar etmeyeceksin' dediğim yolda gemilerle Mısır'a geri getirecek; ve orada düşmanlarına kullar ve hizmetçiler olarak satılacaksınız ve satın alan yok.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 1:3
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם יוֹנָה֙ לִבְרֹ֣חַ תַּרְשִׁ֔ישָׁה מִלִּפְנֵ֖י יְהוָ֑ה וַיֵּ֨רֶד יָפ֜וֹ וַיִּמְצָ֥א אָנִיָּ֣ה בָּאָ֣ה תַרְשִׁ֗ישׁ וַיִּתֵּ֨ן שְׂכָרָ֜הּ וַיֵּ֤רֶד בָּהּ֙ לָב֤וֹא עִמָּהֶם֙ תַּרְשִׁ֔ישָׁה מִלִּפְנֵ֖י יְהוָֽה
Ve Yunus Yahve'nin önünden Tarşiş'e kaçmak için kalktı; ve Yafa'ya indi ve Tarşiş'e giden bir gemi buldu; ve onun ücretini verdi ve Yahve'nin önünden onlarla Tarşiş'e gitmek için ona indi.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:19
·
Tevrat
דֶּ֤רֶךְ הַנֶּ֨שֶׁר בַּשָּׁמַיִם֮ דֶּ֥רֶךְ נָחָ֗שׁ עֲלֵ֫י צ֥וּר דֶּֽרֶךְ־אֳנִיָּ֥ה בְלֶב־יָ֑ם וְדֶ֖רֶךְ גֶּ֣בֶר בְּעַלְמָֽה
Kartalın göklerdeki yolu; yılanın kayanın üzerindeki yolu; geminin denizin kalbindeki yolu; ve adamın genç kızla yolu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 60:9
·
Tevrat
כִּֽי־לִ֣י אִיִּ֣ים יְקַוּ֗וּ וָאֳנִיּ֤וֹת תַּרְשִׁישׁ֙ בָּרִ֣אשֹׁנָ֔ה לְהָבִ֤יא בָנַ֨יִךְ֙ מֵֽרָח֔וֹק כַּסְפָּ֥ם וּזְהָבָ֖ם אִתָּ֑ם לְשֵׁם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהַ֔יִךְ וְלִקְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל כִּ֥י פֵאֲרָֽךְ
Çünkü adalar beni bekleyecek ve ilk olarak Tarşiş gemileri, oğullarını uzaktan, gümüşleri ve altınları onlarla birlikte, Tanrın Yahve'nin adına ve İsrail'in Kutsalına getirmek için; çünkü seni yüceltti.
Örnek Ayetler (1)
Yunus 1:5
·
Tevrat
וַיִּֽירְא֣וּ הַמַּלָּחִ֗ים וַֽיִּזְעֲקוּ֮ אִ֣ישׁ אֶל־אֱלֹהָיו֒ וַיָּטִ֨לוּ אֶת־הַכֵּלִ֜ים אֲשֶׁ֤ר בָּֽאֳנִיָּה֙ אֶל־הַיָּ֔ם לְהָקֵ֖ל מֵֽעֲלֵיהֶ֑ם וְיוֹנָ֗ה יָרַד֙ אֶל־יַרְכְּתֵ֣י הַסְּפִינָ֔ה וַיִּשְׁכַּ֖ב וַיֵּרָדַֽם
Ve denizciler korktular ve her adam kendi ilahına feryat etti; ve üzerlerinden hafifletmek için gemideki eşyaları denize fırlattılar. Ve Yunus geminin en diplerine inmişti, ve yatmıştı ve derin uykuya dalmıştı.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 11:40
·
Tevrat
וּבְעֵ֣ת קֵ֗ץ יִתְנַגַּ֤ח עִמּוֹ֙ מֶ֣לֶךְ הַנֶּ֔גֶב וְיִשְׂתָּעֵ֨ר עָלָ֜יו מֶ֣לֶךְ הַצָּפ֗וֹן בְּרֶ֨כֶב֙ וּבְפָ֣רָשִׁ֔ים וּבָאֳנִיּ֖וֹת רַבּ֑וֹת וּבָ֥א בַאֲרָצ֖וֹת וְשָׁטַ֥ף וְעָבָֽר
Sonun zamanında da Güney kralı onunla savaşacak; ve Kuzey kralı arabayla, atlılarla ve birçok gemilerle ona fırtına gibi saldıracak; ve diyarlara gelecek, taşıp geçecek.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 27:29
·
Tevrat
וְֽיָרְד֞וּ מֵאָנִיּֽוֹתֵיהֶ֗ם כֹּ֚ל תֹּפְשֵׂ֣י מָשׁ֔וֹט מַלָּחִ֕ים כֹּ֖ל חֹבְלֵ֣י הַיָּ֑ם אֶל־הָאָ֖רֶץ יַעֲמֹֽדוּ
Bunun üzerine kürek tutanların hepsi, gemiciler, denizin bütün kaptanları gemilerinden inecekler; yerde duracaklar.
Örnek Ayetler (1)
Yunus 1:4
·
Tevrat
וַֽיהוָ֗ה הֵטִ֤יל רֽוּחַ־גְּדוֹלָה֙ אֶל־הַיָּ֔ם וַיְהִ֥י סַֽעַר־גָּד֖וֹל בַּיָּ֑ם וְהָ֣אֳנִיָּ֔ה חִשְּׁבָ֖ה לְהִשָּׁבֵֽר
Ve Yahve denize büyük bir rüzgar fırlattı ve denizde büyük bir fırtına oldu; ve gemi kırılmayı düşündü.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:14
·
Tevrat
הָ֭יְתָה כָּאֳנִיּ֣וֹת סוֹחֵ֑ר מִ֝מֶּרְחָ֗ק תָּבִ֥יא לַחְמָֽהּ
Tüccar gemileri gibi oldu; ekmeğini uzaktan getirir.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 33:21
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־שָׁ֞ם אַדִּ֤יר יְהוָה֙ לָ֔נוּ מְקוֹם־נְהָרִ֥ים יְאֹרִ֖ים רַחֲבֵ֣י יָדָ֑יִם בַּל־תֵּ֤לֶךְ בּוֹ֙ אֳנִי־שַׁ֔יִט וְצִ֥י אַדִּ֖יר לֹ֥א יַעַבְרֶֽנּוּ
Çünkü orada görkemli Yahve bizim için geniş alanlı ırmakların, nehirlerin yeri olacak; orada kürekli gemi gitmeyecek ve görkemli gemi oradan geçmeyecek.
1. Krallar 10:11
·
Tevrat
וְגַם֙ אֳנִ֣י חִירָ֔ם אֲשֶׁר־נָשָׂ֥א זָהָ֖ב מֵאוֹפִ֑יר הֵבִ֨יא מֵאֹפִ֜יר עֲצֵ֧י אַלְמֻגִּ֛ים הַרְבֵּ֥ה מְאֹ֖ד וְאֶ֥בֶן יְקָרָֽה
Ofir'den altın taşıyan Hiram'ın gemisi de Ofir'den çok fazla almug ağacı ve değerli taş getirdi.
1. Krallar 10:22
·
Tevrat
כִּי֩ אֳנִ֨י תַרְשִׁ֤ישׁ לַמֶּ֨לֶךְ֙ בַּיָּ֔ם עִ֖ם אֳנִ֣י חִירָ֑ם אַחַת֩ לְשָׁלֹ֨שׁ שָׁנִ֜ים תָּב֣וֹא אֳנִ֣י תַרְשִׁ֗ישׁ נֹֽשְׂאֵת֙ זָהָ֣ב וָכֶ֔סֶף שֶׁנְהַבִּ֥ים וְקֹפִ֖ים וְתֻכִּיִּֽים
Çünkü kralın denizde Hiram'ın gemisiyle birlikte Tarşiş gemisi vardı; Tarşiş gemisi üç yılda bir altın, gümüş, fildişi, maymunlar ve tavus kuşları taşıyarak gelirdi.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 9:27
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח חִירָ֤ם בָּֽאֳנִי֙ אֶת־עֲבָדָ֔יו אַנְשֵׁ֣י אֳנִיּ֔וֹת יֹדְעֵ֖י הַיָּ֑ם עִ֖ם עַבְדֵ֥י שְׁלֹמֹֽה
Ve Hiram gemide denizi bilen gemi adamları olan kullarını Süleyman'ın kulları ile gönderdi.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 9:26
·
Tevrat
וָאֳנִ֡י עָשָׂה֩ הַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֜ה בְּעֶצְיֽוֹן־גֶּ֨בֶר אֲשֶׁ֧ר אֶת־אֵל֛וֹת עַל־שְׂפַ֥ת יַם־ס֖וּף בְּאֶ֥רֶץ אֱדֽוֹם
Ve kral Süleyman Edom diyarında, Kamış Denizi'nin kıyısında, Elot'un yanında olan Etsyon-Gever'de gemi yaptı.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 29:2
·
Tevrat
וַהֲצִיק֖וֹתִי לַֽאֲרִיאֵ֑ל וְהָיְתָ֤ה תַֽאֲנִיָּה֙ וַֽאֲנִיָּ֔ה וְהָ֥יְתָה לִּ֖י כַּאֲרִיאֵֽל
Ve Ariel'e sıkıntı vereceğim; yas ve inilti olacak ve bana Ariel gibi olacak.
Ağıtlar 2:5
·
Tevrat
הָיָ֨ה אֲדֹנָ֤י כְּאוֹיֵב֙ בִּלַּ֣ע יִשְׂרָאֵ֔ל בִּלַּע֙ כָּל־אַרְמְנוֹתֶ֔יהָ שִׁחֵ֖ת מִבְצָרָ֑יו וַיֶּ֨רֶב֙ בְּבַת־יְהוּדָ֔ה תַּאֲנִיָּ֖ה וַאֲנִיָּֽה
Efendi düşman gibi oldu, İsrail'i yuttu; tüm saraylarını yuttu, kalelerini yok etti; ve Yahuda kızında inlemeyi ve sızlanmayı çoğalttı.