5647
Kullanım
14
Lemma
122
Türev
115
Anlam
14 lemma, 122 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אֲמָרְכֶם | amarhem | söylemeniz, söylemek, demek, düşünmek | Zamir | 1 | ||
אוֹמְרָה | omera | söyleyen, söyleyen, konuşan, diyen | Fiil | 1 | ||
הֶאֱמִֽירְךָ | he'emirha | söylemeni sağladı, söylemek, demek, düşünmek | Zamir | 1 | ||
בְּאֹמְרִים | be'omerim | söyleyenlerde, söylemek, demek, ifade etmek | Fiil | 1 | ||
יִֽתְאַמְּרוּ | yit'ammeru | kendilerini söyleyecekler, söylemek, demek, övünmek | Fiil | 1 | ||
הָאֱמֹרִי Lemma | haemori | Amorlu, Amorlu, dağlı | İsim | 71 | ||
וְהָֽאֱמֹרִי | ve-haemori | ve Amorlu, Amorlu, dağlı | İsim | 13 | ||
Örnek Ayetler (5 / 13) Hakimler 3:5 · Tevrat וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יָשְׁב֖וּ בְּקֶ֣רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֑י הַחִתִּ֤י וְהָֽאֱמֹרִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י וְהַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִֽי Ve İsrail oğulları Kenanlı, Hititli, Amorlu, Perizli, Hivli ve Yebuslu'nun ortasında oturdular. Yeşu 3:10 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹשֻׁ֔עַ בְּזֹאת֙ תֵּֽדְע֔וּן כִּ֛י אֵ֥ל חַ֖י בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְהוֹרֵ֣שׁ יוֹרִ֣ישׁ מִ֠פְּנֵיכֶם אֶת־הַכְּנַעֲנִ֨י וְאֶת־הַחִתִּ֜י וְאֶת־הַחִוִּ֗י וְאֶת־הַפְּרִזִּי֙ וְאֶת־הַגִּרְגָּשִׁ֔י וְהָאֱמֹרִ֖י וְהַיְבוּסִֽי Yeşu dedi: 'Yaşayan Tanrı'nın aranızda olduğunu ve Kenanlıyı, Hititliyi, Hivliyi, Perizziliyi, Girgaşlıyı, Amorluyu ve Yevusluyu yüzünüzden kesinlikle kovacağını bununla bileceksiniz. Yeşu 9:1 · Tevrat וַיְהִ֣י כִשְׁמֹ֣עַ כָּֽל־הַמְּלָכִ֡ים אֲשֶׁר֩ בְּעֵ֨בֶר הַיַּרְדֵּ֜ן בָּהָ֣ר וּבַשְּׁפֵלָ֗ה וּבְכֹל֙ ח֚וֹף הַיָּ֣ם הַגָּד֔וֹל אֶל־מ֖וּל הַלְּבָנ֑וֹן הַֽחִתִּי֙ וְהָ֣אֱמֹרִ֔י הַֽכְּנַעֲנִי֙ הַפְּרִזִּ֔י הַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִֽי Şeria'nın ötesinde, dağda, ovada ve Lübnan'ın karşısında büyük denizin tüm kıyısında olan tüm krallar, Hititli, Amorlu, Kenanlı, Perizli, Hivli ve Yebuslu duyduğunda, Yeşu 11:3 · Tevrat הַֽכְּנַעֲנִי֙ מִמִּזְרָ֣ח וּמִיָּ֔ם וְהָאֱמֹרִ֧י וְהַחִתִּ֛י וְהַפְּרִזִּ֥י וְהַיְבוּסִ֖י בָּהָ֑ר וְהַֽחִוִּי֙ תַּ֣חַת חֶרְמ֔וֹן בְּאֶ֖רֶץ הַמִּצְפָּֽה doğuda ve batıda Kenanlıya, dağda Amorluya, Hititliye, Perizliye ve Yevusluya, Mitspa diyarında Hermon altındaki Hivliye. Ezra 9:1 · Tevrat וּכְכַלּ֣וֹת אֵ֗לֶּה נִגְּשׁ֨וּ אֵלַ֤י הַשָּׂרִים֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־נִבְדְּל֞וּ הָעָ֤ם יִשְׂרָאֵל֙ וְהַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּ֔ם מֵעַמֵּ֖י הָאֲרָצ֑וֹת כְּ֠תוֹעֲבֹֽתֵיהֶם לַכְּנַעֲנִ֨י הַחִתִּ֜י הַפְּרִזִּ֣י הַיְבוּסִ֗י הָֽעַמֹּנִי֙ הַמֹּ֣אָבִ֔י הַמִּצְרִ֖י וְהָאֱמֹרִֽי Ve bunlar bitince önderler bana yaklaştılar ve dediler: 'İsrail halkı ve kâhinler ve Levililer, Kenanlıların, Hititlerin, Perizlilerin, Yebusluların, Ammonluların, Moavlıların, Mısırlıların ve Amorluların iğrençliklerine göre kendilerini diyarların halklarından ayırmadılar. | ||||||
לָֽאֱמֹרִֽי | la-emori | Amorluya, Amorlu, dağlı | İsim | 1 | ||
אֱמֹרִֽי | emori | Amorlu, Amorlu, dağlı | İsim | 1 | ||
אֱמֹרִי | emori | Amorlu, Amorlu, dağlı, söyleyen | İsim | 1 | ||
וְאָמַר Lemma | ve-amar | ve söyledi, söylemek, demek, emretmek | Fiil | 24 | ||
אֲמַר | amar | söyledi, söylemek, demek, emretmek | Fiil | 10 | ||
וְאִמְּרִין | ve'immerin | ve kuzular, kuzu, koyun yavrusu | Fiil | 8 | ||
וַאֲמַר | va-amar | ve söyledi, söylemek, demek | Fiil | 4 | ||
אָֽמְרִין | amerin | söyleyenler, söylemek, konuşmak, düşünmek | Fiil | 3 | ||
אָמְרִין | amerin | söyleyenler, söylemek, demek, ifade etmek | Fiil | 3 | ||
אָמַר | amar | söyledi, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 2 | ||
יֵאמַר | ye'amar | söylenecek, söylemek, ifade etmek, düşünmek | Fiil | 2 | ||
אֲמַרְנָא | amarna | söyledik, söylemek, konuşmak, demek | Fiil | 2 | ||
אֱמַר | emar | söyle, söylemek, demek, emretmek | Fiil | 2 | ||
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 23:38
·
Tevrat
וְאִם־מַשָּׂ֣א יְהוָה֮ תֹּאמֵרוּ֒ לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה יַ֧עַן אֲמָרְכֶ֛ם אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה מַשָּׂ֣א יְהוָ֑ה וָאֶשְׁלַ֤ח אֲלֵיכֶם֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תֹאמְר֖וּ מַשָּׂ֥א יְהוָֽה
Ve eğer 'Yahve'nin yükü' derseniz, bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Yahve'nin yükü demeyeceksiniz' diyerek size gönderdiğim halde bu sözü, 'Yahve'nin yükü' demeniz yüzünden;
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 42:10
·
Tevrat
אוֹמְרָ֤ה לְאֵ֥ל סַלְעִי֮ לָמָ֪ה שְׁכַ֫חְתָּ֥נִי לָֽמָּה־קֹדֵ֥ר אֵלֵ֗ךְ בְּלַ֣חַץ אוֹיֵֽב
Kayam Tanrı'ya derim: 'Neden beni unuttun? Neden düşmanın baskısıyla yaslı yürüyeyim?'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 26:18
·
Tevrat
וַֽיהוָ֞ה הֶאֱמִֽירְךָ֣ הַיּ֗וֹם לִהְי֥וֹת לוֹ֙ לְעַ֣ם סְגֻלָּ֔ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְלִשְׁמֹ֖ר כָּל־מִצְוֺתָֽיו
Ve Yahve bugün, sana söylediği gibi, O'nun özel halkı olacağını ve bütün buyruklarını tutacağını beyan etti.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 122:1
·
Tevrat
שִׁ֥יר הַֽמַּעֲל֗וֹת לְדָ֫וִ֥ד שָׂ֭מַחְתִּי בְּאֹמְרִ֣ים לִ֑י בֵּ֖ית יְהוָ֣ה נֵלֵֽךְ
Davut'un çıkışların şarkısı. Bana, 'Yahve'nin evine gidelim' diyenlerde sevindim.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 94:4
·
Tevrat
יַבִּ֣יעוּ יְדַבְּר֣וּ עָתָ֑ק יִֽ֝תְאַמְּר֗וּ כָּל־פֹּ֥עֲלֵי אָֽוֶן
Küstahlık fışkırtırlar, konuşurlar; bütün kötülük yapanlar övünürler.
Örnek Ayetler (5 / 71)
Hakimler 1:34
·
Tevrat
וַיִּלְחֲצ֧וּ הָאֱמֹרִ֛י אֶת־בְּנֵי־דָ֖ן הָהָ֑רָה כִּי־לֹ֥א נְתָנ֖וֹ לָרֶ֥דֶת לָעֵֽמֶק
Amorlu Dan oğullarını dağa sıkıştırdı, çünkü vadiye inmesine izin vermedi.
Hakimler 1:35
·
Tevrat
וַיּ֤וֹאֶל הָֽאֱמֹרִי֙ לָשֶׁ֣בֶת בְּהַר־חֶ֔רֶס בְּאַיָּל֖וֹן וּבְשַֽׁעַלְבִ֑ים וַתִּכְבַּד֙ יַ֣ד בֵּית־יוֹסֵ֔ף וַיִּהְי֖וּ לָמַֽס
Amorlu Heres dağında, Ayalon'da ve Şaalvim'de oturmaya diretti; ancak Yusuf evinin eli ağırlaştı ve angaryaya tabi oldular.
Hakimler 1:36
·
Tevrat
וּגְבוּל֙ הָאֱמֹרִ֔י מִֽמַּעֲלֵ֖ה עַקְרַבִּ֑ים מֵהַסֶּ֖לַע וָמָֽעְלָה
Amorlunun sınırı Akrabbim yokuşundan, kayadan ve yukarıyadır.
Hakimler 6:10
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֣ה לָכֶ֗ם אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם לֹ֤א תִֽירְאוּ֙ אֶת־אֱלֹהֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יוֹשְׁבִ֣ים בְּאַרְצָ֑ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקוֹלִֽי
Ve size dedim ki: Ben Tanrınız Yahve'yim; yerinde oturduğunuz Amorluların ilahlarından korkmayın. Fakat sesimi dinlemediniz.'
Hakimler 10:8
·
Tevrat
וַֽיִּרְעֲצ֤וּ וַיְרֹֽצְצוּ֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בַּשָּׁנָ֖ה הַהִ֑יא שְׁמֹנֶ֨ה עֶשְׂרֵ֜ה שָׁנָ֗ה אֶֽת־כָּל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁר֙ בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֔ן בְּאֶ֥רֶץ הָאֱמֹרִ֖י אֲשֶׁ֥ר בַּגִּלְעָֽד
O yılda İsrail oğullarını ezdiler ve kırdılar, on sekiz yıl Şeria'nın ötesinde, Gileat'ta olan Amorluların diyarında olan bütün İsrail oğullarını.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 3:5
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יָשְׁב֖וּ בְּקֶ֣רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֑י הַחִתִּ֤י וְהָֽאֱמֹרִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י וְהַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִֽי
Ve İsrail oğulları Kenanlı, Hititli, Amorlu, Perizli, Hivli ve Yebuslu'nun ortasında oturdular.
Yeşu 3:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹשֻׁ֔עַ בְּזֹאת֙ תֵּֽדְע֔וּן כִּ֛י אֵ֥ל חַ֖י בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְהוֹרֵ֣שׁ יוֹרִ֣ישׁ מִ֠פְּנֵיכֶם אֶת־הַכְּנַעֲנִ֨י וְאֶת־הַחִתִּ֜י וְאֶת־הַחִוִּ֗י וְאֶת־הַפְּרִזִּי֙ וְאֶת־הַגִּרְגָּשִׁ֔י וְהָאֱמֹרִ֖י וְהַיְבוּסִֽי
Yeşu dedi: 'Yaşayan Tanrı'nın aranızda olduğunu ve Kenanlıyı, Hititliyi, Hivliyi, Perizziliyi, Girgaşlıyı, Amorluyu ve Yevusluyu yüzünüzden kesinlikle kovacağını bununla bileceksiniz.
Yeşu 9:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כִשְׁמֹ֣עַ כָּֽל־הַמְּלָכִ֡ים אֲשֶׁר֩ בְּעֵ֨בֶר הַיַּרְדֵּ֜ן בָּהָ֣ר וּבַשְּׁפֵלָ֗ה וּבְכֹל֙ ח֚וֹף הַיָּ֣ם הַגָּד֔וֹל אֶל־מ֖וּל הַלְּבָנ֑וֹן הַֽחִתִּי֙ וְהָ֣אֱמֹרִ֔י הַֽכְּנַעֲנִי֙ הַפְּרִזִּ֔י הַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִֽי
Şeria'nın ötesinde, dağda, ovada ve Lübnan'ın karşısında büyük denizin tüm kıyısında olan tüm krallar, Hititli, Amorlu, Kenanlı, Perizli, Hivli ve Yebuslu duyduğunda,
Yeşu 11:3
·
Tevrat
הַֽכְּנַעֲנִי֙ מִמִּזְרָ֣ח וּמִיָּ֔ם וְהָאֱמֹרִ֧י וְהַחִתִּ֛י וְהַפְּרִזִּ֥י וְהַיְבוּסִ֖י בָּהָ֑ר וְהַֽחִוִּי֙ תַּ֣חַת חֶרְמ֔וֹן בְּאֶ֖רֶץ הַמִּצְפָּֽה
doğuda ve batıda Kenanlıya, dağda Amorluya, Hititliye, Perizliye ve Yevusluya, Mitspa diyarında Hermon altındaki Hivliye.
Ezra 9:1
·
Tevrat
וּכְכַלּ֣וֹת אֵ֗לֶּה נִגְּשׁ֨וּ אֵלַ֤י הַשָּׂרִים֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־נִבְדְּל֞וּ הָעָ֤ם יִשְׂרָאֵל֙ וְהַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּ֔ם מֵעַמֵּ֖י הָאֲרָצ֑וֹת כְּ֠תוֹעֲבֹֽתֵיהֶם לַכְּנַעֲנִ֨י הַחִתִּ֜י הַפְּרִזִּ֣י הַיְבוּסִ֗י הָֽעַמֹּנִי֙ הַמֹּ֣אָבִ֔י הַמִּצְרִ֖י וְהָאֱמֹרִֽי
Ve bunlar bitince önderler bana yaklaştılar ve dediler: 'İsrail halkı ve kâhinler ve Levililer, Kenanlıların, Hititlerin, Perizlilerin, Yebusluların, Ammonluların, Moavlıların, Mısırlıların ve Amorluların iğrençliklerine göre kendilerini diyarların halklarından ayırmadılar.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 22:2
·
Tevrat
וַיַּ֥רְא בָּלָ֖ק בֶּן־צִפּ֑וֹר אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יִשְׂרָאֵ֖ל לָֽאֱמֹרִֽי
Tsippor oğlu Balak, İsrail'in Amorluya yaptığı her şeyi gördü.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 16:45
·
Tevrat
בַּת־אִמֵּ֣ךְ אַ֔תְּ גֹּעֶ֥לֶת אִישָׁ֖הּ וּבָנֶ֑יהָ וַאֲח֨וֹת אֲחוֹתֵ֜ךְ אַ֗תְּ אֲשֶׁ֤ר גָּֽעֲ֨לוּ֙ אַנְשֵׁיהֶ֣ן וּבְנֵיהֶ֔ן אִמְּכֶ֣ן חִתִּ֔ית וַאֲבִיכֶ֖ן אֱמֹרִֽי
Sen kocasından ve oğullarından iğrenen annenin kızısın; ve sen kocalarından ve oğullarından iğrenen kız kardeşlerinin kız kardeşisin. Anneniz Hititliydi ve babanız Amorluydu.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 21:29
·
Tevrat
אוֹי־לְךָ֣ מוֹאָ֔ב אָבַ֖דְתָּ עַם־כְּמ֑וֹשׁ נָתַ֨ן בָּנָ֤יו פְּלֵיטִם֙ וּבְנֹתָ֣יו בַּשְּׁבִ֔ית לְמֶ֥לֶךְ אֱמֹרִ֖י סִיחֽוֹן
Vay sana Moav! Yok oldun ey Kemoş'un halkı! Oğullarını kaçaklar olarak ve kızlarını esarete, Amorlu kralı Sihon'a verdi.
Örnek Ayetler (5 / 24)
Daniel 2:5
·
Tevrat
עָנֵ֤ה מַלְכָּא֙ וְאָמַ֣ר לְכַשְׂדָּאֵ֔י מִלְּתָ֖א מִנִּ֣י אַזְדָּ֑א הֵ֣ן לָ֤א תְהֽוֹדְעוּנַּ֨נִי֙ חֶלְמָ֣א וּפִשְׁרֵ֔הּ הַדָּמִין֙ תִּתְעַבְד֔וּן וּבָתֵּיכ֖וֹן נְוָלִ֥י יִתְּשָׂמֽוּן
Kral Kildanilere cevap verip dedi: 'Söz benden kesindir; eğer rüyayı ve yorumunu bana bildirmezseniz, parçalara ayrılacaksınız ve evleriniz çöplüğe çevrilecek.'
Daniel 2:8
·
Tevrat
עָנֵ֤ה מַלְכָּא֙ וְאָמַ֔ר מִן־יַצִּיב֙ יָדַ֣ע אֲנָ֔ה דִּ֥י עִדָּנָ֖א אַנְתּ֣וּן זָבְנִ֑ין כָּל־קֳבֵל֙ דִּ֣י חֲזֵית֔וֹן דִּ֥י אַזְדָּ֖א מִנִּ֥י מִלְּתָֽא
Kral cevap verip dedi: 'Kesinlikle biliyorum ki siz zaman kazanıyorsunuz; çünkü sözün benden kesinleştiğini gördünüz.'
Daniel 2:15
·
Tevrat
עָנֵ֣ה וְאָמַ֗ר לְאַרְיוֹךְ֙ שַׁלִּיטָ֣א דִֽי־מַלְכָּ֔א עַל־מָ֥ה דָתָ֛א מְהַחְצְפָ֖ה מִן־קֳדָ֣ם מַלְכָּ֑א אֱדַ֣יִן מִלְּתָ֔א הוֹדַ֥ע אַרְי֖וֹךְ לְדָנִיֵּֽאל
Cevap verip kralın yetkilisi Aryok'a dedi: 'Kralın önünden çıkan yasa neden bu kadar serttir?' O zaman Aryok sözü Daniel'e bildirdi.
Daniel 2:20
·
Tevrat
עָנֵ֤ה דָֽנִיֵּאל֙ וְאָמַ֔ר לֶהֱוֵ֨א שְׁמֵ֤הּ דִּֽי־אֱלָהָא֙ מְבָרַ֔ךְ מִן־עָלְמָ֖א וְעַ֣ד־עָלְמָ֑א דִּ֧י חָכְמְתָ֛א וּגְבוּרְתָ֖א דִּ֥י לֵֽהּ־הִֽיא
Daniel cevap verip dedi: 'Tanrının adı sonsuzluktan sonsuzluğa dek bereketli olsun; çünkü bilgelik ve güç onundur.'
Daniel 2:26
·
Tevrat
עָנֵ֤ה מַלְכָּא֙ וְאָמַ֣ר לְדָנִיֵּ֔אל דִּ֥י שְׁמֵ֖הּ בֵּלְטְשַׁאצַּ֑ר הַֽאִיתָ֣ךְ כָּהֵ֗ל לְהוֹדָעֻתַ֛נִי חֶלְמָ֥א דִֽי־חֲזֵ֖ית וּפִשְׁרֵֽהּ
Kral cevap verip adı Belteşassar olan Daniel'e dedi: 'Gördüğüm rüyayı ve yorumunu bana bildirmeye gücün yetiyor mu?'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Daniel 2:24
·
Tevrat
כָּל־קֳבֵ֣ל דְּנָ֗ה דָּֽנִיֵּאל֙ עַ֣ל עַל־אַרְי֔וֹךְ דִּ֚י מַנִּ֣י מַלְכָּ֔א לְהוֹבָדָ֖ה לְחַכִּימֵ֣י בָבֶ֑ל אֲזַ֣ל וְכֵ֣ן אֲמַר־לֵ֗הּ לְחַכִּימֵ֤י בָבֶל֙ אַל־תְּהוֹבֵ֔ד הַעֵ֨לְנִי֙ קֳדָ֣ם מַלְכָּ֔א וּפִשְׁרָ֖א לְמַלְכָּ֥א אֲחַוֵּֽא
Bunun üzerine Daniel, kralın Babil'in bilgelerini yok etmek için atadığı Aryok'un yanına girdi; gitti ve ona şöyle dedi: 'Babil'in bilgelerini yok etme; beni kralın önüne çıkar ve yorumu krala bildireyim.'
Daniel 2:25
·
Tevrat
אֱדַ֤יִן אַרְיוֹךְ֙ בְּהִתְבְּהָלָ֔ה הַנְעֵ֥ל לְדָנִיֵּ֖אל קֳדָ֣ם מַלְכָּ֑א וְכֵ֣ן אֲמַר־לֵ֗הּ דִּֽי־הַשְׁכַּ֤חַת גְּבַר֙ מִן־בְּנֵ֤י גָֽלוּתָא֙ דִּ֣י יְה֔וּד דִּ֥י פִשְׁרָ֖א לְמַלְכָּ֥א יְהוֹדַֽע
O zaman Aryok aceleyle Daniel'i kralın önüne çıkardı ve ona şöyle dedi: 'Yahuda sürgünlerinden, yorumu krala bildirecek bir adam buldum.'
Daniel 2:46
·
Tevrat
בֵּ֠אדַיִן מַלְכָּ֤א נְבֽוּכַדְנֶצַּר֙ נְפַ֣ל עַל־אַנְפּ֔וֹהִי וּלְדָנִיֵּ֖אל סְגִ֑ד וּמִנְחָה֙ וְנִ֣יחֹחִ֔ין אֲמַ֖ר לְנַסָּ֥כָה לֵֽהּ
Bunun üzerine kral Nebukadnessar yüzü üzerine düştü ve Daniel'e secde etti; ve ona sunu ve güzel kokular sunulmasını söyledi.
Daniel 3:13
·
Tevrat
בֵּאדַ֤יִן נְבוּכַדְנֶצַּר֙ בִּרְגַ֣ז וַחֲמָ֔ה אֲמַר֙ לְהַיְתָיָ֔ה לְשַׁדְרַ֥ךְ מֵישַׁ֖ךְ וַעֲבֵ֣ד נְג֑וֹ בֵּאדַ֨יִן֙ גֻּבְרַיָּ֣א אִלֵּ֔ךְ הֵיתָ֖יוּ קֳדָ֥ם מַלְכָּֽא
Bunun üzerine Nebukadnessar öfke ve hiddetle Şadrak'ın, Meşak'ın ve Aved-Nego'nun getirilmesini söyledi; bunun üzerine bu adamlar kralın önüne getirildiler.
Daniel 3:20
·
Tevrat
וּלְגֻבְרִ֤ין גִּבָּֽרֵי־חַ֨יִל֙ דִּ֣י בְחַיְלֵ֔הּ אֲמַר֙ לְכַפָּתָ֔ה לְשַׁדְרַ֥ךְ מֵישַׁ֖ךְ וַעֲבֵ֣ד נְג֑וֹ לְמִרְמֵ֕א לְאַתּ֥וּן נוּרָ֖א יָקִֽדְתָּֽא
Ve ordusundaki güçlü kuvvetli adamlara, yanan ateş fırınının içine atmak için Şadrak'ı, Meşak'ı ve Aved-Nego'yu bağlamalarını söyledi.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Daniel 2:7
·
Tevrat
עֲנ֥וֹ תִנְיָנ֖וּת וְאָמְרִ֑ין מַלְכָּ֕א חֶלְמָ֛א יֵאמַ֥ר לְעַבְד֖וֹהִי וּפִשְׁרָ֥ה נְהַחֲוֵֽה
İkinci kez cevap verip dediler: 'Kral rüyayı kullarına söylesin, biz de yorumunu bildirelim.'
Daniel 2:10
·
Tevrat
עֲנ֨וֹ כַשְׂדָּאֵ֤י קֳדָם־מַלְכָּא֙ וְאָ֣מְרִ֔ין לָֽא־אִיתַ֤י אֲנָשׁ֙ עַל־יַבֶּשְׁתָּ֔א דִּ֚י מִלַּ֣ת מַלְכָּ֔א יוּכַ֖ל לְהַחֲוָיָ֑ה כָּל־קֳבֵ֗ל דִּ֚י כָּל־מֶ֨לֶךְ֙ רַ֣ב וְשַׁלִּ֔יט מִלָּ֤ה כִדְנָה֙ לָ֣א שְׁאֵ֔ל לְכָל־חַרְטֹּ֖ם וְאָשַׁ֥ף וְכַשְׂדָּֽי
Kildaniler kralın önünde cevap verip dediler: 'Kuru toprak üzerinde kralın sözünü bildirebilecek bir insan yoktur; çünkü hiçbir büyük ve güçlü kral, herhangi bir sihirbaza, falcıya ve Kildaniye böyle bir söz sormamıştır.'
Daniel 3:9
·
Tevrat
עֲנוֹ֙ וְאָ֣מְרִ֔ין לִנְבוּכַדְנֶצַּ֖ר מַלְכָּ֑א מַלְכָּ֖א לְעָלְמִ֥ין חֱיִֽי
Yanıt verdiler ve kral Nebukadnessar'a dediler: 'Ey kral, sonsuza dek yaşa.'
Daniel 3:16
·
Tevrat
עֲנ֗וֹ שַׁדְרַ֤ךְ מֵישַׁךְ֙ וַעֲבֵ֣ד נְג֔וֹ וְאָמְרִ֖ין לְמַלְכָּ֑א נְבֽוּכַדְנֶצַּ֔ר לָֽא־חַשְׁחִ֨ין אֲנַ֧חְנָה עַל־דְּנָ֛ה פִּתְגָ֖ם לַהֲתָבוּתָֽךְ
Şadrak, Meşak ve Aved-Nego yanıt verdiler ve kral Nebukadnessar'a dediler: 'Bu söz üzerine sana yanıt vermeye ihtiyacımız yoktur.'
Daniel 3:24
·
Tevrat
אֱדַ֨יִן֙ נְבוּכַדְנֶצַּ֣ר מַלְכָּ֔א תְּוַ֖הּ וְקָ֣ם בְּהִתְבְּהָלָ֑ה עָנֵ֨ה וְאָמַ֜ר לְהַדָּֽבְר֗וֹהִי הֲלָא֩ גֻבְרִ֨ין תְּלָתָ֜א רְמֵ֤ינָא לְגוֹא־נוּרָא֙ מְכַפְּתִ֔ין עָנַ֤יִן וְאָמְרִין֙ לְמַלְכָּ֔א יַצִּיבָ֖א מַלְכָּֽא
Sonra kral Nebukadnessar şaştı ve telaşla kalktı; yanıt verdi ve danışmanlarına dedi: 'Ateşin içine bağlı olarak üç adam atmadık mı?' Yanıt verdiler ve krala dediler: 'Kesinlikle, ey kral.'
Örnek Ayetler (4)
Ezra 5:15
·
Tevrat
וַאֲמַר־לֵ֓הּ אֵ֚ל מָֽאנַיָּ֔א שֵׂ֚א אֵֽזֶל־אֲחֵ֣ת הִמּ֔וֹ בְּהֵיכְלָ֖א דִּ֣י בִירוּשְׁלֶ֑ם וּבֵ֥ית אֱלָהָ֖א יִתְבְּנֵ֥א עַל־אַתְרֵֽהּ
Ve ona dedi: 'Bu kapları al, git, onları Yeruşalim'deki tapınağa bırak ve Tanrı evi kendi yerinde inşa edilsin.'
Daniel 2:12
·
Tevrat
כָּל־קֳבֵ֣ל דְּנָ֔ה מַלְכָּ֕א בְּנַ֖ס וּקְצַ֣ף שַׂגִּ֑יא וַאֲמַר֙ לְה֣וֹבָדָ֔ה לְכֹ֖ל חַכִּימֵ֥י בָבֶֽל
Bunun üzerine kral öfkelendi ve çok kızdı; ve Babil'in bütün bilgelerinin yok edilmesini buyurdu.
Daniel 6:25
·
Tevrat
וַאֲמַ֣ר מַלְכָּ֗א וְהַיְתִ֞יו גֻּבְרַיָּ֤א אִלֵּךְ֙ דִּֽי־אֲכַ֤לוּ קַרְצ֨וֹהִי֙ דִּ֣י דָֽנִיֵּ֔אל וּלְגֹ֤ב אַרְיָוָתָא֙ רְמ֔וֹ אִנּ֖וּן בְּנֵיה֣וֹן וּנְשֵׁיה֑וֹן וְלָֽא־מְט֞וֹ לְאַרְעִ֣ית גֻּבָּ֗א עַ֠ד דִּֽי־שְׁלִ֤טֽוּ בְהוֹן֙ אַרְיָ֣וָתָ֔א וְכָל־גַּרְמֵיה֖וֹן הַדִּֽקוּ
Ve kral emretti ve Daniel'in parçalarını yiyen o adamları getirdiler ve onları, oğullarını ve karılarını aslanların çukuruna attılar; ve çukurun dibine ulaşmadan aslanlar onlara egemen oldular ve bütün kemiklerini kırdılar.
Daniel 7:16
·
Tevrat
קִרְבֵ֗ת עַל־חַד֙ מִן־קָ֣אֲמַיָּ֔א וְיַצִּיבָ֥א אֶבְעֵֽא־מִנֵּ֖הּ עַֽל־כָּל־דְּנָ֑ה וַאֲמַר־לִ֕י וּפְשַׁ֥ר מִלַּיָּ֖א יְהוֹדְעִנַּֽנִי
Duranlardan birine yaklaştım ve bütün bunlar üzerine ondan gerçeği diledim; ve bana dedi ve sözlerin yorumunu bana bildirdi:
Örnek Ayetler (3)
Daniel 3:4
·
Tevrat
וְכָרוֹזָ֖א קָרֵ֣א בְחָ֑יִל לְכ֤וֹן אָֽמְרִין֙ עַֽמְמַיָּ֔א אֻמַּיָּ֖א וְלִשָּׁנַיָּֽא
Ve haberci güçle bağırdı: 'Size söyleniyor, ey halklar, uluslar ve diller:'
Daniel 4:28
·
Tevrat
ע֗וֹד מִלְּתָא֙ בְּפֻ֣ם מַלְכָּ֔א קָ֖ל מִן־שְׁמַיָּ֣א נְפַ֑ל לָ֤ךְ אָֽמְרִין֙ נְבוּכַדְנֶצַּ֣ר מַלְכָּ֔א מַלְכוּתָ֖ה עֲדָ֥ת מִנָּֽךְ
Söz henüz kralın ağzındayken göklerden bir ses düştü: 'Sana söyleniyor, kral Nebukadnessar; egemenlik senden ayrıldı.'
Daniel 6:6
·
Tevrat
אֱ֠דַיִן גֻּבְרַיָּ֤א אִלֵּךְ֙ אָֽמְרִ֔ין דִּ֣י לָ֧א נְהַשְׁכַּ֛ח לְדָנִיֵּ֥אל דְּנָ֖ה כָּל־עִלָּ֑א לָהֵ֕ן הַשְׁכַּ֥חְנָֽה עֲל֖וֹהִי בְּדָ֥ת אֱלָהֵֽהּ
O zaman bu adamlar dediler: 'Bu Daniel'e karşı hiçbir bahane bulamayacağız, ancak onun Tanrısı'nın yasasında ona karşı bulursak hariç.'
Örnek Ayetler (3)
Ezra 5:3
·
Tevrat
בֵּהּ־זִמְנָא֩ אֲתָ֨א עֲלֵיה֜וֹן תַּ֠תְּנַי פַּחַ֧ת עֲבַֽר־נַהֲרָ֛ה וּשְׁתַ֥ר בּוֹזְנַ֖י וּכְנָוָתְה֑וֹן וְכֵן֙ אָמְרִ֣ין לְהֹ֔ם מַן־שָׂ֨ם לְכֹ֜ם טְעֵ֗ם בַּיְתָ֤א דְנָה֙ לִבְּנֵ֔א וְאֻשַּׁרְנָ֥א דְנָ֖ה לְשַׁכְלָלָֽה
O zamanda Irmağın ötesinin valisi Tattenay, Şetar-Bozenay ve arkadaşları onların üzerine geldiler ve onlara şöyle dediler: 'Bu evi inşa etmeniz ve bu yapıyı tamamlamanız için size kim buyruk verdi?'
Daniel 6:7
·
Tevrat
אֱ֠דַיִן סָרְכַיָּ֤א וַאֲחַשְׁדַּרְפְּנַיָּא֙ אִלֵּ֔ן הַרְגִּ֖שׁוּ עַל־מַלְכָּ֑א וְכֵן֙ אָמְרִ֣ין לֵ֔הּ דָּרְיָ֥וֶשׁ מַלְכָּ֖א לְעָלְמִ֥ין חֱיִֽי
O zaman bu vezirler ve satraplar kralın yanına üşüştüler ve ona şöyle dediler: 'Kral Daryaveş, sonsuza dek yaşa.'
Daniel 7:5
·
Tevrat
וַאֲר֣וּ חֵיוָה֩ אָחֳרִ֨י תִנְיָנָ֜ה דָּמְיָ֣ה לְדֹ֗ב וְלִשְׂטַר־חַד֙ הֳקִמַ֔ת וּתְלָ֥ת עִלְעִ֛ין בְּפֻמַּ֖הּ בֵּ֣ין שִׁנַּ֑הּ וְכֵן֙ אָמְרִ֣ין לַ֔הּ ק֥וּמִֽי אֲכֻ֖לִי בְּשַׂ֥ר שַׂגִּֽיא
Ve işte ayıya benzeyen ikinci başka bir canlı; ve bir tarafa durdu ve ağzında dişlerinin arasında üç kaburga vardı ve ona böyle diyorlardı: 'Kalk, çok et ye.'
Örnek Ayetler (2)
Daniel 4:4
·
Tevrat
בֵּאדַ֣יִן עָלִּ֗ין חַרְטֻמַיָּא֙ אָֽשְׁפַיָּ֔א כַּשְׂדָּאֵ֖י וְגָזְרַיָּ֑א וְחֶלְמָ֗א אָמַ֤ר אֲנָה֙ קֳדָ֣מֵיה֔וֹן וּפִשְׁרֵ֖הּ לָא־מְהוֹדְעִ֥ין לִֽי
O zaman sihirbazlar, büyücüler, Keldaniler ve falcılar girdiler; rüyayı onların önünde söyledim ama onun yorumunu bana bildirmediler.
Daniel 4:11
·
Tevrat
קָרֵ֨א בְחַ֜יִל וְכֵ֣ן אָמַ֗ר גֹּ֤דּוּ אִֽילָנָא֙ וְקַצִּ֣צוּ עַנְפ֔וֹהִי אַתַּ֥רוּ עָפְיֵ֖הּ וּבַדַּ֣רוּ אִנְבֵּ֑הּ תְּנֻ֤ד חֵֽיוְתָא֙ מִן־תַּחְתּ֔וֹהִי וְצִפְּרַיָּ֖א מִן־עַנְפֽוֹהִי
Güçle bağırıyordu ve şöyle diyordu: 'Ağacı kesin ve onun dallarını budayın, onun yapraklarını dökün ve onun meyvesini dağıtın; hayvanlar onun altından ve kuşlar onun dallarından kaçsın.'
Örnek Ayetler (2)
Daniel 2:7
·
Tevrat
עֲנ֥וֹ תִנְיָנ֖וּת וְאָמְרִ֑ין מַלְכָּ֕א חֶלְמָ֛א יֵאמַ֥ר לְעַבְד֖וֹהִי וּפִשְׁרָ֥ה נְהַחֲוֵֽה
İkinci kez cevap verip dediler: 'Kral rüyayı kullarına söylesin, biz de yorumunu bildirelim.'
Daniel 3:29
·
Tevrat
וּמִנִּי֮ שִׂ֣ים טְעֵם֒ דִּי֩ כָל־עַ֨ם אֻמָּ֜ה וְלִשָּׁ֗ן דִּֽי־יֵאמַ֤ר שָׁלוּ֙ עַ֣ל אֱלָהֲה֗וֹן דִּֽי־שַׁדְרַ֤ךְ מֵישַׁךְ֙ וַעֲבֵ֣ד נְג֔וֹא הַדָּמִ֣ין יִתְעֲבֵ֔ד וּבַיְתֵ֖הּ נְוָלִ֣י יִשְׁתַּוֵּ֑ה כָּל־קֳבֵ֗ל דִּ֣י לָ֤א אִיתַי֙ אֱלָ֣ה אָחֳרָ֔ן דִּֽי־יִכֻּ֥ל לְהַצָּלָ֖ה כִּדְנָֽה
Ve benden bir buyruk konuluyor ki Şadrak'ın, Meşak'ın ve Aved-Nego'nun Tanrısına karşı yanlış söyleyecek her halk, ulus ve dil parçalar yapılacaktır, ve onun evi çöplük yapılacaktır; çünkü bunun gibi kurtarabilen başka bir ilah yoktur.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 5:4
·
Tevrat
אֱדַ֥יִן כְּנֵ֖מָא אֲמַ֣רְנָא לְּהֹ֑ם מַן־אִנּוּן֙ שְׁמָהָ֣ת גֻּבְרַיָּ֔א דִּֽי־דְנָ֥ה בִנְיָנָ֖א בָּנַֽיִן
Bunun üzerine onlara şöyle dedik: 'Bu binayı inşa eden adamların adları nelerdir?'
Ezra 5:9
·
Tevrat
אֱדַ֗יִן שְׁאֵ֨לְנָא֙ לְשָׂבַיָּ֣א אִלֵּ֔ךְ כְּנֵ֖מָא אֲמַ֣רְנָא לְּהֹ֑ם מַן־שָׂ֨ם לְכֹ֜ם טְעֵ֗ם בַּיְתָ֤א דְנָה֙ לְמִבְנְיָ֔ה וְאֻשַּׁרְנָ֥א דְנָ֖ה לְשַׁכְלָלָֽה
O zaman o yaşlılara sorduk, onlara şöyle dedik: 'Bu evi inşa etmeniz ve bu yapıyı tamamlamanız için size kim buyruk verdi?'
Örnek Ayetler (2)
Daniel 2:4
·
Tevrat
וַֽיְדַבְּר֧וּ הַכַּשְׂדִּ֛ים לַמֶּ֖לֶךְ אֲרָמִ֑ית מַלְכָּא֙ לְעָלְמִ֣ין חֱיִ֔י אֱמַ֥ר חֶלְמָ֛א לְעַבְדָ֖ךְ וּפִשְׁרָ֥א נְחַוֵּֽא
Bunun üzerine Kildaniler krala Aramice konuştular: 'Ey kral, sonsuza dek yaşa! Rüyayı kullarına söyle, biz de yorumunu bildirelim.'
Daniel 4:15
·
Tevrat
דְּנָה֙ חֶלְמָ֣א חֲזֵ֔ית אֲנָ֖ה מַלְכָּ֣א נְבוּכַדְנֶצַּ֑ר וְאַ֨נְתְּ בֵּלְטְשַׁאצַּ֜ר פִּשְׁרֵ֣א אֱמַ֗ר כָּל־קֳבֵל֙ דִּ֣י כָּל־חַכִּימֵ֣י מַלְכוּתִ֗י לָֽא־יָכְלִ֤ין פִּשְׁרָא֙ לְהוֹדָ֣עֻתַ֔נִי וְאַ֣נְתְּ כָּהֵ֔ל דִּ֛י רֽוּחַ־אֱלָהִ֥ין קַדִּישִׁ֖ין בָּֽךְ
Ben kral Nebukadnessar bu rüyayı gördüm; ve sen Belteşassar, onun yorumunu söyle, çünkü egemenliğimin bütün bilgeleri yorumunu bana bildirmeye güç yetiremiyorlar; ama sen güç yetirirsin, çünkü kutsal ilahların ruhu sendedir.