Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

אל

'-l — Kök Analizi

אל

6865

Kullanım

55

Lemma

88

Türev

214

Anlam

55 lemma, 88 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

אֶל

Lemma

el

-e/-a (yönelme), -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Edat
3541

אֵלַי

elay

bana, -e/-a doğru, yanına, karşı

Zamir
467

אֵלָיו

elav

ona, -e/-a, doğru, karşı

Zamir
431

Örnek Ayetler (5 / 431)

Hakimler 3:13

·

Tevrat

וַיֶּאֱסֹ֣ף אֵלָ֔יו אֶת־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן וַעֲמָלֵ֑ק וַיֵּ֗לֶךְ וַיַּךְ֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּֽירְשׁ֖וּ אֶת־עִ֥יר הַתְּמָרִֽים

Ve Ammon oğullarını ve Amalek'i yanına topladı; ve gidip İsrail'i vurdu ve hurma ağaçları şehrini mülk edindiler.

Hakimler 3:20

·

Tevrat

וְאֵה֣וּד בָּ֣א אֵלָ֗יו וְהֽוּא־יֹ֠שֵׁב בַּעֲלִיַּ֨ת הַמְּקֵרָ֤ה אֲשֶׁר־לוֹ֙ לְבַדּ֔וֹ וַיֹּ֣אמֶר אֵה֔וּד דְּבַר־אֱלֹהִ֥ים לִ֖י אֵלֶ֑יךָ וַיָּ֖קָם מֵעַ֥ל הַכִּסֵּֽא

Ve Ehud ona geldi; ve o, yalnız kendisi için olan serin üst odada oturuyordu. Ve Ehud dedi: 'Sana Tanrı'nın sözü var.' Ve o tahtın üzerinden kalktı.

Hakimler 4:6

·

Tevrat

וַתִּשְׁלַ֗ח וַתִּקְרָא֙ לְבָרָ֣ק בֶּן־אֲבִינֹ֔עַם מִקֶּ֖דֶשׁ נַפְתָּלִ֑י וַתֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲלֹ֥א צִוָּ֣ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵ֤ךְ וּמָֽשַׁכְתָּ֙ בְּהַ֣ר תָּב֔וֹר וְלָקַחְתָּ֣ עִמְּךָ֗ עֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ מִבְּנֵ֥י נַפְתָּלִ֖י וּמִבְּנֵ֥י זְבֻלֽוּן

Ve o haber gönderip Naftali Kedeşi'nden Avinoam oğlu Barak'ı çağırdı; ve ona dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve buyurmadı mı? Git ve Tavor dağına çekil; ve yanına Naftali oğullarından ve Zevulun oğullarından on bin adam al.

Hakimler 4:18

·

Tevrat

וַתֵּצֵ֣א יָעֵל֮ לִקְרַ֣את סִֽיסְרָא֒ וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו סוּרָ֧ה אֲדֹנִ֛י סוּרָ֥ה אֵלַ֖י אַל־תִּירָ֑א וַיָּ֤סַר אֵלֶ֨יהָ֙ הָאֹ֔הֱלָה וַתְּכַסֵּ֖הוּ בַּשְּׂמִיכָֽה

Yael Sisera'yı karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Sap efendim, bana sap, korkma.' Bunun üzerine ona, çadıra saptı ve o onu örtüyle örttü.

Hakimler 4:21

·

Tevrat

וַתִּקַּ֣ח יָעֵ֣ל אֵֽשֶׁת־חֶ֠בֶר אֶת־יְתַ֨ד הָאֹ֜הֶל וַתָּ֧שֶׂם אֶת־הַמַּקֶּ֣בֶת בְּיָדָ֗הּ וַתָּב֤וֹא אֵלָיו֙ בַּלָּ֔אט וַתִּתְקַ֤ע אֶת־הַיָּתֵד֙ בְּרַקָּת֔וֹ וַתִּצְנַ֖ח בָּאָ֑רֶץ וְהֽוּא־נִרְדָּ֥ם וַיָּ֖עַף וַיָּמֹֽת

Hever'in karısı Yael çadırın kazığını aldı, çekici eline koydu, gizlice ona geldi ve kazığı şakağına çaktı, yere battı; o derin uykudaydı ve bitkindi, böylece öldü.

Tüm 431 kullanımı gör

וְאֶל

ve-el

ve -e/-a (yönelme), -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Edat
335

אֵלֶיךָ

eleykha

sana, -e/-a, doğru, karşı

Zamir
251

אֲלֵיהֶם

aleyhem

onlara, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
166

אֲלֵהֶם

alehem

onlara, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
129

אֵלֶיהָ

eleyha

ona, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
84

אֲלֵיכֶם

aleykhem

size, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
64

אֵלֵינוּ

eleynu

bize, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
41

אֲלֵכֶם

alekhem

size, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
6

וְאֵלֶיךָ

ve-eleykha

ve sana, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
4

אֲלֵיהֶן

aleyhen

onlara, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
4

וְאֵלַי

ve'elay

ve bana, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
3

אֵלֵימוֹ

eleymo

onlara, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
1

הַאֶל

ha-el

güçlü olana, güçlü olan, Tanrı, ilah

Edat
1

אֲלֵהֶן

alehen

onlara, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
1

אֵלָו

elav

ona, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
1

וַאֲלֵיהֶם

va'aleyhem

ve onlara, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
1

וַאֲלֵהֶם

va-aleyhem

ve onlara, -e/-a (yönelme), doğru, karşı

Zamir
1

אֶל

Lemma

el-e/-a (yönelme)

3541

אֵלַי

elaybana

467

אֵלָיו

elavona

431

Örnek Ayetler (5 / 431)

Hakimler 3:13

·

Tevrat

וַיֶּאֱסֹ֣ף אֵלָ֔יו אֶת־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן וַעֲמָלֵ֑ק וַיֵּ֗לֶךְ וַיַּךְ֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּֽירְשׁ֖וּ אֶת־עִ֥יר הַתְּמָרִֽים

Ve Ammon oğullarını ve Amalek'i yanına topladı; ve gidip İsrail'i vurdu ve hurma ağaçları şehrini mülk edindiler.

Hakimler 3:20

·

Tevrat

וְאֵה֣וּד בָּ֣א אֵלָ֗יו וְהֽוּא־יֹ֠שֵׁב בַּעֲלִיַּ֨ת הַמְּקֵרָ֤ה אֲשֶׁר־לוֹ֙ לְבַדּ֔וֹ וַיֹּ֣אמֶר אֵה֔וּד דְּבַר־אֱלֹהִ֥ים לִ֖י אֵלֶ֑יךָ וַיָּ֖קָם מֵעַ֥ל הַכִּסֵּֽא

Ve Ehud ona geldi; ve o, yalnız kendisi için olan serin üst odada oturuyordu. Ve Ehud dedi: 'Sana Tanrı'nın sözü var.' Ve o tahtın üzerinden kalktı.

Hakimler 4:6

·

Tevrat

וַתִּשְׁלַ֗ח וַתִּקְרָא֙ לְבָרָ֣ק בֶּן־אֲבִינֹ֔עַם מִקֶּ֖דֶשׁ נַפְתָּלִ֑י וַתֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲלֹ֥א צִוָּ֣ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵ֤ךְ וּמָֽשַׁכְתָּ֙ בְּהַ֣ר תָּב֔וֹר וְלָקַחְתָּ֣ עִמְּךָ֗ עֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ מִבְּנֵ֥י נַפְתָּלִ֖י וּמִבְּנֵ֥י זְבֻלֽוּן

Ve o haber gönderip Naftali Kedeşi'nden Avinoam oğlu Barak'ı çağırdı; ve ona dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve buyurmadı mı? Git ve Tavor dağına çekil; ve yanına Naftali oğullarından ve Zevulun oğullarından on bin adam al.

Hakimler 4:18

·

Tevrat

וַתֵּצֵ֣א יָעֵל֮ לִקְרַ֣את סִֽיסְרָא֒ וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו סוּרָ֧ה אֲדֹנִ֛י סוּרָ֥ה אֵלַ֖י אַל־תִּירָ֑א וַיָּ֤סַר אֵלֶ֨יהָ֙ הָאֹ֔הֱלָה וַתְּכַסֵּ֖הוּ בַּשְּׂמִיכָֽה

Yael Sisera'yı karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Sap efendim, bana sap, korkma.' Bunun üzerine ona, çadıra saptı ve o onu örtüyle örttü.

Hakimler 4:21

·

Tevrat

וַתִּקַּ֣ח יָעֵ֣ל אֵֽשֶׁת־חֶ֠בֶר אֶת־יְתַ֨ד הָאֹ֜הֶל וַתָּ֧שֶׂם אֶת־הַמַּקֶּ֣בֶת בְּיָדָ֗הּ וַתָּב֤וֹא אֵלָיו֙ בַּלָּ֔אט וַתִּתְקַ֤ע אֶת־הַיָּתֵד֙ בְּרַקָּת֔וֹ וַתִּצְנַ֖ח בָּאָ֑רֶץ וְהֽוּא־נִרְדָּ֥ם וַיָּ֖עַף וַיָּמֹֽת

Hever'in karısı Yael çadırın kazığını aldı, çekici eline koydu, gizlice ona geldi ve kazığı şakağına çaktı, yere battı; o derin uykudaydı ve bitkindi, böylece öldü.

Tüm 431 kullanımı gör

וְאֶל

ve-elve -e/-a (yönelme)

335

אֵלֶיךָ

eleykhasana

251

אֲלֵיהֶם

aleyhemonlara

166

אֲלֵהֶם

alehemonlara

129

אֵלֶיהָ

eleyhaona

84

אֲלֵיכֶם

aleykhemsize

64

אֵלֵינוּ

eleynubize

41

אֲלֵכֶם

alekhemsize

6

וְאֵלֶיךָ

ve-eleykhave sana

4

אֲלֵיהֶן

aleyhenonlara

4

וְאֵלַי

ve'elayve bana

3

אֵלֵימוֹ

eleymoonlara

1

הַאֶל

ha-elgüçlü olana

1

אֲלֵהֶן

alehenonlara

1

אֵלָו

elavona

1

וַאֲלֵיהֶם

va'aleyhemve onlara

1

וַאֲלֵהֶם

va-aleyhemve onlara

1