3664
Kullanım
13
Lemma
115
Türev
120
Anlam
13 lemma, 115 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בֵּֽאלֹהֶיהָ | be-loheyha | onun Tanrısında, ilah, Tanrı, yargıç | Zamir | 1 | ||
הַאֱלֹהֵי | ha'elohey | Tanrısı mı, ilah, Tanrı, yargıç | İsim | 1 | ||
וּבֵאלֹהֵיהֶם | u-veloheyhem | ve onların Tanrısında, ilah, Tanrı, yargıç | Zamir | 1 | ||
אֱלֹהֵימוֹ | eloheymo | onların Tanrısı, ilah, Tanrı, yargıç | Zamir | 1 | ||
וְלֵאלֹֽהֵיהֶם | veleloheyhem | ve onların Tanrısına, ilah, Tanrı, yargıç | Zamir | 1 | ||
כֵּֽאלֹהֵי | ke-elohey | tanrısı gibi, tanrı, ilah, yargıç | İsim | 1 | ||
מֵאֱלֹהֵינוּ | me'eloheynu | bizim yüce varlığımızdan, yüce varlık, ilah, Tanrı | Zamir | 1 | ||
וֵאלֹהֵיהֶם | ve'eloheyhem | ve Tanrıları, Tanrı, ilah, yargıç | Zamir | 1 | ||
וֵאלֹהָֽיו | ve-elohav | ve onun Tanrısı, Tanrı, ilah, yargıç | Zamir | 1 | ||
אֵלֶּה Lemma | elle | bunlar, bunlar, şunlar | Zamir | 368 | ||
הָאֵלֶּה | ha-elleh | bunlar, bunlar, şunlar | Zamir | 292 | ||
וְאֵלֶּה | ve-elle | ve bunlar, bunlar, şunlar | Zamir | 108 | ||
לָאֵלֶּה | la'elle | bunlara, bunlar, şunlar | Zamir | 16 | ||
Örnek Ayetler (5 / 16) 1. Krallar 22:17 · Tevrat וַיֹּ֗אמֶר רָאִ֤יתִי אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵל֙ נְפֹצִ֣ים אֶל־הֶהָרִ֔ים כַּצֹּ֕אן אֲשֶׁ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם רֹעֶ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ לֹֽא־אֲדֹנִ֣ים לָאֵ֔לֶּה יָשׁ֥וּבוּ אִישׁ־לְבֵית֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם Dedi ki: 'Bütün İsrail'i çobanı olmayan koyunlar gibi dağlara dağılmış gördüm. Ve Yahve dedi: Bunların efendileri yok; her biri evine esenlikle dönsün.' Mika 2:6 · Tevrat אַל־תַּטִּ֖פוּ יַטִּיפ֑וּן לֹֽא־יַטִּ֣פוּ לָאֵ֔לֶּה לֹ֥א יִסַּ֖ג כְּלִמּֽוֹת 'Damlatmayın' diye damlatırlar; bunlara damlatmayacaklar, utançlar geri dönmeyecek. 1. Tarihler 26:12 · Tevrat לְ֠אֵלֶּה מַחְלְק֨וֹת הַשֹּֽׁעֲרִ֜ים לְרָאשֵׁ֧י הַגְּבָרִ֛ים מִשְׁמָר֖וֹת לְעֻמַּ֣ת אֲחֵיהֶ֑ם לְשָׁרֵ֖ת בְּבֵ֥ית יְהוָֽה Kapıcıların bölükleri bunlara, adamların başlarına, Yahve'nin evinde hizmet etmek için kardeşlerine göre nöbetler. 2. Tarihler 18:16 · Tevrat וַיֹּ֗אמֶר רָאִ֤יתִי אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵל֙ נְפוֹצִ֣ים עַל־הֶֽהָרִ֔ים כַּצֹּ֕אן אֲשֶׁ֥ר אֵין־לָהֶ֖ן רֹעֶ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ לֹֽא־אֲדֹנִ֣ים לָאֵ֔לֶּה יָשׁ֥וּבוּ אִישׁ־לְבֵית֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם Dedi ki: 'Bütün İsrail'i dağlar üzerinde çobanı olmayan koyunlar gibi dağılmış gördüm.' Ve Yahve dedi: 'Bunların efendileri yoktur; her adam evine esenlikle dönsün.' Yaratılış 31:43 · Tevrat וַיַּ֨עַן לָבָ֜ן וַיֹּ֣אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב הַבָּנ֨וֹת בְּנֹתַ֜י וְהַבָּנִ֤ים בָּנַי֙ וְהַצֹּ֣אן צֹאנִ֔י וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לִי־ה֑וּא וְלִבְנֹתַ֞י מָֽה־אֶֽעֱשֶׂ֤ה לָאֵ֨לֶּה֙ הַיּ֔וֹם א֥וֹ לִבְנֵיהֶ֖ן אֲשֶׁ֥ר יָלָֽדוּ Laban yanıt verdi ve Yakup'a dedi: 'Kızlar benim kızlarımdır, oğullar benim oğullarımdır, sürü benim sürümüdür ve gördüğün her şey benimdir. Ve kızlarıma, bugün bunlara veya doğurdukları oğullarına ne yapabilirim?' | ||||||
בְּאֵלֶּה | be'elle | bunlarda, bunlar, şunlar | Zamir | 13 | ||
מֵאֵלֶּה | me-elle | bunlardan, bunlar, şunlar | Zamir | 13 | ||
כָּאֵלֶּה | ka-elle | bunlar gibi, bunlar, şunlar | Zamir | 11 | ||
וּלְאֵלֶּה | ule'elle | ve bunlara, bunlar, şunlar | Zamir | 4 | ||
וּמֵאֵלֶּה | u-me'elle | ve bunlardan, bunlar, şunlar | Zamir | 4 | ||
וְכָאֵלֶּה | ve-kha'elle | ve bunlar gibi, bunlar, şunlar | Zamir | 2 | ||
וּבְאֵלֶּה | uve'elle | ve bunlarda, bunlar, şunlar | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 14:1
·
Tevrat
תֶּאְשַׁם֙ שֹֽׁמְר֔וֹן כִּ֥י מָרְתָ֖ה בֵּֽאלֹהֶ֑יהָ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ עֹלְלֵיהֶ֣ם יְרֻטָּ֔שׁוּ וְהָרִיּוֹתָ֖יו יְבֻקָּֽעוּ
Samiriye suçlu olacak, çünkü Tanrısına isyan etti; kılıçla düşecekler, onların yavruları parçalanacak ve onun hamile kadınları yarılacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 23:23
·
Tevrat
הַאֱלֹהֵ֧י מִקָּרֹ֛ב אָ֖נִי נְאֻם־יְהוָ֑ה וְלֹ֥א אֱלֹהֵ֖י מֵרָחֹֽק
Ben yakından Tanrı mıyım, Yahve'nin bildirisidir, ve uzaktan Tanrı değil miyim?
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 33:4
·
Tevrat
וּמִצְרַ֣יִם מְקַבְּרִ֗ים אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר הִכָּ֧ה יְהוָ֛ה בָּהֶ֖ם כָּל־בְּכ֑וֹר וּבֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם עָשָׂ֥ה יְהוָ֖ה שְׁפָטִֽים
Ve Mısır, Yahve'nin onlarda vurduğu her ilk doğanı gömüyordu; ve Yahve onların ilahlarında yargılar yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 32:37
·
Tevrat
וְאָמַ֖ר אֵ֣י אֱלֹהֵ֑ימוֹ צ֖וּר חָסָ֥יוּ בֽוֹ
Ve diyecek: 'Nerede onların ilahları, ona sığındıkları kaya?
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 23:32
·
Tevrat
לֹֽא־תִכְרֹ֥ת לָהֶ֛ם וְלֵאלֹֽהֵיהֶ֖ם בְּרִֽית
Onlarla ve onların ilahlarıyla antlaşma yapmayacaksın.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 32:17
·
Tevrat
וּסְפָרִ֣ים כָּתַ֔ב לְחָרֵ֕ף לַיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֵֽאמֹ֨ר עָלָ֜יו לֵאמֹ֗ר כֵּֽאלֹהֵ֞י גּוֹיֵ֤ הָאֲרָצוֹת֙ אֲשֶׁ֨ר לֹא־הִצִּ֤ילוּ עַמָּם֙ מִיָּדִ֔י כֵּ֣ן לֹֽא־יַצִּ֞יל אֱלֹהֵ֧י יְחִזְקִיָּ֛הוּ עַמּ֖וֹ מִיָּדִֽי
Ve İsrail'in Tanrısı Yahve'yi aşağılamak için ve ona karşı demek için mektuplar yazdı, diyerek: 'Halklarını elimden kurtarmayan diyarların uluslarının ilahları gibi, öyle Hizkiya'nın Tanrısı halkını elimden kurtarmayacak.'
Örnek Ayetler (1)
Ezra 8:23
·
Tevrat
וַנָּצ֛וּמָה וַנְּבַקְשָׁ֥ה מֵאֱלֹהֵ֖ינוּ עַל־זֹ֑את וַיֵּעָתֵ֖ר לָֽנוּ
Böylece oruç tuttuk ve bunun için Tanrımızdan diledik; ve O yakarışımızı kabul etti.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 2:3
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָמַ֔רְתִּי לֹֽא־אֲגָרֵ֥שׁ אוֹתָ֖ם מִפְּנֵיכֶ֑ם וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְצִדִּ֔ים וֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם יִהְי֥וּ לָכֶ֖ם לְמוֹקֵֽשׁ
'Ayrıca dedim: Onları önünüzden kovmayacağım; size diken olacaklar ve onların ilahları size tuzak olacak.'
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 7:23
·
Tevrat
וּמִ֤י כְעַמְּךָ֙ כְּיִשְׂרָאֵ֔ל גּ֥וֹי אֶחָ֖ד בָּאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֣ר הָלְכֽוּ־אֱ֠לֹהִים לִפְדּֽוֹת־ל֨וֹ לְעָ֜ם וְלָשׂ֧וּם ל֣וֹ שֵׁ֗ם וְלַעֲשׂ֨וֹת לָכֶ֜ם הַגְּדוּלָּ֤ה וְנֹֽרָאוֹת֙ לְאַרְצֶ֔ךָ מִפְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ אֲשֶׁ֨ר פָּדִ֤יתָ לְּךָ֙ מִמִּצְרַ֔יִם גּוֹיִ֖ם וֵאלֹהָֽיו
'Yerdeki hangi tek ulus senin halkın İsrail gibidir? Tanrı onu kendisine bir halk olarak fidyeyle kurtarmak, kendisine bir ad koymak ve sizin için büyüklük ve yerin için korkunç şeyler yapmak üzere gitti; Mısır'dan, uluslardan ve onların ilahlarından kendine fidyeyle kurtardığın halkının önünden.'
Örnek Ayetler (5 / 368)
Hakimler 13:23
·
Tevrat
וַתֹּ֧אמֶר ל֣וֹ אִשְׁתּ֗וֹ לוּ֩ חָפֵ֨ץ יְהוָ֤ה לַהֲמִיתֵ֨נוּ֙ לֹֽא־לָקַ֤ח מִיָּדֵ֨נוּ֙ עֹלָ֣ה וּמִנְחָ֔ה וְלֹ֥א הֶרְאָ֖נוּ אֶת־כָּל־אֵ֑לֶּה וְכָעֵ֕ת לֹ֥א הִשְׁמִיעָ֖נוּ כָּזֹֽאת
Bunun üzerine karısı ona dedi: 'Eğer Yahve bizi öldürmeyi isteseydi elimizden yakmalık sunu ve sunu almazdı ve bütün bunları bize göstermezdi ve bu zamanda bunun gibi bize işittirmezdi.'
Hakimler 20:25
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֩ בִנְיָמִ֨ן לִקְרָאתָ֥ם מִֽן־הַגִּבְעָה֮ בַּיּ֣וֹם הַשֵּׁנִי֒ וַיַּשְׁחִיתוּ֩ בִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל ע֗וֹד שְׁמֹנַ֨ת עָשָׂ֥ר אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ אָ֑רְצָה כָּל־אֵ֖לֶּה שֹׁ֥לְפֵי חָֽרֶב
Bünyamin ikinci gün Giva'dan onları karşılamaya çıktı ve İsrailoğulları'ndan on sekiz bin adamı daha yere sererek yok ettiler; bunların hepsi kılıç çekenlerdi.
Hakimler 20:35
·
Tevrat
וַיִּגֹּ֨ף יְהוָ֥ה אֶֽת־בִּנְיָמִן֮ לִפְנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וַיַּשְׁחִיתוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֤ל בְּבִנְיָמִן֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא עֶשְׂרִ֨ים וַחֲמִשָּׁ֥ה אֶ֛לֶף וּמֵאָ֖ה אִ֑ישׁ כָּל־אֵ֖לֶּה שֹׁ֥לֵף חָֽרֶב
Yahve İsrail'in önünde Bünyamin'i bozguna uğrattı; ve İsrail oğulları o gün Bünyamin'de yirmi beş bin yüz adamı yok ettiler, bütün bunlar kılıç çekenlerdi.
Hakimler 20:44
·
Tevrat
וַֽיִּפְּלוּ֙ מִבִּנְיָמִ֔ן שְׁמֹנָֽה־עָשָׂ֥ר אֶ֖לֶף אִ֑ישׁ אֶת־כָּל־אֵ֖לֶּה אַנְשֵׁי־חָֽיִל
Bünyamin'den on sekiz bin adam düştü; bütün bunlar yiğit adamlardı.
Hakimler 20:46
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כָל־הַנֹּ֨פְלִ֜ים מִבִּנְיָמִ֗ן עֶשְׂרִים֩ וַחֲמִשָּׁ֨ה אֶ֥לֶף אִ֛ישׁ שֹׁ֥לֵֽף חֶ֖רֶב בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא אֶֽת־כָּל־אֵ֖לֶּה אַנְשֵׁי־חָֽיִל
O gün Bünyamin'den düşenlerin bütünü kılıç çeken yirmi beş bin adamdı; bütün bunlar yiğit adamlardı.
Örnek Ayetler (5 / 292)
Hakimler 2:4
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֞ר מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּשְׂא֥וּ הָעָ֛ם אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּֽוּ
Yahve'nin elçisi bu sözleri bütün İsrail oğullarına konuştuğunda, halk sesini kaldırdı ve ağladı.
Hakimler 2:23
·
Tevrat
וַיַּנַּ֤ח יְהוָה֙ אֶת־הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה לְבִלְתִּ֥י הוֹרִישָׁ֖ם מַהֵ֑ר וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם בְּיַד־יְהוֹשֻֽׁעַ
Böylece Yahve onları çabucak kovmamak için bu ulusları bıraktı ve onları Yeşu'nun eline vermedi.
Hakimler 9:3
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֨וּ אֲחֵֽי־אִמּ֜וֹ עָלָ֗יו בְּאָזְנֵי֙ כָּל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤ט לִבָּם֙ אַחֲרֵ֣י אֲבִימֶ֔לֶךְ כִּ֥י אָמְר֖וּ אָחִ֥ינוּ הֽוּא
Annesinin kardeşleri onun hakkında Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına tüm bu sözleri konuştular; ve kalpleri Abimelek'in ardınca eğildi, çünkü dediler: 'O bizim kardeşimizdir.'
Hakimler 18:14
·
Tevrat
וַֽיַּעֲנ֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּל֮ אֶת־הָאָ֣רֶץ לַיִשׁ֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־אֲחֵיהֶ֔ם הַיְדַעְתֶּ֗ם כִּ֠י יֵ֣שׁ בַּבָּתִּ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֵפ֣וֹד וּתְרָפִ֔ים וּפֶ֖סֶל וּמַסֵּכָ֑ה וְעַתָּ֖ה דְּע֥וּ מַֽה־תַּעֲשֽׂוּ
Layiş yerini casusluk yapmaya giden beş adam yanıt verdiler ve kardeşlerine dediler ki: 'Bu evlerde efod, terafim, oyma put ve dökme put olduğunu biliyor muydunuz? Ve şimdi ne yapacağınızı bilin.'
Amos 6:2
·
Tevrat
עִבְר֤וּ כַֽלְנֵה֙ וּרְא֔וּ וּלְכ֥וּ מִשָּׁ֖ם חֲמַ֣ת רַבָּ֑ה וּרְד֣וּ גַת־פְּלִשְׁתּ֗ים הֲטוֹבִים֙ מִן־הַמַּמְלָכ֣וֹת הָאֵ֔לֶּה אִם־רַ֥ב גְּבוּלָ֖ם מִגְּבֻלְכֶֽם
Kalne'ye geçin ve görün, ve oradan Büyük Hamat'a gidin; ve Filistlilerin Gat şehrine inin. Bu krallıklardan daha mı iyiler? Yoksa onların sınırı sizin sınırınızdan daha mı büyük?
Örnek Ayetler (5 / 108)
Hakimler 3:1
·
Tevrat
וְאֵ֤לֶּה הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר הִנִּ֣יחַ יְהוָ֔ה לְנַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יָדְע֔וּ אֵ֖ת כָּל־מִלְחֲמ֥וֹת כְּנָֽעַן
Kenan'ın bütün savaşlarını bilmeyenlerin hepsini onlarla sınamak için Yahve'nin bıraktığı uluslar şunlardır:
Hakimler 18:18
·
Tevrat
וְאֵ֗לֶּה בָּ֚אוּ בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וַיִּקְחוּ֙ אֶת־פֶּ֣סֶל הָאֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ הַכֹּהֵ֔ן מָ֥ה אַתֶּ֖ם עֹשִֽׂים
Ve bunlar Mika'nın evine geldiler ve efodun oyma putunu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin onlara dedi ki: 'Siz ne yapıyorsunuz?'
Hezekiel 43:13
·
Tevrat
וְאֵ֨לֶּה מִדּ֤וֹת הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ בָּֽאַמּ֔וֹת אַמָּ֥ה אַמָּ֖ה וָטֹ֑פַח וְחֵ֨יק הָאַמָּ֜ה וְאַמָּה־רֹ֗חַב וּגְבוּלָ֨הּ אֶל־שְׂפָתָ֤הּ סָבִיב֙ זֶ֣רֶת הָאֶחָ֔ד וְזֶ֖ה גַּ֥ב הַמִּזְבֵּֽחַ
Ve sunağın kubit (~45 cm) cinsinden ölçüleri şunlardır: Kubit (~45 cm), bir kubit (~45 cm) ve bir el ayasıdır; ve tabanı bir kubit (~45 cm) ve eni bir kubit (~45 cm), ve kenarına doğru çepeçevre sınırı bir karıştır; ve sunağın yüksekliği budur.
Hezekiel 48:1
·
Tevrat
וְאֵ֖לֶּה שְׁמ֣וֹת הַשְּׁבָטִ֑ים מִקְצֵ֣ה צָפ֡וֹנָה אֶל־יַ֣ד דֶּֽרֶךְ־חֶתְלֹ֣ן לְֽבוֹא־חֲמָ֡ת חֲצַ֣ר עֵינָן֩ גְּב֨וּל דַּמֶּ֤שֶׂק צָפ֨וֹנָה֙ אֶל־יַ֣ד חֲמָ֔ת וְהָיוּ־ל֧וֹ פְאַת־קָדִ֛ים הַיָּ֖ם דָּ֥ן אֶחָֽד
Ve oymakların adları şunlardır: kuzey ucundan, Hetlon yolu yanından Hamat'a girişe, Şam sınırındaki Hatser-Eynan'a, kuzeye doğru Hamat'ın yanına kadar; ve doğu tarafından denize kadar onun olacak: Dan, bir pay.
Hezekiel 48:16
·
Tevrat
וְאֵלֶּה֮ מִדּוֹתֶיהָ֒ פְּאַ֣ת צָפ֗וֹן חֲמֵ֤שׁ מֵאוֹת֙ וְאַרְבַּ֣עַת אֲלָפִ֔ים וּפְאַת־נֶ֕גֶב חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וְאַרְבַּ֣עַת אֲלָפִ֑ים וּמִפְּאַ֣ת קָדִ֗ים חֲמֵ֤שׁ מֵאוֹת֙ וְאַרְבַּ֣עַת אֲלָפִ֔ים וּפְאַת־יָ֕מָּה חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וְאַרְבַּ֥עַת אֲלָפִֽים
Ve onun ölçüleri şunlardır: kuzey tarafı dört bin beş yüz ve güney tarafı dört bin beş yüz ve doğu tarafından dört bin beş yüz ve batı tarafı dört bin beş yüz.
Örnek Ayetler (5 / 16)
1. Krallar 22:17
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר רָאִ֤יתִי אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵל֙ נְפֹצִ֣ים אֶל־הֶהָרִ֔ים כַּצֹּ֕אן אֲשֶׁ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם רֹעֶ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ לֹֽא־אֲדֹנִ֣ים לָאֵ֔לֶּה יָשׁ֥וּבוּ אִישׁ־לְבֵית֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם
Dedi ki: 'Bütün İsrail'i çobanı olmayan koyunlar gibi dağlara dağılmış gördüm. Ve Yahve dedi: Bunların efendileri yok; her biri evine esenlikle dönsün.'
Mika 2:6
·
Tevrat
אַל־תַּטִּ֖פוּ יַטִּיפ֑וּן לֹֽא־יַטִּ֣פוּ לָאֵ֔לֶּה לֹ֥א יִסַּ֖ג כְּלִמּֽוֹת
'Damlatmayın' diye damlatırlar; bunlara damlatmayacaklar, utançlar geri dönmeyecek.
1. Tarihler 26:12
·
Tevrat
לְ֠אֵלֶּה מַחְלְק֨וֹת הַשֹּֽׁעֲרִ֜ים לְרָאשֵׁ֧י הַגְּבָרִ֛ים מִשְׁמָר֖וֹת לְעֻמַּ֣ת אֲחֵיהֶ֑ם לְשָׁרֵ֖ת בְּבֵ֥ית יְהוָֽה
Kapıcıların bölükleri bunlara, adamların başlarına, Yahve'nin evinde hizmet etmek için kardeşlerine göre nöbetler.
2. Tarihler 18:16
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר רָאִ֤יתִי אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵל֙ נְפוֹצִ֣ים עַל־הֶֽהָרִ֔ים כַּצֹּ֕אן אֲשֶׁ֥ר אֵין־לָהֶ֖ן רֹעֶ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ לֹֽא־אֲדֹנִ֣ים לָאֵ֔לֶּה יָשׁ֥וּבוּ אִישׁ־לְבֵית֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם
Dedi ki: 'Bütün İsrail'i dağlar üzerinde çobanı olmayan koyunlar gibi dağılmış gördüm.' Ve Yahve dedi: 'Bunların efendileri yoktur; her adam evine esenlikle dönsün.'
Yaratılış 31:43
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן לָבָ֜ן וַיֹּ֣אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב הַבָּנ֨וֹת בְּנֹתַ֜י וְהַבָּנִ֤ים בָּנַי֙ וְהַצֹּ֣אן צֹאנִ֔י וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לִי־ה֑וּא וְלִבְנֹתַ֞י מָֽה־אֶֽעֱשֶׂ֤ה לָאֵ֨לֶּה֙ הַיּ֔וֹם א֥וֹ לִבְנֵיהֶ֖ן אֲשֶׁ֥ר יָלָֽדוּ
Laban yanıt verdi ve Yakup'a dedi: 'Kızlar benim kızlarımdır, oğullar benim oğullarımdır, sürü benim sürümüdür ve gördüğün her şey benimdir. Ve kızlarıma, bugün bunlara veya doğurdukları oğullarına ne yapabilirim?'
Örnek Ayetler (5 / 13)
Yeremya 9:23
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־בְּזֹ֞את יִתְהַלֵּ֣ל הַמִּתְהַלֵּ֗ל הַשְׂכֵּל֮ וְיָדֹ֣עַ אוֹתִי֒ כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה עֹ֥שֶׂה חֶ֛סֶד מִשְׁפָּ֥ט וּצְדָקָ֖ה בָּאָ֑רֶץ כִּֽי־בְאֵ֥לֶּה חָפַ֖צְתִּי נְאֻם־יְהוָֽה
Ancak övünen şununla övünsün: Anlayışlı olmakla ve beni bilmekle; çünkü ben yerde sadakat, adalet ve doğruluk yapan Yahve'yim; çünkü bunlardan zevk alırım, Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 16:10
·
Tevrat
וַיַּעֲבֵ֥ר יִשַׁ֛י שִׁבְעַ֥ת בָּנָ֖יו לִפְנֵ֣י שְׁמוּאֵ֑ל וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֶל־יִשַׁ֔י לֹא־בָחַ֥ר יְהוָ֖ה בָּאֵֽלֶּה
İşay yedi oğlunu Samuel'in önünden geçirdi. Samuel İşay'a dedi: 'Yahve bunları seçmedi.'
1. Samuel 17:39
·
Tevrat
וַיַּחְגֹּ֣ר דָּוִ֣ד אֶת־חַ֠רְבּוֹ מֵעַ֨ל לְמַדָּ֜יו וַיֹּ֣אֶל לָלֶכֶת֮ כִּ֣י לֹֽא־נִסָּה֒ וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־שָׁא֗וּל לֹ֥א אוּכַ֛ל לָלֶ֥כֶת בָּאֵ֖לֶּה כִּ֣י לֹ֣א נִסִּ֑יתִי וַיְסִרֵ֥ם דָּוִ֖ד מֵעָלָֽיו
Davut kılıcını giysilerinin üzerine kuşandı ve gitmeye yeltendi, çünkü denememişti; Davut Saul'a dedi: 'Bunlarla gidemem, çünkü denemedim.' Ve Davut onları üzerinden çıkardı.
1. Krallar 22:11
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ צִדְקִיָּ֥ה בֶֽן־כְּנַעֲנָ֖ה קַרְנֵ֣י בַרְזֶ֑ל וַיֹּ֨אמֶר֙ כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּאֵ֛לֶּה תְּנַגַּ֥ח אֶת־אֲרָ֖ם עַד־כַּלֹּתָֽם
Kenaana oğlu Tsidkiya kendine demir boynuzlar yaptı ve dedi: 'Yahve şöyle diyor: Bunlarla Aram'ı onlar tükenene kadar boynuzlayacaksın.'
1. Tarihler 7:29
·
Tevrat
וְעַל־יְדֵ֣י בְנֵי־מְנַשֶּׁ֗ה בֵּית־שְׁאָ֤ן וּבְנֹתֶ֨יהָ֙ תַּעְנַ֣ךְ וּבְנֹתֶ֔יהָ מְגִדּ֥וֹ וּבְנוֹתֶ֖יהָ דּ֣וֹר וּבְנוֹתֶ֑יהָ בְּאֵ֨לֶּה֙ יָשְׁב֔וּ בְּנֵ֥י יוֹסֵ֖ף בֶּן־יִשְׂרָאֵֽל
Ve Manaşe oğullarının yanında Beyt-Şean ve onun köyleri, Taanak ve onun köyleri, Megiddo ve onun köyleri, Dor ve onun köyleri vardı; İsrail'in oğlu Yusuf'un oğulları bunlarda oturdular.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hezekiel 8:15
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלַ֖י הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָ֑ם ע֣וֹד תָּשׁ֥וּב תִּרְאֶ֛ה תּוֹעֵב֥וֹת גְּדֹל֖וֹת מֵאֵֽלֶּה
Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Daha döneceksin, bunlardan büyük iğrençlikler göreceksin.'
Hezekiel 16:5
·
Tevrat
לֹא־חָ֨סָה עָלַ֜יִךְ עַ֗יִן לַעֲשׂ֥וֹת לָ֛ךְ אַחַ֥ת מֵאֵ֖לֶּה לְחֻמְלָ֣ה עָלָ֑יִךְ וַֽתֻּשְׁלְכִ֞י אֶל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ בְּגֹ֣עַל נַפְשֵׁ֔ךְ בְּי֖וֹם הֻלֶּ֥דֶת אֹתָֽךְ
Sana şefkat göstererek bunlardan birini sana yapmak için bir göz sana acımadı; ama doğduğun gün canından iğrenilerek kırın yüzüne atıldın.
Hezekiel 18:10
·
Tevrat
וְהוֹלִ֥יד בֵּן־פָּרִ֖יץ שֹׁפֵ֣ךְ דָּ֑ם וְעָ֣שָׂה אָ֔ח מֵאַחַ֖ד מֵאֵֽלֶּה
Ve kan döken zorba bir oğlun babası olursa ve bir kardeşe bunlardan birini yaparsa;
Yeremya 4:12
·
Tevrat
ר֧וּחַ מָלֵ֛א מֵאֵ֖לֶּה יָ֣בוֹא לִ֑י עַתָּ֕ה גַּם־אֲנִ֛י אֲדַבֵּ֥ר מִשְׁפָּטִ֖ים אוֹתָֽם
Bunlardan daha şiddetli bir rüzgar benim için gelecek; şimdi ben de onlara yargıları konuşacağım.
1. Tarihler 2:53
·
Tevrat
וּמִשְׁפְּחוֹת֙ קִרְיַ֣ת יְעָרִ֔ים הַיִּתְרִי֙ וְהַפּוּתִ֔י וְהַשֻּׁמָתִ֖י וְהַמִּשְׁרָעִ֑י מֵאֵ֗לֶּה יָצְאוּ֙ הַצָּ֣רְעָתִ֔י וְהָאֶשְׁתָּ֖אֻֽלִֽי
Kiryat-Yearim'in aileleri: Yitriler, Putiler, Şumatiler ve Mişrailer; Tsoraatiler ve Eştaoliler bunlardan çıktılar.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 45:25
·
Tevrat
בַּשְּׁבִיעִ֡י בַּחֲמִשָּׁה֩ עָשָׂ֨ר י֤וֹם לַחֹ֨דֶשׁ֙ בֶּחָ֔ג יַעֲשֶׂ֥ה כָאֵ֖לֶּה שִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֑ים כַּֽחַטָּאת֙ כָּעֹלָ֔ה וְכַמִּנְחָ֖ה וְכַשָּֽׁמֶן
Yedincide, ayın on beşinci gününde, bayramda yedi gün boyunca bunlar gibi yapacak; günah sunusu gibi, yakmalık sunu gibi, sunu gibi ve yağ gibi.
Yeremya 10:16
·
Tevrat
לֹֽא־כְאֵ֜לֶּה חֵ֣לֶק יַעֲקֹ֗ב כִּֽי־יוֹצֵ֤ר הַכֹּל֙ ה֔וּא וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל שֵׁ֖בֶט נַֽחֲלָת֑וֹ יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Yakup'un payı bunlar gibi değildir; çünkü her şeye biçim veren O'dur ve İsrail O'nun mirasının oymağıdır; O'nun adı Ordular Yahvesi'dir.
Yeremya 18:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַֽׁאֲלוּ־נָא֙ בַּגּוֹיִ֔ם מִ֥י שָׁמַ֖ע כָּאֵ֑לֶּה שַֽׁעֲרֻרִת֙ עָשְׂתָ֣ה מְאֹ֔ד בְּתוּלַ֖ת יִשְׂרָאֵֽל
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Lütfen uluslar arasında sorun, kim bunlar gibi duydu? İsrail bakiresi çok korkunç bir şey yaptı.'
Yeremya 51:19
·
Tevrat
לֹֽא־כְאֵ֜לֶּה חֵ֣לֶק יַעֲק֗וֹב כִּֽי־יוֹצֵ֤ר הַכֹּל֙ ה֔וּא וְשֵׁ֖בֶט נַחֲלָת֑וֹ יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Yakup'un payı bunlar gibi değildir; çünkü o her şeye şekil verendir ve onun mirasının oymağıdır, onun adı Orduların Yahvesi'dir.
Yeşaya 66:8
·
Tevrat
מִֽי־שָׁמַ֣ע כָּזֹ֗את מִ֤י רָאָה֙ כָּאֵ֔לֶּה הֲי֤וּחַל אֶ֨רֶץ֙ בְּי֣וֹם אֶחָ֔ד אִם־יִוָּ֥לֵֽד גּ֖וֹי פַּ֣עַם אֶחָ֑ת כִּֽי־חָ֛לָה גַּם־יָלְדָ֥ה צִיּ֖וֹן אֶת־בָּנֶֽיהָ
Kim bunun gibisini işitti, kim bunlar gibisini gördü? Yer bir günde doğurulur mu, yoksa ulus bir seferde doğar mı? Çünkü Siyon sancı çekti, ayrıca oğullarını doğurdu.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 9:5
·
Tevrat
וּלְאֵ֨לֶּה֙ אָמַ֣ר בְּאָזְנַ֔י עִבְר֥וּ בָעִ֛יר אַחֲרָ֖יו וְהַכּ֑וּ אַל־תָּחֹ֥ס עֵינְכֶ֖ם וְאַל־תַּחְמֹֽלוּ
Ve bunlara kulaklarıma dedi: 'Onun ardından şehirden geçin ve vurun; gözünüz acımasın ve esirgemeyin.'
Hezekiel 48:10
·
Tevrat
וּ֠לְאֵ֜לֶּה תִּהְיֶ֣ה תְרֽוּמַת־הַקֹּדֶשׁ֮ לַכֹּֽהֲנִים֒ צָפ֜וֹנָה חֲמִשָּׁ֧ה וְעֶשְׂרִ֣ים אֶ֗לֶף וְיָ֨מָּה֙ רֹ֚חַב עֲשֶׂ֣רֶת אֲלָפִ֔ים וְקָדִ֗ימָה רֹ֚חַב עֲשֶׂ֣רֶת אֲלָפִ֔ים וְנֶ֕גְבָּה אֹ֕רֶךְ חֲמִשָּׁ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים אָ֑לֶף וְהָיָ֥ה מִקְדַּשׁ־יְהוָ֖ה בְּתוֹכֽוֹ
Ve bunlar için, kâhinler için kutsal sunu olacak: kuzeye doğru yirmi beş bin ve batıya doğru genişliği on bin ve doğuya doğru genişliği on bin ve güneye doğru uzunluğu yirmi beş bin; ve Yahve'nin tapınağı onun içinde olacak.
Levililer 11:24
·
Tevrat
וּלְאֵ֖לֶּה תִּטַּמָּ֑אוּ כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב
Ve şunlarla kirleneceksiniz: Onların leşine dokunan herkes akşama kadar kirli olacaktır.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 41:28
·
Tevrat
וְאֵ֨רֶא֙ וְאֵ֣ין אִ֔ישׁ וּמֵאֵ֖לֶּה וְאֵ֣ין יוֹעֵ֑ץ וְאֶשְׁאָלֵ֖ם וְיָשִׁ֥יבוּ דָבָֽר
Ve baktım ve adam yok; ve bunlardan öğüt veren yok; ve onlara sorarım ve söz döndürürler.
Yaratılış 9:19
·
Tevrat
שְׁלֹשָׁ֥ה אֵ֖לֶּה בְּנֵי־נֹ֑חַ וּמֵאֵ֖לֶּה נָֽפְצָ֥ה כָל־הָאָֽרֶץ
Bu üçü Nuh'un oğullarıydı; ve bütün yer bunlardan dağıldı.
Yaratılış 10:32
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה מִשְׁפְּחֹ֧ת בְּנֵי־נֹ֛חַ לְתוֹלְדֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶ֑ם וּמֵאֵ֜לֶּה נִפְרְד֧וּ הַגּוֹיִ֛ם בָּאָ֖רֶץ אַחַ֥ר הַמַּבּֽוּל
Bunlar soylarına göre, uluslarında Nuh'un oğullarının aileleridir; ve tufandan sonra uluslar yerde bunlardan ayrıldılar.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 52:22
·
Tevrat
וְכֹתֶ֨רֶת עָלָ֜יו נְחֹ֗שֶׁת וְקוֹמַ֨ת הַכֹּתֶ֥רֶת הָאַחַת֮ חָמֵ֣שׁ אַמּוֹת֒ וּשְׂבָכָ֨ה וְרִמּוֹנִ֧ים עַֽל־הַכּוֹתֶ֛רֶת סָבִ֖יב הַכֹּ֣ל נְחֹ֑שֶׁת וְכָאֵ֛לֶּה לַֽעַמּ֥וּד הַשֵּׁנִ֖י וְרִמּוֹנִֽים
Ve onun üzerinde tunç başlık vardı ve bir başlığın boyu beş kubitti (~45 cm); ve başlığın etrafında ağ işi ve narlar vardı, hepsi tunçtu; ve ikinci sütun ve narlar bunlar gibiydi.
2. Krallar 25:17
·
Tevrat
שְׁמֹנֶה֩ עֶשְׂרֵ֨ה אַמָּ֜ה קוֹמַ֣ת הָעַמּ֣וּד הָאֶחָ֗ד וְכֹתֶ֨רֶת עָלָ֥יו נְחֹשֶׁת֮ וְקוֹמַ֣ת הַכֹּתֶרֶת֮ שָׁלֹ֣שׁ אַמּוֹת֒ וּשְׂבָכָ֨ה וְרִמֹּנִ֧ים עַֽל־הַכֹּתֶ֛רֶת סָבִ֖יב הַכֹּ֣ל נְחֹ֑שֶׁת וְכָאֵ֛לֶּה לַֽעַמּ֥וּד הַשֵּׁנִ֖י עַל־הַשְּׂבָכָֽה
Bir sütunun boyu on sekiz kubitti (~810 cm) ve üzerinde tunç bir başlık vardı; ve başlığın boyu üç kubitti (~135 cm); ve başlığın etrafında ağ ve narlar vardı, hepsi tunçtu; ve ikinci sütun için ağın üzerinde de bunlar gibiydi.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 26:64
·
Tevrat
וּבְאֵ֨לֶּה֙ לֹא־הָ֣יָה אִ֔ישׁ מִפְּקוּדֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וְאַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵ֑ן אֲשֶׁ֥ר פָּקְד֛וּ אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בְּמִדְבַּ֥ר סִינָֽי
Ve bunların arasında Musa ve kâhin Harun'un saydıklarından bir adam yoktu; ki onlar İsrail oğullarını Sina çölünde saymışlardı.