964
Kullanım
10
Lemma
134
Türev
140
Anlam
10 lemma, 134 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אָכֹל Lemma | akhol | kesinlikle yemek, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 80 | ||
יֵֽאָכֵל | ye'akhel | yenilecek, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 78 | ||
תֹּאכֵֽל | tokhel | yiyeceksin, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 62 | ||
תֹֽאכְלוּ | tokhelu | yiyeceksiniz, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 55 | ||
לֶאֱכֹל | le'ehol | yemek için, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 45 | ||
Örnek Ayetler (5 / 45) 2. Samuel 11:11 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר אוּרִיָּ֜ה אֶל־דָּוִ֗ד הָ֠אָרוֹן וְיִשְׂרָאֵ֨ל וִֽיהוּדָ֜ה יֹשְׁבִ֣ים בַּסֻּכּ֗וֹת וַאדֹנִ֨י יוֹאָ֜ב וְעַבְדֵ֤י אֲדֹנִ֨י עַל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ חֹנִ֔ים וַאֲנִ֞י אָב֧וֹא אֶל־בֵּיתִ֛י לֶאֱכֹ֥ל וְלִשְׁתּ֖וֹת וְלִשְׁכַּ֣ב עִם־אִשְׁתִּ֑י חַיֶּ֨ךָ֙ וְחֵ֣י נַפְשֶׁ֔ךָ אִֽם־אֶעֱשֶׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה Uriya Davut'a dedi: 'Sandık, İsrail ve Yahuda çardaklarda oturuyorlar; efendim Yoav ve efendimin kulları tarlanın yüzünde konaklıyorlar; ben yemek, içmek ve karımla yatmak için evime mi gireceğim? Senin yaşamın ve canının yaşamı hakkı için, bu sözü yapmayacağım.' 2. Samuel 13:11 · Tevrat וַתַּגֵּ֥שׁ אֵלָ֖יו לֶֽאֱכֹ֑ל וַיַּֽחֲזֶק־בָּהּ֙ וַיֹּ֣אמֶר לָ֔הּ בּ֛וֹאִי שִׁכְבִ֥י עִמִּ֖י אֲחוֹתִֽי Yemesi için ona yaklaştırdı; ve onu tuttu ve ona dedi: 'Gel, benimle yat, kız kardeşim.' 2. Samuel 18:8 · Tevrat וַתְּהִי־שָׁ֧ם הַמִּלְחָמָ֛ה נָפֹ֖צֶת עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיֶּ֤רֶב הַיַּ֨עַר֙ לֶאֱכֹ֣ל בָּעָ֔ם מֵאֲשֶׁ֥ר אָכְלָ֛ה הַחֶ֖רֶב בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא Savaş orada bütün yerin yüzüne yayıldı; ve o gün orman, halkı yemekte kılıcın yediğinden daha çok oldu. Yeremya 2:7 · Tevrat וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־אֶ֣רֶץ הַכַּרְמֶ֔ל לֶאֱכֹ֥ל פִּרְיָ֖הּ וְטוּבָ֑הּ וַתָּבֹ֨אוּ֙ וַתְּטַמְּא֣וּ אֶת־אַרְצִ֔י וְנַחֲלָתִ֥י שַׂמְתֶּ֖ם לְתוֹעֵבָֽה Meyvesini ve iyiliğini yemek için sizi meyve bahçesi diyarına getirdim; ama geldiniz ve diyarımı kirlettiniz, mirasımı iğrençliğe dönüştürdünüz. Yeremya 15:3 · Tevrat וּפָקַדְתִּ֨י עֲלֵיהֶ֜ם אַרְבַּ֤ע מִשְׁפָּחוֹת֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אֶת־הַחֶ֣רֶב לַֽהֲרֹ֔ג וְאֶת־הַכְּלָבִ֖ים לִסְחֹ֑ב וְאֶת־ע֧וֹף הַשָּׁמַ֛יִם וְאֶת־בֶּהֱמַ֥ת הָאָ֖רֶץ לֶאֱכֹ֥ל וּלְהַשְׁחִֽית Ve onların üzerine dört tür atayacağım, Yahve'nin bildirisidir: öldürmek için kılıcı, sürüklemek için köpekleri, yemek ve yok etmek için göklerin kuşunu ve yerin hayvanını. | ||||||
יֹאכְלוּ | yohlu | yiyecekler, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 43 | ||
וַיֹּאכֵֽלוּ | va-yyokhelu | ve yediler, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 36 | ||
אָֽכְלוּ | akhlu | yediler, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 28 | ||
וַתֹּאכַל | va-ttokhal | ve yedi, yemek, tüketmek, yutmak | Fiil | 28 | ||
וַיֹּאכַֽל | va-yyokhal | ve yedi, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 27 | ||
וְאֹכֵלָה | ve-okhela | ve yiyeceğim, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 27 | ||
וְאִכְלוּ | ve-ikhlu | ve yiyin, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 26 | ||
וָאֹכֵֽל | va-okhel | ve yedim, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 25 | ||
אֲכַלֶּה | akhalle | yiyeceğim, yemek, tüketmek, yiyip bitirmek | Fiil | 23 | ||
וַאֲכַלְתֶּם | va-ahaltem | ve yiyeceksiniz, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 21 | ||
וְאָכַלְתָּ | ve-akhalta | ve yiyeceksin, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 16 | ||
לֶאֱכוֹל | le-ekhol | yemek için, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 14 | ||
תֹּאכֲלֶנּוּ | tokhalennu | yiyeceksin, yemek, tüketmek, yok etmek | Zamir | 13 | ||
אָכוֹל | akhol | yemek, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 12 | ||
אָכָֽלְתִּי | akhalti | yedim, yemek, tüketmek, yok etmek | Fiil | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 80)
Hakimler 13:16
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־מָנ֗וֹחַ אִם־תַּעְצְרֵ֨נִי֙ לֹא־אֹכַ֣ל בְּלַחְמֶ֔ךָ וְאִם־תַּעֲשֶׂ֣ה עֹלָ֔ה לַיהוָ֖ה תַּעֲלֶ֑נָּה כִּ֚י לֹא־יָדַ֣ע מָנ֔וֹחַ כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה הֽוּא
Bunun üzerine Yahve'nin elçisi Manoah'a dedi: 'Beni alıkoysan da senin ekmeğinden yemeyeceğim; ve eğer yakmalık sunu yaparsan onu Yahve'ye sunacaksın.' Çünkü Manoah onun Yahve'nin elçisi olduğunu bilmiyordu.
Hezekiel 18:6
·
Tevrat
אֶל־הֶֽהָרִים֙ לֹ֣א אָכָ֔ל וְעֵינָיו֙ לֹ֣א נָשָׂ֔א אֶל־גִּלּוּלֵ֖י בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וְאֶת־אֵ֤שֶׁת רֵעֵ֨הוּ֙ לֹ֣א טִמֵּ֔א וְאֶל־אִשָּׁ֥ה נִדָּ֖ה לֹ֥א יִקְרָֽב
Dağlarda yemez, ve gözlerini İsrail evinin putlarına kaldırmaz, ve komşusunun karısını kirletmez, ve adetli kadına yaklaşmaz;
Hezekiel 18:11
·
Tevrat
וְה֕וּא אֶת־כָּל־אֵ֖לֶּה לֹ֣א עָשָׂ֑ה כִּ֣י גַ֤ם אֶל־הֶֽהָרִים֙ אָכַ֔ל וְאֶת־אֵ֥שֶׁת רֵעֵ֖הוּ טִמֵּֽא
Ve o bütün bunları yapmadı; aksine dağlarda yedi ve komşusunun karısını kirletti;
Hezekiel 18:15
·
Tevrat
עַל־הֶֽהָרִים֙ לֹ֣א אָכָ֔ל וְעֵינָיו֙ לֹ֣א נָשָׂ֔א אֶל־גִּלּוּלֵ֖י בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל אֶת־אֵ֥שֶׁת רֵעֵ֖הוּ לֹ֥א טִמֵּֽא
Dağlarda yemedi ve gözlerini İsrail evinin putlarına kaldırmadı, komşusunun karısını kirletmedi;
Hezekiel 19:3
·
Tevrat
וַתַּ֛עַל אֶחָ֥ד מִגֻּרֶ֖יהָ כְּפִ֣יר הָיָ֑ה וַיִּלְמַ֥ד לִטְרָף־טֶ֖רֶף אָדָ֥ם אָכָֽל
Ve yavrularından birini yükseltti, genç aslan oldu; ve av parçalamayı öğrendi, insan yedi.
Örnek Ayetler (4 / 78)
Amos 4:9
·
Tevrat
הִכֵּ֣יתִי אֶתְכֶם֮ בַּשִּׁדָּפ֣וֹן וּבַיֵּרָקוֹן֒ הַרְבּ֨וֹת גַּנּוֹתֵיכֶ֧ם וְכַרְמֵיכֶ֛ם וּתְאֵנֵיכֶ֥ם וְזֵיתֵיכֶ֖ם יֹאכַ֣ל הַגָּזָ֑ם וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Sizi sam yeliyle ve küfle vurdum; bahçeleriniz, bağlarınız, incirleriniz ve zeytinleriniz çoğaldığında tırtıl yedi; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 45:21
·
Tevrat
בָּ֠רִאשׁוֹן בְּאַרְבָּעָ֨ה עָשָׂ֥ר יוֹם֙ לַחֹ֔דֶשׁ יִהְיֶ֥ה לָכֶ֖ם הַפָּ֑סַח חָ֕ג שְׁבֻע֣וֹת יָמִ֔ים מַצּ֖וֹת יֵאָכֵֽל
Birincide, ayın on dördüncü gününde sizin için Fısıh olacak; yedi gün bayramdır, mayasız ekmekler yenilecek.
2. Samuel 9:10
·
Tevrat
וְעָבַ֣דְתָּ לּ֣וֹ אֶֽת־הָאֲדָמָ֡ה אַתָּה֩ וּבָנֶ֨יךָ וַעֲבָדֶ֜יךָ וְהֵבֵ֗אתָ וְהָיָ֨ה לְבֶן־אֲדֹנֶ֤יךָ לֶּ֨חֶם֙ וַאֲכָל֔וֹ וּמְפִיבֹ֨שֶׁת֙ בֶּן־אֲדֹנֶ֔יךָ יֹאכַ֥ל תָּמִ֛יד לֶ֖חֶם עַל־שֻׁלְחָנִ֑י וּלְצִיבָ֗א חֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר בָּנִ֖ים וְעֶשְׂרִ֥ים עֲבָדִֽים
Sen, oğulların ve kulların onun için toprağı işleyeceksin ve getireceksin; ve efendinin oğluna ekmek olacak ve onu yiyecek. Ve efendinin oğlu Mefivoşet daima masamda ekmek yiyecek.' Ve Tsiva'nın on beş oğlu ve yirmi kulu vardı.
Yeremya 5:17
·
Tevrat
וְאָכַ֨ל קְצִֽירְךָ֜ וְלַחְמֶ֗ךָ יֹאכְלוּ֙ בָּנֶ֣יךָ וּבְנוֹתֶ֔יךָ יֹאכַ֤ל צֹאנְךָ֙ וּבְקָרֶ֔ךָ יֹאכַ֥ל גַּפְנְךָ֖ וּתְאֵנָתֶ֑ךָ יְרֹשֵׁ֞שׁ עָרֵ֣י מִבְצָרֶ֗יךָ אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֛ה בּוֹטֵ֥חַ בָּהֵ֖נָּה בֶּחָֽרֶב
Ve hasadını ve ekmeğini yiyecek; oğullarını ve kızlarını yiyecekler; sürünü ve sığırını yiyecek; asmanı ve incirini yiyecek; onlara güvendiğin surlu şehirlerini kılıçla parçalayacak.
Örnek Ayetler (4 / 62)
Hakimler 13:14
·
Tevrat
מִכֹּ֣ל אֲשֶׁר־יֵצֵא֩ מִגֶּ֨פֶן הַיַּ֜יִן לֹ֣א תֹאכַ֗ל וְיַ֤יִן וְשֵׁכָר֙ אַל־תֵּ֔שְׁתְּ וְכָל־טֻמְאָ֖ה אַל־תֹּאכַ֑ל כֹּ֥ל אֲשֶׁר־צִוִּיתִ֖יהָ תִּשְׁמֹֽר
Şarap asmasından çıkan hiçbir şeyden yemesin ve şarap ve içki içmesin ve hiçbir kirlilik yemesin; ona buyurduğum her şeyi tutsun.
Hezekiel 3:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ בִּטְנְךָ֤ תַֽאֲכֵל֙ וּמֵעֶ֣יךָ תְמַלֵּ֔א אֵ֚ת הַמְּגִלָּ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י נֹתֵ֣ן אֵלֶ֑יךָ וָאֹ֣כְלָ֔ה וַתְּהִ֥י בְּפִ֖י כִּדְבַ֥שׁ לְמָתֽוֹק
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, sana verdiğim bu tomarla karnını doyur ve bağırsaklarını doldur.' Ve onu yedim ve ağzımda tatlılık bakımından bal gibiydi.
Hezekiel 12:18
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם לַחְמְךָ֖ בְּרַ֣עַשׁ תֹּאכֵ֑ל וּמֵימֶ֕יךָ בְּרָגְזָ֥ה וּבִדְאָגָ֖ה תִּשְׁתֶּֽה
İnsanoğlu, ekmeğini titremeyle yiyeceksin; ve suyunu sarsıntıyla ve kaygıyla içeceksin.
Hezekiel 23:25
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י קִנְאָתִ֜י בָּ֗ךְ וְעָשׂ֤וּ אוֹתָךְ֙ בְּחֵמָ֔ה אַפֵּ֤ךְ וְאָזְנַ֨יִךְ֙ יָסִ֔ירוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ בַּחֶ֣רֶב תִּפּ֑וֹל הֵ֗מָּה בָּנַ֤יִךְ וּבְנוֹתַ֨יִךְ֙ יִקָּ֔חוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ תֵּאָכֵ֥ל בָּאֵֽשׁ
Ve sana kıskançlığımı vereceğim ve sana öfkeyle yapacaklar; senin burnunu ve senin kulaklarını kesecekler ve senin sonun kılıçla düşecek; onlar senin oğullarını ve senin kızlarını alacaklar ve senin sonun ateşle yenecek.
Örnek Ayetler (5 / 55)
Hezekiel 24:22
·
Tevrat
וַעֲשִׂיתֶ֖ם כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתִי עַל־שָׂפָם֙ לֹ֣א תַעְט֔וּ וְלֶ֥חֶם אֲנָשִׁ֖ים לֹ֥א תֹאכֵֽלוּ
Ve benim yaptığım gibi yapacaksınız; bıyık üzerine örtmeyeceksiniz ve adamların ekmeğini yemeyeceksiniz.
Hezekiel 33:25
·
Tevrat
לָכֵן֩ אֱמֹ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה עַל־הַדָּ֧ם תֹּאכֵ֛לוּ וְעֵינֵכֶ֛ם תִּשְׂא֥וּ אֶל־גִּלּוּלֵיכֶ֖ם וְדָ֣ם תִּשְׁפֹּ֑כוּ וְהָאָ֖רֶץ תִּירָֽשׁוּ
Bu yüzden onlara söyle, Efendi Yahve şöyle dedi: Kanla birlikte yiyorsunuz, gözlerinizi putlarınıza kaldırıyorsunuz ve kan döküyorsunuz; yeri miras mı alacaksınız?
Hezekiel 34:3
·
Tevrat
אֶת־הַחֵ֤לֶב תֹּאכֵ֨לוּ֙ וְאֶת־הַצֶּ֣מֶר תִּלְבָּ֔שׁוּ הַבְּרִיאָ֖ה תִּזְבָּ֑חוּ הַצֹּ֖אן לֹ֥א תִרְעֽוּ
Yağı yiyorsunuz ve yünü giyiyorsunuz, semiz olanı kesiyorsunuz; ama sürüyü gütmüyorsunuz.
Hezekiel 39:18
·
Tevrat
בְּשַׂ֤ר גִּבּוֹרִים֙ תֹּאכֵ֔לוּ וְדַם־נְשִׂיאֵ֥י הָאָ֖רֶץ תִּשְׁתּ֑וּ אֵילִ֨ים כָּרִ֤ים וְעַתּוּדִים֙ פָּרִ֔ים מְרִיאֵ֥י בָשָׁ֖ן כֻּלָּֽם
Yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve yerin önderlerinin kanını içeceksiniz; hepsi Başan'ın besili hayvanlarıdır: koçlar, kuzular ve tekeler, boğalar.
Yeşaya 1:19
·
Tevrat
אִם־תֹּאב֖וּ וּשְׁמַעְתֶּ֑ם ט֥וּב הָאָ֖רֶץ תֹּאכֵֽלוּ
Eğer isterseniz ve dinlerseniz, yerin ürününü yiyeceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 45)
2. Samuel 11:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אוּרִיָּ֜ה אֶל־דָּוִ֗ד הָ֠אָרוֹן וְיִשְׂרָאֵ֨ל וִֽיהוּדָ֜ה יֹשְׁבִ֣ים בַּסֻּכּ֗וֹת וַאדֹנִ֨י יוֹאָ֜ב וְעַבְדֵ֤י אֲדֹנִ֨י עַל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ חֹנִ֔ים וַאֲנִ֞י אָב֧וֹא אֶל־בֵּיתִ֛י לֶאֱכֹ֥ל וְלִשְׁתּ֖וֹת וְלִשְׁכַּ֣ב עִם־אִשְׁתִּ֑י חַיֶּ֨ךָ֙ וְחֵ֣י נַפְשֶׁ֔ךָ אִֽם־אֶעֱשֶׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Uriya Davut'a dedi: 'Sandık, İsrail ve Yahuda çardaklarda oturuyorlar; efendim Yoav ve efendimin kulları tarlanın yüzünde konaklıyorlar; ben yemek, içmek ve karımla yatmak için evime mi gireceğim? Senin yaşamın ve canının yaşamı hakkı için, bu sözü yapmayacağım.'
2. Samuel 13:11
·
Tevrat
וַתַּגֵּ֥שׁ אֵלָ֖יו לֶֽאֱכֹ֑ל וַיַּֽחֲזֶק־בָּהּ֙ וַיֹּ֣אמֶר לָ֔הּ בּ֛וֹאִי שִׁכְבִ֥י עִמִּ֖י אֲחוֹתִֽי
Yemesi için ona yaklaştırdı; ve onu tuttu ve ona dedi: 'Gel, benimle yat, kız kardeşim.'
2. Samuel 18:8
·
Tevrat
וַתְּהִי־שָׁ֧ם הַמִּלְחָמָ֛ה נָפֹ֖צֶת עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיֶּ֤רֶב הַיַּ֨עַר֙ לֶאֱכֹ֣ל בָּעָ֔ם מֵאֲשֶׁ֥ר אָכְלָ֛ה הַחֶ֖רֶב בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Savaş orada bütün yerin yüzüne yayıldı; ve o gün orman, halkı yemekte kılıcın yediğinden daha çok oldu.
Yeremya 2:7
·
Tevrat
וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־אֶ֣רֶץ הַכַּרְמֶ֔ל לֶאֱכֹ֥ל פִּרְיָ֖הּ וְטוּבָ֑הּ וַתָּבֹ֨אוּ֙ וַתְּטַמְּא֣וּ אֶת־אַרְצִ֔י וְנַחֲלָתִ֥י שַׂמְתֶּ֖ם לְתוֹעֵבָֽה
Meyvesini ve iyiliğini yemek için sizi meyve bahçesi diyarına getirdim; ama geldiniz ve diyarımı kirlettiniz, mirasımı iğrençliğe dönüştürdünüz.
Yeremya 15:3
·
Tevrat
וּפָקַדְתִּ֨י עֲלֵיהֶ֜ם אַרְבַּ֤ע מִשְׁפָּחוֹת֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אֶת־הַחֶ֣רֶב לַֽהֲרֹ֔ג וְאֶת־הַכְּלָבִ֖ים לִסְחֹ֑ב וְאֶת־ע֧וֹף הַשָּׁמַ֛יִם וְאֶת־בֶּהֱמַ֥ת הָאָ֖רֶץ לֶאֱכֹ֥ל וּלְהַשְׁחִֽית
Ve onların üzerine dört tür atayacağım, Yahve'nin bildirisidir: öldürmek için kılıcı, sürüklemek için köpekleri, yemek ve yok etmek için göklerin kuşunu ve yerin hayvanını.
Örnek Ayetler (4 / 43)
Hezekiel 4:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה כָּ֣כָה יֹאכְל֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־לַחְמָ֖ם טָמֵ֑א בַּגּוֹיִ֕ם אֲשֶׁ֥ר אַדִּיחֵ֖ם שָֽׁם
Ve Yahve dedi: 'İsrail oğulları, onları süreceğim ulusların arasında ekmeklerini böyle kirli yiyecekler.'
Hezekiel 5:10
·
Tevrat
לָכֵ֗ן אָב֞וֹת יֹאכְל֤וּ בָנִים֙ בְּתוֹכֵ֔ךְ וּבָנִ֖ים יֹאכְל֣וּ אֲבוֹתָ֑ם וְעָשִׂ֤יתִי בָךְ֙ שְׁפָטִ֔ים וְזֵרִיתִ֥י אֶת־כָּל־שְׁאֵרִיתֵ֖ךְ לְכָל־רֽוּחַ
Bu yüzden senin içinde babalar oğulları yiyecekler ve oğullar babalarını yiyecekler; ve sende hükümler yapacağım ve bütün sağ kalanlarını her rüzgara savuracağım.
Hezekiel 12:19
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֶל־עַ֣ם הָאָ֡רֶץ כֹּֽה־אָמַר֩ אֲדֹנָ֨י יְהוִ֜ה לְיוֹשְׁבֵ֤י יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ אֶל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל לַחְמָם֙ בִּדְאָגָ֣ה יֹאכֵ֔לוּ וּמֵֽימֵיהֶ֖ם בְּשִׁמָּמ֣וֹן יִשְׁתּ֑וּ לְמַ֜עַן תֵּשַׁ֤ם אַרְצָהּ֙ מִמְּלֹאָ֔הּ מֵחֲמַ֖ס כָּֽל־הַיֹּשְׁבִ֥ים בָּֽהּ
Ve yerin halkına de: Efendi Yahve Yeruşalim'de oturanlara, İsrail toprağına şöyle dedi: Ekmeklerini kaygıyla yiyecekler ve sularını dehşetle içecekler; öyle ki, onda oturanların hepsinin zorbalığından dolayı onun toprağı doluluğundan ıssız kalsın.
Hezekiel 18:2
·
Tevrat
מַה־לָּכֶ֗ם אַתֶּם֙ מֹֽשְׁלִים֙ אֶת־הַמָּשָׁ֣ל הַזֶּ֔ה עַל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר אָבוֹת֙ יֹ֣אכְלוּ בֹ֔סֶר וְשִׁנֵּ֥י הַבָּנִ֖ים תִּקְהֶֽינָה
Size ne oluyor da İsrail'in toprağında bu meseli söyleyerek diyorsunuz: 'Babalar koruk yediler ve oğulların dişleri kamaştı'?
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hakimler 9:27
·
Tevrat
וַיֵּצְא֨וּ הַשָּׂדֶ֜ה וַֽיִּבְצְר֤וּ אֶת־כַּרְמֵיהֶם֙ וַֽיִּדְרְכ֔וּ וַֽיַּעֲשׂ֖וּ הִלּוּלִ֑ים וַיָּבֹ֨אוּ֙ בֵּ֣ית אֱֽלֹֽהֵיהֶ֔ם וַיֹּֽאכְלוּ֙ וַיִּשְׁתּ֔וּ וַֽיְקַלְל֖וּ אֶת־אֲבִימֶֽלֶךְ
Tarlaya çıktılar, ve bağlarını bozdular, ve üzümleri çiğnediler, ve şenlikler yaptılar; ve ilahlarının evine girdiler, ve yiyip içtiler, ve Abimelek'e lanet ettiler.
Hakimler 14:9
·
Tevrat
וַיִּרְדֵּ֣הוּ אֶל־כַּפָּ֗יו וַיֵּ֤לֶךְ הָלוֹךְ֙ וְאָכֹ֔ל וַיֵּ֨לֶךְ֙ אֶל־אָבִ֣יו וְאֶל־אִמּ֔וֹ וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֖ם וַיֹּאכֵ֑לוּ וְלֹֽא־הִגִּ֣יד לָהֶ֔ם כִּ֛י מִגְּוִיַּ֥ת הָאַרְיֵ֖ה רָדָ֥ה הַדְּבָֽשׁ
Sonra onu avuçlarına kazıdı ve giderek ve yiyerek gitti ve babasına ve annesine gitti ve onlara verdi ve yediler; ve balı aslanın cesedinden kazıdığını onlara bildirmedi.
Hakimler 19:4
·
Tevrat
וַיֶּחֱזַק־בּ֤וֹ חֹֽתְנוֹ֙ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה וַיֵּ֥שֶׁב אִתּ֖וֹ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וַיֹּאכְלוּ֙ וַיִּשְׁתּ֔וּ וַיָּלִ֖ינוּ שָֽׁם
Kayınbabası, genç kadının babası onu alıkoydu, ve onunla üç gün oturdu; ve yediler ve içtiler ve orada gecelediler.
Hakimler 19:6
·
Tevrat
וַיֵּשְׁב֗וּ וַיֹּאכְל֧וּ שְׁנֵיהֶ֛ם יַחְדָּ֖ו וַיִּשְׁתּ֑וּ וַיֹּ֜אמֶר אֲבִ֤י הַֽנַּעֲרָה֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ הֽוֹאֶל־נָ֥א וְלִ֖ין וְיִטַ֥ב לִבֶּֽךָ
Oturdular ve ikisi birlikte yediler ve içtiler; ve genç kadının babası adama dedi ki: 'Lütfen razı ol ve gecele, ve kalbin iyi olsun.'
Hakimler 19:8
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם בַּבֹּ֜קֶר בַּיּ֣וֹם הַחֲמִישִׁי֮ לָלֶכֶת֒ וַיֹּ֣אמֶר אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֗ה סְעָד־נָא֙ לְבָ֣בְךָ֔ וְהִֽתְמַהְמְה֖וּ עַד־נְט֣וֹת הַיּ֑וֹם וַיֹּאכְל֖וּ שְׁנֵיהֶֽם
Beşinci günde gitmek için sabah erkenden kalktı; ve genç kadının babası dedi ki: 'Lütfen kalbini destekle.' Ve gün dönene kadar oyalandılar; ve ikisi yediler.
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hezekiel 22:9
·
Tevrat
אַנְשֵׁ֥י רָכִ֛יל הָ֥יוּ בָ֖ךְ לְמַ֣עַן שְׁפָךְ־דָּ֑ם וְאֶל־הֶֽהָרִים֙ אָ֣כְלוּ בָ֔ךְ זִמָּ֖ה עָשׂ֥וּ בְתוֹכֵֽךְ
Kan dökmek uğruna sende iftira adamları oldular; ve sende dağlarda yediler, ortanda ahlaksızlık yaptılar.
Hezekiel 22:25
·
Tevrat
קֶ֤שֶׁר נְבִיאֶ֨יהָ֙ בְּתוֹכָ֔הּ כַּאֲרִ֥י שׁוֹאֵ֖ג טֹ֣רֵֽף טָ֑רֶף נֶ֣פֶשׁ אָכָ֗לוּ חֹ֤סֶן וִיקָר֙ יִקָּ֔חוּ אַלְמְנוֹתֶ֖יהָ הִרְבּ֥וּ בְתוֹכָֽהּ
Onun içinde peygamberlerinin komplosu, av parçalayan kükreyen aslan gibidir; can yediler, servet ve değerli şeyleri alırlar, onun içinde dullarını çoğalttılar.
Yeremya 10:25
·
Tevrat
שְׁפֹ֣ךְ חֲמָתְךָ֗ עַל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יְדָע֔וּךָ וְעַל֙ מִשְׁפָּח֔וֹת אֲשֶׁ֥ר בְּשִׁמְךָ֖ לֹ֣א קָרָ֑אוּ כִּֽי־אָכְל֣וּ אֶֽת־יַעֲקֹ֗ב וַאֲכָלֻ֨הוּ֙ וַיְכַלֻּ֔הוּ וְאֶת־נָוֵ֖הוּ הֵשַֽׁמּוּ
Gazabını seni bilmeyen ulusların üzerine ve adınla çağırmayan ailelerin üzerine dök; çünkü Yakup'u yediler, onu yediler ve onu tükettiler ve onun otlağını viran ettiler.
Yeremya 31:29
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם לֹא־יֹאמְר֣וּ ע֔וֹד אָב֖וֹת אָ֣כְלוּ בֹ֑סֶר וְשִׁנֵּ֥י בָנִ֖ים תִּקְהֶֽינָה
O günlerde artık, 'Babalar koruk yediler ve oğulların dişleri kamaştı' demeyecekler.
Yeremya 50:17
·
Tevrat
שֶׂ֧ה פְזוּרָ֛ה יִשְׂרָאֵ֖ל אֲרָי֣וֹת הִדִּ֑יחוּ הָרִאשׁ֤וֹן אֲכָלוֹ֙ מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר וְזֶ֤ה הָאַחֲרוֹן֙ עִצְּמ֔וֹ נְבוּכַדְרֶאצַּ֖ר מֶ֥לֶךְ בָּבֶֽל
İsrail dağılmış bir koyundur, aslanlar onu sürdü; ilk olarak Asur kralı onu yedi ve bu sonuncusu, Babil kralı Nebukadnessar onun kemiklerini kırdı.
Örnek Ayetler (4 / 28)
Hakimler 6:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֞ח מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה אֶת־קְצֵ֤ה הַמִּשְׁעֶ֨נֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַיִּגַּ֥ע בַּבָּשָׂ֖ר וּבַמַּצּ֑וֹת וַתַּ֨עַל הָאֵ֜שׁ מִן־הַצּ֗וּר וַתֹּ֤אכַל אֶת־הַבָּשָׂר֙ וְאֶת־הַמַּצּ֔וֹת וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הָלַ֖ךְ מֵעֵינָֽיו
Sonra Yahve'nin elçisi elindeki değneğin ucunu uzattı, ete ve mayasız ekmeklere dokundu; kayadan ateş çıktı, eti ve mayasız ekmekleri yedi. Yahve'nin elçisi onun gözlerinden gitti.
Hakimler 9:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הָאָטָד֮ אֶל־הָעֵצִים֒ אִ֡ם בֶּאֱמֶ֣ת אַתֶּם֩ מֹשְׁחִ֨ים אֹתִ֤י לְמֶ֨לֶךְ֙ עֲלֵיכֶ֔ם בֹּ֖אוּ חֲס֣וּ בְצִלִּ֑י וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִן־הָ֣אָטָ֔ד וְתֹאכַ֖ל אֶת־אַרְזֵ֥י הַלְּבָנֽוֹן
Karaçalı ağaçlara dedi: 'Eğer beni gerçekten üzerinize kral olarak meshediyorsanız, gelin gölgeme sığının; ama eğer değilse, karaçalıdan ateş çıksın ve Lübnan sedirlerini yiyip bitirsin.'
Hakimler 9:20
·
Tevrat
וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מֵאֲבִימֶ֔לֶךְ וְתֹאכַ֛ל אֶת־בַּעֲלֵ֥י שְׁכֶ֖ם וְאֶת־בֵּ֣ית מִלּ֑וֹא וְתֵצֵ֨א אֵ֜שׁ מִבַּעֲלֵ֤י שְׁכֶם֙ וּמִבֵּ֣ית מִלּ֔וֹא וְתֹאכַ֖ל אֶת־אֲבִימֶֽלֶךְ
Ama eğer değilse, Abimelek'ten ateş çıksın, ve Şekem'in sahiplerini ve Millo evini yiyip bitirsin; ve Şekem'in sahiplerinden ve Millo evinden ateş çıksın, ve Abimelek'i yiyip bitirsin.
Amos 7:4
·
Tevrat
כֹּ֤ה הִרְאַ֨נִי֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִנֵּ֥ה קֹרֵ֛א לָרִ֥ב בָּאֵ֖שׁ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וַתֹּ֨אכַל֙ אֶת־תְּה֣וֹם רַבָּ֔ה וְאָכְלָ֖ה אֶת־הַחֵֽלֶק
Efendi Yahve bana şöyle gösterdi: Ve işte, Efendi Yahve ateşle yargılamak için çağırıyordu; ve büyük engini yiyip bitirdi, ve payı yiyip bitirdi.
Örnek Ayetler (5 / 27)
2. Samuel 11:13
·
Tevrat
וַיִּקְרָא־ל֣וֹ דָוִ֗ד וַיֹּ֧אכַל לְפָנָ֛יו וַיֵּ֖שְׁתְּ וַֽיְשַׁכְּרֵ֑הוּ וַיֵּצֵ֣א בָעֶ֗רֶב לִשְׁכַּ֤ב בְּמִשְׁכָּבוֹ֙ עִם־עַבְדֵ֣י אֲדֹנָ֔יו וְאֶל־בֵּית֖וֹ לֹ֥א יָרָֽד
Davut onu çağırdı; onun önünde yedi, içti ve onu sarhoş etti. Akşam efendisinin kullarıyla yatağında yatmak için çıktı; evine inmedi.
2. Samuel 12:20
·
Tevrat
וַיָּקָם֩ דָּוִ֨ד מֵהָאָ֜רֶץ וַיִּרְחַ֣ץ וַיָּ֗סֶךְ וַיְחַלֵּף֙ שִׂמְלֹתָ֔יו וַיָּבֹ֥א בֵית־יְהוָ֖ה וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיָּבֹא֙ אֶל־בֵּית֔וֹ וַיִּשְׁאַ֕ל וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לֶ֖חֶם וַיֹּאכַֽל
Bunun üzerine Davut yerden kalktı, yıkandı, yağlandı ve giysilerini değiştirdi; Yahve'nin evine gelip secde etti. Sonra evine geldi, istedi ve ona ekmek koydular, o da yedi.
1. Samuel 9:24
·
Tevrat
וַיָּ֣רֶם הַ֠טַּבָּח אֶת־הַשּׁ֨וֹק וְהֶעָלֶ֜יהָ וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵ֣י שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ הִנֵּ֤ה הַנִּשְׁאָר֙ שִׂים־לְפָנֶ֣יךָ אֱכֹ֔ל כִּ֧י לַמּוֹעֵ֛ד שָֽׁמוּר־לְךָ֥ לֵאמֹ֖ר הָעָ֣ם קָרָ֑אתִי וַיֹּ֧אכַל שָׁא֛וּל עִם־שְׁמוּאֵ֖ל בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Ve aşçı budu ve üzerindekini kaldırdı ve Şaul'un önüne koydu ve dedi: 'İşte kalan, önüne koy, ye; çünkü halkı çağırdım diyerek belirlenen zaman için sana saklandı.' Ve Şaul o gün Samuel ile yedi.
1. Samuel 14:32
·
Tevrat
וַיַּ֤עַט הָעָם֙ אֶל־הַשָּׁלָ֔ל וַיִּקְח֨וּ צֹ֧אן וּבָקָ֛ר וּבְנֵ֥י בָקָ֖ר וַיִּשְׁחֲטוּ־אָ֑רְצָה וַיֹּ֥אכַל הָעָ֖ם עַל־הַדָּֽם
Halk ganimete atıldı; koyun, sığır ve sığır yavruları aldılar ve yere kestiler; halk kan üzerinde yedi.
1. Samuel 30:11
·
Tevrat
וַֽיִּמְצְא֤וּ אִישׁ־מִצְרִי֙ בַּשָּׂדֶ֔ה וַיִּקְח֥וּ אֹת֖וֹ אֶל־דָּוִ֑ד וַיִּתְּנוּ־ל֥וֹ לֶ֨חֶם֙ וַיֹּ֔אכַל וַיַּשְׁקֻ֖הוּ מָֽיִם
Kırda Mısırlı bir adam buldular ve onu Davut'a getirdiler; ona ekmek verdiler ve o yedi, ona su içirdiler.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Amos 1:4
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּבֵ֣ית חֲזָאֵ֑ל וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת בֶּן־הֲדָֽד
Ve Hazael'in evine ateş göndereceğim ve Ben-Hadat'ın saraylarını yiyecek.
Amos 1:7
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּחוֹמַ֣ת עַזָּ֑ה וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנֹתֶֽיהָ
Ve Gazze'nin duvarına ateş göndereceğim ve saraylarını yiyecek.
Amos 1:10
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּח֣וֹמַת צֹ֑ר וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנֹתֶֽיהָ
Ve Sur'un duvarına ateş göndereceğim ve saraylarını yiyecek.
Amos 1:12
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּתֵימָ֑ן וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת בָּצְרָֽה
Ve Teman'a ateş göndereceğim ve Bosra'nın saraylarını yiyecek.
Amos 1:14
·
Tevrat
וְהִצַּ֤תִּי אֵשׁ֙ בְּחוֹמַ֣ת רַבָּ֔ה וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנוֹתֶ֑יהָ בִּתְרוּעָה֙ בְּי֣וֹם מִלְחָמָ֔ה בְּסַ֖עַר בְּי֥וֹם סוּפָֽה
Ve Rabba'nın duvarında ateş tutuşturacağım ve savaş gününde narayla, kasırga gününde fırtınayla saraylarını yiyecek.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Amos 9:14
·
Tevrat
וְשַׁבְתִּי֮ אֶת־שְׁב֣וּת עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וּבָנ֞וּ עָרִ֤ים נְשַׁמּוֹת֙ וְיָשָׁ֔בוּ וְנָטְע֣וּ כְרָמִ֔ים וְשָׁת֖וּ אֶת־יֵינָ֑ם וְעָשׂ֣וּ גַנּ֔וֹת וְאָכְל֖וּ אֶת־פְּרִיהֶֽם
Ve halkım İsrail'in sürgünlüğünü geri döndüreceğim; ve yıkık şehirleri inşa edecekler ve oturacaklar; ve bağlar dikecekler ve şaraplarını içecekler; ve bahçeler yapacaklar ve meyvelerini yiyecekler.
Hezekiel 4:16
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ הִנְנִ֨י שֹׁבֵ֤ר מַטֵּה־לֶ֨חֶם֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וְאָכְלוּ־לֶ֥חֶם בְּמִשְׁקָ֖ל וּבִדְאָגָ֑ה וּמַ֕יִם בִּמְשׂוּרָ֥ה וּבְשִׁמָּמ֖וֹן יִשְׁתּֽוּ
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, işte ben Yeruşalim'de ekmek değneğini kırıyorum; ve ekmeği ağırlıkla ve kaygıyla yiyecekler ve suyu ölçüyle ve dehşetle içecekler.'
2. Samuel 9:10
·
Tevrat
וְעָבַ֣דְתָּ לּ֣וֹ אֶֽת־הָאֲדָמָ֡ה אַתָּה֩ וּבָנֶ֨יךָ וַעֲבָדֶ֜יךָ וְהֵבֵ֗אתָ וְהָיָ֨ה לְבֶן־אֲדֹנֶ֤יךָ לֶּ֨חֶם֙ וַאֲכָל֔וֹ וּמְפִיבֹ֨שֶׁת֙ בֶּן־אֲדֹנֶ֔יךָ יֹאכַ֥ל תָּמִ֛יד לֶ֖חֶם עַל־שֻׁלְחָנִ֑י וּלְצִיבָ֗א חֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר בָּנִ֖ים וְעֶשְׂרִ֥ים עֲבָדִֽים
Sen, oğulların ve kulların onun için toprağı işleyeceksin ve getireceksin; ve efendinin oğluna ekmek olacak ve onu yiyecek. Ve efendinin oğlu Mefivoşet daima masamda ekmek yiyecek.' Ve Tsiva'nın on beş oğlu ve yirmi kulu vardı.
Yeremya 7:21
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֛ר יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עֹלוֹתֵיכֶ֛ם סְפ֥וּ עַל־זִבְחֵיכֶ֖ם וְאִכְל֥וּ בָשָֽׂר
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: Yakmalık sunularınızı kurbanlarınıza ekleyin ve et yiyin.
Yeremya 29:5
·
Tevrat
בְּנ֥וּ בָתִּ֖ים וְשֵׁ֑בוּ וְנִטְע֣וּ גַנּ֔וֹת וְאִכְל֖וּ אֶת־פִּרְיָֽן
Evler inşa edin ve oturun; bahçeler dikin ve onların meyvesini yiyin.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hakimler 14:9
·
Tevrat
וַיִּרְדֵּ֣הוּ אֶל־כַּפָּ֗יו וַיֵּ֤לֶךְ הָלוֹךְ֙ וְאָכֹ֔ל וַיֵּ֨לֶךְ֙ אֶל־אָבִ֣יו וְאֶל־אִמּ֔וֹ וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֖ם וַיֹּאכֵ֑לוּ וְלֹֽא־הִגִּ֣יד לָהֶ֔ם כִּ֛י מִגְּוִיַּ֥ת הָאַרְיֵ֖ה רָדָ֥ה הַדְּבָֽשׁ
Sonra onu avuçlarına kazıdı ve giderek ve yiyerek gitti ve babasına ve annesine gitti ve onlara verdi ve yediler; ve balı aslanın cesedinden kazıdığını onlara bildirmedi.
Amos 7:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲמַצְיָה֙ אֶל־עָמ֔וֹס חֹזֶ֕ה לֵ֥ךְ בְּרַח־לְךָ֖ אֶל־אֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה וֶאֱכָל־שָׁ֣ם לֶ֔חֶם וְשָׁ֖ם תִּנָּבֵֽא
Ve Amatsya Amos'a dedi: 'Ey gören, git, Yahuda diyarına kaç; ve orada ekmek ye, ve orada peygamberlik et.'
Hezekiel 2:8
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שְׁמַע֙ אֵ֤ת אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ אַל־תְּהִי־מֶ֖רִי כְּבֵ֣ית הַמֶּ֑רִי פְּצֵ֣ה פִ֔יךָ וֶאֱכֹ֕ל אֵ֥ת אֲשֶׁר־אֲנִ֖י נֹתֵ֥ן אֵלֶֽיךָ
Ve sen insanoğlu, sana söylediğimi dinle, isyancı ev gibi isyancı olma; ağzını aç ve sana verdiğimi ye.'
Hezekiel 43:8
·
Tevrat
בְּתִתָּ֨ם סִפָּ֜ם אֶת־סִפִּ֗י וּמְזֽוּזָתָם֙ אֵ֣צֶל מְזוּזָתִ֔י וְהַקִּ֖יר בֵּינִ֣י וּבֵֽינֵיהֶ֑ם וְטִמְּא֣וּ אֶת־שֵׁ֣ם קָדְשִׁ֗י בְּתֽוֹעֲבוֹתָם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֔וּ וָאֲכַ֥ל אֹתָ֖ם בְּאַפִּֽי
Eşiklerini benim eşiğimin yanına ve kapı sövelerini benim kapı sövemin yanına koyduklarında, benimle onların arasında sadece duvar vardı; ve yaptıkları iğrençlikleriyle kutsal adımı kirlettiler, ve onları öfkemle tükettim.
Yeremya 5:17
·
Tevrat
וְאָכַ֨ל קְצִֽירְךָ֜ וְלַחְמֶ֗ךָ יֹאכְלוּ֙ בָּנֶ֣יךָ וּבְנוֹתֶ֔יךָ יֹאכַ֤ל צֹאנְךָ֙ וּבְקָרֶ֔ךָ יֹאכַ֥ל גַּפְנְךָ֖ וּתְאֵנָתֶ֑ךָ יְרֹשֵׁ֞שׁ עָרֵ֣י מִבְצָרֶ֗יךָ אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֛ה בּוֹטֵ֥חַ בָּהֵ֖נָּה בֶּחָֽרֶב
Ve hasadını ve ekmeğini yiyecek; oğullarını ve kızlarını yiyecekler; sürünü ve sığırını yiyecek; asmanı ve incirini yiyecek; onlara güvendiğin surlu şehirlerini kılıçla parçalayacak.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hezekiel 15:4
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה לָאֵ֖שׁ נִתַּ֣ן לְאָכְלָ֑ה אֵת֩ שְׁנֵ֨י קְצוֹתָ֜יו אָכְלָ֤ה הָאֵשׁ֙ וְתוֹכ֣וֹ נָחָ֔ר הֲיִצְלַ֖ח לִמְלָאכָֽה
İşte yemesi için ateşe verildi; ateş iki ucunu yedi ve onun ortası kavruldu, işe yarar mı?
Hezekiel 19:14
·
Tevrat
וַתֵּצֵ֨א אֵ֜שׁ מִמַּטֵּ֤ה בַדֶּ֨יהָ֙ פִּרְיָ֣הּ אָכָ֔לָה וְלֹא־הָ֥יָה בָ֛הּ מַטֵּה־עֹ֖ז שֵׁ֣בֶט לִמְשׁ֑וֹל קִ֥ינָה הִ֖יא וַתְּהִ֥י לְקִינָֽה
Ve onun dallarının değneğinden ateş çıktı, onun meyvesini yedi; ve onda yönetmek için güçlü asa değneği olmadı; o bir ağıttır ve bir ağıt oldu.
2. Samuel 18:8
·
Tevrat
וַתְּהִי־שָׁ֧ם הַמִּלְחָמָ֛ה נָפֹ֖צֶת עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיֶּ֤רֶב הַיַּ֨עַר֙ לֶאֱכֹ֣ל בָּעָ֔ם מֵאֲשֶׁ֥ר אָכְלָ֛ה הַחֶ֖רֶב בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Savaş orada bütün yerin yüzüne yayıldı; ve o gün orman, halkı yemekte kılıcın yediğinden daha çok oldu.
Yeremya 2:30
·
Tevrat
לַשָּׁוְא֙ הִכֵּ֣יתִי אֶת־בְּנֵיכֶ֔ם מוּסָ֖ר לֹ֣א לָקָ֑חוּ אָכְלָ֧ה חַרְבְּכֶ֛ם נְבִֽיאֵיכֶ֖ם כְּאַרְיֵ֥ה מַשְׁחִֽית
Oğullarınızı boşuna vurdum, terbiye almadılar; kılıcınız peygamberlerinizi yok eden bir aslan gibi yedi.
Yeremya 3:24
·
Tevrat
וְהַבֹּ֗שֶׁת אָֽכְלָ֛ה אֶת־יְגִ֥יעַ אֲבוֹתֵ֖ינוּ מִנְּעוּרֵ֑ינוּ אֶת־צֹאנָם֙ וְאֶת־בְּקָרָ֔ם אֶת־בְּנֵיהֶ֖ם וְאֶת־בְּנוֹתֵיהֶֽם
Ve utanç, gençliğimizden beri atalarımızın emeğini, sürülerini ve sığırlarını, oğullarını ve kızlarını yedi.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hezekiel 39:17
·
Tevrat
וְאַתָּ֨ה בֶן־אָדָ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה אֱמֹר֩ לְצִפּ֨וֹר כָּל־כָּנָ֜ף וּלְכֹ֣ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה הִקָּבְצ֤וּ וָבֹ֨אוּ֙ הֵאָסְפ֣וּ מִסָּבִ֔יב עַל־זִבְחִ֗י אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֜י זֹבֵ֤חַ לָכֶם֙ זֶ֣בַח גָּד֔וֹל עַ֖ל הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַאֲכַלְתֶּ֥ם בָּשָׂ֖ר וּשְׁתִ֥יתֶם דָּֽם
Ve sen insanoğlu, Efendi Yahve şöyle dedi: Her kanatlı kuşa ve kırın her canlısına söyle: Toplanın ve gelin, İsrail dağlarının üzerinde size kurban ettiğim büyük kurban, kurbanımın üzerine çevreden bir araya gelin; ve et yiyeceksiniz ve kan içeceksiniz.
Hezekiel 39:19
·
Tevrat
וַאֲכַלְתֶּם־חֵ֣לֶב לְשָׂבְעָ֔ה וּשְׁתִ֥יתֶם דָּ֖ם לְשִׁכָּר֑וֹן מִזִּבְחִ֖י אֲשֶׁר־זָבַ֥חְתִּי לָכֶֽם
Ve size kurban ettiğim kurbanımdan doyana kadar yağ yiyeceksiniz ve sarhoş olana kadar kan içeceksiniz.
Yeremya 5:14
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י צְבָא֔וֹת יַ֚עַן דַּבֶּרְכֶ֔ם אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה הִנְנִ֣י נֹתֵן֩ דְּבָרַ֨י בְּפִ֜יךָ לְאֵ֗שׁ וְהָעָ֥ם הַזֶּ֛ה עֵצִ֖ים וַאֲכָלָֽתַם
Bu yüzden Ordular Tanrısı Yahve şöyle dedi: Mademki bu sözü konuştunuz, işte ben senin ağzında sözlerimi ateş olarak veriyorum ve bu halk odunlar olacak ve onları yiyecek.
Hoşea 2:14
·
Tevrat
וַהֲשִׁמֹּתִ֗י גַּפְנָהּ֙ וּתְאֵ֣נָתָ֔הּ אֲשֶׁ֣ר אָמְרָ֗ה אֶתְנָ֥ה הֵ֨מָּה֙ לִ֔י אֲשֶׁ֥ר נָֽתְנוּ־לִ֖י מְאַֽהֲבָ֑י וְשַׂמְתִּ֣ים לְיַ֔עַר וַאֲכָלָ֖תַם חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה
Ve 'Onlar aşıklarımın bana verdiği ücrettir' dediği asmasını ve incir ağacını viran edeceğim; onları ormana çevireceğim ve kır hayvanı onları yiyecek.
1. Samuel 9:19
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן שְׁמוּאֵ֜ל אֶת־שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ אָנֹכִ֣י הָרֹאֶ֔ה עֲלֵ֤ה לְפָנַי֙ הַבָּמָ֔ה וַאֲכַלְתֶּ֥ם עִמִּ֖י הַיּ֑וֹם וְשִׁלַּחְתִּ֣יךָ בַבֹּ֔קֶר וְכֹ֛ל אֲשֶׁ֥ר בִּֽלְבָבְךָ֖ אַגִּ֥יד לָֽךְ
Ve Samuel Şaul'a cevap verdi ve dedi: 'Gören benim. Önümden yüksek yere çık ve bugün benimle yiyeceksiniz. Ve sabah seni göndereceğim ve kalbinde olan her şeyi sana bildireceğim.'
Örnek Ayetler (5 / 16)
Rut 2:14
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ לָ֨ה בֹ֜עַז לְעֵ֣ת הָאֹ֗כֶל גֹּ֤שִֽׁי הֲלֹם֙ וְאָכַ֣לְתְּ מִן־הַלֶּ֔חֶם וְטָבַ֥לְתְּ פִּתֵּ֖ךְ בַּחֹ֑מֶץ וַתֵּ֨שֶׁב֙ מִצַּ֣ד הַקּֽוֹצְרִ֔ים וַיִּצְבָּט־לָ֣הּ קָלִ֔י וַתֹּ֥אכַל וַתִּשְׂבַּ֖ע וַתֹּתַֽר
Ve Boaz yemek vaktinde ona dedi: 'Buraya yaklaş ve ekmekten ye ve lokmanı sirkeye batır.' Böylece orakçıların yanında oturdu ve o ona kavrulmuş tahıl uzattı; ve yedi ve doydu ve arttırdı.
Yaratılış 3:18
·
Tevrat
וְק֥וֹץ וְדַרְדַּ֖ר תַּצְמִ֣יחַֽ לָ֑ךְ וְאָכַלְתָּ֖ אֶת־עֵ֥שֶׂב הַשָּׂדֶֽה
Sana diken ve çalı bitirecek ve kırın otunu yiyeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 6:11
·
Tevrat
וּבָ֨תִּ֜ים מְלֵאִ֣ים כָּל־טוּב֮ אֲשֶׁ֣ר לֹא־מִלֵּאתָ֒ וּבֹרֹ֤ת חֲצוּבִים֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־חָצַ֔בְתָּ כְּרָמִ֥ים וְזֵיתִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹא־נָטָ֑עְתָּ וְאָכַלְתָּ֖ וְשָׂבָֽעְתָּ
ve senin doldurmadığın her iyilikle dolu evlere ve senin kazmadığın kazılmış sarnıçlara, senin dikmediğin bağlara ve zeytinliklere; ve yiyip doyduğunda,
Yasa'nın Tekrarı 7:16
·
Tevrat
וְאָכַלְתָּ֣ אֶת־כָּל־הָֽעַמִּ֗ים אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ נֹתֵ֣ן לָ֔ךְ לֹא־תָחֹ֥ס עֵֽינְךָ֖ עֲלֵיהֶ֑ם וְלֹ֤א תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־מוֹקֵ֥שׁ ה֖וּא לָֽךְ
Ve Tanrın Yahve'nin sana verdiği bütün halkları yiyip bitireceksin; gözün onlara acımayacak ve onların ilahlarına kulluk etmeyeceksin, çünkü o senin için bir tuzaktır.
Yasa'nın Tekrarı 8:10
·
Tevrat
וְאָכַלְתָּ֖ וְשָׂבָ֑עְתָּ וּבֵֽרַכְתָּ֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ עַל־הָאָ֥רֶץ הַטֹּבָ֖ה אֲשֶׁ֥ר נָֽתַן־לָֽךְ
Ve yiyeceksin ve doyacaksın ve sana verdiği iyi yer için Tanrın Yahve'yi bereketleyeceksin.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Amos 7:2
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אִם־כִּלָּה֙ לֶֽאֱכוֹל֙ אֶת־עֵ֣שֶׂב הָאָ֔רֶץ וָאֹמַ֗ר אֲדֹנָ֤י יְהוִה֙ סְֽלַֽח־נָ֔א מִ֥י יָק֖וּם יַֽעֲקֹ֑ב כִּ֥י קָטֹ֖ן הֽוּא
Ve yerin otunu yemeyi bitirdiğinde dedim: 'Efendi Yahve, lütfen bağışla! Yakup nasıl ayakta kalacak? Çünkü o küçüktür.'
Hezekiel 16:20
·
Tevrat
וַתִּקְחִ֞י אֶת־בָּנַ֤יִךְ וְאֶת־בְּנוֹתַ֨יִךְ֙ אֲשֶׁ֣ר יָלַ֣דְתְּ לִ֔י וַתִּזְבָּחִ֥ים לָהֶ֖ם לֶאֱכ֑וֹל הַמְעַ֖ט מִתַּזְנוּתָֽיִךְ
Ve bana doğurduğun oğullarını ve kızlarını aldın ve yemeleri için onları onlara kurban ettin; fahişeliklerinden az mıydı?
Hezekiel 44:3
·
Tevrat
אֶֽת־הַנָּשִׂ֗יא נָ֥שִׂיא ה֛וּא יֵֽשֶׁב־בּ֥וֹ לֶאֱכָול־לֶ֖חֶם לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה מִדֶּ֨רֶךְ אֻלָ֤ם הַשַּׁ֨עַר֙ יָב֔וֹא וּמִדַּרְכּ֖וֹ יֵצֵֽא
Öndere gelince, o önderdir, Yahve'nin önünde ekmek yemek için orada oturacak; kapının eyvanı yolundan girecek ve onun yolundan çıkacak.
2. Samuel 13:9
·
Tevrat
וַתִּקַּ֤ח אֶת־הַמַּשְׂרֵת֙ וַתִּצֹ֣ק לְפָנָ֔יו וַיְמָאֵ֖ן לֶאֱכ֑וֹל וַיֹּ֣אמֶר אַמְנ֗וֹן הוֹצִ֤יאוּ כָל־אִישׁ֙ מֵֽעָלַ֔י וַיֵּצְא֥וּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָֽיו
Tavayı aldı ve onun önüne döktü, ama o yemeyi reddetti. Amnon dedi: 'Her adamı yanımdan çıkarın.' Ve her adam onun yanından çıktı.
2. Samuel 16:2
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר הַמֶּ֛לֶךְ אֶל־צִיבָ֖א מָה־אֵ֣לֶּה לָּ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר צִ֠יבָא הַחֲמוֹרִ֨ים לְבֵית־הַמֶּ֜לֶךְ לִרְכֹּ֗ב וְהַלֶּ֤חֶם וְהַקַּ֨יִץ֙ לֶאֱכ֣וֹל הַנְּעָרִ֔ים וְהַיַּ֕יִן לִשְׁתּ֥וֹת הַיָּעֵ֖ף בַּמִּדְבָּֽר
Kral Tsiba'ya dedi: 'Bunlar senin için nedir?' Tsiba dedi: 'Eşekler kralın evinin binmesi için, ekmek ve yaz meyvesi gençlerin yemesi için ve şarap çölde yorulanın içmesi içindir.'
Örnek Ayetler (4 / 13)
Hezekiel 4:9
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה קַח־לְךָ֡ חִטִּ֡ין וּ֠שְׂעֹרִים וּפ֨וֹל וַעֲדָשִׁ֜ים וְדֹ֣חַן וְכֻסְּמִ֗ים וְנָתַתָּ֤ה אוֹתָם֙ בִּכְלִ֣י אֶחָ֔ד וְעָשִׂ֧יתָ אוֹתָ֛ם לְךָ֖ לְלָ֑חֶם מִסְפַּ֨ר הַיָּמִ֜ים אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה שׁוֹכֵ֣ב עַֽל־צִדְּךָ֗ שְׁלֹשׁ־מֵא֧וֹת וְתִשְׁעִ֛ים י֖וֹם תֹּאכֲלֶֽנּוּ
Ve sen kendine buğday ve arpa ve bakla ve mercimek ve darı ve kızıl buğday al ve onları bir kaba koy ve onları kendine ekmek yap; yanının üzerine yatacağın günlerin sayısı kadar, üç yüz doksan gün onu yiyeceksin.
Hezekiel 4:10
·
Tevrat
וּמַאֲכָֽלְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאכֲלֶ֔נּוּ בְּמִשְׁק֕וֹל עֶשְׂרִ֥ים שֶׁ֖קֶל לַיּ֑וֹם מֵעֵ֥ת עַד־עֵ֖ת תֹּאכֲלֶֽנּוּ
Ve yiyeceğin yiyecek günde yirmi şekel (~220 gram) ağırlıkla olacak; vakitten vakte kadar onu yiyeceksin.
Yeşaya 31:8
·
Tevrat
וְנָפַ֤ל אַשּׁוּר֙ בְּחֶ֣רֶב לֹא־אִ֔ישׁ וְחֶ֥רֶב לֹֽא־אָדָ֖ם תֹּֽאכֲלֶ֑נּוּ וְנָ֥ס לוֹ֙ מִפְּנֵי־חֶ֔רֶב וּבַחוּרָ֖יו לָמַ֥ס יִהְיֽוּ
Ve Asur adam olmayan kılıçla düşecek ve insan olmayan kılıç onu yiyip bitirecek; ve o kılıç yüzünden kaçacak ve onun gençleri angaryaya olacaklar.
Yasa'nın Tekrarı 5:25
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ לָ֣מָּה נָמ֔וּת כִּ֣י תֹֽאכְלֵ֔נוּ הָאֵ֥שׁ הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את אִם־יֹסְפִ֣ים אֲנַ֗חְנוּ לִ֠שְׁמֹעַ אֶת־ק֨וֹל יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ ע֖וֹד וָמָֽתְנוּ
Ve şimdi neden ölelim? Çünkü bu büyük ateş bizi yiyecek; eğer Tanrımız Yahve'nin sesini tekrar işitirsek, ölürüz.
Örnek Ayetler (4 / 12)
Hagay 1:6
·
Tevrat
זְרַעְתֶּ֨ם הַרְבֵּ֜ה וְהָבֵ֣א מְעָ֗ט אָכ֤וֹל וְאֵין־לְשָׂבְעָה֙ שָׁת֣וֹ וְאֵין־לְשָׁכְרָ֔ה לָב֖וֹשׁ וְאֵין־לְחֹ֣ם ל֑וֹ וְהַ֨מִּשְׂתַּכֵּ֔ר מִשְׂתַּכֵּ֖ר אֶל־צְר֥וֹר נָקֽוּב
Çok ektiniz ve az getirdiniz; yiyorsunuz ve doymak yok, içiyorsunuz ve sarhoş olmak yok, giyiniyorsunuz ve ısınmak yok; ve ücret kazanan, delik bir keseye ücret kazanıyor.
Hezekiel 3:1
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּמְצָ֖א אֱכ֑וֹל אֱכוֹל֙ אֶת־הַמְּגִלָּ֣ה הַזֹּ֔את וְלֵ֥ךְ דַּבֵּ֖ר אֶל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, bulduğunu ye; bu tomarı ye ve git İsrail evine konuş.'
2. Krallar 19:29
·
Tevrat
וְזֶה־לְּךָ֣ הָא֔וֹת אָכ֤וֹל הַשָּׁנָה֙ סָפִ֔יחַ וּבַשָּׁנָ֥ה הַשֵּׁנִ֖ית סָחִ֑ישׁ וּבַשָּׁנָ֣ה הַשְּׁלִישִׁ֗ית זִרְע֧וּ וְקִצְר֛וּ וְנִטְע֥וּ כְרָמִ֖ים וְאִכְל֥וּ פִרְיָֽם
Ve senin için işaret budur: Bu yıl kendiliğinden biteni yiyeceksiniz, ve ikinci yılda ondan üreyeni; ve üçüncü yılda ekin ve biçin, ve bağlar dikin ve onların meyvesini yiyin.
Yeşaya 21:5
·
Tevrat
עָרֹ֧ךְ הַשֻּׁלְחָ֛ן צָפֹ֥ה הַצָּפִ֖ית אָכ֣וֹל שָׁתֹ֑ה ק֥וּמוּ הַשָּׂרִ֖ים מִשְׁח֥וּ מָגֵֽן
Masayı hazırlayın, gözcü kulesinde gözleyin, yiyin, için! Kalkın ey önderler, kalkanı meshedin!
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 4:14
·
Tevrat
וָאֹמַ֗ר אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנֵּ֥ה נַפְשִׁ֖י לֹ֣א מְטֻמָּאָ֑ה וּנְבֵלָ֨ה וּטְרֵפָ֤ה לֹֽא־אָכַ֨לְתִּי֙ מִנְּעוּרַ֣י וְעַד־עַ֔תָּה וְלֹא־בָ֥א בְּפִ֖י בְּשַׂ֥ר פִּגּֽוּל
Ve dedim: 'Ah Efendi Yahve! İşte canım kirlenmedi; ve gençliğimden şimdiye kadar leş ve parçalanmış yemedim ve ağzıma iğrenç et girmedi.'
Mezmurlar 102:10
·
Tevrat
כִּי־אֵ֭פֶר כַּלֶּ֣חֶם אָכָ֑לְתִּי וְ֝שִׁקֻּוַ֗י בִּבְכִ֥י מָסָֽכְתִּי
Çünkü külü ekmek gibi yedim ve içeceğimi ağlamayla karıştırdım.
Ezgiler Ezgisi 5:1
·
Tevrat
בָּ֣אתִי לְגַנִּי֮ אֲחֹתִ֣י כַלָּה֒ אָרִ֤יתִי מוֹרִי֙ עִם־בְּשָׂמִ֔י אָכַ֤לְתִּי יַעְרִי֙ עִם־דִּבְשִׁ֔י שָׁתִ֥יתִי יֵינִ֖י עִם־חֲלָבִ֑י אִכְל֣וּ רֵעִ֔ים שְׁת֥וּ וְשִׁכְר֖וּ דּוֹדִֽים
Bahçeme geldim kız kardeşim, gelin; mürümü baharatımla topladım, peteğimi balımla yedim, şarabımı sütümle içtim. Yiyin dostlar, için ve sarhoş olun sevgililer.
Nehemya 5:14
·
Tevrat
גַּ֞ם מִיּ֣וֹם אֲשֶׁר־צִוָּ֣ה אֹתִ֗י לִהְי֣וֹת פֶּחָם֮ בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָה֒ מִשְּׁנַ֣ת עֶשְׂרִ֗ים וְ֠עַד שְׁנַ֨ת שְׁלֹשִׁ֤ים וּשְׁתַּ֨יִם֙ לְאַרְתַּחְשַׁ֣סְתְּא הַמֶּ֔לֶךְ שָׁנִ֖ים שְׁתֵּ֣ים עֶשְׂרֵ֑ה אֲנִ֣י וְאַחַ֔י לֶ֥חֶם הַפֶּ֖חָה לֹ֥א אָכַֽלְתִּי
Ayrıca Kral Artahşasta'nın yirminci yılından otuz ikinci yılına kadar, on iki yıl boyunca Yahuda diyarında onların valisi olmamı bana buyurduğu günden beri, ben ve kardeşlerim valinin ekmeğini yemedik.
Eyüp 31:39
·
Tevrat
אִם־כֹּ֭חָהּ אָכַ֣לְתִּי בְלִי־כָ֑סֶף וְנֶ֖פֶשׁ בְּעָלֶ֣יהָ הִפָּֽחְתִּי
Eğer onun gücünü gümüş olmadan yediysem ve sahiplerinin canını çıkardıysam,