885
Kullanım
33
Lemma
63
Türev
131
Anlam
33 lemma, 63 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לְאֶחָֽיו | le-ehav | erkek kardeşlerine, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 13 | ||
בְּאָחִיו | be-ahiv | erkek kardeşinde, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 11 | ||
לְאָחִיךְ | le-ahikh | kardeşine, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 8 | ||
מֵאֶחָֽיו | meehav | onun erkek kardeşlerinden, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) 1. Tarihler 4:9 · Tevrat וַיְהִ֣י יַעְבֵּ֔ץ נִכְבָּ֖ד מֵאֶחָ֑יו וְאִמּ֗וֹ קָרְאָ֨ה שְׁמ֤וֹ יַעְבֵּץ֙ לֵאמֹ֔ר כִּ֥י יָלַ֖דְתִּי בְּעֹֽצֶב Ve Yabets kardeşlerinden daha onurluydu; ve annesi onun adını Yabets koydu ve dedi: 'Çünkü acı içinde doğurdum.' Nehemya 4:13 · Tevrat וָאֹמַ֞ר אֶל־הַחֹרִ֤ים וְאֶל־הַסְּגָנִים֙ וְאֶל־יֶ֣תֶר הָעָ֔ם הַמְּלָאכָ֥ה הַרְבֵּ֖ה וּרְחָבָ֑ה וַאֲנַ֗חְנוּ נִפְרָדִים֙ עַל־הַ֣חוֹמָ֔ה רְחוֹקִ֖ים אִ֥ישׁ מֵאָחִֽיו Ve soylulara, görevlilere ve halkın geri kalanına dedim: 'İş çok ve geniştir; ve biz duvarda ayrılmışız, her bir adam kardeşinden uzaktır.' Nehemya 11:17 · Tevrat וּמַתַּנְיָ֣ה בֶן־מִ֠יכָה בֶּן־זַבְדִּ֨י בֶן־אָסָ֜ף רֹ֗אשׁ הַתְּחִלָּה֙ יְהוֹדֶ֣ה לַתְּפִלָּ֔ה וּבַקְבֻּקְיָ֖ה מִשְׁנֶ֣ה מֵאֶחָ֑יו וְעַבְדָּא֙ בֶּן־שַׁמּ֔וּעַ בֶּן־גָּלָ֖ל בֶּן־יְדוּתֽוּן Ve duada şükreden övgünün başı Asaf oğlu, Zavdi oğlu, Mika oğlu Mattanya; ve kardeşlerinden ikinci olan Bakbukya; ve Yedutun oğlu, Galal oğlu, Şammua oğlu Avda. Yasa'nın Tekrarı 17:20 · Tevrat לְבִלְתִּ֤י רוּם־לְבָבוֹ֙ מֵֽאֶחָ֔יו וּלְבִלְתִּ֛י ס֥וּר מִן־הַמִּצְוָ֖ה יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֑אול לְמַעַן֩ יַאֲרִ֨יךְ יָמִ֧ים עַל־מַמְלַכְתּ֛וֹ ה֥וּא וּבָנָ֖יו בְּקֶ֥רֶב יִשְׂרָאֵֽל Böylece kalbi kardeşlerinden yükselmeyecek ve buyruktan sağa veya sola sapmayacaktır; o ve oğulları İsrail'in ortasında krallığı üzerinde günlerini uzatacaktır. Yasa'nın Tekrarı 24:7 · Tevrat כִּי־יִמָּצֵ֣א אִ֗ישׁ גֹּנֵ֨ב נֶ֤פֶשׁ מֵאֶחָיו֙ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְהִתְעַמֶּר־בּ֖וֹ וּמְכָר֑וֹ וּמֵת֙ הַגַּנָּ֣ב הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ Adam İsrail oğullarından kardeşlerinden can çalan, ve ona zorbalık eden ve onu satan bulunursa; o hırsız ölecek ve kötülüğü arandan yakıp yok edeceksin. | ||||||
לַֽאֲחֵיכֶם | la-aheykhem | erkek kardeşlerinize, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 6 | ||
וַאֲחִי | va-ahi | ve erkek kardeşi, erkek kardeş, akraba, soydaş | İsim | 5 | ||
אָחִיהָ | ahiha | erkek kardeşi, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 4 | ||
וּלְאָחִֽיו | u-le-ahiv | ve erkek kardeşine, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 4 | ||
לַאֲחֵי | la'ahey | erkek kardeşlerine, erkek kardeş, akraba, soydaş | İsim | 4 | ||
מֵאֲחֵי | me'ahey | kardeşlerinden, erkek kardeş, akraba, soydaş | İsim | 3 | ||
וְאַחֶיךָ | ve-aheykha | ve erkek kardeşlerin, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 3 | ||
מֵאָחִיךָ | me-ahikha | senin erkek kardeşinden, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 3 | ||
אָחִיהוּ | ahihu | erkek kardeşi, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 3 | ||
כְּאֶחָיו | ke-ehav | erkek kardeşleri gibi, erkek kardeş, akraba, dost | Zamir | 3 | ||
מֵאֲחֵיכֶם | me-aheyhem | erkek kardeşlerinizden, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 2 | ||
אַחֶיהָ | aheyha | onun erkek kardeşleri, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 2 | ||
כְּאָח | ke'ah | erkek kardeş gibi, erkek kardeş, akraba, dost | İsim | 2 | ||
מֵאָֽח | me'ah | erkek kardeşten, erkek kardeş, akraba, soydaş | İsim | 2 | ||
בְּאָחִיךָ | be-ahikha | senin erkek kardeşinde, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 2 | ||
וְלַאֲחֵיהֶם | ve-la'aheyhem | ve onların erkek kardeşlerine, erkek kardeş, akraba, soydaş | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 13)
Yeremya 34:17
·
Tevrat
לָכֵן֮ כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָה֒ אַתֶּם֙ לֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֣ם אֵלַ֔י לִקְרֹ֣א דְר֔וֹר אִ֥ישׁ לְאָחִ֖יו וְאִ֣ישׁ לְרֵעֵ֑הוּ הִנְנִ֣י קֹרֵא֩ לָכֶ֨ם דְּר֜וֹר נְאֻם־יְהוָ֗ה אֶל־הַחֶ֨רֶב֙ אֶל־הַדֶּ֣בֶר וְאֶל־הָרָעָ֔ב וְנָתַתִּ֤י אֶתְכֶם֙ לְזַעֲוָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֥וֹת הָאָֽרֶץ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: Herkesin kardeşine ve komşusuna özgürlük ilan etmesi için beni dinlemediniz; işte, ben size kılıca, salgın hastalığa ve kıtlığa karşı özgürlük ilan ediyorum, Yahve'nin bildirisidir; sizi yerin bütün krallıklarına dehşet konusu yapacağım.
1. Samuel 17:22
·
Tevrat
וַיִּטֹּשׁ֩ דָּוִ֨ד אֶת־הַכֵּלִ֜ים מֵעָלָ֗יו עַל־יַד֙ שׁוֹמֵ֣ר הַכֵּלִ֔ים וַיָּ֖רָץ הַמַּעֲרָכָ֑ה וַיָּבֹ֕א וַיִּשְׁאַ֥ל לְאֶחָ֖יו לְשָׁלֽוֹם
Davut üzerindeki eşyaları eşya bekçisinin eline bıraktı, dizilişe koştu, geldi ve kardeşlerinin esenliğini sordu.
Yaratılış 9:25
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אָר֣וּר כְּנָ֑עַן עֶ֥בֶד עֲבָדִ֖ים יִֽהְיֶ֥ה לְאֶחָֽיו
Ve dedi: "Kenan lanetli olsun; kardeşlerine kulların kulu olacaktır."
Yaratılış 26:31
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וַיִּשָּׁבְע֖וּ אִ֣ישׁ לְאָחִ֑יו וַיְשַׁלְּחֵ֣ם יִצְחָ֔ק וַיֵּלְכ֥וּ מֵאִתּ֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם
Ve sabah erkenden kalktılar ve birbirlerine yemin ettiler; ve İshak onları gönderdi ve onun yanından esenlikle gittiler.
Yaratılış 31:46
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֤ב לְאֶחָיו֙ לִקְט֣וּ אֲבָנִ֔ים וַיִּקְח֥וּ אֲבָנִ֖ים וַיַּֽעֲשׂוּ־גָ֑ל וַיֹּ֥אכְלוּ שָׁ֖ם עַל־הַגָּֽל
Yakup kardeşlerine dedi: 'Taşlar toplayın.' Taşlar aldılar ve bir yığın yaptılar; orada yığının üzerinde yediler.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 38:21
·
Tevrat
וְקָרָ֨אתִי עָלָ֤יו לְכָל־הָרַי֙ חֶ֔רֶב נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה חֶ֥רֶב אִ֖ישׁ בְּאָחִ֥יו תִּֽהְיֶֽה
Ve bütün dağlarımda ona karşı kılıcı çağıracağım, Efendi Yahve'nin bildirisidir; adamın kılıcı kardeşine karşı olacak.
Malaki 2:10
·
Tevrat
הֲל֨וֹא אָ֤ב אֶחָד֙ לְכֻלָּ֔נוּ הֲל֛וֹא אֵ֥ל אֶֽחָ֖ד בְּרָאָ֑נוּ מַדּ֗וּעַ נִבְגַּד֙ אִ֣ישׁ בְּאָחִ֔יו לְחַלֵּ֖ל בְּרִ֥ית אֲבֹתֵֽינוּ
Hepimiz için bir baba yok mu? Bizi bir Tanrı yaratmadı mı? Neden babalarımızın antlaşmasını kirletmek için adam kardeşine hainlik ediyor?
Yeşaya 3:6
·
Tevrat
כִּֽי־יִתְפֹּ֨שׂ אִ֤ישׁ בְּאָחִיו֙ בֵּ֣ית אָבִ֔יו שִׂמְלָ֣ה לְכָ֔ה קָצִ֖ין תִּֽהְיֶה־לָּ֑נוּ וְהַמַּכְשֵׁלָ֥ה הַזֹּ֖את תַּ֥חַת יָדֶֽךָ
Çünkü adam babasının evinde kardeşini tutacak: 'Senin giysin var, bize önder ol ve bu yıkıntı senin elinin altında olsun.'
Yeşaya 19:2
·
Tevrat
וְסִכְסַכְתִּ֤י מִצְרַ֨יִם֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְנִלְחֲמ֥וּ אִישׁ־בְּאָחִ֖יו וְאִ֣ישׁ בְּרֵעֵ֑הוּ עִ֣יר בְּעִ֔יר מַמְלָכָ֖ה בְּמַמְלָכָֽה
Ve Mısır'ı Mısır'a karşı kışkırtacağım; adam kardeşiyle ve adam komşusuyla, şehir şehirle, krallık krallıkla savaşacaklar.
1. Tarihler 5:2
·
Tevrat
כִּ֤י יְהוּדָה֙ גָּבַ֣ר בְּאֶחָ֔יו וּלְנָגִ֖יד מִמֶּ֑נּוּ וְהַבְּכֹרָ֖ה לְיוֹסֵֽף
Çünkü Yahuda kardeşleri arasında güçlüydü ve önder ondandı; ancak ilk doğanlık hakkı Yusuf'undu.
Örnek Ayetler (4 / 8)
1. Samuel 17:17
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יִשַׁ֜י לְדָוִ֣ד בְּנ֗וֹ קַח־נָ֤א לְאַחֶ֨יךָ֙ אֵיפַ֤ת הַקָּלִיא֙ הַזֶּ֔ה וַעֲשָׂרָ֥ה לֶ֖חֶם הַזֶּ֑ה וְהָרֵ֥ץ הַֽמַּחֲנֶ֖ה לְאַחֶֽיךָ
İşay oğlu Davut'a dedi: 'Kardeşlerin için bu bir efa (~22 litre) kavrulmuş buğdayı ve bu on ekmeği lütfen al ve ordugaha, kardeşlerine koş.
Yaratılış 20:16
·
Tevrat
וּלְשָׂרָ֣ה אָמַ֗ר הִנֵּ֨ה נָתַ֜תִּי אֶ֤לֶף כֶּ֨סֶף֙ לְאָחִ֔יךְ הִנֵּ֤ה הוּא־לָךְ֙ כְּס֣וּת עֵינַ֔יִם לְכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֑ךְ וְאֵ֥ת כֹּ֖ל וְנֹכָֽחַת
Sara'ya dedi ki: 'İşte, erkek kardeşine bin gümüş verdim; işte bu, seninle birlikte olan herkes için göz örtüsüdür ve herkesin önünde doğrulandın.'
Yaratılış 27:29
·
Tevrat
יַֽעַבְד֣וּךָ עַמִּ֗ים וְיִֽשְׁתַּחֲו֤וּ לְךָ֙ לְאֻמִּ֔ים הֱוֵ֤ה גְבִיר֙ לְאַחֶ֔יךָ וְיִשְׁתַּחֲוּ֥וּ לְךָ֖ בְּנֵ֣י אִמֶּ֑ךָ אֹרְרֶ֣יךָ אָר֔וּר וּֽמְבָרֲכֶ֖יךָ בָּרֽוּךְ
'Halklar sana kulluk etsin ve uluslar sana secde etsin; kardeşlerine efendi ol ve annenin oğulları sana secde etsin. Seni lanetleyenler lanetli, seni bereketleyenler bereketli olsun.'
Yaratılış 38:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוּדָה֙ לְאוֹנָ֔ן בֹּ֛א אֶל־אֵ֥שֶׁת אָחִ֖יךָ וְיַבֵּ֣ם אֹתָ֑הּ וְהָקֵ֥ם זֶ֖רַע לְאָחִֽיךָ
Ve Yahuda Onan'a dedi: 'Kardeşinin karısına gir ve onunla kayınbiraderlik yap ve kardeşin için soy kaldır.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
1. Tarihler 4:9
·
Tevrat
וַיְהִ֣י יַעְבֵּ֔ץ נִכְבָּ֖ד מֵאֶחָ֑יו וְאִמּ֗וֹ קָרְאָ֨ה שְׁמ֤וֹ יַעְבֵּץ֙ לֵאמֹ֔ר כִּ֥י יָלַ֖דְתִּי בְּעֹֽצֶב
Ve Yabets kardeşlerinden daha onurluydu; ve annesi onun adını Yabets koydu ve dedi: 'Çünkü acı içinde doğurdum.'
Nehemya 4:13
·
Tevrat
וָאֹמַ֞ר אֶל־הַחֹרִ֤ים וְאֶל־הַסְּגָנִים֙ וְאֶל־יֶ֣תֶר הָעָ֔ם הַמְּלָאכָ֥ה הַרְבֵּ֖ה וּרְחָבָ֑ה וַאֲנַ֗חְנוּ נִפְרָדִים֙ עַל־הַ֣חוֹמָ֔ה רְחוֹקִ֖ים אִ֥ישׁ מֵאָחִֽיו
Ve soylulara, görevlilere ve halkın geri kalanına dedim: 'İş çok ve geniştir; ve biz duvarda ayrılmışız, her bir adam kardeşinden uzaktır.'
Nehemya 11:17
·
Tevrat
וּמַתַּנְיָ֣ה בֶן־מִ֠יכָה בֶּן־זַבְדִּ֨י בֶן־אָסָ֜ף רֹ֗אשׁ הַתְּחִלָּה֙ יְהוֹדֶ֣ה לַתְּפִלָּ֔ה וּבַקְבֻּקְיָ֖ה מִשְׁנֶ֣ה מֵאֶחָ֑יו וְעַבְדָּא֙ בֶּן־שַׁמּ֔וּעַ בֶּן־גָּלָ֖ל בֶּן־יְדוּתֽוּן
Ve duada şükreden övgünün başı Asaf oğlu, Zavdi oğlu, Mika oğlu Mattanya; ve kardeşlerinden ikinci olan Bakbukya; ve Yedutun oğlu, Galal oğlu, Şammua oğlu Avda.
Yasa'nın Tekrarı 17:20
·
Tevrat
לְבִלְתִּ֤י רוּם־לְבָבוֹ֙ מֵֽאֶחָ֔יו וּלְבִלְתִּ֛י ס֥וּר מִן־הַמִּצְוָ֖ה יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֑אול לְמַעַן֩ יַאֲרִ֨יךְ יָמִ֧ים עַל־מַמְלַכְתּ֛וֹ ה֥וּא וּבָנָ֖יו בְּקֶ֥רֶב יִשְׂרָאֵֽל
Böylece kalbi kardeşlerinden yükselmeyecek ve buyruktan sağa veya sola sapmayacaktır; o ve oğulları İsrail'in ortasında krallığı üzerinde günlerini uzatacaktır.
Yasa'nın Tekrarı 24:7
·
Tevrat
כִּי־יִמָּצֵ֣א אִ֗ישׁ גֹּנֵ֨ב נֶ֤פֶשׁ מֵאֶחָיו֙ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְהִתְעַמֶּר־בּ֖וֹ וּמְכָר֑וֹ וּמֵת֙ הַגַּנָּ֣ב הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ
Adam İsrail oğullarından kardeşlerinden can çalan, ve ona zorbalık eden ve onu satan bulunursa; o hırsız ölecek ve kötülüğü arandan yakıp yok edeceksin.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hoşea 2:3
·
Tevrat
אִמְר֥וּ לַאֲחֵיכֶ֖ם עַמִּ֑י וְלַאֲחֽוֹתֵיכֶ֖ם רֻחָֽמָה
Kardeşlerinize 'Halkım', kız kardeşlerinize 'Merhamet edilmiş' deyin.
Yeşu 1:15
·
Tevrat
עַ֠ד אֲשֶׁר־יָנִ֨יחַ יְהוָ֥ה לַֽאֲחֵיכֶם֮ כָּכֶם֒ וְיָרְשׁ֣וּ גַם־הֵ֔מָּה אֶת־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹֽהֵיכֶ֖ם נֹתֵ֣ן לָהֶ֑ם וְשַׁבְתֶּ֞ם לְאֶ֤רֶץ יְרֻשַּׁתְכֶם֙ וִֽירִשְׁתֶּ֣ם אוֹתָ֔הּ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣ן לָכֶ֗ם מֹשֶׁה֙ עֶ֣בֶד יְהוָ֔ה בְּעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּ֖ן מִזְרַ֥ח הַשָּֽׁמֶשׁ
Yahve sizin gibi kardeşlerinize de rahat verene ve onlar da Tanrınız Yahve'nin onlara verdiği yeri mülk edinene kadar; sonra Yahve'nin kulu Musa'nın Şeria'nın ötesinde, güneşin doğusunda size verdiği mülkünüzün yerine döneceksiniz ve onu mülk edineceksiniz.
Yeşu 22:4
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הֵנִ֨יחַ יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ לַֽאֲחֵיכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וְעַתָּ֡ה פְּנוּ֩ וּלְכ֨וּ לָכֶ֜ם לְאָהֳלֵיכֶ֗ם אֶל־אֶ֨רֶץ֙ אֲחֻזַּתְכֶ֔ם אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣ן לָכֶ֗ם מֹשֶׁה֙ עֶ֣בֶד יְהוָ֔ה בְּעֵ֖בֶר הַיַּרְדֵּֽן
Ve şimdi Tanrınız Yahve onlara konuştuğu gibi kardeşlerinizi rahatlattı; ve şimdi dönün ve Yahve'nin kulu Musa'nın Yarden'in ötesinde size verdiği mülkünüzün diyarına, çadırlarınıza gidin.
2. Tarihler 35:5
·
Tevrat
וְעִמְד֣וּ בַקֹּ֗דֶשׁ לִפְלֻגּוֹת֙ בֵּ֣ית הָֽאָב֔וֹת לַאֲחֵיכֶ֖ם בְּנֵ֣י הָעָ֑ם וַחֲלֻקַּ֥ת בֵּֽית־אָ֖ב לַלְוִיִּֽם
Kardeşleriniz olan halkın oğulları için ataların evinin bölüklerine göre ve Levililer için ata evinin bölüğüne göre kutsal yerde durun.
2. Tarihler 35:6
·
Tevrat
וְשַׁחֲט֖וּ הַפָּ֑סַח וְהִתְקַדְּשׁוּ֙ וְהָכִ֣ינוּ לַאֲחֵיכֶ֔ם לַעֲשׂ֥וֹת כִּדְבַר־יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה
Fısıh kurbanını kesin, kendinizi kutsal kılın ve Musa'nın eliyle olan Yahve'nin sözüne göre yapmak için kardeşlerinize hazırlayın.
Örnek Ayetler (5)
Yeşu 14:8
·
Tevrat
וְאַחַי֙ אֲשֶׁ֣ר עָל֣וּ עִמִּ֔י הִמְסִ֖יו אֶת־לֵ֣ב הָעָ֑ם וְאָנֹכִ֣י מִלֵּ֔אתִי אַחֲרֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהָֽי
Benimle çıkan kardeşlerim halkın kalbini erittiler; ama ben Tanrım Yahve'nin ardınca tam olarak gittim.
Nehemya 4:17
·
Tevrat
וְאֵ֨ין אֲנִ֜י וְאַחַ֣י וּנְעָרַ֗י וְאַנְשֵׁ֤י הַמִּשְׁמָר֙ אֲשֶׁ֣ר אַחֲרַ֔י אֵין־אֲנַ֥חְנוּ פֹשְׁטִ֖ים בְּגָדֵ֑ינוּ אִ֖ישׁ שִׁלְח֥וֹ הַמָּֽיִם
Ve ben, kardeşlerim, hizmetkarlarım ve arkamda olan nöbet adamları, biz giysilerimizi çıkarmıyorduk; her adam silahını suya götürüyordu.
Nehemya 5:14
·
Tevrat
גַּ֞ם מִיּ֣וֹם אֲשֶׁר־צִוָּ֣ה אֹתִ֗י לִהְי֣וֹת פֶּחָם֮ בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָה֒ מִשְּׁנַ֣ת עֶשְׂרִ֗ים וְ֠עַד שְׁנַ֨ת שְׁלֹשִׁ֤ים וּשְׁתַּ֨יִם֙ לְאַרְתַּחְשַׁ֣סְתְּא הַמֶּ֔לֶךְ שָׁנִ֖ים שְׁתֵּ֣ים עֶשְׂרֵ֑ה אֲנִ֣י וְאַחַ֔י לֶ֥חֶם הַפֶּ֖חָה לֹ֥א אָכַֽלְתִּי
Ayrıca Kral Artahşasta'nın yirminci yılından otuz ikinci yılına kadar, on iki yıl boyunca Yahuda diyarında onların valisi olmamı bana buyurduğu günden beri, ben ve kardeşlerim valinin ekmeğini yemedik.
Yaratılış 14:13
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ הַפָּלִ֔יט וַיַּגֵּ֖ד לְאַבְרָ֣ם הָעִבְרִ֑י וְהוּא֩ שֹׁכֵ֨ן בְּאֵֽלֹנֵ֜י מַמְרֵ֣א הָאֱמֹרִ֗י אֲחִ֤י אֶשְׁכֹּל֙ וַאֲחִ֣י עָנֵ֔ר וְהֵ֖ם בַּעֲלֵ֥י בְרִית־אַבְרָֽם
Sonra kaçıp kurtulan biri geldi ve İbrani İbrahim'e bildirdi; ve o, Eşkol'un kardeşi ve Aner'in kardeşi Amori Mamre'nin meşeliklerinde çadır kurmuştu, ve onlar İbrahim'in antlaşma sahipleriydi.
Yaratılış 47:1
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א יוֹסֵף֮ וַיַּגֵּ֣ד לְפַרְעֹה֒ וַיֹּ֗אמֶר אָבִ֨י וְאַחַ֜י וְצֹאנָ֤ם וּבְקָרָם֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר לָהֶ֔ם בָּ֖אוּ מֵאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנָּ֖ם בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן
Böylece Yusuf geldi ve Firavun'a bildirdi ve dedi: 'Babam ve kardeşlerim ve koyunları ve sığırları ve onlara ait olan her şey Kenan diyarından geldiler; ve işte onlar Goşen diyarındadırlar.'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 13:8
·
Tevrat
וַתֵּ֣לֶךְ תָּמָ֗ר בֵּ֛ית אַמְנ֥וֹן אָחִ֖יהָ וְה֣וּא שֹׁכֵ֑ב וַתִּקַּ֨ח אֶת־הַבָּצֵ֤ק וַתָּ֨לָשׁ֙ וַתְּלַבֵּ֣ב לְעֵינָ֔יו וַתְּבַשֵּׁ֖ל אֶת־הַלְּבִבֽוֹת
Tamar kardeşi Amnon'un evine gitti; o yatıyordu. Hamuru aldı, yoğurdu, gözleri önünde çörek yaptı ve çörekleri pişirdi.
2. Samuel 13:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אַמְנ֜וֹן אֶל־תָּמָ֗ר הָבִ֤יאִי הַבִּרְיָה֙ הַחֶ֔דֶר וְאֶבְרֶ֖ה מִיָּדֵ֑ךְ וַתִּקַּ֣ח תָּמָ֗ר אֶת־הַלְּבִבוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔תָה וַתָּבֵ֛א לְאַמְנ֥וֹן אָחִ֖יהָ הֶחָֽדְרָה
Amnon Tamar'a dedi: 'Yiyeceği odaya getir ve senin elinden yiyeyim.' Tamar yaptığı hamur işlerini aldı ve kardeşi Amnon'a odaya getirdi.
2. Samuel 13:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלֶ֜יהָ אַבְשָׁל֣וֹם אָחִ֗יהָ הַאֲמִינ֣וֹן אָחִיךְ֮ הָיָ֣ה עִמָּךְ֒ וְעַתָּ֞ה אֲחוֹתִ֤י הַחֲרִ֨ישִׁי֙ אָחִ֣יךְ ה֔וּא אַל־תָּשִׁ֥יתִי אֶת־לִבֵּ֖ךְ לַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַתֵּ֤שֶׁב תָּמָר֙ וְשֹׁ֣מֵמָ֔ה בֵּ֖ית אַבְשָׁל֥וֹם אָחִֽיהָ
Kardeşi Avşalom ona dedi: 'Kardeşin Amnon mu seninleydi? Ve şimdi kız kardeşim, sessiz ol; o senin kardeşindir, kalbini bu şeye koyma.' Tamar kardeşi Avşalom'un evinde ıssızca oturdu.
Yaratılış 24:55
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אָחִ֨יהָ֙ וְאִמָּ֔הּ תֵּשֵׁ֨ב הַנַּעֲרָ֥ אִתָּ֛נוּ יָמִ֖ים א֣וֹ עָשׂ֑וֹר אַחַ֖ר תֵּלֵֽךְ
Kardeşi ve annesi dedi: 'Genç kız bizimle günler veya on gün otursun, sonra gitsin.'
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 41:6
·
Tevrat
אִ֥ישׁ אֶת־רֵעֵ֖הוּ יַעְזֹ֑רוּ וּלְאָחִ֖יו יֹאמַ֥ר חֲזָֽק
Adam dostuna yardım edecek ve kardeşine diyecek: 'Güçlü ol'.
1. Tarihler 4:27
·
Tevrat
וּלְשִׁמְעִ֞י בָּנִ֨ים שִׁשָּׁ֤ה עָשָׂר֙ וּבָנ֣וֹת שֵׁ֔שׁ וּלְאֶחָ֕יו אֵ֖ין בָּנִ֣ים רַבִּ֑ים וְכֹל֙ מִשְׁפַּחְתָּ֔ם לֹ֥א הִרְבּ֖וּ עַד־בְּנֵ֥י יְהוּדָֽה
Ve Şimi'nin on altı oğlu ve altı kızı vardı; ancak kardeşlerinin çok oğlu yoktu ve bütün aileleri Yahuda'nın oğulları kadar çoğalmadı.
1. Tarihler 16:37
·
Tevrat
וַיַּֽעֲזָב־שָׁ֗ם לִפְנֵי֙ אֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֔ה לְאָסָ֖ף וּלְאֶחָ֑יו לְשָׁרֵ֞ת לִפְנֵ֧י הָאָר֛וֹן תָּמִ֖יד לִדְבַר־י֥וֹם בְּיוֹמֽוֹ
Ve Yahve'nin antlaşma sandığının önünde, sandığın önünde sürekli, günün işi için gününde hizmet etmeleri için Asaf'ı ve kardeşlerini orada bıraktı.
Levililer 21:2
·
Tevrat
כִּ֚י אִם־לִשְׁאֵר֔וֹ הַקָּרֹ֖ב אֵלָ֑יו לְאִמּ֣וֹ וּלְאָבִ֔יו וְלִבְנ֥וֹ וּלְבִתּ֖וֹ וּלְאָחִֽיו
Ancak ona yakın akrabası için, annesi için ve babası için ve oğlu için ve kızı için ve kardeşi için;
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 2:15
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אַ֤תְּ יָדַ֨עַתְּ֙ כִּי־לִי֙ הָיְתָ֣ה הַמְּלוּכָ֔ה וְעָלַ֞י שָׂ֧מוּ כָֽל־יִשְׂרָאֵ֛ל פְּנֵיהֶ֖ם לִמְלֹ֑ךְ וַתִּסֹּ֤ב הַמְּלוּכָה֙ וַתְּהִ֣י לְאָחִ֔י כִּ֥י מֵיְהוָ֖ה הָ֥יְתָה לּֽוֹ
Dedi: 'Krallığın benim olduğunu ve bütün İsrail'in krallık yapmam için yüzlerini benim üzerime koyduğunu sen biliyorsun; ama krallık döndü ve kardeşimin oldu, çünkü Yahve'den ona oldu.'
Mezmurlar 22:23
·
Tevrat
אֲסַפְּרָ֣ה שִׁמְךָ֣ לְאֶחָ֑י בְּת֖וֹךְ קָהָ֣ל אֲהַלְלֶֽךָּ
Adını kardeşlerime anlatacağım; topluluğun ortasında seni öveceğim.
Mezmurlar 69:9
·
Tevrat
מ֭וּזָר הָיִ֣יתִי לְאֶחָ֑י וְ֝נָכְרִ֗י לִבְנֵ֥י אִמִּֽי
Kardeşlerime yabancı oldum; annemin oğullarına eloğlu oldum.
Çölde Sayım 27:10
·
Tevrat
וְאִם־אֵ֥ין ל֖וֹ אַחִ֑ים וּנְתַתֶּ֥ם אֶת־נַחֲלָת֖וֹ לַאֲחֵ֥י אָבִֽיו
Ve eğer onun kardeşleri yoksa, onun mirasını babasının kardeşlerine vereceksiniz.
Örnek Ayetler (3)
1. Tarihler 12:2
·
Tevrat
נֹ֣שְׁקֵי קֶ֗שֶׁת מַיְמִינִ֤ים וּמַשְׂמִאלִים֙ בָּֽאֲבָנִ֔ים וּבַחִצִּ֖ים בַּקָּ֑שֶׁת מֵאֲחֵ֥י שָׁא֖וּל מִבִּנְיָמִֽן
Yay kuşanmış, taşlarla ve yayda oklarla sağ ellerini ve sol ellerini kullanan, Bünyamin'den Şaul'un kardeşlerinden:
1. Tarihler 27:18
·
Tevrat
לִֽיהוּדָ֕ה אֱלִיה֖וּ מֵאֲחֵ֣י דָוִ֑יד לְיִ֨שָׂשכָ֔ר עָמְרִ֖י בֶּן־מִיכָאֵֽל
Yahuda'ya Davut'un kardeşlerinden Elihu'ydu; İssakar'a Mikael oğlu Omri'ydi;
Nehemya 1:2
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א חֲנָ֜נִי אֶחָ֧ד מֵאַחַ֛י ה֥וּא וַאֲנָשִׁ֖ים מִֽיהוּדָ֑ה וָאֶשְׁאָלֵ֞ם עַל־הַיְּהוּדִ֧ים הַפְּלֵיטָ֛ה אֲשֶֽׁר־נִשְׁאֲר֥וּ מִן־הַשֶּׁ֖בִי וְעַל־יְרוּשָׁלִָֽם
Kardeşlerimden biri olan Hanani, o ve Yahuda'dan adamlar geldi; ve onlara sürgünden kalan kurtulan Yahudiler hakkında ve Yeruşalim hakkında sordum.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 31:37
·
Tevrat
כִּֽי־מִשַּׁ֣שְׁתָּ אֶת־כָּל־כֵּלַ֗י מַה־מָּצָ֨אתָ֙ מִכֹּ֣ל כְּלֵי־בֵיתֶ֔ךָ שִׂ֣ים כֹּ֔ה נֶ֥גֶד אַחַ֖י וְאַחֶ֑יךָ וְיוֹכִ֖יחוּ בֵּ֥ין שְׁנֵֽינוּ
Çünkü bütün eşyalarımı yokladın; evinin bütün eşyalarından ne buldun? Onu buraya, kardeşlerimin ve kardeşlerinin önüne koy da, ikimizin arasında karar versinler.
Yaratılış 37:10
·
Tevrat
וַיְסַפֵּ֣ר אֶל־אָבִיו֮ וְאֶל־אֶחָיו֒ וַיִּגְעַר־בּ֣וֹ אָבִ֔יו וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ מָ֛ה הַחֲל֥וֹם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר חָלָ֑מְתָּ הֲב֣וֹא נָב֗וֹא אֲנִי֙ וְאִמְּךָ֣ וְאַחֶ֔יךָ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֥ת לְךָ֖ אָֽרְצָה
Bunu babasına ve kardeşlerine anlattı; babası onu azarladı ve ona dedi: 'Gördüğün bu rüya nedir? Ben, annen ve kardeşlerin gerçekten yere, sana eğilmeye mi geleceğiz?'
Yaratılış 47:5
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר פַּרְעֹ֔ה אֶל־יוֹסֵ֖ף לֵאמֹ֑ר אָבִ֥יךָ וְאַחֶ֖יךָ בָּ֥אוּ אֵלֶֽיךָ
Bunun üzerine Firavun Yusuf'a diyerek dedi: 'Baban ve kardeşlerin sana geldiler.'
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 15:7
·
Tevrat
כִּֽי־יִהְיֶה֩ בְךָ֨ אֶבְי֜וֹן מֵאַחַ֤ד אַחֶ֨יךָ֙ בְּאַחַ֣ד שְׁעָרֶ֔יךָ בְּאַ֨רְצְךָ֔ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֣ן לָ֑ךְ לֹ֧א תְאַמֵּ֣ץ אֶת־לְבָבְךָ֗ וְלֹ֤א תִקְפֹּץ֙ אֶת־יָ֣דְךָ֔ מֵאָחִ֖יךָ הָאֶבְיֽוֹן
Eğer Tanrın Yahve'nin sana verdiği yerinde kapılarının birinde kardeşlerinin birinden sende yoksul olursa, yoksul kardeşinden kalbini sertleştirmeyeceksin ve elini kapatmayacaksın.
Yasa'nın Tekrarı 18:15
·
Tevrat
נָבִ֨יא מִקִּרְבְּךָ֤ מֵאַחֶ֨יךָ֙ כָּמֹ֔נִי יָקִ֥ים לְךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ אֵלָ֖יו תִּשְׁמָעֽוּן
Tanrın Yahve senin için arandan, kardeşlerinden benim gibi bir peygamber çıkaracaktır; onu dinleyeceksiniz.
Yasa'nın Tekrarı 24:14
·
Tevrat
לֹא־תַעֲשֹׁ֥ק שָׂכִ֖יר עָנִ֣י וְאֶבְי֑וֹן מֵאַחֶ֕יךָ א֧וֹ מִגֵּרְךָ֛ אֲשֶׁ֥ר בְּאַרְצְךָ֖ בִּשְׁעָרֶֽיךָ
Kardeşlerinden veya yerinde kapılarında olan garibinden düşkün ve yoksul ücretliye baskı yapmayacaksın.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 34:9
·
Tevrat
לְ֠שַׁלַּח אִ֣ישׁ אֶת־עַבְדּ֞וֹ וְאִ֧ישׁ אֶת־שִׁפְחָת֛וֹ הָעִבְרִ֥י וְהָעִבְרִיָּ֖ה חָפְשִׁ֑ים לְבִלְתִּ֧י עֲבָד־בָּ֛ם בִּיהוּדִ֥י אָחִ֖יהוּ אִֽישׁ
Herkesin İbrani erkek hizmetçisini ve İbrani kadın hizmetçisini özgür bırakması; böylece kimsenin kardeşi olan bir Yahudi'yi köle etmemesiydi.
Mika 7:2
·
Tevrat
אָבַ֤ד חָסִיד֙ מִן־הָאָ֔רֶץ וְיָשָׁ֥ר בָּאָדָ֖ם אָ֑יִן כֻּלָּם֙ לְדָמִ֣ים יֶאֱרֹ֔בוּ אִ֥ישׁ אֶת־אָחִ֖יהוּ יָצ֥וּדוּ חֵֽרֶם
Sadık kişi yerden yok oldu ve insanlar arasında doğru kimse yok; hepsi kan için pusuya yatıyor, her adam kardeşini ağla avlıyor.
2. Tarihler 31:12
·
Tevrat
וַיָּבִ֨יאוּ אֶת־הַתְּרוּמָ֧ה וְהַֽמַּעֲשֵׂ֛ר וְהַקֳּדָשִׁ֖ים בֶּאֱמוּנָ֑ה וַעֲלֵיהֶ֤ם נָגִיד֙ כָּֽנַנְיָ֣הוּ הַלֵּוִ֔י וְשִׁמְעִ֥י אָחִ֖יהוּ מִשְׁנֶֽה
Ve sunuyu, ondalığı ve kutsal şeyleri sadakatle getirdiler; ve onların üzerinde Levili Konanya önderdi ve kardeşi Şimi ikinciydi.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 47:14
·
Tevrat
וּנְחַלְתֶּ֤ם אוֹתָהּ֙ אִ֣ישׁ כְּאָחִ֔יו אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֨אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לְתִתָּ֖הּ לַאֲבֹֽתֵיכֶ֑ם וְנָ֨פְלָ֜ה הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את לָכֶ֖ם בְּנַחֲלָֽה
Ve onu miras alacaksınız, her adam kardeşi gibi, onu atalarınıza vermek için elimi kaldırmıştım; ve bu yer size miras olarak düşecek.
Yaratılış 38:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְתָמָ֨ר כַּלָּת֜וֹ שְׁבִ֧י אַלְמָנָ֣ה בֵית־אָבִ֗יךְ עַד־יִגְדַּל֙ שֵׁלָ֣ה בְנִ֔י כִּ֣י אָמַ֔ר פֶּן־יָמ֥וּת גַּם־ה֖וּא כְּאֶחָ֑יו וַתֵּ֣לֶךְ תָּמָ֔ר וַתֵּ֖שֶׁב בֵּ֥ית אָבִֽיהָ
Bunun üzerine Yahuda gelini Tamar'a dedi: 'Oğlum Şela büyüyene kadar babanın evinde dul olarak otur.' Çünkü dedi ki: 'Kardeşleri gibi o da ölmesin.' Ve Tamar gitti ve babasının evinde oturdu.
Levililer 7:10
·
Tevrat
וְכָל־מִנְחָ֥ה בְלוּלָֽה־בַשֶּׁ֖מֶן וַחֲרֵבָ֑ה לְכָל־בְּנֵ֧י אַהֲרֹ֛ן תִּהְיֶ֖ה אִ֥ישׁ כְּאָחִֽיו
Ve yağla yoğrulmuş ve kuru her tahıl sunusu, Harun'un bütün oğullarının olacak, her adam kardeşi gibi.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 19:10
·
Tevrat
וְכָל־רִיב֩ אֲשֶׁר־יָב֨וֹא עֲלֵיכֶ֜ם מֵאֲחֵיכֶ֣ם הַיֹּשְׁבִ֣ים בְּעָרֵיהֶ֗ם בֵּֽין־דָּ֣ם לְדָם֮ בֵּין־תּוֹרָ֣ה לְמִצְוָה֮ לְחֻקִּ֣ים וּלְמִשְׁפָּטִים֒ וְהִזְהַרְתֶּ֣ם אֹתָ֔ם וְלֹ֤א יֶאְשְׁמוּ֙ לַיהוָ֔ה וְהָֽיָה־קֶ֥צֶף עֲלֵיכֶ֖ם וְעַל־אֲחֵיכֶ֑ם כֹּ֥ה תַעֲשׂ֖וּן וְלֹ֥א תֶאְשָֽׁמוּ
Ve şehirlerinde oturan kardeşlerinizden kan ile kan arasında, yasayla buyruk, kurallar ve yargılar arasında size gelecek her davada, onları uyaracaksınız ki Yahve'ye karşı suçlu olmasınlar ve sizin üzerinize ve kardeşlerinizin üzerine öfke olmasın; böyle yapacaksınız ve suçlu olmayacaksınız.
2. Tarihler 28:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה שְׁמָע֔וּנִי וְהָשִׁ֨יבוּ֙ הַשִּׁבְיָ֔ה אֲשֶׁ֥ר שְׁבִיתֶ֖ם מֵאֲחֵיכֶ֑ם כִּ֛י חֲר֥וֹן אַף־יְהוָ֖ה עֲלֵיכֶֽם
Şimdi beni dinleyin ve kardeşlerinizden esir aldığınız esirleri geri gönderin; çünkü Yahve'nin şiddetli öfkesi üzerinizdedir.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 6:23
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ הַנְּעָרִ֣ים הַֽמְרַגְּלִ֗ים וַיֹּצִ֡יאוּ אֶת־רָ֠חָב וְאֶת־אָבִ֨יהָ וְאֶת־אִמָּ֤הּ וְאֶת־אַחֶ֨יהָ֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־לָ֔הּ וְאֵ֥ת כָּל־מִשְׁפְּחוֹתֶ֖יהָ הוֹצִ֑יאוּ וַיַּ֨נִּיח֔וּם מִח֖וּץ לְמַחֲנֵ֥ה יִשְׂרָאֵֽל
Gözetleyen gençler girdiler ve Rahav'ı, babasını, annesini, kardeşlerini ve ona ait olan her şeyi çıkardılar; ve onun bütün ailelerini çıkardılar ve onları İsrail ordugahının dışına yerleştirdiler.
Yaratılış 34:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁכֶם֙ אֶל־אָבִ֣יה וְאֶל־אַחֶ֔יהָ אֶמְצָא־חֵ֖ן בְּעֵינֵיכֶ֑ם וַאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֛וּ אֵלַ֖י אֶתֵּֽן
Şekem babasına ve kardeşlerine dedi: 'Gözlerinizde lütuf bulayım ve bana ne derseniz vereceğim.'
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 35:14
·
Tevrat
כְּרֵֽעַ־כְּאָ֣ח לִ֭י הִתְהַלָּ֑כְתִּי כַּאֲבֶל־אֵ֝֗ם קֹדֵ֥ר שַׁחֽוֹתִי
Benim dostum, kardeşim gibi dolaştım; anne yası tutan gibi karalar giymiş olarak eğildim.
Ezgiler Ezgisi 8:1
·
Tevrat
מִ֤י יִתֶּנְךָ֙ כְּאָ֣ח לִ֔י יוֹנֵ֖ק שְׁדֵ֣י אִמִּ֑י אֶֽמְצָאֲךָ֤ בַחוּץ֙ אֶשָׁ֣קְךָ֔ גַּ֖ם לֹא־יָב֥וּזוּ לִֽי
Kim seni bana annemin memelerini emen bir kardeş gibi verir? Seni dışarıda bulurdum, seni öperdim, yine de beni hor görmezlerdi.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 18:24
·
Tevrat
אִ֣ישׁ רֵ֭עִים לְהִתְרֹעֵ֑עַ וְיֵ֥שׁ אֹ֝הֵ֗ב דָּבֵ֥ק מֵאָֽח
Dostların adamı yıkıma uğrar, ve kardeşten daha çok yapışan bir seven vardır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 27:10
·
Tevrat
רֵֽעֲךָ֨ וְרֵ֪עַ אָבִ֡יךָ אַֽל־תַּעֲזֹ֗ב וּבֵ֥ית אָחִ֗יךָ אַל־תָּ֭בוֹא בְּי֣וֹם אֵידֶ֑ךָ ט֥וֹב שָׁכֵ֥ן קָ֝ר֗וֹב מֵאָ֥ח רָחֽוֹק
Kendi dostunu ve babanın dostunu bırakma ve felaket gününde kardeşinin evine girme; yakın komşu, uzak kardeşten iyidir.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 50:20
·
Tevrat
תֵּ֭שֵׁב בְּאָחִ֣יךָ תְדַבֵּ֑ר בְּבֶֽן־אִ֝מְּךָ֗ תִּתֶּן־דֹּֽפִי
Oturup kardeşine karşı konuşursun; annenin oğluna iftira atarsın.
Yasa'nın Tekrarı 15:9
·
Tevrat
הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֡ פֶּן־יִהְיֶ֣ה דָבָר֩ עִם־לְבָבְךָ֨ בְלִיַּ֜עַל לֵאמֹ֗ר קָֽרְבָ֣ה שְׁנַֽת־הַשֶּׁבַע֮ שְׁנַ֣ת הַשְּׁמִטָּה֒ וְרָעָ֣ה עֵֽינְךָ֗ בְּאָחִ֨יךָ֙ הָֽאֶבְי֔וֹן וְלֹ֥א תִתֵּ֖ן ל֑וֹ וְקָרָ֤א עָלֶ֨יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא
Kendine sakın, kalbinde 'Yedi yılı, bağışlama yılı yaklaştı' diyerek değersiz bir söz olmasın diye; ve yoksul kardeşine gözün kötü olur ve ona vermezsin ve sana karşı Yahve'ye çağırır ve sende günah olur.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 6:20
·
Tevrat
כִּ֣י הִֽטַּהֲר֞וּ הַכֹּהֲנִ֧ים וְהַלְוִיִּ֛ם כְּאֶחָ֖ד כֻּלָּ֣ם טְהוֹרִ֑ים וַיִּשְׁחֲט֤וּ הַפֶּ֨סַח֙ לְכָל־בְּנֵ֣י הַגּוֹלָ֔ה וְלַאֲחֵיהֶ֥ם הַכֹּהֲנִ֖ים וְלָהֶֽם
Çünkü kâhinler ve Levililer bir olarak arınmışlardı, hepsi temizdi; ve bütün sürgün oğulları için, kardeşleri kâhinler için ve kendileri için Fısıh'ı kestiler.
2. Tarihler 5:12
·
Tevrat
וְהַלְוִיִּ֣ם הַמְשֹׁרֲרִ֣ים לְכֻלָּ֡ם לְאָסָ֡ף לְהֵימָ֣ן לִֽ֠ידֻתוּן וְלִבְנֵיהֶ֨ם וְלַאֲחֵיהֶ֜ם מְלֻבָּשִׁ֣ים בּ֗וּץ בִּמְצִלְתַּ֨יִם֙ וּבִנְבָלִ֣ים וְכִנֹּר֔וֹת עֹמְדִ֖ים מִזְרָ֣ח לַמִּזְבֵּ֑חַ וְעִמָּהֶ֤ם כֹּֽהֲנִים֙ לְמֵאָ֣ה וְעֶשְׂרִ֔ים מַחְצְרִ֖ים בַּחֲצֹֽצְרֽוֹת
Ve şarkıcı olan bütün Levililer, Asaf'a, Heman'a, Yedutun'a, oğullarına ve kardeşlerine ait olanlar, ince keten giyinmiş olarak zillerle, lirlerle ve çenklerle sunağın doğusunda duruyorlardı; ve onlarla birlikte borularla boru çalan yüz yirmi kâhin vardı.