973
Kullanım
3
Lemma
21
Türev
28
Anlam
3 lemma, 21 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אֶחָֽד Lemma | ehad | bir, bir, tek, birlik | Sıfat | 497 | ||
אַחַת | ahat | bir, bir, tek, birinci | Sıfat | 174 | ||
הָֽאֶחָד | ha-ehad | bir, bir, tek, birlik | Sıfat | 100 | ||
הָֽאַחַת | ha-ahat | bir, bir, tek, birlik | Sıfat | 50 | ||
בְּאֶחָד | be-ehad | birinde, bir, tek, birlik | Sıfat | 30 | ||
וְאַחַד | ve-ahad | ve bir, bir, tek, birlik | Sıfat | 20 | ||
וְאַחַת | ve'ahat | ve bir, bir, tek, birlik | Sıfat | 20 | ||
Örnek Ayetler (4 / 20) Hakimler 20:31 · Tevrat וַיֵּצְא֤וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִן֙ לִקְרַ֣את הָעָ֔ם הָנְתְּק֖וּ מִן־הָעִ֑יר וַיָּחֵ֡לּוּ לְהַכּוֹת֩ מֵהָעָ֨ם חֲלָלִ֜ים כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם בַּֽמְסִלּוֹת֙ אֲשֶׁ֨ר אַחַ֜ת עֹלָ֣ה בֵֽית־אֵ֗ל וְאַחַ֤ת גִּבְעָ֨תָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִ֖ישׁ בְּיִשְׂרָאֵֽל Bünyaminoğulları halkı karşılamaya çıktılar, şehirden uzaklaştılar ve önceki seferler gibi yollarda, biri Beytel'e ve diğeri kırdaki Giva'ya çıkan yollarda, İsrail'den yaklaşık otuz adamı vurup öldürmeye başladılar. Yeremya 52:1 · Tevrat בֶּן־עֶשְׂרִ֨ים וְאַחַ֤ת שָׁנָה֙ צִדְקִיָּ֣הוּ בְמָלְכ֔וֹ וְאַחַ֤ת עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה מָלַ֖ךְ בִּירֽוּשָׁלִָ֑ם וְשֵׁ֣ם אִמּ֔וֹ חֲמוּטַ֥ל בַּֽת־יִרְמְיָ֖הוּ מִלִּבְנָֽה Tsedekiya kral olduğunda yirmi bir yaşındaydı ve Yeruşalim'de on bir yıl krallık yaptı; ve annesinin adı Livna'dan Yeremya'nın kızı Hamutal'dı. 2. Krallar 4:22 · Tevrat וַתִּקְרָא֮ אֶל־אִישָׁהּ֒ וַתֹּ֗אמֶר שִׁלְחָ֨ה נָ֥א לִי֙ אֶחָ֣ד מִן־הַנְּעָרִ֔ים וְאַחַ֖ת הָאֲתֹנ֑וֹת וְאָר֛וּצָה עַד־אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים וְאָשֽׁוּבָה Kocasına seslendi ve dedi: 'Lütfen bana hizmetçilerden birini ve eşeklerden birini gönder; Tanrı adamına kadar koşayım ve döneyim.' 2. Krallar 4:35 · Tevrat וַיָּ֜שָׁב וַיֵּ֣לֶךְ בַּבַּ֗יִת אַחַ֥ת הֵ֨נָּה֙ וְאַחַ֣ת הֵ֔נָּה וַיַּ֖עַל וַיִּגְהַ֣ר עָלָ֑יו וַיְזוֹרֵ֤ר הַנַּ֨עַר֙ עַד־שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֔ים וַיִּפְקַ֥ח הַנַּ֖עַר אֶת־עֵינָֽיו Döndü ve evin içinde bir oraya bir buraya yürüdü; çıktı ve onun üzerine eğildi; çocuk yedi kez hapşırdı ve çocuk gözlerini açtı. | ||||||
כְּאַחַד | ke-ahad | bir gibi, bir, tek, birlik | Sıfat | 19 | ||
לָאֶחָד | la-ehad | bire, bir, tek, birlik | Sıfat | 16 | ||
בְּאַחַת | be-ahat | birde, bir, tek, birlik | Sıfat | 13 | ||
לְאַחַת | le-ahat | bire, bir, tek, birlik | Sıfat | 8 | ||
וְהָאֶחָד | ve-ha'ehad | ve bir, bir, tek, birlik | Sıfat | 4 | ||
מֵאַחַד | me'ahad | birden, bir, tek, birlik | Sıfat | 4 | ||
אֲחָדִֽים | ahadim | birkaçı, birkaç, bazı, birler | Sıfat | 4 | ||
כְּאַחַת | ke-ahat | biri gibi, bir, tek, birlikte | Sıfat | 2 | ||
וּלְאֶחָד | u-le'ehad | ve bire, bir, tek, birlik | Sıfat | 2 | ||
מֵאַחַת | me-ahat | birinden, bir, tek, birlikte | Sıfat | 2 | ||
וְהָאַחַת | veha'ahat | ve birincisi, bir, tek, birinci | Sıfat | 2 | ||
וּכְאַחַד | ukhe'ahad | ve bir gibi, bir, tek, birlik | Sıfat | 1 | ||
וּבְאֶחָד | u-ve'ehad | ve birinde, bir, tek, birlik | Sıfat | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 497)
Hakimler 4:16
·
Tevrat
וּבָרָ֗ק רָדַ֞ף אַחֲרֵ֤י הָרֶ֨כֶב֙ וְאַחֲרֵ֣י הַֽמַּחֲנֶ֔ה עַ֖ד חֲרֹ֣שֶׁת הַגּוֹיִ֑ם וַיִּפֹּ֞ל כָּל־מַחֲנֵ֤ה סִֽיסְרָא֙ לְפִי־חֶ֔רֶב לֹ֥א נִשְׁאַ֖ר עַד־אֶחָֽד
Barak savaş arabalarının ve ordugahın peşinden Haroşet-Hagoyim'e kadar kovaladı; Sisera'nın bütün ordugahı kılıcın ağzıyla düştü, bir kişi bile kalmadı.
Hakimler 6:16
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה כִּ֥י אֶהְיֶ֖ה עִמָּ֑ךְ וְהִכִּיתָ֥ אֶת־מִדְיָ֖ן כְּאִ֥ישׁ אֶחָֽד
Yahve ona dedi ki: 'Çünkü seninle olacağım ve Midyan'ı tek bir adam gibi vuracaksın.'
Hakimler 8:18
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אֶל־זֶ֨בַח֙ וְאֶל־צַלְמֻנָּ֔ע אֵיפֹה֙ הָאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֥ר הֲרַגְתֶּ֖ם בְּתָב֑וֹר וַֽיֹּאמרוּ֙ כָּמ֣וֹךָ כְמוֹהֶ֔ם אֶחָ֕ד כְּתֹ֖אַר בְּנֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Zevah'a ve Tsalmunna'ya dedi: "Tavor'da öldürdüğünüz adamlar nerede?" Dediler ki: "Senin gibi onlar da öyleydi, her biri kral oğullarının görünümü gibiydi."
Hakimler 9:2
·
Tevrat
דַּבְּרוּ־נָ֞א בְּאָזְנֵ֨י כָל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶם֮ מַה־טּ֣וֹב לָכֶם֒ הַמְשֹׁ֨ל בָּכֶ֜ם שִׁבְעִ֣ים אִ֗ישׁ כֹּ֚ל בְּנֵ֣י יְרֻבַּ֔עַל אִם־מְשֹׁ֥ל בָּכֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וּזְכַרְתֶּ֕ם כִּֽי־עַצְמֵכֶם וּבְשַׂרְכֶ֖ם אָנִֽי
Lütfen Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına konuşun: 'Sizin için hangisi iyidir? Yerubbaal'ın tüm oğulları olan yetmiş kişinin size egemen olması mı, yoksa bir kişinin size egemen olması mı? Ve hatırlayın ki ben sizin kemiğiniz ve etinizim.'
Hakimler 9:37
·
Tevrat
וַיֹּ֨סֶף ע֣וֹד גַּעַל֮ לְדַבֵּר֒ וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּה־עָם֙ יֽוֹרְדִ֔ים מֵעִ֖ם טַבּ֣וּר הָאָ֑רֶץ וְרֹאשׁ־אֶחָ֣ד בָּ֔א מִדֶּ֖רֶךְ אֵל֥וֹן מְעוֹנְנִֽים
Gaal tekrar konuştu ve dedi: 'İşte, yerin göbeğinden bir halk iniyor; ve bir bölük Meonenim meşesinin yolundan geliyor.'
Örnek Ayetler (5 / 174)
Hakimler 9:5
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א בֵית־אָבִיו֙ עָפְרָ֔תָה וַֽיַּהֲרֹ֞ג אֶת־אֶחָ֧יו בְּנֵֽי־יְרֻבַּ֛עַל שִׁבְּעִ֥ים אִ֖ישׁ עַל־אֶ֣בֶן אֶחָ֑ת וַיִּוָּתֵ֞ר יוֹתָ֧ם בֶּן־יְרֻבַּ֛עַל הַקָּטֹ֖ן כִּ֥י נֶחְבָּֽא
Babasının Ofra'daki evine geldi ve kardeşlerini, Yerubbaal'ın oğulları olan yetmiş kişiyi tek bir taşın üzerinde öldürdü; ancak Yerubbaal'ın küçük oğlu Yotam sağ kaldı, çünkü saklanmıştı.
Hakimler 9:18
·
Tevrat
וְאַתֶּ֞ם קַמְתֶּ֨ם עַל־בֵּ֤ית אָבִי֙ הַיּ֔וֹם וַתַּהַרְג֧וּ אֶת־בָּנָ֛יו שִׁבְעִ֥ים אִ֖ישׁ עַל־אֶ֣בֶן אֶחָ֑ת וַתַּמְלִ֜יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֤לֶךְ בֶּן־אֲמָתוֹ֙ עַל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם כִּ֥י אֲחִיכֶ֖ם הֽוּא
Ama siz bugün babamın evine karşı kalktınız, ve onun oğullarını, yetmiş kişiyi tek bir taşın üzerinde öldürdünüz; ve onun cariyesinin oğlu Abimelek'i, kardeşiniz olduğu için Şekem'in sahipleri üzerine kral yaptınız.
Hakimler 9:53
·
Tevrat
וַתַּשְׁלֵ֞ךְ אִשָּׁ֥ה אַחַ֛ת פֶּ֥לַח רֶ֖כֶב עַל־רֹ֣אשׁ אֲבִימֶ֑לֶךְ וַתָּ֖רִץ אֶת־גֻּלְגָּלְתּֽוֹ
Bir kadın Abimelek'in başına bir değirmen taşı parçası attı ve onun kafatasını kırdı.
Hakimler 16:28
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֥א שִׁמְשׁ֛וֹן אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אֲדֹנָ֣י יֱהֹוִ֡ה זָכְרֵ֣נִי נָא֩ וְחַזְּקֵ֨נִי נָ֜א אַ֣ךְ הַפַּ֤עַם הַזֶּה֙ הָאֱלֹהִ֔ים וְאִנָּקְמָ֧ה נְקַם־אַחַ֛ת מִשְּׁתֵ֥י עֵינַ֖י מִפְּלִשְׁתִּֽים
Şimşon Yahve'ye çağırdı ve dedi: 'Efendi Yahve, lütfen beni hatırla ve lütfen sadece bu kez beni güçlendir, ey Tanrı; ve iki gözümden birinin öcünü Filistlilerden alayım.'
Hakimler 20:31
·
Tevrat
וַיֵּצְא֤וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִן֙ לִקְרַ֣את הָעָ֔ם הָנְתְּק֖וּ מִן־הָעִ֑יר וַיָּחֵ֡לּוּ לְהַכּוֹת֩ מֵהָעָ֨ם חֲלָלִ֜ים כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם בַּֽמְסִלּוֹת֙ אֲשֶׁ֨ר אַחַ֜ת עֹלָ֣ה בֵֽית־אֵ֗ל וְאַחַ֤ת גִּבְעָ֨תָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִ֖ישׁ בְּיִשְׂרָאֵֽל
Bünyaminoğulları halkı karşılamaya çıktılar, şehirden uzaklaştılar ve önceki seferler gibi yollarda, biri Beytel'e ve diğeri kırdaki Giva'ya çıkan yollarda, İsrail'den yaklaşık otuz adamı vurup öldürmeye başladılar.
Örnek Ayetler (4 / 100)
Hezekiel 10:14
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָ֥ה פָנִ֖ים לְאֶחָ֑ד פְּנֵ֨י הָאֶחָ֜ד פְּנֵ֣י הַכְּר֗וּב וּפְנֵ֤י הַשֵּׁנִי֙ פְּנֵ֣י אָדָ֔ם וְהַשְּׁלִישִׁי֙ פְּנֵ֣י אַרְיֵ֔ה וְהָרְבִיעִ֖י פְּנֵי־נָֽשֶׁר
Ve her birinin dört yüzü vardı; birincinin yüzü keruv yüzü ve ikincinin yüzü insan yüzü ve üçüncünün yüzü aslan yüzü ve dördüncünün kartal yüzüydü.
Hezekiel 43:13
·
Tevrat
וְאֵ֨לֶּה מִדּ֤וֹת הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ בָּֽאַמּ֔וֹת אַמָּ֥ה אַמָּ֖ה וָטֹ֑פַח וְחֵ֨יק הָאַמָּ֜ה וְאַמָּה־רֹ֗חַב וּגְבוּלָ֨הּ אֶל־שְׂפָתָ֤הּ סָבִיב֙ זֶ֣רֶת הָאֶחָ֔ד וְזֶ֖ה גַּ֥ב הַמִּזְבֵּֽחַ
Ve sunağın kubit (~45 cm) cinsinden ölçüleri şunlardır: Kubit (~45 cm), bir kubit (~45 cm) ve bir el ayasıdır; ve tabanı bir kubit (~45 cm) ve eni bir kubit (~45 cm), ve kenarına doğru çepeçevre sınırı bir karıştır; ve sunağın yüksekliği budur.
2. Samuel 4:2
·
Tevrat
וּשְׁנֵ֣י אֲנָשִׁ֣ים שָׂרֵֽי־גְדוּדִ֣ים הָי֪וּ בֶן־שָׁא֟וּל שֵׁם֩ הָאֶחָ֨ד בַּֽעֲנָ֜ה וְשֵׁ֧ם הַשֵּׁנִ֣י רֵכָ֗ב בְּנֵ֛י רִמּ֥וֹן הַבְּאֶֽרֹתִ֖י מִבְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן כִּ֚י גַּם־בְּאֵר֔וֹת תֵּחָשֵׁ֖ב עַל־בִּנְיָמִֽן
Şaul oğlunun akıncı komutanları olan iki adamı vardı; birinin adı Baana ve ikincisinin adı Rehav'dı, Benyamin oğullarından Beerotlu Rimmon'un oğullarıydılar; çünkü Beerot da Benyamin'e sayılırdı.
2. Samuel 14:6
·
Tevrat
וּלְשִׁפְחָֽתְךָ֙ שְׁנֵ֣י בָנִ֔ים וַיִּנָּצ֤וּ שְׁנֵיהֶם֙ בַּשָּׂדֶ֔ה וְאֵ֥ין מַצִּ֖יל בֵּֽינֵיהֶ֑ם וַיַּכּ֧וֹ הָאֶחָ֛ד אֶת־הָאֶחָ֖ד וַיָּ֥מֶת אֹתֽוֹ
Ve kulunun iki oğlu vardı ve ikisi tarlada kavga ettiler ve aralarında kurtaran yoktu; biri diğerini vurdu ve onu öldürdü.
Örnek Ayetler (5 / 50)
Yeremya 52:22
·
Tevrat
וְכֹתֶ֨רֶת עָלָ֜יו נְחֹ֗שֶׁת וְקוֹמַ֨ת הַכֹּתֶ֥רֶת הָאַחַת֮ חָמֵ֣שׁ אַמּוֹת֒ וּשְׂבָכָ֨ה וְרִמּוֹנִ֧ים עַֽל־הַכּוֹתֶ֛רֶת סָבִ֖יב הַכֹּ֣ל נְחֹ֑שֶׁת וְכָאֵ֛לֶּה לַֽעַמּ֥וּד הַשֵּׁנִ֖י וְרִמּוֹנִֽים
Ve onun üzerinde tunç başlık vardı ve bir başlığın boyu beş kubitti (~45 cm); ve başlığın etrafında ağ işi ve narlar vardı, hepsi tunçtu; ve ikinci sütun ve narlar bunlar gibiydi.
1. Krallar 3:17
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָאִשָּׁ֤ה הָֽאַחַת֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י אֲנִי֙ וְהָאִשָּׁ֣ה הַזֹּ֔את יֹשְׁבֹ֖ת בְּבַ֣יִת אֶחָ֑ד וָאֵלֵ֥ד עִמָּ֖הּ בַּבָּֽיִת
Ve birinci kadın dedi: 'Lütfen efendim, ben ve bu kadın bir evde oturuyoruz; ve ben evde onunla birlikteyken doğurdum.
1. Krallar 6:24
·
Tevrat
וְחָמֵ֣שׁ אַמּ֗וֹת כְּנַ֤ף הַכְּרוּב֙ הָֽאֶחָ֔ת וְחָמֵ֣שׁ אַמּ֔וֹת כְּנַ֥ף הַכְּר֖וּב הַשֵּׁנִ֑ית עֶ֣שֶׂר אַמּ֔וֹת מִקְצ֥וֹת כְּנָפָ֖יו וְעַד־קְצ֥וֹת כְּנָפָֽיו
Bir keruvun kanadı beş kubitti (~2.25 metre) ve ikinci keruvun kanadı beş kubitti (~2.25 metre); kanatlarının uçlarından kanatlarının uçlarına kadar on kubitti (~4.5 metre).
1. Krallar 6:34
·
Tevrat
וּשְׁתֵּ֥י דַלְת֖וֹת עֲצֵ֣י בְרוֹשִׁ֑ים שְׁנֵ֨י צְלָעִ֜ים הַדֶּ֤לֶת הָֽאַחַת֙ גְּלִילִ֔ים וּשְׁנֵ֧י קְלָעִ֛ים הַדֶּ֥לֶת הַשֵּׁנִ֖ית גְּלִילִֽים
Ve selvi ağacından iki kapı yaptı; birinci kapının iki kanadı katlanırdı ve ikinci kapının iki kanadı katlanırdı.
1. Krallar 6:38
·
Tevrat
וּבַשָּׁנָה֩ הָאַחַ֨ת עֶשְׂרֵ֜ה בְּיֶ֣רַח בּ֗וּל ה֚וּא הַחֹ֣דֶשׁ הַשְּׁמִינִ֔י כָּלָ֣ה הַבַּ֔יִת לְכָל־דְּבָרָ֖יו וּלְכָל־מִשְׁפָּטָ֑יו וַיִּבְנֵ֖הוּ שֶׁ֥בַע שָׁנִֽים
Ve on birinci yılda, sekizinci ay olan Bul ayında, ev bütün kısımlarına ve bütün kurallarına göre tamamlandı; böylece onu yedi yılda inşa etti.
Örnek Ayetler (5 / 30)
Hakimler 19:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְנַעֲר֔וֹ לְךָ֥ וְנִקְרְבָ֖ה בְּאַחַ֣ד הַמְּקֹמ֑וֹת וְלַ֥נּוּ בַגִּבְעָ֖ה א֥וֹ בָרָמָֽה
Ve uşağına dedi ki: 'Gel ve yerlerden birine yaklaşalım; ve Giva'da veya Rama'da geceleyelim.'
Hezekiel 26:1
·
Tevrat
וַיְהִ֛י בְּעַשְׁתֵּֽי־עֶשְׂרֵ֥ה שָׁנָ֖ה בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֑דֶשׁ הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלַ֥י לֵאמֹֽר
On birinci yılda, ayın birinde, Yahve'nin sözü bana geldi ve dedi:
Hezekiel 29:17
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּעֶשְׂרִ֤ים וָשֶׁ֨בַע֙ שָׁנָ֔ה בָּֽרִאשׁ֖וֹן בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֑דֶשׁ הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלַ֥י לֵאמֹֽר
Yirmi yedinci yılda, birinci ayın birinde Yahve'nin sözü bana geldi ve dedi:
Hezekiel 31:1
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּאַחַ֤ת עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה בַּשְּׁלִישִׁ֖י בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֑דֶשׁ הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלַ֥י לֵאמֹֽר
Ve on birinci yılda, üçüncü ayda, ayın birinde Yahve'nin sözü bana geldi ve dedi:
Hezekiel 32:1
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בִּשְׁתֵּ֣י עֶשְׂרֵ֣ה שָׁנָ֔ה בִּשְׁנֵי־עָשָׂ֥ר חֹ֖דֶשׁ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֑דֶשׁ הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלַ֥י לֵאמֹֽר
On ikinci yılda, on ikinci ayda, ayın birinde Yahve'nin sözü bana geldi ve dedi:
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hakimler 16:29
·
Tevrat
וַיִּלְפֹּ֨ת שִׁמְשׁ֜וֹן אֶת־שְׁנֵ֣י עַמּוּדֵ֣י הַתָּ֗וֶךְ אֲשֶׁ֤ר הַבַּ֨יִת֙ נָכ֣וֹן עֲלֵיהֶ֔ם וַיִּסָּמֵ֖ךְ עֲלֵיהֶ֑ם אֶחָ֥ד בִּימִינ֖וֹ וְאֶחָ֥ד בִּשְׂמֹאלֽוֹ
Şimşon evin üzerlerinde durduğu iki orta sütunu kavradı ve onlara yaslandı; biri sağında ve biri solundaydı.
Hagay 2:1
·
Tevrat
בַּשְּׁבִיעִ֕י בְּעֶשְׂרִ֥ים וְאֶחָ֖ד לַחֹ֑דֶשׁ הָיָה֙ דְּבַר־יְהוָ֔ה בְּיַד־חַגַּ֥י הַנָּבִ֖יא לֵאמֹֽר
Yedinci ayda, ayın yirmi birinci gününde, peygamber Hagay'ın eliyle Yahve'nin sözü oldu, diyerek:
Hezekiel 40:26
·
Tevrat
וּמַעֲל֤וֹת שִׁבְעָה֙ עֹֽלוֹתָ֔יו וְאֵֽלַמָּ֖יו לִפְנֵיהֶ֑ם וְתִמֹרִ֣ים ל֗וֹ אֶחָ֥ד מִפּ֛וֹ וְאֶחָ֥ד מִפּ֖וֹ אֶל־אֵילָֽיו
Ve onun çıkışları yedi basamaktı ve onun eyvanları onların önündeydi; ve onun sövelerine buradan bir ve buradan bir palmiyeler vardı.
Hezekiel 40:49
·
Tevrat
אֹ֣רֶךְ הָאֻלָ֞ם עֶשְׂרִ֣ים אַמָּ֗ה וְרֹ֨חַב֙ עַשְׁתֵּ֣י עֶשְׂרֵ֣ה אַמָּ֔ה וּבַֽמַּעֲל֔וֹת אֲשֶׁ֥ר יַעֲל֖וּ אֵלָ֑יו וְעַמֻּדִים֙ אֶל־הָ֣אֵילִ֔ים אֶחָ֥ד מִפֹּ֖ה וְאֶחָ֥ד מִפֹּֽה
Eyvanın uzunluğu yirmi kubit (~9 m) ve genişliği on bir kubitti (~495 cm), ve ona çıktıkları basamaklarlaydı; yan direklerin yanında da sütunlar vardı, bir buradan ve bir buradan.
2. Samuel 12:1
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח יְהוָ֛ה אֶת־נָתָ֖ן אֶל־דָּוִ֑ד וַיָּבֹ֣א אֵלָ֗יו וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ שְׁנֵ֣י אֲנָשִׁ֗ים הָיוּ֙ בְּעִ֣יר אֶחָ֔ת אֶחָ֥ד עָשִׁ֖יר וְאֶחָ֥ד רָֽאשׁ
Yahve Natan'ı Davut'a gönderdi. O da ona gelip ona dedi ki: 'Bir şehirde iki adam vardı; biri zengin ve diğeri yoksuldu.
Örnek Ayetler (4 / 20)
Hakimler 20:31
·
Tevrat
וַיֵּצְא֤וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִן֙ לִקְרַ֣את הָעָ֔ם הָנְתְּק֖וּ מִן־הָעִ֑יר וַיָּחֵ֡לּוּ לְהַכּוֹת֩ מֵהָעָ֨ם חֲלָלִ֜ים כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם בַּֽמְסִלּוֹת֙ אֲשֶׁ֨ר אַחַ֜ת עֹלָ֣ה בֵֽית־אֵ֗ל וְאַחַ֤ת גִּבְעָ֨תָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִ֖ישׁ בְּיִשְׂרָאֵֽל
Bünyaminoğulları halkı karşılamaya çıktılar, şehirden uzaklaştılar ve önceki seferler gibi yollarda, biri Beytel'e ve diğeri kırdaki Giva'ya çıkan yollarda, İsrail'den yaklaşık otuz adamı vurup öldürmeye başladılar.
Yeremya 52:1
·
Tevrat
בֶּן־עֶשְׂרִ֨ים וְאַחַ֤ת שָׁנָה֙ צִדְקִיָּ֣הוּ בְמָלְכ֔וֹ וְאַחַ֤ת עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה מָלַ֖ךְ בִּירֽוּשָׁלִָ֑ם וְשֵׁ֣ם אִמּ֔וֹ חֲמוּטַ֥ל בַּֽת־יִרְמְיָ֖הוּ מִלִּבְנָֽה
Tsedekiya kral olduğunda yirmi bir yaşındaydı ve Yeruşalim'de on bir yıl krallık yaptı; ve annesinin adı Livna'dan Yeremya'nın kızı Hamutal'dı.
2. Krallar 4:22
·
Tevrat
וַתִּקְרָא֮ אֶל־אִישָׁהּ֒ וַתֹּ֗אמֶר שִׁלְחָ֨ה נָ֥א לִי֙ אֶחָ֣ד מִן־הַנְּעָרִ֔ים וְאַחַ֖ת הָאֲתֹנ֑וֹת וְאָר֛וּצָה עַד־אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים וְאָשֽׁוּבָה
Kocasına seslendi ve dedi: 'Lütfen bana hizmetçilerden birini ve eşeklerden birini gönder; Tanrı adamına kadar koşayım ve döneyim.'
2. Krallar 4:35
·
Tevrat
וַיָּ֜שָׁב וַיֵּ֣לֶךְ בַּבַּ֗יִת אַחַ֥ת הֵ֨נָּה֙ וְאַחַ֣ת הֵ֔נָּה וַיַּ֖עַל וַיִּגְהַ֣ר עָלָ֑יו וַיְזוֹרֵ֤ר הַנַּ֨עַר֙ עַד־שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֔ים וַיִּפְקַ֥ח הַנַּ֖עַר אֶת־עֵינָֽיו
Döndü ve evin içinde bir oraya bir buraya yürüdü; çıktı ve onun üzerine eğildi; çocuk yedi kez hapşırdı ve çocuk gözlerini açtı.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 16:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלֶ֨יהָ֙ שִׁמְשׁ֔וֹן אִם־יַאַסְרֻ֗נִי בְּשִׁבְעָ֛ה יְתָרִ֥ים לַחִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹא־חֹרָ֑בוּ וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּאַחַ֥ד הָאָדָֽם
Şimşon ona dedi: 'Eğer beni kurumamış yedi yaş kirişle bağlarlarsa, zayıflarım ve insanın biri gibi olurum.'
Hakimler 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ אִם־אָס֤וֹר יַאַסְר֨וּנִי֙ בַּעֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־נַעֲשָׂ֥ה בָהֶ֖ם מְלָאכָ֑ה וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּאַחַ֥ד הָאָדָֽם
Ona dedi: 'Eğer beni onlarla iş yapılmamış yeni iplerle kesinlikle bağlarlarsa, zayıflarım ve insanın biri gibi olurum.'
Hakimler 17:11
·
Tevrat
וַיּ֥וֹאֶל הַלֵּוִ֖י לָשֶׁ֣בֶת אֶת־הָאִ֑ישׁ וַיְהִ֤י הַנַּ֨עַר֙ ל֔וֹ כְּאַחַ֖ד מִבָּנָֽיו
Levili adamla oturmaya razı oldu ve genç ona oğullarından biri gibi oldu.
Hezekiel 48:8
·
Tevrat
וְעַל֙ גְּב֣וּל יְהוּדָ֔ה מִפְּאַ֥ת קָדִ֖ים עַד־פְּאַת־יָ֑מָּה תִּהְיֶ֣ה הַתְּרוּמָ֣ה אֲֽשֶׁר־תָּרִ֡ימוּ חֲמִשָּׁה֩ וְעֶשְׂרִ֨ים אֶ֜לֶף רֹ֗חַב וְאֹ֜רֶךְ כְּאַחַ֤ד הַחֲלָקִים֙ מִפְּאַ֤ת קָדִ֨ימָה֙ עַד־פְּאַת־יָ֔מָּה וְהָיָ֥ה הַמִּקְדָּ֖שׁ בְּתוֹכֽוֹ
Ve Yahuda sınırında, doğu tarafından batı tarafına kadar, sunacağınız sunu olacak, genişliği yirmi beş bin ve uzunluğu doğu tarafından batı tarafına kadar paylardan biri gibi olacak; ve tapınak onun içinde olacak.
2. Samuel 2:18
·
Tevrat
וַיִּֽהְיוּ־שָׁ֗ם שְׁלֹשָׁה֙ בְּנֵ֣י צְרוּיָ֔ה יוֹאָ֥ב וַאֲבִישַׁ֖י וַעֲשָׂהאֵ֑ל וַעֲשָׂהאֵל֙ קַ֣ל בְּרַגְלָ֔יו כְּאַחַ֥ד הַצְּבָיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּשָּׂדֶֽה
Orada Tseruya'nın üç oğlu Yoav, Avişay ve Asahel vardı; ve Asahel kırda olan ceylanlardan biri gibi ayaklarında hızlıydı.
Örnek Ayetler (4 / 16)
Hezekiel 10:14
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָ֥ה פָנִ֖ים לְאֶחָ֑ד פְּנֵ֨י הָאֶחָ֜ד פְּנֵ֣י הַכְּר֗וּב וּפְנֵ֤י הַשֵּׁנִי֙ פְּנֵ֣י אָדָ֔ם וְהַשְּׁלִישִׁי֙ פְּנֵ֣י אַרְיֵ֔ה וְהָרְבִיעִ֖י פְּנֵי־נָֽשֶׁר
Ve her birinin dört yüzü vardı; birincinin yüzü keruv yüzü ve ikincinin yüzü insan yüzü ve üçüncünün yüzü aslan yüzü ve dördüncünün kartal yüzüydü.
Hezekiel 10:21
·
Tevrat
אַרְבָּעָ֨ה אַרְבָּעָ֤ה פָנִים֙ לְאֶחָ֔ד וְאַרְבַּ֥ע כְּנָפַ֖יִם לְאֶחָ֑ד וּדְמוּת֙ יְדֵ֣י אָדָ֔ם תַּ֖חַת כַּנְפֵיהֶֽם
Her birinin dörder yüzü ve her birinin dört kanadı vardı; ve kanatlarının altında insan ellerinin biçimi vardı.
Hezekiel 46:17
·
Tevrat
וְכִֽי־יִתֵּ֨ן מַתָּנָ֜ה מִנַּחֲלָת֗וֹ לְאַחַד֙ מֵֽעֲבָדָ֔יו וְהָ֤יְתָה לּוֹ֙ עַד־שְׁנַ֣ת הַדְּר֔וֹר וְשָׁבַ֖ת לַנָּשִׂ֑יא אַ֚ךְ נַחֲלָת֔וֹ בָּנָ֖יו לָהֶ֥ם תִּהְיֶֽה
Ve kullarından birine mirasından bir hediye verdiği zaman, özgürlük yılına kadar onun için olacak, ve öndere dönecek; ancak onun mirası onun oğulları, onlar için olacak.
2. Samuel 1:15
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א דָוִ֗ד לְאַחַד֙ מֵֽהַנְּעָרִ֔ים וַיֹּ֖אמֶר גַּ֣שׁ פְּגַע־בּ֑וֹ וַיַּכֵּ֖הוּ וַיָּמֹֽת
Davut gençlerden birini çağırdı ve dedi: 'Yaklaş, ona vur.' O da ona vurdu ve o öldü.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hezekiel 30:20
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּאַחַ֤ת עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה בָּֽרִאשׁ֖וֹן בְּשִׁבְעָ֣ה לַחֹ֑דֶשׁ הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלַ֥י לֵאמֹֽר
Ve on birinci yılda, birinci ayda, ayın yedisinde Yahve'nin sözü bana geldi ve dedi:
Hezekiel 31:1
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּאַחַ֤ת עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה בַּשְּׁלִישִׁ֖י בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֑דֶשׁ הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלַ֥י לֵאמֹֽר
Ve on birinci yılda, üçüncü ayda, ayın birinde Yahve'nin sözü bana geldi ve dedi:
2. Samuel 2:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן וַיִּשְׁאַל֩ דָּוִ֨ד בַּֽיהוָ֤ה לֵאמֹר֙ הַאֶעֱלֶ֗ה בְּאַחַת֙ עָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֵלָ֖יו עֲלֵ֑ה וַיֹּ֧אמֶר דָּוִ֛ד אָ֥נָה אֶעֱלֶ֖ה וַיֹּ֥אמֶר חֶבְרֹֽנָה
Bundan sonra Davut Yahve'ye sorarak dedi: 'Yahuda şehirlerinin birine çıkayım mı?' Yahve ona dedi: 'Çık.' Davut dedi: 'Nereye çıkayım?' O da dedi: 'Hevron'a.'
2. Samuel 17:9
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַתָּ֤ה הֽוּא־נֶחְבָּא֙ בְּאַחַ֣ת הַפְּחָתִ֔ים א֖וֹ בְּאַחַ֣ד הַמְּקוֹמֹ֑ת וְהָיָ֗ה כִּנְפֹ֤ל בָּהֶם֙ בַּתְּחִלָּ֔ה וְשָׁמַ֤ע הַשֹּׁמֵ֨עַ֙ וְאָמַ֔ר הָֽיְתָה֙ מַגֵּפָ֔ה בָּעָ֕ם אֲשֶׁ֖ר אַחֲרֵ֥י אַבְשָׁלֹֽם
İşte, şimdi o çukurların birinde veya yerlerin birinde saklanıyordur; ve başlangıçta onlardan düşenler olduğunda, duyan kişi duyacak ve diyecek: 'Avşalom'un ardındaki halkta bir yıkım oldu.'
1. Samuel 27:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־אָכִ֗ישׁ אִם־נָא֩ מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֨יךָ֙ יִתְּנוּ־לִ֣י מָק֗וֹם בְּאַחַ֛ת עָרֵ֥י הַשָּׂדֶ֖ה וְאֵ֣שְׁבָה שָּׁ֑ם וְלָ֨מָּה יֵשֵׁ֧ב עַבְדְּךָ֛ בְּעִ֥יר הַמַּמְלָכָ֖ה עִמָּֽךְ
Davut Akiş'e dedi: 'Eğer gözlerinde lütuf bulduysam, kır şehirlerinin birinde bana yer versinler ve orada oturayım. Ve kulun neden seninle krallık şehrinde otursun?'
Örnek Ayetler (3 / 8)
Hezekiel 1:6
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָ֥ה פָנִ֖ים לְאֶחָ֑ת וְאַרְבַּ֥ע כְּנָפַ֖יִם לְאַחַ֥ת לָהֶֽם
Ve birine dört yüz ve onlara birine dört kanat vardı.
Yeşaya 19:18
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֡וּא יִהְיוּ֩ חָמֵ֨שׁ עָרִ֜ים בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם מְדַבְּרוֹת֙ שְׂפַ֣ת כְּנַ֔עַן וְנִשְׁבָּע֖וֹת לַיהוָ֣ה צְבָא֑וֹת עִ֣יר הַהֶ֔רֶס יֵאָמֵ֖ר לְאֶחָֽת
O gün Mısır diyarında Kenan dilini konuşan ve Ordular Yahvesi'ne yemin eden beş şehir olacak; birine Yıkım Şehri denecek.
1. Krallar 3:25
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ גִּזְר֛וּ אֶת־הַיֶּ֥לֶד הַחַ֖י לִשְׁנָ֑יִם וּתְנ֤וּ אֶֽת־הַחֲצִי֙ לְאַחַ֔ת וְאֶֽת־הַחֲצִ֖י לְאֶחָֽת
Ve kral dedi: 'Yaşayan çocuğu ikiye bölün; ve yarısını birine, ve yarısını diğerine verin.'
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 14:5
·
Tevrat
הַשֵּׁ֧ן הָאֶחָ֛ד מָצ֥וּק מִצָּפ֖וֹן מ֣וּל מִכְמָ֑שׂ וְהָאֶחָ֥ד מִנֶּ֖גֶב מ֥וּל גָּֽבַע
Bir diş kuzeyden Mikmaş'a karşı, diğeri güneyden Geva'ya karşı dikilmişti.
Yaratılış 42:13
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ שְׁנֵ֣ים עָשָׂר֩ עֲבָדֶ֨יךָ אַחִ֧ים אֲנַ֛חְנוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנֵּ֨ה הַקָּטֹ֤ן אֶת־אָבִ֨ינוּ֙ הַיּ֔וֹם וְהָאֶחָ֖ד אֵינֶֽנּוּ
Dediler: 'Biz kulların on iki kardeşiz, Kenan diyarında bir adamın oğullarıyız; ve işte, en küçüğü bugün babamızın yanındadır ve biri artık yoktur.'
Levililer 14:22
·
Tevrat
וּשְׁתֵּ֣י תֹרִ֗ים א֤וֹ שְׁנֵי֙ בְּנֵ֣י יוֹנָ֔ה אֲשֶׁ֥ר תַּשִּׂ֖יג יָד֑וֹ וְהָיָ֤ה אֶחָד֙ חַטָּ֔את וְהָאֶחָ֖ד עֹלָֽה
Ve elinin yettiği iki kumru veya iki güvercin yavrusu alacaktır; biri günah sunusu ve diğeri yakmalık sunu olacaktır.
Levililer 15:15
·
Tevrat
וְעָשָׂ֤ה אֹתָם֙ הַכֹּהֵ֔ן אֶחָ֣ד חַטָּ֔את וְהָאֶחָ֖ד עֹלָ֑ה וְכִפֶּ֨ר עָלָ֧יו הַכֹּהֵ֛ן לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה מִזּוֹבֽוֹ
Ve kâhin onları, birini günah sunusu ve diğerini yakmalık sunu olarak yapacak; ve kâhin akıntısından dolayı Yahve'nin önünde onun için kefaret edecek.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 18:10
·
Tevrat
וְהוֹלִ֥יד בֵּן־פָּרִ֖יץ שֹׁפֵ֣ךְ דָּ֑ם וְעָ֣שָׂה אָ֔ח מֵאַחַ֖ד מֵאֵֽלֶּה
Ve kan döken zorba bir oğlun babası olursa ve bir kardeşe bunlardan birini yaparsa;
2. Samuel 15:2
·
Tevrat
וְהִשְׁכִּים֙ אַבְשָׁל֔וֹם וְעָמַ֕ד עַל־יַ֖ד דֶּ֣רֶךְ הַשָּׁ֑עַר וַיְהִ֡י כָּל־הָאִ֣ישׁ אֲשֶֽׁר־יִהְיֶה־לּוֹ־רִיב֩ לָב֨וֹא אֶל־הַמֶּ֜לֶךְ לַמִּשְׁפָּ֗ט וַיִּקְרָ֨א אַבְשָׁל֤וֹם אֵלָיו֙ וַיֹּ֗אמֶר אֵֽי־מִזֶּ֥ה עִיר֙ אַ֔תָּה וַיֹּ֕אמֶר מֵאַחַ֥ד שִׁבְטֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל עַבְדֶּֽךָ
Avşalom erken kalkardı ve kapı yolunun yanında dururdu; yargı için krala gelmek üzere davası olan her adamı Avşalom çağırırdı ve derdi: 'Sen hangi şehirdensin?' O da derdi: 'Kulun İsrail oymaklarının birindendir.'
Yasa'nın Tekrarı 15:7
·
Tevrat
כִּֽי־יִהְיֶה֩ בְךָ֨ אֶבְי֜וֹן מֵאַחַ֤ד אַחֶ֨יךָ֙ בְּאַחַ֣ד שְׁעָרֶ֔יךָ בְּאַ֨רְצְךָ֔ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֣ן לָ֑ךְ לֹ֧א תְאַמֵּ֣ץ אֶת־לְבָבְךָ֗ וְלֹ֤א תִקְפֹּץ֙ אֶת־יָ֣דְךָ֔ מֵאָחִ֖יךָ הָאֶבְיֽוֹן
Eğer Tanrın Yahve'nin sana verdiği yerinde kapılarının birinde kardeşlerinin birinden sende yoksul olursa, yoksul kardeşinden kalbini sertleştirmeyeceksin ve elini kapatmayacaksın.
Yasa'nın Tekrarı 18:6
·
Tevrat
וְכִֽי־יָבֹ֨א הַלֵּוִ֜י מֵאַחַ֤ד שְׁעָרֶ֨יךָ֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־ה֖וּא גָּ֣ר שָׁ֑ם וּבָא֙ בְּכָל־אַוַּ֣ת נַפְשׁ֔וֹ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַ֥ר יְהוָֽה
Eğer bir Levili bütün İsrail'den, orada yabancı olarak yaşadığı kapılarının birinden gelirse ve canının bütün arzusuyla Yahve'nin seçeceği yere gelirse;
Örnek Ayetler (4)
Daniel 11:20
·
Tevrat
וְעָמַ֧ד עַל־כַּנּ֛וֹ מַעֲבִ֥יר נוֹגֵ֖שׂ הֶ֣דֶר מַלְכ֑וּת וּבְיָמִ֤ים אֲחָדִים֙ יִשָּׁבֵ֔ר וְלֹ֥א בְאַפַּ֖יִם וְלֹ֥א בְמִלְחָמָֽה
Onun yerinde de krallığın görkeminden bir baskıcı geçiren biri duracak; ve birkaç gün içinde kırılacak, ama öfkeyle değil ve savaşla değil.
Yaratılış 11:1
·
Tevrat
וַֽיְהִ֥י כָל־הָאָ֖רֶץ שָׂפָ֣ה אֶחָ֑ת וּדְבָרִ֖ים אֲחָדִֽים
Bütün yerde tek bir dil ve aynı sözler vardı.
Yaratılış 27:44
·
Tevrat
וְיָשַׁבְתָּ֥ עִמּ֖וֹ יָמִ֣ים אֲחָדִ֑ים עַ֥ד אֲשֶׁר־תָּשׁ֖וּב חֲמַ֥ת אָחִֽיךָ
Ve kardeşinin öfkesi dönene kadar onunla birkaç gün otur.
Yaratılış 29:20
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֧ד יַעֲקֹ֛ב בְּרָחֵ֖ל שֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים וַיִּהְי֤וּ בְעֵינָיו֙ כְּיָמִ֣ים אֲחָדִ֔ים בְּאַהֲבָת֖וֹ אֹתָֽהּ
Böylece Yakup Rahel için yedi yıl hizmet etti; onu sevdiği için gözünde birkaç gün gibi oldular.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 10:2
·
Tevrat
וַיִּֽירְא֣וּ מְאֹ֔ד כִּ֣י עִ֤יר גְּדוֹלָה֙ גִּבְע֔וֹן כְּאַחַ֖ת עָרֵ֣י הַמַּמְלָכָ֑ה וְכִ֨י הִ֤יא גְדוֹלָה֙ מִן־הָעַ֔י וְכָל־אֲנָשֶׁ֖יהָ גִּבֹּרִֽים
Çok korktular; çünkü Givon krallık şehirlerinden biri gibi büyük bir şehirdi ve Ay'dan daha büyüktü ve onun bütün adamları yiğitlerdi.
Rut 2:13
·
Tevrat
וַ֠תֹּאמֶר אֶמְצָא־חֵ֨ן בְּעֵינֶ֤יךָ אֲדֹנִי֙ כִּ֣י נִֽחַמְתָּ֔נִי וְכִ֥י דִבַּ֖רְתָּ עַל־לֵ֣ב שִׁפְחָתֶ֑ךָ וְאָנֹכִי֙ לֹ֣א אֶֽהְיֶ֔ה כְּאַחַ֖ת שִׁפְחֹתֶֽיךָ
Ve dedi: 'Gözlerinde lütuf bulayım, efendim; çünkü beni teselli ettin ve çünkü hizmetçinin kalbine konuştun, ve ben hizmetçilerinden biri gibi olmayacağım.'
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 11:7
·
Tevrat
וָֽאֶרְעֶה֙ אֶת־צֹ֣אן הַֽהֲרֵגָ֔ה לָכֵ֖ן עֲנִיֵּ֣י הַצֹּ֑אן וָאֶקַּֽח־לִ֞י שְׁנֵ֣י מַקְל֗וֹת לְאַחַ֞ד קָרָ֤אתִי נֹ֨עַם֙ וּלְאַחַד֙ קָרָ֣אתִי חֹֽבְלִ֔ים וָאֶרְעֶ֖ה אֶת־הַצֹּֽאן
Ve kesimlik sürüyü, böylece sürünün düşkünlerini güttüm; ve kendime iki değnek aldım, birine Lütuf adını koydum ve birine Bağlar adını koydum ve sürüyü güttüm.
Vaiz 4:11
·
Tevrat
גַּ֛ם אִם־יִשְׁכְּב֥וּ שְׁנַ֖יִם וְחַ֣ם לָהֶ֑ם וּלְאֶחָ֖ד אֵ֥יךְ יֵחָֽם
Ayrıca eğer iki kişi yatarsa, onlara sıcak olur; ama bir kişi nasıl ısınır?
Örnek Ayetler (2)
Levililer 4:2
·
Tevrat
דַּבֵּ֞ר אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֘ל לֵאמֹר֒ נֶ֗פֶשׁ כִּֽי־תֶחֱטָ֤א בִשְׁגָגָה֙ מִכֹּל֙ מִצְוֺ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לֹ֣א תֵעָשֶׂ֑ינָה וְעָשָׂ֕ה מֵאַחַ֖ת מֵהֵֽנָּה
İsrail oğullarına konuşarak de: Bir can, Yahve'nin yapılmayacak olan bütün buyruklarından birine karşı yanlışlıkla günah işlerse ve onlardan birini yaparsa;
Levililer 5:13
·
Tevrat
וְכִפֶּר֩ עָלָ֨יו הַכֹּהֵ֜ן עַל־חַטָּאת֧וֹ אֲשֶׁר־חָטָ֛א מֵֽאַחַ֥ת מֵאֵ֖לֶּה וְנִסְלַ֣ח ל֑וֹ וְהָיְתָ֥ה לַכֹּהֵ֖ן כַּמִּנְחָֽה
Kâhin bunların birinden işlediği günahı için onun adına kefaret edecek ve o bağışlanacaktır; ve tahıl sunusu gibi kâhinin olacaktır.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 8:3
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֤א עֵינַי֙ וָאֶרְאֶ֔ה וְהִנֵּ֣ה אַ֣יִל אֶחָ֗ד עֹמֵ֛ד לִפְנֵ֥י הָאֻבָ֖ל וְל֣וֹ קְרָנָ֑יִם וְהַקְּרָנַ֣יִם גְּבֹה֗וֹת וְהָאַחַת֙ גְּבֹהָ֣ה מִן־הַשֵּׁנִ֔ית וְהַ֨גְּבֹהָ֔ה עֹלָ֖ה בָּאַחֲרֹנָֽה
Gözlerimi kaldırdım ve gördüm, ve işte kanalın önünde bir koç duruyordu ve onun iki boynuzu vardı; iki boynuz yüksekti ve biri ikincisinden yüksekti ve yüksek olan sonradan çıkıyordu.
Yasa'nın Tekrarı 21:15
·
Tevrat
כִּֽי־תִהְיֶ֨יןָ לְאִ֜ישׁ שְׁתֵּ֣י נָשִׁ֗ים הָאַחַ֤ת אֲהוּבָה֙ וְהָאַחַ֣ת שְׂנוּאָ֔ה וְיָֽלְדוּ־ל֣וֹ בָנִ֔ים הָאֲהוּבָ֖ה וְהַשְּׂנוּאָ֑ה וְהָיָ֛ה הַבֵּ֥ן הַבְּכ֖וֹר לַשְּׂנִיאָֽה
Bir adamın, biri sevilen ve diğeri nefret edilen iki eşi olduğunda ve sevilen ile nefret edilen ona oğullar doğurduklarında ve ilk doğan oğul nefret edilenin olursa,
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 82:7
·
Tevrat
אָ֭כֵן כְּאָדָ֣ם תְּמוּת֑וּן וּכְאַחַ֖ד הַשָּׂרִ֣ים תִּפֹּֽלוּ
Ancak insan gibi öleceksiniz ve önderlerin biri gibi düşeceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 7:9
·
Tevrat
כִּ֗י בְּאֶחָד֙ לַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֔וֹן ה֣וּא יְסֻ֔ד הַֽמַּעֲלָ֖ה מִבָּבֶ֑ל וּבְאֶחָ֞ד לַחֹ֣דֶשׁ הַחֲמִישִׁ֗י בָּ֚א אֶל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם כְּיַד־אֱלֹהָ֖יו הַטּוֹבָ֥ה עָלָֽיו
Çünkü birinci ayın birinde Babil'den çıkışın başlangıcıydı ve Tanrısı'nın onun üzerindeki iyi eline göre beşinci ayın birinde Yeruşalim'e geldi.