141
Kullanım
2
Lemma
2
Türev
9
Anlam
2 lemma, 2 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אָז Lemma | az | o zaman, o zaman, o vakit, o devirde | Zarf | 119 | ||
Örnek Ayetler (5 / 119) Hakimler 5:8 · Tevrat יִבְחַר֙ אֱלֹהִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אָ֖ז לָחֶ֣ם שְׁעָרִ֑ים מָגֵ֤ן אִם־יֵֽרָאֶה֙ וָרֹ֔מַח בְּאַרְבָּעִ֥ים אֶ֖לֶף בְּיִשְׂרָאֵֽל Yeni ilahlar seçti; o zaman kapılarda savaş vardı; İsrail'de kırk binde kalkan ve mızrak görülür müydü? Hakimler 5:11 · Tevrat מִקּ֣וֹל מְחַֽצְצִ֗ים בֵּ֚ין מַשְׁאַבִּ֔ים שָׁ֤ם יְתַנּוּ֙ צִדְק֣וֹת יְהוָ֔ה צִדְקֹ֥ת פִּרְזֹנ֖וֹ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אָ֛ז יָרְד֥וּ לַשְּׁעָרִ֖ים עַם־יְהוָֽה Su çekme yerleri arasındaki okçuların sesinden uzakta, orada Yahve'nin doğru işlerini, İsrail'deki köylülerinin doğru işlerini anlatacaklar. O zaman Yahve'nin halkı kapılara indi. Hakimler 5:13 · Tevrat אָ֚ז יְרַ֣ד שָׂרִ֔יד לְאַדִּירִ֖ים עָ֑ם יְהוָ֕ה יְרַד־לִ֖י בַּגִּבּוֹרִֽים O zaman sağ kalan halkın soylularına indi; Yahve benim için yiğitler arasında indi. Hakimler 5:19 · Tevrat בָּ֤אוּ מְלָכִים֙ נִלְחָ֔מוּ אָ֤ז נִלְחֲמוּ֙ מַלְכֵ֣י כְנַ֔עַן בְּתַעְנַ֖ךְ עַל־מֵ֣י מְגִדּ֑וֹ בֶּ֥צַע כֶּ֖סֶף לֹ֥א לָקָֽחוּ Krallar geldiler, savaştılar; o zaman Kenan'ın kralları Megiddo suları üzerinde Taanak'ta savaştılar; gümüş kazanç almadılar. Hakimler 5:22 · Tevrat אָ֥ז הָלְמ֖וּ עִקְּבֵי־ס֑וּס מִֽדַּהֲר֖וֹת דַּהֲר֥וֹת אַבִּירָֽיו O zaman at toynakları vurdu, güçlülerinin dörtnala koşmasından, dörtnala koşmasından. | ||||||
וְאָז | ve-az | ve o zaman, o zaman, o vakit, böylece | Zarf | 4 | ||
מֵאָז Lemma | me-az | o zamandan beri, o zaman, o vakit, önceden | Zarf | 17 | ||
וּמֵאָז | u-me'az | ve o zamandan beri, o zaman, o vakit, o andan itibaren | Zarf | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 119)
Hakimler 5:8
·
Tevrat
יִבְחַר֙ אֱלֹהִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אָ֖ז לָחֶ֣ם שְׁעָרִ֑ים מָגֵ֤ן אִם־יֵֽרָאֶה֙ וָרֹ֔מַח בְּאַרְבָּעִ֥ים אֶ֖לֶף בְּיִשְׂרָאֵֽל
Yeni ilahlar seçti; o zaman kapılarda savaş vardı; İsrail'de kırk binde kalkan ve mızrak görülür müydü?
Hakimler 5:11
·
Tevrat
מִקּ֣וֹל מְחַֽצְצִ֗ים בֵּ֚ין מַשְׁאַבִּ֔ים שָׁ֤ם יְתַנּוּ֙ צִדְק֣וֹת יְהוָ֔ה צִדְקֹ֥ת פִּרְזֹנ֖וֹ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אָ֛ז יָרְד֥וּ לַשְּׁעָרִ֖ים עַם־יְהוָֽה
Su çekme yerleri arasındaki okçuların sesinden uzakta, orada Yahve'nin doğru işlerini, İsrail'deki köylülerinin doğru işlerini anlatacaklar. O zaman Yahve'nin halkı kapılara indi.
Hakimler 5:13
·
Tevrat
אָ֚ז יְרַ֣ד שָׂרִ֔יד לְאַדִּירִ֖ים עָ֑ם יְהוָ֕ה יְרַד־לִ֖י בַּגִּבּוֹרִֽים
O zaman sağ kalan halkın soylularına indi; Yahve benim için yiğitler arasında indi.
Hakimler 5:19
·
Tevrat
בָּ֤אוּ מְלָכִים֙ נִלְחָ֔מוּ אָ֤ז נִלְחֲמוּ֙ מַלְכֵ֣י כְנַ֔עַן בְּתַעְנַ֖ךְ עַל־מֵ֣י מְגִדּ֑וֹ בֶּ֥צַע כֶּ֖סֶף לֹ֥א לָקָֽחוּ
Krallar geldiler, savaştılar; o zaman Kenan'ın kralları Megiddo suları üzerinde Taanak'ta savaştılar; gümüş kazanç almadılar.
Hakimler 5:22
·
Tevrat
אָ֥ז הָלְמ֖וּ עִקְּבֵי־ס֑וּס מִֽדַּהֲר֖וֹת דַּהֲר֥וֹת אַבִּירָֽיו
O zaman at toynakları vurdu, güçlülerinin dörtnala koşmasından, dörtnala koşmasından.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 32:2
·
Tevrat
וְאָ֗ז חֵ֚יל מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל צָרִ֖ים עַל־יְרוּשָׁלִָ֑ם וְיִרְמְיָ֣הוּ הַנָּבִ֗יא הָיָ֤ה כָלוּא֙ בַּחֲצַ֣ר הַמַּטָּרָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בֵּֽית־מֶ֥לֶךְ יְהוּדָֽה
Ve o zaman Babil kralının ordusu Yeruşalim'i kuşatıyordu; ve peygamber Yeremya, Yahuda kralının evinde olan muhafız avlusuna kapatılmıştı.
Yeşu 1:8
·
Tevrat
לֹֽא־יָמ֡וּשׁ סֵפֶר֩ הַתּוֹרָ֨ה הַזֶּ֜ה מִפִּ֗יךָ וְהָגִ֤יתָ בּוֹ֙ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה לְמַ֨עַן֙ תִּשְׁמֹ֣ר לַעֲשׂ֔וֹת כְּכָל־הַכָּת֖וּב בּ֑וֹ כִּי־אָ֛ז תַּצְלִ֥יחַ אֶת־דְּרָכֶ֖ךָ וְאָ֥ז תַּשְׂכִּֽיל
Bu yasa kitabı ağzından ayrılmayacak ve onda yazılı olan her şeye göre yapmaya dikkat etmen için gece ve gündüz onu düşüneceksin; çünkü o zaman yolunu başarılı kılacaksın ve o zaman başarılı olacaksın.
Levililer 26:41
·
Tevrat
אַף־אֲנִ֗י אֵלֵ֤ךְ עִמָּם֙ בְּקֶ֔רִי וְהֵבֵאתִ֣י אֹתָ֔ם בְּאֶ֖רֶץ אֹיְבֵיהֶ֑ם אוֹ־אָ֣ז יִכָּנַ֗ע לְבָבָם֙ הֶֽעָרֵ֔ל וְאָ֖ז יִרְצ֥וּ אֶת־עֲוֺנָֽם
Ben de onlarla zıtlık içinde yürüyeceğim ve onları düşmanlarının yerine getireceğim; belki o zaman sünnetsiz kalpleri boyun eğer ve o zaman suçlarını kabul ederler.
Mısır'dan Çıkış 12:48
·
Tevrat
וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּךָ֜ גֵּ֗ר וְעָ֣שָׂה פֶסַח֮ לַיהוָה֒ הִמּ֧וֹל ל֣וֹ כָל־זָכָ֗ר וְאָז֙ יִקְרַ֣ב לַעֲשֹׂת֔וֹ וְהָיָ֖ה כְּאֶזְרַ֣ח הָאָ֑רֶץ וְכָל־עָרֵ֖ל לֹֽא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ
Ve eğer seninle bir yabancı konaklarsa ve Yahve'ye Fısıh yaparsa, onun her erkeği sünnet edilsin; ve o zaman onu yapmak için yaklaşsın ve yerin yerlisi gibi olsun; ve hiçbir sünnetsiz ondan yemeyecek.
Örnek Ayetler (5 / 17)
2. Samuel 15:34
·
Tevrat
וְאִם־הָעִ֣יר תָּשׁ֗וּב וְאָמַרְתָּ֤ לְאַבְשָׁלוֹם֙ עַבְדְּךָ֨ אֲנִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶֽהְיֶ֔ה עֶ֣בֶד אָבִ֤יךָ וַֽאֲנִי֙ מֵאָ֔ז וְעַתָּ֖ה וַאֲנִ֣י עַבְדֶּ֑ךָ וְהֵפַרְתָּ֣ה לִ֔י אֵ֖ת עֲצַ֥ת אֲחִיתֹֽפֶל
Fakat şehre dönersen ve Avşalom'a dersen: 'Ben senin kulunum, ey kral, olacağım; o zamandan beri babanın kuluydum ve şimdi ben senin kulunum'; böylece Ahitofel'in öğüdünü benim için bozacaksın.
Yeşaya 14:8
·
Tevrat
גַּם־בְּרוֹשִׁ֛ים שָׂמְח֥וּ לְךָ֖ אַרְזֵ֣י לְבָנ֑וֹן מֵאָ֣ז שָׁכַ֔בְתָּ לֹֽא־יַעֲלֶ֥ה הַכֹּרֵ֖ת עָלֵֽינוּ
Selvi ağaçları da, Lübnan sedirleri de senin için sevindiler: 'Sen yattığından beri, kesici üzerimize çıkmıyor.'
Yeşaya 16:13
·
Tevrat
זֶ֣ה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־מוֹאָ֖ב מֵאָֽז
Yahve'nin o zamandan beri Moav'a konuştuğu söz budur.
Yeşaya 44:8
·
Tevrat
אַֽל־תִּפְחֲדוּ֙ וְאַל־תִּרְה֔וּ הֲלֹ֥א מֵאָ֛ז הִשְׁמַעְתִּ֥יךָ וְהִגַּ֖דְתִּי וְאַתֶּ֣ם עֵדָ֑י הֲיֵ֤שׁ אֱל֨וֹהַּ֙ מִבַּלְעָדַ֔י וְאֵ֥ין צ֖וּר בַּל־יָדָֽעְתִּי
Korkmayın ve dehşete düşmeyin; o zamandan beri sana işittirmedim mi ve bildirmedim mi? Ve siz tanıklarımsınız; benden başka Tanrı var mı? Ve kaya yoktur, bilmiyorum.
Yeşaya 45:21
·
Tevrat
הַגִּ֣ידוּ וְהַגִּ֔ישׁוּ אַ֥ף יִֽוָּעֲצ֖וּ יַחְדָּ֑ו מִ֣י הִשְׁמִיעַ֩ זֹ֨את מִקֶּ֜דֶם מֵאָ֣ז הִגִּידָ֗הּ הֲל֨וֹא אֲנִ֤י יְהוָה֙ וְאֵֽין־ע֤וֹד אֱלֹהִים֙ מִבַּלְעָדַ֔י אֵֽל־צַדִּ֣יק וּמוֹשִׁ֔יעַ אַ֖יִן זוּלָתִֽי
Bildirin ve yaklaştırın, hatta birlikte öğütleşsinler; bunu eskiden kim işittirdi? O zamandan beri onu kim bildirdi? Ben Yahve değil miyim? Ve benden başka Tanrı yoktur; doğru bir Tanrı ve Kurtarıcı, benden başkası yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 5:23
·
Tevrat
וּמֵאָ֞ז בָּ֤אתִי אֶל־פַּרְעֹה֙ לְדַבֵּ֣ר בִּשְׁמֶ֔ךָ הֵרַ֖ע לָעָ֣ם הַזֶּ֑ה וְהַצֵּ֥ל לֹא־הִצַּ֖לְתָּ אֶת־עַמֶּֽךָ
Çünkü senin adınla konuşmak için Firavun'a geldiğimden beri bu halka kötülük yaptı ve sen halkını kesinlikle kurtarmadın.'