880
Kullanım
12
Lemma
61
Türev
60
Anlam
12 lemma, 61 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אֲדֹנִֽי | adoni | efendim, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 19 | ||
אֲדֹֽנֵיכֶם | adoneykhem | efendileriniz, sahip, efendi, yönetici | Zamir | 11 | ||
אַדְנֵיהֶם | adneyhem | onların tabanları, taban, kaide, temel | Zamir | 8 | ||
אֲדֹנֵינוּ | adoneynu | efendimiz, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 6 | ||
הָֽאָדוֹן | ha-adon | sahip, sahip, efendi, yönetici | İsim | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Malaki 3:1 · Tevrat הִנְנִ֤י שֹׁלֵחַ֙ מַלְאָכִ֔י וּפִנָּה־דֶ֖רֶךְ לְפָנָ֑י וּפִתְאֹם֩ יָב֨וֹא אֶל־הֵיכָל֜וֹ הָאָד֣וֹן אֲשֶׁר־אַתֶּ֣ם מְבַקְשִׁ֗ים וּמַלְאַ֨ךְ הַבְּרִ֜ית אֲשֶׁר־אַתֶּ֤ם חֲפֵצִים֙ הִנֵּה־בָ֔א אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת İşte ben elçimi gönderiyorum ve yüzümün önünde yolu temizleyecek; ve aradığınız Efendi aniden tapınağına gelecek ve zevk aldığınız antlaşmanın elçisi işte geliyor, Ordular Yahve dedi. Yeşaya 1:24 · Tevrat לָכֵ֗ן נְאֻ֤ם הָֽאָדוֹן֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת אֲבִ֖יר יִשְׂרָאֵ֑ל ה֚וֹי אֶנָּחֵ֣ם מִצָּרַ֔י וְאִנָּקְמָ֖ה מֵאוֹיְבָֽי Bu yüzden Ordular Efendisi Yahve'nin, İsrail'in Güçlüsü'nün bildirisidir: 'Vay! Hasımlarımdan rahatlayacağım ve düşmanlarımdan öç alacağım.' Yeşaya 3:1 · Tevrat כִּי֩ הִנֵּ֨ה הָאָד֜וֹן יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת מֵסִ֤יר מִירוּשָׁלִַ֨ם֙ וּמִ֣יהוּדָ֔ה מַשְׁעֵ֖ן וּמַשְׁעֵנָ֑ה כֹּ֚ל מִשְׁעַן־לֶ֔חֶם וְכֹ֖ל מִשְׁעַן־מָֽיִם Çünkü işte Ordular Efendisi Yahve, Yeruşalim'den ve Yahuda'dan desteği ve dayanağı, bütün ekmek desteğini ve bütün su desteğini uzaklaştırıyor: Yeşaya 10:16 · Tevrat לָ֠כֵן יְשַׁלַּ֨ח הָאָד֜וֹן יְהוָ֧ה צְבָא֛וֹת בְּמִשְׁמַנָּ֖יו רָז֑וֹן וְתַ֧חַת כְּבֹד֛וֹ יֵקַ֥ד יְקֹ֖ד כִּיק֥וֹד אֵֽשׁ Bu yüzden Efendi, Ordular Yahve'si onun semizlerine zayıflık gönderecek; ve onun yüceliğinin altında ateşin yanması gibi bir yanma yanacak. Yeşaya 10:33 · Tevrat הִנֵּ֤ה הָאָדוֹן֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת מְסָעֵ֥ף פֻּארָ֖ה בְּמַעֲרָצָ֑ה וְרָמֵ֤י הַקּוֹמָה֙ גְּדוּעִ֔ים וְהַגְּבֹהִ֖ים יִשְׁפָּֽלוּ İşte, Orduların Efendisi Yahve dalları dehşetle buduyor; boyu uzun olanlar kesilecek ve yüksek olanlar alçaltılacak. | ||||||
אֲדֹנֵי | adoney | efendileri, efendi, sahip, yönetici | İsim | 4 | ||
אֲדֹנִים | adonim | efendiler, efendi, sahip, yönetici | İsim | 4 | ||
וַאדֹנִי | va-adoni | ve efendim, sahip, efendi, yönetici | Zamir | 4 | ||
לַאדֹנֶיךָ | la'doneykha | efendine, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 3 | ||
לַאֲדֹנֵיהֶם | la-adoneyhem | efendilerine, taban, sahip, efendi | Zamir | 2 | ||
לְאָדוֹן | le-adon | efendiye, efendi, sahip, yönetici | İsim | 2 | ||
אֲדֹנָי | adonay | Rab, efendi, sahip, Rab | Zamir | 2 | ||
בַּֽאדֹנִי | ba-adoni | efendimde, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 2 | ||
הָאֲדֹנִים | ha-adonim | efendiler, efendi, sahip, yönetici | İsim | 2 | ||
אֲדֹנֶיהָ | adoneha | onun efendisi, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 2 | ||
לַֽאדֹנָיו | la-adonayv | efendisine, efendi, sahip, rab | Zamir | 2 | ||
הָאָדֹן | ha-adon | efendi, sahip, efendi, yönetici | İsim | 2 | ||
אֲדוֹנֶיהָ | adoneyha | onun efendisi, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
אֲדוֹנֵינוּ | adoneynu | bizim efendimiz, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
אֲדֹנֵנוּ | adonenu | efendimiz, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 19)
2. Samuel 19:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ אַל־יַחֲשָׁב־לִ֣י אֲדֹנִי֮ עָוֺן֒ וְאַל־תִּזְכֹּ֗ר אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר הֶעֱוָ֣ה עַבְדְּךָ֔ בַּיּ֕וֹם אֲשֶׁר־יָׄצָ֥ׄאׄ אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ מִירֽוּשָׁלִָ֑ם לָשׂ֥וּם הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־לִבּֽוֹ
Ve krala dedi: 'Efendim bana suç saymasın ve efendim kralın Yeruşalim'den çıktığı gün kulunun yaptığı sapkınlığı hatırlamasın, kral bunu kalbine koymasın.'
2. Samuel 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יוֹאָ֜ב אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ וְיוֹסֵ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֶל־הָעָ֜ם כָּהֵ֤ם וְכָהֵם֙ מֵאָ֣ה פְעָמִ֔ים וְעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ רֹא֑וֹת וַאדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ לָ֥מָּה חָפֵ֖ץ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Yoav krala dedi: 'Tanrın Yahve halka yüz kat daha eklesin ve efendim kralın gözleri görsün; ama efendim kral neden bu şeyi istiyor?'
2. Samuel 24:21
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲרַ֔וְנָה מַדּ֛וּעַ בָּ֥א אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־עַבְדּ֑וֹ וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לִקְנ֧וֹת מֵעִמְּךָ֣ אֶת־הַגֹּ֗רֶן לִבְנ֤וֹת מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וְתֵעָצַ֥ר הַמַּגֵּפָ֖ה מֵעַ֥ל הָעָֽם
Ve Aravna dedi: 'Efendim kral neden kuluna geldi?' Ve Davut dedi: 'Yahve'ye bir sunak inşa etmek için harman yerini senden satın almak için, ve salgın halkın üzerinden dursun diye.'
1. Samuel 22:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֔וּל שְֽׁמַֽע־נָ֖א בֶּן־אֲחִיט֑וּב וַיֹּ֖אמֶר הִנְנִ֥י אֲדֹנִֽי
Saul dedi: 'Lütfen dinle, ey Ahituv oğlu!' O da dedi: 'İşte buradayım, efendim.'
1. Samuel 25:27
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הַבְּרָכָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁר־הֵבִ֥יא שִׁפְחָתְךָ֖ לַֽאדֹנִ֑י וְנִתְּנָה֙ לַנְּעָרִ֔ים הַמִּֽתְהַלְּכִ֖ים בְּרַגְלֵ֥י אֲדֹנִֽי
Ve şimdi cariyenin efendime getirdiği bu bereket efendimin ardınca yürüyen gençlere verilsin.
Örnek Ayetler (5 / 11)
2. Samuel 2:5
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח דָּוִד֙ מַלְאָכִ֔ים אֶל־אַנְשֵׁ֖י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֑ד וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם בְּרֻכִ֤ים אַתֶּם֙ לַֽיהוָ֔ה אֲשֶׁ֨ר עֲשִׂיתֶ֜ם הַחֶ֣סֶד הַזֶּ֗ה עִם־אֲדֹֽנֵיכֶם֙ עִם־שָׁא֔וּל וַֽתִּקְבְּר֖וּ אֹתֽוֹ
Bunun üzerine Davut Yaveş Gilat adamlarına elçiler gönderdi ve onlara dedi: 'Siz Yahve tarafından bereketlisiniz, ki efendiniz Şaul ile bu sadakati yaptınız ve onu gömdünüz.'
2. Samuel 2:7
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה תֶּחֱזַ֣קְנָה יְדֵיכֶ֗ם וִֽהְיוּ֙ לִבְנֵי־חַ֔יִל כִּי־מֵ֖ת אֲדֹנֵיכֶ֣ם שָׁא֑וּל וְגַם־אֹתִ֗י מָשְׁח֧וּ בֵית־יְהוּדָ֛ה לְמֶ֖לֶךְ עֲלֵיהֶֽם
Ve şimdi elleriniz güçlensin ve yiğitlik oğulları olun; çünkü efendiniz Şaul öldü ve ayrıca Yahuda evi beni üzerlerine kral olarak meshettiler.
Yeremya 27:4
·
Tevrat
וְצִוִּיתָ֣ אֹתָ֔ם אֶל־אֲדֹֽנֵיהֶ֖ם לֵאמֹ֑ר כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כֹּ֥ה תֹֽאמְר֖וּ אֶל־אֲדֹֽנֵיכֶֽם
Ve onlara efendilerine yönelik şöyle diyerek buyur: İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: Efendilerinize şöyle söyleyeceksiniz:
1. Samuel 26:16
·
Tevrat
לֹא־ט֞וֹב הַדָּבָ֣ר הַזֶּה֮ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂיתָ֒ חַי־יְהוָ֗ה כִּ֤י בְנֵי־מָ֨וֶת֙ אַתֶּ֔ם אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־שְׁמַרְתֶּ֛ם עַל־אֲדֹנֵיכֶ֖ם עַל־מְשִׁ֣יחַ יְהוָ֑ה וְעַתָּ֣ה רְאֵ֗ה אֵֽי־חֲנִ֥ית הַמֶּ֛לֶךְ וְאֶת־צַפַּ֥חַת הַמַּ֖יִם אֲשֶׁ֥ר מְרַאֲשֹׁתָֽיו
Yaptığın bu şey iyi değil. Yahve yaşıyor ki, siz ölüm oğullarısınız; çünkü efendinizi, Yahve'nin meshedilmişini korumadınız. Ve şimdi bak, kralın mızrağı ve başucunda olan su matarası nerede?
2. Krallar 10:2
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה כְּבֹ֨א הַסֵּ֤פֶר הַזֶּה֙ אֲלֵיכֶ֔ם וְאִתְּכֶ֖ם בְּנֵ֣י אֲדֹנֵיכֶ֑ם וְאִתְּכֶם֙ הָרֶ֣כֶב וְהַסּוּסִ֔ים וְעִ֥יר מִבְצָ֖ר וְהַנָּֽשֶׁק
'Ve şimdi bu mektup size gelince, efendinizin oğulları sizinledir; arabalar, atlar, surlu şehir ve silahlar da sizinledir.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 3:25
·
Tevrat
וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת
Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü.
2. Samuel 10:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ שָׂרֵ֨י בְנֵֽי־עַמּ֜וֹן אֶל־חָנ֣וּן אֲדֹֽנֵיהֶ֗ם הַֽמְכַבֵּ֨ד דָּוִ֤ד אֶת־אָבִ֨יךָ֙ בְּעֵינֶ֔יךָ כִּֽי־שָׁלַ֥ח לְךָ֖ מְנַֽחֲמִ֑ים הֲ֠לוֹא בַּעֲב֞וּר חֲק֤וֹר אֶת־הָעִיר֙ וּלְרַגְּלָ֣הּ וּלְהָפְכָ֔הּ שָׁלַ֥ח דָּוִ֛ד אֶת־עֲבָדָ֖יו אֵלֶֽיךָ
Ammon oğullarının önderleri efendileri Hanun'a dediler: 'Davut sana teselli ediciler gönderdi diye senin gözünde babanı onurlandırıyor mu? Davut kullarını sana şehri araştırmak, onu gözetlemek ve onu yıkmak için göndermedi mi?'
Yeremya 27:4
·
Tevrat
וְצִוִּיתָ֣ אֹתָ֔ם אֶל־אֲדֹֽנֵיהֶ֖ם לֵאמֹ֑ר כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כֹּ֥ה תֹֽאמְר֖וּ אֶל־אֲדֹֽנֵיכֶֽם
Ve onlara efendilerine yönelik şöyle diyerek buyur: İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: Efendilerinize şöyle söyleyeceksiniz:
2. Krallar 6:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א תַכֶּ֔ה הַאֲשֶׁ֥ר שָׁבִ֛יתָ בְּחַרְבְּךָ֥ וּֽבְקַשְׁתְּךָ֖ אַתָּ֣ה מַכֶּ֑ה שִׂים֩ לֶ֨חֶם וָמַ֜יִם לִפְנֵיהֶ֗ם וְיֹֽאכְלוּ֙ וְיִשְׁתּ֔וּ וְיֵלְכ֖וּ אֶל־אֲדֹנֵיהֶֽם
Dedi ki: 'Vurma; kılıcınla ve yayınla tutsak aldıklarını mı vuruyorsun? Önlerine ekmek ve su koy, yesinler ve içsinler ve efendilerine gitsinler.'
2. Krallar 6:23
·
Tevrat
וַיִּכְרֶ֨ה לָהֶ֜ם כֵּרָ֣ה גְדוֹלָ֗ה וַיֹּֽאכְלוּ֙ וַיִּשְׁתּ֔וּ וַֽיְשַׁלְּחֵ֔ם וַיֵּלְכ֖וּ אֶל־אֲדֹֽנֵיהֶ֑ם וְלֹֽא־יָ֤סְפוּ עוֹד֙ גְּדוּדֵ֣י אֲרָ֔ם לָב֖וֹא בְּאֶ֥רֶץ יִשְׂרָאֵֽל
Onlara büyük bir ziyafet hazırladı; yediler ve içtiler. Onları gönderdi ve efendilerine gittiler. Aram birlikleri İsrail diyarına bir daha gelmediler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Samuel 25:14
·
Tevrat
וְלַאֲבִיגַ֨יִל֙ אֵ֣שֶׁת נָבָ֔ל הִגִּ֧יד נַֽעַר־אֶחָ֛ד מֵהַנְּעָרִ֖ים לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֣ה שָׁלַח֩ דָּוִ֨ד מַלְאָכִ֧ים מֵֽהַמִּדְבָּ֛ר לְבָרֵ֥ךְ אֶת־אֲדֹנֵ֖ינוּ וַיָּ֥עַט בָּהֶֽם
Gençlerden bir genç Nabal'ın karısı Abigail'e bildirdi ve dedi: 'İşte Davut efendimizi bereketlemek için çölden elçiler gönderdi, ama o onları azarladı.'
1. Samuel 25:17
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה דְּעִ֤י וּרְאִי֙ מַֽה־תַּעֲשִׂ֔י כִּֽי־כָלְתָ֧ה הָרָעָ֛ה אֶל־אֲדֹנֵ֖ינוּ וְעַ֣ל כָּל־בֵּית֑וֹ וְהוּא֙ בֶּן־בְּלִיַּ֔עַל מִדַּבֵּ֖ר אֵלָֽיו
Ve şimdi bil ve ne yapacağını gör; çünkü efendimize ve bütün evinin üzerine kötülük kararlaştırıldı, o ise kendisiyle konuşulmaz değersiz bir adamdır.
1. Krallar 1:43
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן֙ יוֹנָתָ֔ן וַיֹּ֖אמֶר לַאֲדֹנִיָּ֑הוּ אֲבָ֕ל אֲדֹנֵ֥ינוּ הַמֶּֽלֶךְ־דָּוִ֖ד הִמְלִ֥יךְ אֶת־שְׁלֹמֹֽה
Yonatan yanıtladı ve Adoniyahu'ya dedi: 'Hayır, efendimiz kral Davut Süleyman'ı kral yaptı.'
1. Krallar 1:47
·
Tevrat
וְגַם־בָּ֜אוּ עַבְדֵ֣י הַמֶּ֗לֶךְ לְ֠בָרֵךְ אֶת־אֲדֹנֵ֜ינוּ הַמֶּ֣לֶךְ דָּוִד֮ לֵאמֹר֒ יֵיטֵ֨ב אֱלֹהִ֜ים אֶת־שֵׁ֤ם שְׁלֹמֹה֙ מִשְּׁמֶ֔ךָ וִֽיגַדֵּ֥ל אֶת־כִּסְא֖וֹ מִכִּסְאֶ֑ךָ וַיִּשְׁתַּ֥חוּ הַמֶּ֖לֶךְ עַל־הַמִּשְׁכָּֽב
Ayrıca kralın kulları efendimiz kral Davut'u bereketlemek için geldiler ve dediler: 'Tanrı Süleyman'ın adını senin adından daha iyi yapsın ve onun tahtını senin tahtından daha büyütsün.' Bunun üzerine kral yatağın üzerinde eğildi.
Mezmurlar 8:2
·
Tevrat
יְהוָ֤ה אֲדֹנֵ֗ינוּ מָֽה־אַדִּ֣יר שִׁ֭מְךָ בְּכָל־הָאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֥ר תְּנָ֥ה ה֝וֹדְךָ֗ עַל־הַשָּׁמָֽיִם
Ey Efendimiz Yahve, adın bütün yerde ne görkemlidir; sen ki yüceliğini göklerin üzerine koydun.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Malaki 3:1
·
Tevrat
הִנְנִ֤י שֹׁלֵחַ֙ מַלְאָכִ֔י וּפִנָּה־דֶ֖רֶךְ לְפָנָ֑י וּפִתְאֹם֩ יָב֨וֹא אֶל־הֵיכָל֜וֹ הָאָד֣וֹן אֲשֶׁר־אַתֶּ֣ם מְבַקְשִׁ֗ים וּמַלְאַ֨ךְ הַבְּרִ֜ית אֲשֶׁר־אַתֶּ֤ם חֲפֵצִים֙ הִנֵּה־בָ֔א אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
İşte ben elçimi gönderiyorum ve yüzümün önünde yolu temizleyecek; ve aradığınız Efendi aniden tapınağına gelecek ve zevk aldığınız antlaşmanın elçisi işte geliyor, Ordular Yahve dedi.
Yeşaya 1:24
·
Tevrat
לָכֵ֗ן נְאֻ֤ם הָֽאָדוֹן֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת אֲבִ֖יר יִשְׂרָאֵ֑ל ה֚וֹי אֶנָּחֵ֣ם מִצָּרַ֔י וְאִנָּקְמָ֖ה מֵאוֹיְבָֽי
Bu yüzden Ordular Efendisi Yahve'nin, İsrail'in Güçlüsü'nün bildirisidir: 'Vay! Hasımlarımdan rahatlayacağım ve düşmanlarımdan öç alacağım.'
Yeşaya 3:1
·
Tevrat
כִּי֩ הִנֵּ֨ה הָאָד֜וֹן יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת מֵסִ֤יר מִירוּשָׁלִַ֨ם֙ וּמִ֣יהוּדָ֔ה מַשְׁעֵ֖ן וּמַשְׁעֵנָ֑ה כֹּ֚ל מִשְׁעַן־לֶ֔חֶם וְכֹ֖ל מִשְׁעַן־מָֽיִם
Çünkü işte Ordular Efendisi Yahve, Yeruşalim'den ve Yahuda'dan desteği ve dayanağı, bütün ekmek desteğini ve bütün su desteğini uzaklaştırıyor:
Yeşaya 10:16
·
Tevrat
לָ֠כֵן יְשַׁלַּ֨ח הָאָד֜וֹן יְהוָ֧ה צְבָא֛וֹת בְּמִשְׁמַנָּ֖יו רָז֑וֹן וְתַ֧חַת כְּבֹד֛וֹ יֵקַ֥ד יְקֹ֖ד כִּיק֥וֹד אֵֽשׁ
Bu yüzden Efendi, Ordular Yahve'si onun semizlerine zayıflık gönderecek; ve onun yüceliğinin altında ateşin yanması gibi bir yanma yanacak.
Yeşaya 10:33
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה הָאָדוֹן֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת מְסָעֵ֥ף פֻּארָ֖ה בְּמַעֲרָצָ֑ה וְרָמֵ֤י הַקּוֹמָה֙ גְּדוּעִ֔ים וְהַגְּבֹהִ֖ים יִשְׁפָּֽלוּ
İşte, Orduların Efendisi Yahve dalları dehşetle buduyor; boyu uzun olanlar kesilecek ve yüksek olanlar alçaltılacak.
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 16:24
·
Tevrat
וַיִּ֜קֶן אֶת־הָהָ֥ר שֹׁמְר֛וֹן מֵ֥אֶת שֶׁ֖מֶר בְּכִכְּרַ֣יִם כָּ֑סֶף וַיִּ֨בֶן֙ אֶת־הָהָ֔ר וַיִּקְרָ֗א אֶת־שֵׁ֤ם הָעִיר֙ אֲשֶׁ֣ר בָּנָ֔ה עַ֣ל שֶׁם־שֶׁ֔מֶר אֲדֹנֵ֖י הָהָ֥ר שֹׁמְרֽוֹן
Ve Şemeron dağını Şemer'den iki talant (~68 kg) gümüşe satın aldı; ve dağı inşa etti, ve inşa ettiği şehrin adını dağın efendisi Şemer'in adına göre Şemeron koydu.
Yaratılış 39:20
·
Tevrat
וַיִּקַּח֩ אֲדֹנֵ֨י יוֹסֵ֜ף אֹת֗וֹ וַֽיִּתְּנֵ֨הוּ֙ אֶל־בֵּ֣ית הַסֹּ֔הַר מְק֕וֹם אֲשֶׁר־אֲסִירֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ אֲסוּרִ֑ים וַֽיְהִי־שָׁ֖ם בְּבֵ֥ית הַסֹּֽהַר
Ve Yusuf'un efendisi onu aldı ve onu kralın tutsaklarının bağlı olduğu yer olan zindan evine verdi; ve orada zindan evindeydi.
Yaratılış 42:30
·
Tevrat
דִּ֠בֶּר הָאִ֨ישׁ אֲדֹנֵ֥י הָאָ֛רֶץ אִתָּ֖נוּ קָשׁ֑וֹת וַיִּתֵּ֣ן אֹתָ֔נוּ כִּֽמְרַגְּלִ֖ים אֶת־הָאָֽרֶץ
'Yerin efendisi olan adam bizimle sert konuştu ve bizi yerin casusları gibi tuttu.'
Yaratılış 42:33
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵ֗ינוּ הָאִישׁ֙ אֲדֹנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּזֹ֣את אֵדַ֔ע כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֲחִיכֶ֤ם הָֽאֶחָד֙ הַנִּ֣יחוּ אִתִּ֔י וְאֶת־רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶ֖ם קְח֥וּ וָלֵֽכוּ
'Yerin efendisi olan adam bize dedi: Dürüst olduğunuzu bununla bileceğim: Kardeşlerinizden birini yanımda bırakın, evlerinizin kıtlığı için alın ve gidin.'
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 19:4
·
Tevrat
וְסִכַּרְתִּי֙ אֶת־מִצְרַ֔יִם בְּיַ֖ד אֲדֹנִ֣ים קָשֶׁ֑ה וּמֶ֤לֶךְ עַז֙ יִמְשָׁל־בָּ֔ם נְאֻ֥ם הָאָד֖וֹן יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve Mısır'ı sert efendilerin eline teslim edeceğim ve güçlü kral onlara egemen olacak; Ordular Yahvesi Efendi'nin bildirisidir.
Yeşaya 26:13
·
Tevrat
יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ בְּעָל֥וּנוּ אֲדֹנִ֖ים זֽוּלָתֶ֑ךָ לְבַד־בְּךָ֖ נַזְכִּ֥יר שְׁמֶֽךָ
Tanrımız Yahve, senden başka efendiler bize egemen oldu; ancak yalnız seninle senin adını anacağız.
1. Krallar 22:17
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר רָאִ֤יתִי אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵל֙ נְפֹצִ֣ים אֶל־הֶהָרִ֔ים כַּצֹּ֕אן אֲשֶׁ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם רֹעֶ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ לֹֽא־אֲדֹנִ֣ים לָאֵ֔לֶּה יָשׁ֥וּבוּ אִישׁ־לְבֵית֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם
Dedi ki: 'Bütün İsrail'i çobanı olmayan koyunlar gibi dağlara dağılmış gördüm. Ve Yahve dedi: Bunların efendileri yok; her biri evine esenlikle dönsün.'
2. Tarihler 18:16
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר רָאִ֤יתִי אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵל֙ נְפוֹצִ֣ים עַל־הֶֽהָרִ֔ים כַּצֹּ֕אן אֲשֶׁ֥ר אֵין־לָהֶ֖ן רֹעֶ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ לֹֽא־אֲדֹנִ֣ים לָאֵ֔לֶּה יָשׁ֥וּבוּ אִישׁ־לְבֵית֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם
Dedi ki: 'Bütün İsrail'i dağlar üzerinde çobanı olmayan koyunlar gibi dağılmış gördüm.' Ve Yahve dedi: 'Bunların efendileri yoktur; her adam evine esenlikle dönsün.'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 11:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אוּרִיָּ֜ה אֶל־דָּוִ֗ד הָ֠אָרוֹן וְיִשְׂרָאֵ֨ל וִֽיהוּדָ֜ה יֹשְׁבִ֣ים בַּסֻּכּ֗וֹת וַאדֹנִ֨י יוֹאָ֜ב וְעַבְדֵ֤י אֲדֹנִ֨י עַל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ חֹנִ֔ים וַאֲנִ֞י אָב֧וֹא אֶל־בֵּיתִ֛י לֶאֱכֹ֥ל וְלִשְׁתּ֖וֹת וְלִשְׁכַּ֣ב עִם־אִשְׁתִּ֑י חַיֶּ֨ךָ֙ וְחֵ֣י נַפְשֶׁ֔ךָ אִֽם־אֶעֱשֶׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Uriya Davut'a dedi: 'Sandık, İsrail ve Yahuda çardaklarda oturuyorlar; efendim Yoav ve efendimin kulları tarlanın yüzünde konaklıyorlar; ben yemek, içmek ve karımla yatmak için evime mi gireceğim? Senin yaşamın ve canının yaşamı hakkı için, bu sözü yapmayacağım.'
2. Samuel 14:20
·
Tevrat
לְבַעֲב֤וּר סַבֵּב֙ אֶת־פְּנֵ֣י הַדָּבָ֔ר עָשָׂ֛ה עַבְדְּךָ֥ יוֹאָ֖ב אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַאדֹנִ֣י חָכָ֗ם כְּחָכְמַת֙ מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֔ים לָדַ֖עַת אֶֽת־כָּל־אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
İşin yüzünü çevirmek amacıyla kulun Yoav bu işi yaptı. Ve efendim, yerdeki her şeyi bilmek için Tanrı'nın elçisinin bilgeliği gibi bilgedir.
2. Samuel 19:28
·
Tevrat
וַיְרַגֵּ֣ל בְּעַבְדְּךָ֔ אֶל־אֲדֹנִ֖י הַמֶּ֑לֶךְ וַאדֹנִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ כְּמַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֔ים וַעֲשֵׂ֥ה הַטּ֖וֹב בְּעֵינֶֽיךָ
Ve kuluna efendim krala iftira etti; ama efendim kral Tanrı'nın elçisi gibidir, bu yüzden gözlerinde iyi olanı yap.
2. Samuel 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יוֹאָ֜ב אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ וְיוֹסֵ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֶל־הָעָ֜ם כָּהֵ֤ם וְכָהֵם֙ מֵאָ֣ה פְעָמִ֔ים וְעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ רֹא֑וֹת וַאדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ לָ֥מָּה חָפֵ֖ץ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Yoav krala dedi: 'Tanrın Yahve halka yüz kat daha eklesin ve efendim kralın gözleri görsün; ama efendim kral neden bu şeyi istiyor?'
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 18:8
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ אָ֑נִי לֵ֛ךְ אֱמֹ֥ר לַאדֹנֶ֖יךָ הִנֵּ֥ה אֵלִיָּֽהוּ
Ona dedi: 'Benim; git, efendine söyle: İşte İlyas.'
1. Krallar 18:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֖ה אַתָּ֣ה אֹמֵ֑ר לֵ֛ךְ אֱמֹ֥ר לַאדֹנֶ֖יךָ הִנֵּ֥ה אֵלִיָּֽהוּ
Ve şimdi sen diyorsun: 'Git, efendine söyle: İşte İlyas.'
1. Krallar 18:14
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ אַתָּ֣ה אֹמֵ֔ר לֵ֛ךְ אֱמֹ֥ר לַֽאדֹנֶ֖יךָ הִנֵּ֣ה אֵלִיָּ֑הוּ וַהֲרָגָֽנִי
Ve şimdi sen diyorsun: 'Git, efendine söyle: İşte İlyas'; ve o beni öldürecek.
Örnek Ayetler (2)
Amos 4:1
·
Tevrat
שִׁמְע֞וּ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה פָּר֤וֹת הַבָּשָׁן֙ אֲשֶׁר֙ בְּהַ֣ר שֹֽׁמְר֔וֹן הָעֹשְׁק֣וֹת דַּלִּ֔ים הָרֹצְצ֖וֹת אֶבְיוֹנִ֑ים הָאֹמְרֹ֥ת לַאֲדֹֽנֵיהֶ֖ם הָבִ֥יאָה וְנִשְׁתֶּֽה
Samiriye dağında olan, zayıfları ezen, yoksulları ezen, efendilerine 'Getir ve içelim' diyen Başhan inekleri, bu sözü dinleyin.
Yaratılış 40:1
·
Tevrat
וַיְהִ֗י אַחַר֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה חָֽטְא֛וּ מַשְׁקֵ֥ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֖יִם וְהָאֹפֶ֑ה לַאֲדֹנֵיהֶ֖ם לְמֶ֥לֶךְ מִצְרָֽיִם
Bu şeylerden sonra, Mısır kralının içki sunanı ve fırıncısı efendileri Mısır kralına günah işlediler.
Örnek Ayetler (2)
Mika 4:13
·
Tevrat
ק֧וּמִי וָד֣וֹשִׁי בַת־צִיּ֗וֹן כִּֽי־קַרְנֵ֞ךְ אָשִׂ֤ים בַּרְזֶל֙ וּפַרְסֹתַ֨יִךְ֙ אָשִׂ֣ים נְחוּשָׁ֔ה וַהֲדִקּ֖וֹת עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְהַחֲרַמְתִּ֤י לַֽיהוָה֙ בִּצְעָ֔ם וְחֵילָ֖ם לַאֲד֥וֹן כָּל־הָאָֽרֶץ
Kalk ve harman döv, Siyon kızı, çünkü boynuzunu demir yapacağım ve tırnaklarını tunç yapacağım; ve birçok halkı ezeceksin ve onların kazancını Yahve'ye ve onların servetini bütün yerin Efendisi'ne adayacağım.
Yaratılış 45:9
·
Tevrat
מַהֲרוּ֮ וַעֲל֣וּ אֶל־אָבִי֒ וַאֲמַרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֤ה אָמַר֙ בִּנְךָ֣ יוֹסֵ֔ף שָׂמַ֧נִי אֱלֹהִ֛ים לְאָד֖וֹן לְכָל־מִצְרָ֑יִם רְדָ֥ה אֵלַ֖י אַֽל־תַּעֲמֹֽד
Acele edin ve babama çıkın ve ona deyin: 'Oğlun Yusuf şöyle dedi: Tanrı beni bütün Mısır'a efendi yaptı; yanıma in, durma.'
Örnek Ayetler (2)
Ezra 10:3
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה נִֽכְרָת־בְּרִ֣ית לֵ֠אלֹהֵינוּ לְהוֹצִ֨יא כָל־נָשִׁ֜ים וְהַנּוֹלָ֤ד מֵהֶם֙ בַּעֲצַ֣ת אֲדֹנָ֔י וְהַחֲרֵדִ֖ים בְּמִצְוַ֣ת אֱלֹהֵ֑ינוּ וְכַתּוֹרָ֖ה יֵעָשֶֽׂה
Ve şimdi, efendimin ve Tanrımızın buyruğundan titreyenlerin öğüdüne göre bütün kadınları ve onlardan doğanları çıkarmak için Tanrımızla bir antlaşma yapalım; ve yasaya göre yapılsın.
Yaratılış 18:3
·
Tevrat
וַיֹּאמַ֑ר אֲדֹנָ֗י אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ אַל־נָ֥א תַעֲבֹ֖ר מֵעַ֥ל עַבְדֶּֽךָ
Dedi ki: 'Efendi, eğer senin gözlerinde lütuf bulduysam, lütfen kulunun üzerinden geçme.'
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 18:28
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א אֲחִימַ֗עַץ וַיֹּ֤אמֶר אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ שָׁל֔וֹם וַיִּשְׁתַּ֧חוּ לַמֶּ֛לֶךְ לְאַפָּ֖יו אָ֑רְצָה וַיֹּ֗אמֶר בָּרוּךְ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֲשֶׁ֤ר סִגַּר֙ אֶת־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־נָשְׂא֥וּ אֶת־יָדָ֖ם בַּֽאדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Ahimaats seslendi ve krala dedi: 'Esenlik!' Yüzüstü yere, krala secde etti ve dedi: 'Efendim krala ellerini kaldıran adamları teslim eden Tanrın Yahve bereketli olsun.'
1. Samuel 24:11
·
Tevrat
הִנֵּה֩ הַיּ֨וֹם הַזֶּ֜ה רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ אֵ֣ת אֲשֶׁר־נְתָנְךָ֩ יְהוָ֨ה הַיּ֤וֹם בְּיָדִי֙ בַּמְּעָרָ֔ה וְאָמַ֥ר לַהֲרָגֲךָ֖ וַתָּ֣חָס עָלֶ֑יךָ וָאֹמַ֗ר לֹא־אֶשְׁלַ֤ח יָדִי֙ בַּֽאדֹנִ֔י כִּי־מְשִׁ֥יחַ יְהוָ֖ה הֽוּא
İşte bu gün gözlerin gördü ki Yahve bugün mağarada seni benim elime verdi ve biri seni öldürmeyi söyledi ama gözüm sana acıdı ve dedim: 'Elimi efendime uzatmayacağım, çünkü o Yahve'nin meshedilmişidir.'
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 136:3
·
Tevrat
ה֭וֹדוּ לַאֲדֹנֵ֣י הָאֲדֹנִ֑ים כִּ֖י לְעֹלָ֣ם חַסְדּֽוֹ
Efendilerin Efendisine şükredin, çünkü sadakati sonsuzadır.
Yasa'nın Tekrarı 10:17
·
Tevrat
כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם ה֚וּא אֱלֹהֵ֣י הָֽאֱלֹהִ֔ים וַאֲדֹנֵ֖י הָאֲדֹנִ֑ים הָאֵ֨ל הַגָּדֹ֤ל הַגִּבֹּר֙ וְהַנּוֹרָ֔א אֲשֶׁר֙ לֹא־יִשָּׂ֣א פָנִ֔ים וְלֹ֥א יִקַּ֖ח שֹֽׁחַד
Çünkü Tanrınız Yahve, ilahların Tanrısı ve efendilerin Efendisi'dir; yüz kaldırmayan ve rüşvet almayan büyük, güçlü ve korkunç Tanrı'dır.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 19:27
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם אֲדֹנֶ֜יהָ בַּבֹּ֗קֶר וַיִּפְתַּח֙ דַּלְת֣וֹת הַבַּ֔יִת וַיֵּצֵ֖א לָלֶ֣כֶת לְדַרְכּ֑וֹ וְהִנֵּ֧ה הָאִשָּׁ֣ה פִֽילַגְשׁ֗וֹ נֹפֶ֨לֶת֙ פֶּ֣תַח הַבַּ֔יִת וְיָדֶ֖יהָ עַל־הַסַּֽף
Efendisi sabah kalktı, evin kapılarını açtı ve yoluna gitmek için çıktı; ve işte, cariyesi olan kadın evin kapısına düşmüştü ve elleri eşiğin üzerindeydi.
Mısır'dan Çıkış 21:8
·
Tevrat
אִם־רָעָ֞ה בְּעֵינֵ֧י אֲדֹנֶ֛יהָ אֲשֶׁר־ל֥וֹ יְעָדָ֖הּ וְהֶפְדָּ֑הּ לְעַ֥ם נָכְרִ֛י לֹא־יִמְשֹׁ֥ל לְמָכְרָ֖הּ בְּבִגְדוֹ־בָֽהּ
Eğer onu kendisine ayıran efendisinin gözünde kötü olursa, onun fidyeyle kurtarılmasını sağlamalıdır; ona ihanet ettiği için onu yabancı bir halka satmaya yetkisi yoktur.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 5:4
·
Tevrat
וַיָּבֹ֕א וַיַּגֵּ֥ד לַאדֹנָ֖יו לֵאמֹ֑ר כָּזֹ֤את וְכָזֹאת֙ דִּבְּרָ֣ה הַֽנַּעֲרָ֔ה אֲשֶׁ֖ר מֵאֶ֥רֶץ יִשְׂרָאֵֽל
Sonra geldi ve efendisine bildirerek dedi ki: 'İsrail diyarından olan genç kız şöyle ve şöyle konuştu.'
Mısır'dan Çıkış 21:32
·
Tevrat
אִם־עֶ֛בֶד יִגַּ֥ח הַשּׁ֖וֹר א֣וֹ אָמָ֑ה כֶּ֣סֶף שְׁלֹשִׁ֣ים שְׁקָלִ֗ים יִתֵּן֙ לַֽאדֹנָ֔יו וְהַשּׁ֖וֹר יִסָּקֵֽל
Eğer öküz kul veya cariye süserse, efendisine otuz şekel (~330 gram) gümüş verecek ve öküz taşlanacak.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 23:17
·
Tevrat
שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָ֑ה יֵרָאֶה֙ כָּל־זְכ֣וּרְךָ֔ אֶל־פְּנֵ֖י הָאָדֹ֥ן יְהוָֽה
Yılda üç kez bütün erkeklerin Efendi Yahve'nin yüzüne görünecek.
Mısır'dan Çıkış 34:23
·
Tevrat
שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָ֑ה יֵרָאֶה֙ כָּל־זְכ֣וּרְךָ֔ אֶת־פְּנֵ֛י הָֽאָדֹ֥ן יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Yılda üç defa bütün erkeklerin İsrail'in Tanrısı Efendi Yahve'nin yüzüne görünecek.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 19:26
·
Tevrat
וַתָּבֹ֥א הָאִשָּׁ֖ה לִפְנ֣וֹת הַבֹּ֑קֶר וַתִּפֹּ֞ל פֶּ֧תַח בֵּית־הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־אֲדוֹנֶ֥יהָ שָּׁ֖ם עַד־הָאֽוֹר
Kadın sabaha karşı geldi ve ışığa kadar efendisinin orada olduğu adamın evinin kapısına düştü.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 147:5
·
Tevrat
גָּד֣וֹל אֲדוֹנֵ֣ינוּ וְרַב־כֹּ֑חַ לִ֝תְבוּנָת֗וֹ אֵ֣ין מִסְפָּֽר
Efendimiz büyüktür ve gücü çoktur; onun anlayışının sayısı yoktur.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 16:16
·
Tevrat
יֹאמַר־נָ֤א אֲדֹנֵ֨נוּ֙ עֲבָדֶ֣יךָ לְפָנֶ֔יךָ יְבַקְשׁ֕וּ אִ֕ישׁ יֹדֵ֖עַ מְנַגֵּ֣ן בַּכִּנּ֑וֹר וְהָיָ֗ה בִּֽהְי֨וֹת עָלֶ֤יךָ רֽוּחַ־אֱלֹהִים֙ רָעָ֔ה וְנִגֵּ֥ן בְּיָד֖וֹ וְט֥וֹב לָֽךְ
Efendimiz lütfen önündeki kullarına söylesin, lir çalmayı bilen bir adam arasınlar; Tanrı'nın kötü ruhu senin üzerinde olduğunda eliyle çalar ve sana iyi olur.