880
Kullanım
12
Lemma
61
Türev
60
Anlam
12 lemma, 61 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וּלְאָדוֹן | u-le-adon | ve efendiye, efendi, sahip, yönetici | İsim | 1 | ||
לַֽאדֹנֶיהָ | la'adoneyha | efendisine, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
מֵאֲדֹנָֽיו | me-adonayv | onun efendisinden, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
אֲֽדוֹנֵיהֶם | adoneyhem | efendileri, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
כַּֽאדֹנָיו | ka-adonav | onun efendisi gibi, efendi, sahip, bey | Zamir | 1 | ||
מֵֽאֲדֹנִי | me-adoni | benim efendimden, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
אֲדֹנַי | adonay | efendim, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
וַֽאדֹנִי | va-adoni | ve efendim, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
אֲדוֹנִים | adonim | efendiler, efendi, sahip, yönetici | İsim | 1 | ||
וַֽאדֹנִי | va-adoni | ve efendim, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
וַאֲדֹנֵינוּ | va-adoneynu | ve efendimiz, efendi, sahip, rab | Zamir | 1 | ||
וַֽאדֹנִי Lemma | va-adoni | ve efendim, efendi, sahip, yönetici | İsim | 7 | ||
אֲדֹנָי | adonay | efendim, efendi, sahip, Rab | Zamir | 419 | ||
Örnek Ayetler (5 / 419) Hakimler 6:15 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ בִּ֣י אֲדֹנָ֔י בַּמָּ֥ה אוֹשִׁ֖יעַ אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל הִנֵּ֤ה אַלְפִּי֙ הַדַּ֣ל בִּמְנַשֶּׁ֔ה וְאָנֹכִ֥י הַצָּעִ֖יר בְּבֵ֥ית אָבִֽי O da ona dedi ki: 'Lütfen Efendim, İsrail'i ne ile kurtaracağım? İşte Manaşe'de benim boyum en zayıfıdır ve ben babamın evinde en küçüğüm.' Hakimler 6:22 · Tevrat וַיַּ֣רְא גִּדְע֔וֹן כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה ה֑וּא וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֗וֹן אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה כִּֽי־עַל־כֵּ֤ן רָאִ֨יתִי֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה פָּנִ֖ים אֶל־פָּנִֽים Gideon onun Yahve'nin elçisi olduğunu gördü ve Gideon dedi: 'Eyvah, Efendi Yahve! Çünkü Yahve'nin elçisini yüz yüze gördüm.' Hakimler 16:28 · Tevrat וַיִּקְרָ֥א שִׁמְשׁ֛וֹן אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אֲדֹנָ֣י יֱהֹוִ֡ה זָכְרֵ֣נִי נָא֩ וְחַזְּקֵ֨נִי נָ֜א אַ֣ךְ הַפַּ֤עַם הַזֶּה֙ הָאֱלֹהִ֔ים וְאִנָּקְמָ֧ה נְקַם־אַחַ֛ת מִשְּׁתֵ֥י עֵינַ֖י מִפְּלִשְׁתִּֽים Şimşon Yahve'ye çağırdı ve dedi: 'Efendi Yahve, lütfen beni hatırla ve lütfen sadece bu kez beni güçlendir, ey Tanrı; ve iki gözümden birinin öcünü Filistlilerden alayım.' Amos 1:8 · Tevrat וְהִכְרַתִּ֤י יוֹשֵׁב֙ מֵֽאַשְׁדּ֔וֹד וְתוֹמֵ֥ךְ שֵׁ֖בֶט מֵֽאַשְׁקְל֑וֹן וַהֲשִׁיב֨וֹתִי יָדִ֜י עַל־עֶקְר֗וֹן וְאָֽבְדוּ֙ שְׁאֵרִ֣ית פְּלִשְׁתִּ֔ים אָמַ֖ר אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה Aşdot'tan oturanı ve Aşkelon'dan asa tutanı kesip atacağım; ve elimi Ekron'un üzerine döndüreceğim ve Filistlilerin kalıntısı yok olacak,' dedi Efendi Yahve. Amos 3:7 · Tevrat כִּ֣י לֹ֧א יַעֲשֶׂ֛ה אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה דָּבָ֑ר כִּ֚י אִם־גָּלָ֣ה סוֹד֔וֹ אֶל־עֲבָדָ֖יו הַנְּבִיאִֽים Çünkü Efendi Yahve, sırrını kulları peygamberlere açmadıkça bir şey yapmaz. | ||||||
לַֽאדֹנָי | la-adonay | Rab'be, efendi, Rab, sahip | Zamir | 8 | ||
לַאדֹנָי | la-adonay | Rab'be, efendi, sahip, Rab | Zamir | 2 | ||
אֲדוֹן | adon | efendi, efendi, sahip, yönetici | İsim | 2 | ||
אֲדֹנָֽיו | adonayv | onun efendisi, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
לַאֲדֹנֵינוּ | la'adoneynu | efendimize, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
אֲדוֹנָי | adonay | Efendim, efendi, sahip, Rab | Zamir | 1 | ||
אֲדֹנֵינוּ | adoneyne | efendimiz, efendi, sahip, yönetici | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 45:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה לֹֽא־אַתֶּ֞ם שְׁלַחְתֶּ֤ם אֹתִי֙ הֵ֔נָּה כִּ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיְשִׂימֵ֨נִֽי לְאָ֜ב לְפַרְעֹ֗ה וּלְאָדוֹן֙ לְכָל־בֵּית֔וֹ וּמֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve şimdi beni buraya siz göndermediniz, ancak Tanrı; ve beni Firavun'a baba, bütün evine efendi ve bütün Mısır diyarında yönetici yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 21:4
·
Tevrat
אִם־אֲדֹנָיו֙ יִתֶּן־ל֣וֹ אִשָּׁ֔ה וְיָלְדָה־ל֥וֹ בָנִ֖ים א֣וֹ בָנ֑וֹת הָאִשָּׁ֣ה וִילָדֶ֗יהָ תִּהְיֶה֙ לַֽאדֹנֶ֔יהָ וְה֖וּא יֵצֵ֥א בְגַפּֽוֹ
Eğer efendisi ona kadın verirse ve ona oğullar veya kızlar doğurursa, kadın ve çocukları efendisinin olacak ve o tek başına çıkacak.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 3:19
·
Tevrat
קָטֹ֣ן וְ֭גָדוֹל שָׁ֣ם ה֑וּא וְ֝עֶ֗בֶד חָפְשִׁ֥י מֵאֲדֹנָֽיו
Küçük ve büyük oradadır ve kul efendisinden özgürdür.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 123:2
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה כְעֵינֵ֪י עֲבָדִ֡ים אֶל־יַ֤ד אֲֽדוֹנֵיהֶ֗ם כְּעֵינֵ֣י שִׁפְחָה֮ אֶל־יַ֪ד גְּבִ֫רְתָּ֥הּ כֵּ֣ן עֵ֭ינֵינוּ אֶל־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ עַ֝֗ד שֶׁיְּחָנֵּֽנוּ
İşte, kulların gözleri efendilerinin eline, hizmetçi kadının gözleri hanımının eline olduğu gibi; gözlerimiz de bize lütfedene dek Tanrımız Yahve'yedir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 24:2
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה כָעָם֙ כַּכֹּהֵ֔ן כַּעֶ֨בֶד֙ כַּֽאדֹנָ֔יו כַּשִּׁפְחָ֖ה כַּגְּבִרְתָּ֑הּ כַּקּוֹנֶה֙ כַּמּוֹכֵ֔ר כַּמַּלְוֶה֙ כַּלֹּוֶ֔ה כַּנֹּשֶׁ֕ה כַּאֲשֶׁ֖ר נֹשֶׁ֥א בֽוֹ
Ve halk kâhin gibi, kul efendisi gibi, hizmetçi kadın hanımı gibi, alan satan gibi, ödünç veren ödünç alan gibi, alacaklı ona borçlu olan gibi olacak.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 47:18
·
Tevrat
וַתִּתֹּם֮ הַשָּׁנָ֣ה הַהִוא֒ וַיָּבֹ֨אוּ אֵלָ֜יו בַּשָּׁנָ֣ה הַשֵּׁנִ֗ית וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ לֹֽא־נְכַחֵ֣ד מֵֽאֲדֹנִ֔י כִּ֚י אִם־תַּ֣ם הַכֶּ֔סֶף וּמִקְנֵ֥ה הַבְּהֵמָ֖ה אֶל־אֲדֹנִ֑י לֹ֤א נִשְׁאַר֙ לִפְנֵ֣י אֲדֹנִ֔י בִּלְתִּ֥י אִם־גְּוִיָּתֵ֖נוּ וְאַדְמָתֵֽנוּ
O yıl tükenince, ikinci yılda ona geldiler ve ona dediler: 'Efendimden gizlemeyeceğiz ki, gümüş tükendi ve hayvan sürüsü efendime aittir; efendimin önünde bedenimizden ve toprağımızdan başka bir şey kalmadı.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 19:2
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר הִנֶּ֣ה נָּא־אֲדֹנַ֗י ס֣וּרוּ נָ֠א אֶל־בֵּ֨ית עַבְדְּכֶ֤ם וְלִ֨ינוּ֙ וְרַחֲצ֣וּ רַגְלֵיכֶ֔ם וְהִשְׁכַּמְתֶּ֖ם וַהֲלַכְתֶּ֣ם לְדַרְכְּכֶ֑ם וַיֹּאמְר֣וּ לֹּ֔א כִּ֥י בָרְח֖וֹב נָלִֽין
Dedi ki: 'İşte efendilerim, lütfen kulunuzun evine sapın ve geceleyin ve ayaklarınızı yıkayın; sonra erken kalkarsınız ve yolunuza gidersiniz.' Dediler ki: 'Hayır, çünkü meydanda geceleyeceğiz.'
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 36:2
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ אֶת־אֲדֹנִי֙ צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה לָתֵ֨ת אֶת־הָאָ֧רֶץ בְּנַחֲלָ֛ה בְּגוֹרָ֖ל לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽאדֹנִי֙ צֻוָּ֣ה בַֽיהוָ֔ה לָתֵ֗ת אֶֽת־נַחֲלַ֛ת צְלָפְחָ֥ד אָחִ֖ינוּ לִבְנֹתָֽיו
Ve dediler: 'Yahve efendime diyarı İsrail oğullarına kurayla mülk olarak vermesini buyurdu; ve efendime kardeşimiz Selofhat'ın mülkünü onun kızlarına vermesi Yahve tarafından buyruldu.'
Örnek Ayetler (1)
Malaki 1:6
·
Tevrat
בֵּ֛ן יְכַבֵּ֥ד אָ֖ב וְעֶ֣בֶד אֲדֹנָ֑יו וְאִם־אָ֣ב אָ֣נִי אַיֵּ֣ה כְבוֹדִ֡י וְאִם־אֲדוֹנִ֣ים אָנִי֩ אַיֵּ֨ה מוֹרָאִ֜י אָמַ֣ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת לָכֶם֙ הַכֹּֽהֲנִים֙ בּוֹזֵ֣י שְׁמִ֔י וַאֲמַרְתֶּ֕ם בַּמֶּ֥ה בָזִ֖ינוּ אֶת־שְׁמֶֽךָ
Oğul babayı ve kul efendisini yüceltir; ve eğer ben baba isem yüceliğim nerede? Ve eğer ben efendiler isem korkum nerede? Ordular Yahve adımı hor gören siz kâhinlere dedi. Ve dediniz: 'Senin adını neyle hor gördük?'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 18:12
·
Tevrat
וַתִּצְחַ֥ק שָׂרָ֖ה בְּקִרְבָּ֣הּ לֵאמֹ֑ר אַחֲרֵ֤י בְלֹתִי֙ הָֽיְתָה־לִּ֣י עֶדְנָ֔ה וַֽאדֹנִ֖י זָקֵֽן
Sara içinde güldü ve dedi: 'Yıpranmamdan sonra benim için zevk olur mu? Ve efendim yaşlıdır.'
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 1:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר נָתָ֗ן אֶל־בַּת־שֶׁ֤בַע אֵם־שְׁלֹמֹה֙ לֵאמֹ֔ר הֲל֣וֹא שָׁמַ֔עַתְּ כִּ֥י מָלַ֖ךְ אֲדֹנִיָּ֣הוּ בֶן־חַגִּ֑ית וַאֲדֹנֵ֥ינוּ דָוִ֖ד לֹ֥א יָדָֽע
Bunun üzerine Natan, Süleyman'ın annesi Bat-Şeva'ya dedi ki: 'Haggit oğlu Adoniyahu'nun kral olduğunu ve efendimiz Davut'un bilmediğini duymadın mı?'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Amos 9:5
·
Tevrat
וַאדֹנָ֨י יְהוִ֜ה הַצְּבָא֗וֹת הַנּוֹגֵ֤עַ בָּאָ֨רֶץ֙ וַתָּמ֔וֹג וְאָבְל֖וּ כָּל־י֣וֹשְׁבֵי בָ֑הּ וְעָלְתָ֤ה כַיְאֹר֙ כֻּלָּ֔הּ וְשָׁקְעָ֖ה כִּיאֹ֥ר מִצְרָֽיִם
Ve Ordular Efendisi Yahve yere dokunur ve o erir, ve onda oturan herkes yas tutar; ve tamamı Nil gibi yükselir ve Mısır'ın Nil'i gibi çöker.
2. Krallar 7:6
·
Tevrat
וַאדֹנָ֞י הִשְׁמִ֣יעַ אֶת־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֗ם ק֥וֹל רֶ֨כֶב֙ ק֣וֹל ס֔וּס ק֖וֹל חַ֣יִל גָּד֑וֹל וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֗יו הִנֵּ֣ה שָֽׂכַר־עָלֵינוּ֩ מֶ֨לֶךְ יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־מַלְכֵ֧י הַחִתִּ֛ים וְאֶת־מַלְכֵ֥י מִצְרַ֖יִם לָב֥וֹא עָלֵֽינוּ
Efendi Aram ordugahına araba sesini, at sesini, büyük ordunun sesini işittirmişti. Birbirlerine dediler: 'İşte, İsrail kralı üzerimize gelmeleri için Hitit krallarını ve Mısır krallarını bize karşı kiraladı.'
Yeşaya 49:14
·
Tevrat
וַתֹּ֥אמֶר צִיּ֖וֹן עֲזָבַ֣נִי יְהוָ֑ה וַאדֹנָ֖י שְׁכֵחָֽנִי
Ve Siyon dedi: Yahve beni bıraktı ve Efendi beni unuttu.
Yeşaya 50:7
·
Tevrat
וַאדֹנָ֤י יְהוִה֙ יַֽעֲזָר־לִ֔י עַל־כֵּ֖ן לֹ֣א נִכְלָ֑מְתִּי עַל־כֵּ֞ן שַׂ֤מְתִּי פָנַי֙ כַּֽחַלָּמִ֔ישׁ וָאֵדַ֖ע כִּי־לֹ֥א אֵבֽוֹשׁ
Ve Efendi Yahve bana yardım eder, bu yüzden utanmadım; bu yüzden yüzümü çakmaktaşı gibi yaptım ve bildim ki utanmayacağım.
Zekeriya 9:14
·
Tevrat
וַֽיהוָה֙ עֲלֵיהֶ֣ם יֵֽרָאֶ֔ה וְיָצָ֥א כַבָּרָ֖ק חִצּ֑וֹ וַֽאדֹנָ֤י יְהֹוִה֙ בַּשּׁוֹפָ֣ר יִתְקָ֔ע וְהָלַ֖ךְ בְּסַעֲר֥וֹת תֵּימָֽן
Ve Yahve onların üzerinde görünecek ve onun oku şimşek gibi çıkacak; ve Efendi Yahve şofarı çalacak ve güneyin kasırgalarında yürüyecek.
Örnek Ayetler (5 / 419)
Hakimler 6:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ בִּ֣י אֲדֹנָ֔י בַּמָּ֥ה אוֹשִׁ֖יעַ אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל הִנֵּ֤ה אַלְפִּי֙ הַדַּ֣ל בִּמְנַשֶּׁ֔ה וְאָנֹכִ֥י הַצָּעִ֖יר בְּבֵ֥ית אָבִֽי
O da ona dedi ki: 'Lütfen Efendim, İsrail'i ne ile kurtaracağım? İşte Manaşe'de benim boyum en zayıfıdır ve ben babamın evinde en küçüğüm.'
Hakimler 6:22
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא גִּדְע֔וֹן כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה ה֑וּא וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֗וֹן אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה כִּֽי־עַל־כֵּ֤ן רָאִ֨יתִי֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה פָּנִ֖ים אֶל־פָּנִֽים
Gideon onun Yahve'nin elçisi olduğunu gördü ve Gideon dedi: 'Eyvah, Efendi Yahve! Çünkü Yahve'nin elçisini yüz yüze gördüm.'
Hakimler 16:28
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֥א שִׁמְשׁ֛וֹן אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אֲדֹנָ֣י יֱהֹוִ֡ה זָכְרֵ֣נִי נָא֩ וְחַזְּקֵ֨נִי נָ֜א אַ֣ךְ הַפַּ֤עַם הַזֶּה֙ הָאֱלֹהִ֔ים וְאִנָּקְמָ֧ה נְקַם־אַחַ֛ת מִשְּׁתֵ֥י עֵינַ֖י מִפְּלִשְׁתִּֽים
Şimşon Yahve'ye çağırdı ve dedi: 'Efendi Yahve, lütfen beni hatırla ve lütfen sadece bu kez beni güçlendir, ey Tanrı; ve iki gözümden birinin öcünü Filistlilerden alayım.'
Amos 1:8
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּ֤י יוֹשֵׁב֙ מֵֽאַשְׁדּ֔וֹד וְתוֹמֵ֥ךְ שֵׁ֖בֶט מֵֽאַשְׁקְל֑וֹן וַהֲשִׁיב֨וֹתִי יָדִ֜י עַל־עֶקְר֗וֹן וְאָֽבְדוּ֙ שְׁאֵרִ֣ית פְּלִשְׁתִּ֔ים אָמַ֖ר אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Aşdot'tan oturanı ve Aşkelon'dan asa tutanı kesip atacağım; ve elimi Ekron'un üzerine döndüreceğim ve Filistlilerin kalıntısı yok olacak,' dedi Efendi Yahve.
Amos 3:7
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֧א יַעֲשֶׂ֛ה אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה דָּבָ֑ר כִּ֚י אִם־גָּלָ֣ה סוֹד֔וֹ אֶל־עֲבָדָ֖יו הַנְּבִיאִֽים
Çünkü Efendi Yahve, sırrını kulları peygamberlere açmadıkça bir şey yapmaz.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 50:25
·
Tevrat
פָּתַ֤ח יְהוָה֙ אֶת־א֣וֹצָר֔וֹ וַיּוֹצֵ֖א אֶת־כְּלֵ֣י זַעְמ֑וֹ כִּי־מְלָאכָ֣ה הִ֗יא לַֽאדֹנָ֧י יְהוִ֛ה צְבָא֖וֹת בְּאֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּֽים
Yahve hazinesini açtı ve öfkesinin silahlarını çıkardı; çünkü Kildaniler diyarında Ordular Efendisi Yahve için bu bir iştir.
Malaki 1:14
·
Tevrat
וְאָר֣וּר נוֹכֵ֗ל וְיֵ֤שׁ בְּעֶדְרוֹ֙ זָכָ֔ר וְנֹדֵ֛ר וְזֹבֵ֥חַ מָשְׁחָ֖ת לַֽאדֹנָ֑י כִּי֩ מֶ֨לֶךְ גָּד֜וֹל אָ֗נִי אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וּשְׁמִ֖י נוֹרָ֥א בַגּוֹיִֽם
Ve sürüsünde erkek vardır ve adar ve Efendi'ye kusurluyu kurban eder, aldatan lanetlidir. Çünkü ben büyük kralım, Ordular Yahve dedi, ve adım uluslarda korkunçtur.
Yeşaya 22:5
·
Tevrat
כִּ֣י יוֹם֩ מְהוּמָ֨ה וּמְבוּסָ֜ה וּמְבוּכָ֗ה לַֽאדֹנָ֧י יְהוִ֛ה צְבָא֖וֹת בְּגֵ֣יא חִזָּי֑וֹן מְקַרְקַ֥ר קִ֖ר וְשׁ֥וֹעַ אֶל־הָהָֽר
Çünkü görüm vadisinde Ordular Yahvesi Efendi'ye ait bir kargaşa, çiğnenme ve şaşkınlık günü vardır; duvar yıkılıyor ve dağa doğru bir feryat var.
Yeşaya 28:2
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה חָזָ֤ק וְאַמִּץ֙ לַֽאדֹנָ֔י כְּזֶ֥רֶם בָּרָ֖ד שַׂ֣עַר קָ֑טֶב כְּ֠זֶרֶם מַ֣יִם כַּבִּירִ֥ים שֹׁטְפִ֛ים הִנִּ֥יחַ לָאָ֖רֶץ בְּיָֽד
İşte Efendi'nin güçlü ve kuvvetli biri var; dolu sağanağı, yıkım fırtınası, taşan büyük suların sağanağı gibi elle yere bırakacak.
Mezmurlar 22:31
·
Tevrat
זֶ֥רַע יַֽעַבְדֶ֑נּוּ יְסֻפַּ֖ר לַֽאדֹנָ֣י לַדּֽוֹר
Soy O'na kulluk edecek; Efendi nesle anlatılacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 46:10
·
Tevrat
וְֽהַיּ֨וֹם הַה֜וּא לַאדֹנָ֧י יְהוִ֣ה צְבָא֗וֹת י֤וֹם נְקָמָה֙ לְהִנָּקֵ֣ם מִצָּרָ֔יו וְאָכְלָ֥ה חֶ֨רֶב֙ וְשָׂ֣בְעָ֔ה וְרָוְתָ֖ה מִדָּמָ֑ם כִּ֣י זֶ֠בַח לַאדֹנָ֨י יְהוִ֧ה צְבָא֛וֹת בְּאֶ֥רֶץ צָפ֖וֹן אֶל־נְהַר־פְּרָֽת
Ve o gün Efendi Ordular Yahvesi'nindir, düşmanlarından öç almak için bir öç günüdür; ve kılıç yiyecek ve doyacak ve onların kanına kanacak; çünkü kuzey diyarında Fırat nehrine doğru Efendi Ordular Yahvesi için bir kurban vardır.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 3:11
·
Tevrat
הִנֵּה֙ אֲר֣וֹן הַבְּרִ֔ית אֲד֖וֹן כָּל־הָאָ֑רֶץ עֹבֵ֥ר לִפְנֵיכֶ֖ם בַּיַּרְדֵּֽן
İşte, bütün yerin Efendisinin antlaşma sandığı önünüzde Şeria'da geçiyor.
Yeşu 3:13
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כְּנ֣וֹחַ כַּפּ֣וֹת רַגְלֵ֣י הַכֹּהֲנִ֡ים נֹשְׂאֵי֩ אֲר֨וֹן יְהוָ֜ה אֲד֤וֹן כָּל־הָאָ֨רֶץ֙ בְּמֵ֣י הַיַּרְדֵּ֔ן מֵ֤י הַיַּרְדֵּן֙ יִכָּ֣רֵת֔וּן הַמַּ֥יִם הַיֹּרְדִ֖ים מִלְמָ֑עְלָה וְיַעַמְד֖וּ נֵ֥ד אֶחָֽד
Bütün yerin Efendisi Yahve'nin sandığını taşıyan kâhinlerin ayak tabanları Şeria'nın sularında durduğunda, Şeria'nın suları, yukarıdan inen sular kesilecek ve tek bir yığın halinde duracaklar.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 12:15
·
Tevrat
הִכְעִ֥יס אֶפְרַ֖יִם תַּמְרוּרִ֑ים וְדָמָיו֙ עָלָ֣יו יִטּ֔וֹשׁ וְחֶ֨רְפָּת֔וֹ יָשִׁ֥יב ל֖וֹ אֲדֹנָֽיו
Efrayim acılıklarla öfkelendirdi; ve onun kanlarını onun üzerinde bırakacak ve onun Efendisi onun utancını ona döndürecek.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 8:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֡ם לְכוּ֩ אִכְל֨וּ מַשְׁמַנִּ֜ים וּשְׁת֣וּ מַֽמְתַקִּ֗ים וְשִׁלְח֤וּ מָנוֹת֙ לְאֵ֣ין נָכ֣וֹן ל֔וֹ כִּֽי־קָד֥וֹשׁ הַיּ֖וֹם לַאֲדֹנֵ֑ינוּ וְאַל־תֵּ֣עָצֵ֔בוּ כִּֽי־חֶדְוַ֥ת יְהוָ֖ה הִ֥יא מָֽעֻזְּכֶֽם
Onlara dedi: 'Gidin, yağlı şeyler yiyin ve tatlı şeyler için ve kendisi için hazırlanmış bir şeyi olmayana paylar gönderin; çünkü bugün Efendimize kutsaldır. Üzülmeyin, çünkü Yahve'nin sevinci gücünüzdür.'
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 13:8
·
Tevrat
וַיֶּעְתַּ֥ר מָנ֛וֹחַ אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר בִּ֣י אֲדוֹנָ֔י אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֞ים אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֗חְתָּ יָבוֹא־נָ֥א עוֹד֙ אֵלֵ֔ינוּ וְיוֹרֵ֕נוּ מַֽה־נַּעֲשֶׂ֖ה לַנַּ֥עַר הַיּוּלָּֽד
Sonra Manoah Yahve'ye yakardı ve dedi: 'Lütfen Efendi, gönderdiğin Tanrı'nın adamı lütfen bize tekrar gelsin ve doğacak çocuğa ne yapacağımızı bize öğretsin.'
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 10:30
·
Tevrat
מַחֲזִיקִ֣ים עַל־אֲחֵיהֶם֮ אַדִּירֵיהֶם֒ וּבָאִ֞ים בְּאָלָ֣ה וּבִשְׁבוּעָ֗ה לָלֶ֨כֶת֙ בְּתוֹרַ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֣ר נִתְּנָ֔ה בְּיַ֖ד מֹשֶׁ֣ה עֶֽבֶד־הָֽאֱלֹהִ֑ים וְלִשְׁמ֣וֹר וְלַעֲשׂ֗וֹת אֶת־כָּל־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֲדֹנֵ֔ינוּ וּמִשְׁפָּטָ֖יו וְחֻקָּֽיו
kardeşlerine, soylularına katılıyorlar; Tanrı'nın kulu Musa eliyle verilen Tanrı'nın yasasında yürümek ve Efendimiz Yahve'nin bütün buyruklarını, hükümlerini ve kurallarını korumak ve yapmak için lanete ve yemine giriyorlar.