953
Kullanım
15
Lemma
55
Türev
73
Anlam
15 lemma, 55 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אָדָם Lemma | adam | insan, insan, toprak, Adem | İsim | 338 | ||
הָֽאָדָם | ha-adam | insan, kızıl toprak, adam, insan | İsim | 140 | ||
לְאָדָם | le-adam | insana, insan, insanoğlu, Adem | İsim | 24 | ||
בָֽאָדָם | ba'adam | insanda, insan, kızıl toprak, insanoğlu | İsim | 23 | ||
Örnek Ayetler (5 / 23) 2. Samuel 23:3 · Tevrat אָמַר֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לִ֥י דִבֶּ֖ר צ֣וּר יִשְׂרָאֵ֑ל מוֹשֵׁל֙ בָּאָדָ֔ם צַדִּ֕יק מוֹשֵׁ֖ל יִרְאַ֥ת אֱלֹהִֽים İsrail'in Tanrısı dedi, İsrail'in kayası bana konuştu: İnsanı yöneten doğru kişidir, Tanrı korkusuyla yönetendir. Yeremya 17:5 · Tevrat כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אָר֤וּר הַגֶּ֨בֶר֙ אֲשֶׁ֣ר יִבְטַ֣ח בָּֽאָדָ֔ם וְשָׂ֥ם בָּשָׂ֖ר זְרֹע֑וֹ וּמִן־יְהוָ֖ה יָס֥וּר לִבּֽוֹ Yahve şöyle dedi: İnsana güvenen, beşeri kendi kolu yapan ve kalbi Yahve'den sapan adam lanetlidir. Yeremya 49:15 · Tevrat כִּֽי־הִנֵּ֥ה קָטֹ֛ן נְתַתִּ֖יךָ בַּגּוֹיִ֑ם בָּז֖וּי בָּאָדָֽם Çünkü işte seni uluslar arasında küçük, insanlar arasında hor görülmüş kıldım. Mika 7:2 · Tevrat אָבַ֤ד חָסִיד֙ מִן־הָאָ֔רֶץ וְיָשָׁ֥ר בָּאָדָ֖ם אָ֑יִן כֻּלָּם֙ לְדָמִ֣ים יֶאֱרֹ֔בוּ אִ֥ישׁ אֶת־אָחִ֖יהוּ יָצ֥וּדוּ חֵֽרֶם Sadık kişi yerden yok oldu ve insanlar arasında doğru kimse yok; hepsi kan için pusuya yatıyor, her adam kardeşini ağla avlıyor. Mezmurlar 68:19 · Tevrat עָ֘לִ֤יתָ לַמָּר֨וֹם שָׁ֘בִ֤יתָ שֶּׁ֗בִי לָקַ֣חְתָּ מַ֭תָּנוֹת בָּאָדָ֑ם וְאַ֥ף ס֝וֹרְרִ֗ים לִשְׁכֹּ֤ן יָ֬הּ אֱלֹהִֽים Yükseğe çıktın, tutsakları esir aldın, insanlar arasında armağanlar aldın; isyankarlar arasında bile, Tanrı Yah'ın oturması için. | ||||||
מֵֽאָדָם | me-adam | kızıl topraktan, kızıl toprak, insan, insanoğlu | İsim | 15 | ||
וְאָדָם | ve-adam | ve insan, insan, insanoğlu, Adem | İsim | 10 | ||
וּלְאָדָם | u-le-adam | ve insana, insan, adam, insanoğlu | İsim | 2 | ||
וּבְאָדָם | u-ve'adam | ve insanda, insan, insanoğlu, Adem | İsim | 2 | ||
לְמֵאָדָם | leme'adam | insandan, insan, insanoğlu, kızarmak | İsim | 1 | ||
כְאָדָם | ke'adam | insan gibi, insan, Adem, kırmızı, toprak | İsim | 1 | ||
וְהָאָדָם | ve-ha-adam | ve insan, insan, adam, insanoğlu | İsim | 1 | ||
הָֽאֲדָמָה Lemma | ha-adama | toprak, toprak, yer, arazi | İsim | 113 | ||
אַדְמַת | admat | kızıl toprağı, kızıl toprak, toprak, zemin | İsim | 26 | ||
אַדְמָתָֽם | admatam | onların kızıl toprağı, kızıl toprak, toprak, arazi | Zamir | 17 | ||
אֲדָמָֽה | adama | kızıl toprak, kızıl toprak, yer, yeryüzü | İsim | 17 | ||
אַדְמָתְךָ | admatekha | senin toprağın, toprak, yer, kızıl toprak | Zamir | 12 | ||
אַדְמָתוֹ | admato | toprağının, toprak, yer, kızıl toprak | Zamir | 12 | ||
אַדְמַתְכֶם | admatkhem | toprağınız, toprak, yer, arazi | Zamir | 6 | ||
וְאַדְמָה | ve-adma | ve kızıl toprak, kızıl toprak, toprak, Adma | İsim | 6 | ||
אַדְמָתֵנוּ | admatenu | toprağımız, toprak, arazi, kızıl toprak | Zamir | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 338)
Hakimler 18:7
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֔ים וַיָּבֹ֖אוּ לָ֑יְשָׁה וַיִּרְא֣וּ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּקִרְבָּ֣הּ יוֹשֶֽׁבֶת־לָ֠בֶטַח כְּמִשְׁפַּ֨ט צִדֹנִ֜ים שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֗חַ וְאֵין־מַכְלִ֨ים דָּבָ֤ר בָּאָ֨רֶץ֙ יוֹרֵ֣שׁ עֶ֔צֶר וּרְחֹקִ֥ים הֵ֨מָּה֙ מִצִּ֣דֹנִ֔ים וְדָבָ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם עִם־אָדָֽם
Beş adam gittiler ve Layiş'e geldiler. Ve içindeki halkın Saydalıların adeti gibi güvenlikte, sakin ve güvende oturduğunu gördüler; ve yerde egemenlik miras alarak hiçbir şeyde utandıran yoktu. Ve onlar Saydalılardan uzaktılar ve hiçbir adamla işleri yoktu.
Hakimler 18:28
·
Tevrat
וְאֵ֨ין מַצִּ֜יל כִּ֧י רְֽחוֹקָה־הִ֣יא מִצִּיד֗וֹן וְדָבָ֤ר אֵין־לָהֶם֙ עִם־אָדָ֔ם וְהִ֕יא בָּעֵ֖מֶק אֲשֶׁ֣ר לְבֵית־רְח֑וֹב וַיִּבְנ֥וּ אֶת־הָעִ֖יר וַיֵּ֥שְׁבוּ בָֽהּ
Ve kurtaran yoktu, çünkü o Sayda'dan uzaktı ve onların hiçbir adamla sözü yoktu; ve o, Beyt-Rehov'a ait olan vadideydi. Ve şehri inşa ettiler ve orada oturdular.
Hezekiel 1:5
·
Tevrat
וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ דְּמ֖וּת אַרְבַּ֣ע חַיּ֑וֹת וְזֶה֙ מַרְאֵֽיהֶ֔ן דְּמ֥וּת אָדָ֖ם לָהֵֽנָּה
Ve onun içinden dört canlının benzerliği vardı; ve onların görünümü budur: onlara insan benzerliği vardı.
Hezekiel 1:8
·
Tevrat
וִידֵ֣י אָדָ֗ם מִתַּ֨חַת֙ כַּנְפֵיהֶ֔ם עַ֖ל אַרְבַּ֣עַת רִבְעֵיהֶ֑ם וּפְנֵיהֶ֥ם וְכַנְפֵיהֶ֖ם לְאַרְבַּעְתָּֽם
Ve dört yanlarının üzerinde kanatlarının altından insan elleri vardı; ve dördüne yüzleri ve kanatları vardı.
Hezekiel 1:10
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת פְּנֵיהֶם֮ פְּנֵ֣י אָדָם֒ וּפְנֵ֨י אַרְיֵ֤ה אֶל־הַיָּמִין֙ לְאַרְבַּעְתָּ֔ם וּפְנֵי־שׁ֥וֹר מֵֽהַשְּׂמֹ֖אול לְאַרְבַּעְתָּ֑ן וּפְנֵי־נֶ֖שֶׁר לְאַרְבַּעְתָּֽן
Ve yüzlerinin benzerliği insan yüzü ve dördüne sağa aslan yüzü ve dördüne soldan boğa yüzü ve dördüne kartal yüzü idi.
Örnek Ayetler (5 / 140)
Hakimler 16:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלֶ֨יהָ֙ שִׁמְשׁ֔וֹן אִם־יַאַסְרֻ֗נִי בְּשִׁבְעָ֛ה יְתָרִ֥ים לַחִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹא־חֹרָ֑בוּ וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּאַחַ֥ד הָאָדָֽם
Şimşon ona dedi: 'Eğer beni kurumamış yedi yaş kirişle bağlarlarsa, zayıflarım ve insanın biri gibi olurum.'
Hakimler 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ אִם־אָס֤וֹר יַאַסְר֨וּנִי֙ בַּעֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־נַעֲשָׂ֥ה בָהֶ֖ם מְלָאכָ֑ה וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּאַחַ֥ד הָאָדָֽם
Ona dedi: 'Eğer beni onlarla iş yapılmamış yeni iplerle kesinlikle bağlarlarsa, zayıflarım ve insanın biri gibi olurum.'
Hakimler 16:17
·
Tevrat
וַיַּגֶּד־לָ֣הּ אֶת־כָּל־לִבּ֗וֹ וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מוֹרָה֙ לֹֽא־עָלָ֣ה עַל־רֹאשִׁ֔י כִּֽי־נְזִ֧יר אֱלֹהִ֛ים אֲנִ֖י מִבֶּ֣טֶן אִמִּ֑י אִם־גֻּלַּ֨חְתִּי֙ וְסָ֣ר מִמֶּ֣נִּי כֹחִ֔י וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּכָל־הָאָדָֽם
Ona bütün kalbini bildirdi ve ona dedi: 'Başıma ustura çıkmadı; çünkü ben annemin rahminden beri Tanrı'nın adanmışıyım. Eğer tıraş edilirsem, gücüm benden ayrılır, zayıflarım ve bütün insanlar gibi olurum.'
Hagay 1:11
·
Tevrat
וָאֶקְרָ֨א חֹ֜רֶב עַל־הָאָ֣רֶץ וְעַל־הֶהָרִ֗ים וְעַל־הַדָּגָן֙ וְעַל־הַתִּיר֣וֹשׁ וְעַל־הַיִּצְהָ֔ר וְעַ֛ל אֲשֶׁ֥ר תּוֹצִ֖יא הָאֲדָמָ֑ה וְעַל־הָֽאָדָם֙ וְעַל־הַבְּהֵמָ֔ה וְעַ֖ל כָּל־יְגִ֥יעַ כַּפָּֽיִם
Ve yerin üzerine, dağların üzerine, tahılın üzerine, yeni şarabın üzerine, yağın üzerine, toprağın çıkardığı şeylerin üzerine, insanın üzerine, hayvanın üzerine ve ellerin bütün emeği üzerine kuraklık çağırdım.
Hezekiel 4:12
·
Tevrat
וְעֻגַ֥ת שְׂעֹרִ֖ים תֹּֽאכֲלֶ֑נָּה וְהִ֗יא בְּגֶֽלְלֵי֙ צֵאַ֣ת הָֽאָדָ֔ם תְּעֻגֶ֖נָה לְעֵינֵיהֶֽם
Ve onu arpa pidesi olarak yiyeceksin; ve onu onların gözleri önünde insanın pisliği olan dışkıyla pişireceksin.
Örnek Ayetler (5 / 24)
Amos 4:13
·
Tevrat
כִּ֡י הִנֵּה֩ יוֹצֵ֨ר הָרִ֜ים וּבֹרֵ֣א ר֗וּחַ וּמַגִּ֤יד לְאָדָם֙ מַה־שֵּׂח֔וֹ עֹשֵׂ֥ה שַׁ֨חַר֙ עֵיפָ֔ה וְדֹרֵ֖ךְ עַל־בָּ֣מֳתֵי אָ֑רֶץ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Çünkü işte dağları şekillendiren, rüzgarı yaratan, insana düşüncesinin ne olduğunu bildiren, şafağı karanlık yapan ve yerin yüksek yerlerine basan; onun adı Ordular Tanrısı Yahve'dir.
Yeremya 10:23
·
Tevrat
יָדַ֣עְתִּי יְהוָ֔ה כִּ֛י לֹ֥א לָאָדָ֖ם דַּרְכּ֑וֹ לֹֽא־לְאִ֣ישׁ הֹלֵ֔ךְ וְהָכִ֖ין אֶֽת־צַעֲדֽוֹ
Biliyorum, ey Yahve, insanın yolu kendisine ait değildir; adımlarını yönlendirmek yürüyen adama ait değildir.
Yeşaya 44:15
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה לְאָדָם֙ לְבָעֵ֔ר וַיִּקַּ֤ח מֵהֶם֙ וַיָּ֔חָם אַף־יַשִּׂ֖יק וְאָ֣פָה לָ֑חֶם אַף־יִפְעַל־אֵל֙ וַיִּשְׁתָּ֔חוּ עָשָׂ֥הוּ פֶ֖סֶל וַיִּסְגָּד־לָֽמוֹ
Ve insan için yakacak olur, ve onlardan alır ve ısınır; ayrıca ateş yakar ve ekmek pişirir; ayrıca ilah yapar ve tapınır, onu oyma put yapar ve onlara secde eder.
Sefanya 1:17
·
Tevrat
וַהֲצֵרֹ֣תִי לָאָדָ֗ם וְהָֽלְכוּ֙ כַּֽעִוְרִ֔ים כִּ֥י לַֽיהוָ֖ה חָטָ֑אוּ וְשֻׁפַּ֤ךְ דָּמָם֙ כֶּֽעָפָ֔ר וּלְחֻמָ֖ם כַּגְּלָלִֽים
İnsana sıkıntı vereceğim ve körler gibi yürüyecekler; çünkü Yahve'ye günah işlediler. Kanları toz gibi ve etleri dışkı gibi dökülecek.
1. Tarihler 29:1
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֤יד הַמֶּ֨לֶךְ֙ לְכָל־הַקָּהָ֔ל שְׁלֹמֹ֨ה בְנִ֥י אֶחָ֛ד בָּֽחַר־בּ֥וֹ אֱלֹהִ֖ים נַ֣עַר וָרָ֑ךְ וְהַמְּלָאכָ֣ה גְדוֹלָ֔ה כִּ֣י לֹ֤א לְאָדָם֙ הַבִּירָ֔ה כִּ֖י לַיהוָ֥ה אֱלֹהִֽים
Kral Davut bütün topluluğa dedi: 'Tanrı'nın seçtiği tek oğlum Süleyman gençtir ve toydur; ve iş büyüktür, çünkü saray insan için değil, ancak Yahve Tanrı içindir.
Örnek Ayetler (5 / 23)
2. Samuel 23:3
·
Tevrat
אָמַר֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לִ֥י דִבֶּ֖ר צ֣וּר יִשְׂרָאֵ֑ל מוֹשֵׁל֙ בָּאָדָ֔ם צַדִּ֕יק מוֹשֵׁ֖ל יִרְאַ֥ת אֱלֹהִֽים
İsrail'in Tanrısı dedi, İsrail'in kayası bana konuştu: İnsanı yöneten doğru kişidir, Tanrı korkusuyla yönetendir.
Yeremya 17:5
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אָר֤וּר הַגֶּ֨בֶר֙ אֲשֶׁ֣ר יִבְטַ֣ח בָּֽאָדָ֔ם וְשָׂ֥ם בָּשָׂ֖ר זְרֹע֑וֹ וּמִן־יְהוָ֖ה יָס֥וּר לִבּֽוֹ
Yahve şöyle dedi: İnsana güvenen, beşeri kendi kolu yapan ve kalbi Yahve'den sapan adam lanetlidir.
Yeremya 49:15
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֥ה קָטֹ֛ן נְתַתִּ֖יךָ בַּגּוֹיִ֑ם בָּז֖וּי בָּאָדָֽם
Çünkü işte seni uluslar arasında küçük, insanlar arasında hor görülmüş kıldım.
Mika 7:2
·
Tevrat
אָבַ֤ד חָסִיד֙ מִן־הָאָ֔רֶץ וְיָשָׁ֥ר בָּאָדָ֖ם אָ֑יִן כֻּלָּם֙ לְדָמִ֣ים יֶאֱרֹ֔בוּ אִ֥ישׁ אֶת־אָחִ֖יהוּ יָצ֥וּדוּ חֵֽרֶם
Sadık kişi yerden yok oldu ve insanlar arasında doğru kimse yok; hepsi kan için pusuya yatıyor, her adam kardeşini ağla avlıyor.
Mezmurlar 68:19
·
Tevrat
עָ֘לִ֤יתָ לַמָּר֨וֹם שָׁ֘בִ֤יתָ שֶּׁ֗בִי לָקַ֣חְתָּ מַ֭תָּנוֹת בָּאָדָ֑ם וְאַ֥ף ס֝וֹרְרִ֗ים לִשְׁכֹּ֤ן יָ֬הּ אֱלֹהִֽים
Yükseğe çıktın, tutsakları esir aldın, insanlar arasında armağanlar aldın; isyankarlar arasında bile, Tanrı Yah'ın oturması için.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Yeremya 50:3
·
Tevrat
כִּ֣י עָלָה֩ עָלֶ֨יהָ גּ֜וֹי מִצָּפ֗וֹן הֽוּא־יָשִׁ֤ית אֶת־אַרְצָהּ֙ לְשַׁמָּ֔ה וְלֹֽא־יִהְיֶ֥ה יוֹשֵׁ֖ב בָּ֑הּ מֵאָדָ֥ם וְעַד־בְּהֵמָ֖ה נָ֥דוּ הָלָֽכוּ
Çünkü kuzeyden ona karşı bir ulus çıktı; o onun diyarını virane yapacak ve içinde oturan olmayacak; insandan hayvana dek kaçtılar, gittiler.
Hoşea 9:12
·
Tevrat
כִּ֤י אִם־יְגַדְּלוּ֙ אֶת־בְּנֵיהֶ֔ם וְשִׁכַּלְתִּ֖ים מֵֽאָדָ֑ם כִּֽי־גַם־א֥וֹי לָהֶ֖ם בְּשׂוּרִ֥י מֵהֶֽם
Çünkü oğullarını büyütseler de, insan kalmayana dek onları çocuksuz bırakacağım; çünkü onlardan ayrıldığımda onlara da vay!
Yeşaya 44:11
·
Tevrat
הֵ֤ן כָּל־חֲבֵרָיו֙ יֵבֹ֔שׁוּ וְחָרָשִׁ֥ים הֵ֖מָּה מֵֽאָדָ֑ם יִֽתְקַבְּצ֤וּ כֻלָּם֙ יַֽעֲמֹ֔דוּ יִפְחֲד֖וּ יֵבֹ֥שׁוּ יָֽחַד
İşte onun bütün arkadaşları utanacaklar, ve zanaatkarlar, onlar insandandır; hepsi toplansınlar, dursunlar, korkacaklar, birlikte utanacaklar.
Mika 2:12
·
Tevrat
אָסֹ֨ף אֶאֱסֹ֜ף יַעֲקֹ֣ב כֻּלָּ֗ךְ קַבֵּ֤ץ אֲקַבֵּץ֙ שְׁאֵרִ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל יַ֥חַד אֲשִׂימֶ֖נּוּ כְּצֹ֣אן בָּצְרָ֑ה כְּעֵ֨דֶר֙ בְּת֣וֹךְ הַדָּֽבְר֔וֹ תְּהִימֶ֖נָה מֵאָדָֽם
Toplayarak senin hepsini toplayacağım, ey Yakup; biriktirerek İsrail'in kalıntısını biriktireceğim; onu Bosra sürüsü gibi, onun otlağının içinde sürü gibi birlikte koyacağım; insandan uğuldayacaklar.
Mezmurlar 135:8
·
Tevrat
שֶֽׁ֭הִכָּה בְּכוֹרֵ֣י מִצְרָ֑יִם מֵ֝אָדָ֗ם עַד־בְּהֵמָֽה
İnsandan hayvana kadar Mısır'ın ilk doğanlarını vurdu.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeşaya 13:12
·
Tevrat
אוֹקִ֥יר אֱנ֖וֹשׁ מִפָּ֑ז וְאָדָ֖ם מִכֶּ֥תֶם אוֹפִֽיר
İnsanı saf altından, ve adamı Ofir altından daha değerli yapacağım.
Yeşaya 45:12
·
Tevrat
אָֽנֹכִי֙ עָשִׂ֣יתִי אֶ֔רֶץ וְאָדָ֖ם עָלֶ֣יהָ בָרָ֑אתִי אֲנִ֗י יָדַי֙ נָט֣וּ שָׁמַ֔יִם וְכָל־צְבָאָ֖ם צִוֵּֽיתִי
Yeri ben yaptım ve onun üzerinde insanı ben yarattım; benim ellerim gökleri gerdi ve onların bütün ordusuna ben buyruk verdim.
Mezmurlar 49:13
·
Tevrat
וְאָדָ֣ם בִּ֭יקָר בַּל־יָלִ֑ין נִמְשַׁ֖ל כַּבְּהֵמ֣וֹת נִדְמֽוּ
Ve insan onur içinde kalmaz; yok olan hayvanlara benzer.
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:4
·
Tevrat
וּמְצָא־חֵ֖ן וְשֵֽׂכֶל־ט֑וֹב בְּעֵינֵ֖י אֱלֹהִ֣ים וְאָדָֽם
Ve Tanrı'nın ve insanın gözlerinde lütuf ve iyi anlayış bul.
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:13
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֣י אָ֭דָם מָצָ֣א חָכְמָ֑ה וְ֝אָדָ֗ם יָפִ֥יק תְּבוּנָֽה
Bilgelik bulan insana ve anlayış elde eden insana ne mutlu.
Örnek Ayetler (2)
Vaiz 2:21
·
Tevrat
כִּי־יֵ֣שׁ אָדָ֗ם שֶׁעֲמָל֛וֹ בְּחָכְמָ֥ה וּבְדַ֖עַת וּבְכִשְׁר֑וֹן וּלְאָדָ֞ם שֶׁלֹּ֤א עָֽמַל־בּוֹ֙ יִתְּנֶ֣נּוּ חֶלְק֔וֹ גַּם־זֶ֥ה הֶ֖בֶל וְרָעָ֥ה רַבָּֽה
Çünkü emeği bilgelikle, bilgiyle ve beceriyle olan insan vardır; ve ona emek vermemiş insana onu payı olarak verecektir. Bu da boşluk ve büyük kötülüktür.
Yaratılış 2:20
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א הָֽאָדָ֜ם שֵׁמ֗וֹת לְכָל־הַבְּהֵמָה֙ וּלְע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וּלְכֹ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה וּלְאָדָ֕ם לֹֽא־מָצָ֥א עֵ֖זֶר כְּנֶגְדּֽוֹ
Adam her evcil hayvana, göklerin kuşuna ve kırın her hayvanına adlar verdi; ancak adam için ona uygun yardımcı bulmadı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 32:20
·
Tevrat
אֲשֶׁר־שַׂ֠מְתָּ אֹת֨וֹת וּמֹפְתִ֤ים בְּאֶֽרֶץ־מִצְרַ֨יִם֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וּבְיִשְׂרָאֵ֖ל וּבָֽאָדָ֑ם וַתַּעֲשֶׂה־לְּךָ֥ שֵׁ֖ם כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
'Ki bu güne kadar Mısır diyarında, İsrail'de ve insanlar arasında belirtiler ve harikalar koydun; ve bu günkü gibi kendine isim yaptın.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:2
·
Tevrat
בְּפֶ֣שַֽׁע אֶ֭רֶץ רַבִּ֣ים שָׂרֶ֑יהָ וּבְאָדָ֥ם מֵבִ֥ין יֹ֝דֵ֗עַ כֵּ֣ן יַאֲרִֽיךְ
Yerin isyanında onun önderleri çoğalır; ve anlayan, bilen bir adamla o uzar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 51:62
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֗ יְהוָה֙ אַתָּ֨ה דִבַּ֜רְתָּ אֶל־הַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ לְהַכְרִית֔וֹ לְבִלְתִּ֤י הֱיֽוֹת־בּוֹ֙ יוֹשֵׁ֔ב לְמֵאָדָ֖ם וְעַד־בְּהֵמָ֑ה כִּֽי־שִׁמְמ֥וֹת עוֹלָ֖ם תִּֽהְיֶֽה
Ve diyeceksin: Yahve, sen bu yere karşı onu kesip atmak için, onda insandan hayvana kadar oturan olmaması için konuştun; çünkü sonsuz viranelikler olacak.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 82:7
·
Tevrat
אָ֭כֵן כְּאָדָ֣ם תְּמוּת֑וּן וּכְאַחַ֖ד הַשָּׂרִ֣ים תִּפֹּֽלוּ
Ancak insan gibi öleceksiniz ve önderlerin biri gibi düşeceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 4:1
·
Tevrat
וְהָ֣אָדָ֔ם יָדַ֖ע אֶת־חַוָּ֣ה אִשְׁתּ֑וֹ וַתַּ֨הַר֙ וַתֵּ֣לֶד אֶת־קַ֔יִן וַתֹּ֕אמֶר קָנִ֥יתִי אִ֖ישׁ אֶת־יְהוָֽה
Adam karısı Havva'yı bildi; o gebe kaldı ve Kayin'i doğurdu ve dedi: 'Yahve ile adam edindim.'
Örnek Ayetler (5 / 113)
Amos 3:2
·
Tevrat
רַ֚ק אֶתְכֶ֣ם יָדַ֔עְתִּי מִכֹּ֖ל מִשְׁפְּח֣וֹת הָאֲדָמָ֑ה עַל־כֵּן֙ אֶפְקֹ֣ד עֲלֵיכֶ֔ם אֵ֖ת כָּל־עֲוֺנֹֽתֵיכֶֽם
'Toprağın bütün ailelerinden sadece sizi bildim; bu yüzden bütün suçlarınızı sizin üzerinize yoklayacağım.'
Amos 3:5
·
Tevrat
הֲתִפֹּ֤ל צִפּוֹר֙ עַל־פַּ֣ח הָאָ֔רֶץ וּמוֹקֵ֖שׁ אֵ֣ין לָ֑הּ הֲיַֽעֲלֶה־פַּח֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה וְלָכ֖וֹד לֹ֥א יִלְכּֽוֹד
Onun için tuzak yokken kuş yerin tuzağına düşer mi? Ve kesinlikle yakalamadan tuzak topraktan kalkar mı?
Amos 9:8
·
Tevrat
הִנֵּ֞ה עֵינֵ֣י אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה בַּמַּמְלָכָה֙ הַֽחַטָּאָ֔ה וְהִשְׁמַדְתִּ֣י אֹתָ֔הּ מֵעַ֖ל פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה אֶ֗פֶס כִּ֠י לֹ֣א הַשְׁמֵ֥יד אַשְׁמִ֛יד אֶת־בֵּ֥ית יַעֲקֹ֖ב נְאֻם־יְהוָֽה
İşte Efendi Yahve'nin gözleri günahkâr krallığın üzerindedir ve onu toprağın yüzü üzerinden yok edeceğim; ancak Yakup evini kesinlikle yok etmeyeceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Hagay 1:11
·
Tevrat
וָאֶקְרָ֨א חֹ֜רֶב עַל־הָאָ֣רֶץ וְעַל־הֶהָרִ֗ים וְעַל־הַדָּגָן֙ וְעַל־הַתִּיר֣וֹשׁ וְעַל־הַיִּצְהָ֔ר וְעַ֛ל אֲשֶׁ֥ר תּוֹצִ֖יא הָאֲדָמָ֑ה וְעַל־הָֽאָדָם֙ וְעַל־הַבְּהֵמָ֔ה וְעַ֖ל כָּל־יְגִ֥יעַ כַּפָּֽיִם
Ve yerin üzerine, dağların üzerine, tahılın üzerine, yeni şarabın üzerine, yağın üzerine, toprağın çıkardığı şeylerin üzerine, insanın üzerine, hayvanın üzerine ve ellerin bütün emeği üzerine kuraklık çağırdım.
Hezekiel 38:20
·
Tevrat
וְרָעֲשׁ֣וּ מִפָּנַ֡י דְּגֵ֣י הַיָּם֩ וְע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם וְחַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה וְכָל־הָרֶ֨מֶשׂ֙ הָרֹמֵ֣שׂ עַל־הָֽאֲדָמָ֔ה וְכֹל֙ הָֽאָדָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה וְנֶהֶרְס֣וּ הֶהָרִ֗ים וְנָֽפְלוּ֙ הַמַּדְרֵג֔וֹת וְכָל־חוֹמָ֖ה לָאָ֥רֶץ תִּפּֽוֹל
Ve denizin balıkları, göklerin kuşları, kırın canlıları, toprağın üzerinde sürünen her sürünen ve toprağın yüzü üzerinde olan bütün insanlar yüzümden sarsılacak; dağlar yıkılacak, sarp kayalıklar düşecek ve her duvar yere düşecek.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hezekiel 11:17
·
Tevrat
לָכֵ֣ן אֱמֹ֗ר כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ וְקִבַּצְתִּ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְאָסַפְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נְפֹצוֹתֶ֖ם בָּהֶ֑ם וְנָתַתִּ֥י לָכֶ֖ם אֶת־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
Bu nedenle söyle: 'Efendi Yahve şöyle dedi: Sizi halklardan toplayacağım ve sizi dağıldığınız diyarlardan bir araya getireceğim ve İsrail'in toprağını size vereceğim.'
Hezekiel 12:19
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֶל־עַ֣ם הָאָ֡רֶץ כֹּֽה־אָמַר֩ אֲדֹנָ֨י יְהוִ֜ה לְיוֹשְׁבֵ֤י יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ אֶל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל לַחְמָם֙ בִּדְאָגָ֣ה יֹאכֵ֔לוּ וּמֵֽימֵיהֶ֖ם בְּשִׁמָּמ֣וֹן יִשְׁתּ֑וּ לְמַ֜עַן תֵּשַׁ֤ם אַרְצָהּ֙ מִמְּלֹאָ֔הּ מֵחֲמַ֖ס כָּֽל־הַיֹּשְׁבִ֥ים בָּֽהּ
Ve yerin halkına de: Efendi Yahve Yeruşalim'de oturanlara, İsrail toprağına şöyle dedi: Ekmeklerini kaygıyla yiyecekler ve sularını dehşetle içecekler; öyle ki, onda oturanların hepsinin zorbalığından dolayı onun toprağı doluluğundan ıssız kalsın.
Hezekiel 12:22
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם מָֽה־הַמָּשָׁ֤ל הַזֶּה֙ לָכֶ֔ם עַל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר יַֽאַרְכוּ֙ הַיָּמִ֔ים וְאָבַ֖ד כָּל־חָזֽוֹן
İnsanoğlu, İsrail toprağında sizin için olan ve 'Günler uzayacak ve her görüm yok olacak' diyen bu deyiş nedir?
Hezekiel 13:9
·
Tevrat
וְהָיְתָ֣ה יָדִ֗י אֶֽל־הַנְּבִיאִ֞ים הַחֹזִ֣ים שָׁוְא֮ וְהַקֹּסְמִ֣ים כָּזָב֒ בְּס֧וֹד עַמִּ֣י לֹֽא־יִהְי֗וּ וּבִכְתָ֤ב בֵּֽית־יִשְׂרָאֵל֙ לֹ֣א יִכָּתֵ֔בוּ וְאֶל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֣א יָבֹ֑אוּ וִידַעְתֶּ֕ם כִּ֥י אֲנִ֖י אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve elim boş gören ve yalan fal bakan peygamberlere karşı olacak; halkımın meclisinde olmayacaklar ve İsrail evinin kaydında yazılmayacaklar ve İsrail toprağına girmeyecekler; ve benim Efendi Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 18:2
·
Tevrat
מַה־לָּכֶ֗ם אַתֶּם֙ מֹֽשְׁלִים֙ אֶת־הַמָּשָׁ֣ל הַזֶּ֔ה עַל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר אָבוֹת֙ יֹ֣אכְלוּ בֹ֔סֶר וְשִׁנֵּ֥י הַבָּנִ֖ים תִּקְהֶֽינָה
Size ne oluyor da İsrail'in toprağında bu meseli söyleyerek diyorsunuz: 'Babalar koruk yediler ve oğulların dişleri kamaştı'?
Örnek Ayetler (4 / 17)
Amos 9:15
·
Tevrat
וּנְטַעְתִּ֖ים עַל־אַדְמָתָ֑ם וְלֹ֨א יִנָּתְשׁ֜וּ ע֗וֹד מֵעַ֤ל אַדְמָתָם֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תִּי לָהֶ֔ם אָמַ֖ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Ve onları topraklarına dikeceğim; ve onlara verdiğim topraklarından bir daha sökülmeyecekler, dedi Tanrın Yahve.
Hezekiel 28:25
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ בְּקַבְּצִ֣י אֶת־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל מִן־הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁ֣ר נָפֹ֣צוּ בָ֔ם וְנִקְדַּ֥שְׁתִּי בָ֖ם לְעֵינֵ֣י הַגּוֹיִ֑ם וְיָֽשְׁבוּ֙ עַל־אַדְמָתָ֔ם אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לְעַבְדִּ֥י לְיַעֲקֹֽב
Efendi Yahve şöyle dedi: İsrail evini aralarına dağıldıkları halklardan topladığımda ve ulusların gözleri önünde onlarda kutsal kılındığımda, kulum Yakup'a verdiğim toprakları üzerinde oturacaklar.
Hezekiel 34:13
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֣ים מִן־הָעַמִּ֗ים וְקִבַּצְתִּים֙ מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת וַהֲבִיאֹתִ֖ים אֶל־אַדְמָתָ֑ם וּרְעִיתִים֙ אֶל־הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בָּאֲפִיקִ֕ים וּבְכֹ֖ל מוֹשְׁבֵ֥י הָאָֽרֶץ
Onları halkların arasından çıkaracağım, onları ülkelerden toplayacağım ve onları kendi topraklarına getireceğim; onları İsrail dağlarında, akarsu yataklarında ve yerin bütün yerleşim yerlerinde güdeceğim.
Hezekiel 34:27
·
Tevrat
וְנָתַן֩ עֵ֨ץ הַשָּׂדֶ֜ה אֶת־פִּרְי֗וֹ וְהָאָ֨רֶץ֙ תִּתֵּ֣ן יְבוּלָ֔הּ וְהָי֥וּ עַל־אַדְמָתָ֖ם לָבֶ֑טַח וְֽיָדְע֞וּ כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה בְּשִׁבְרִי֙ אֶת־מֹט֣וֹת עֻלָּ֔ם וְהִ֨צַּלְתִּ֔ים מִיַּ֖ד הָעֹבְדִ֥ים בָּהֶֽם
Kırın ağacı meyvesini verecek, yer ürününü verecek ve topraklarında güvenlik içinde olacaklar; boyunduruklarının bağlarını kırdığımda ve onları kendilerine kul edenlerin elinden kurtardığımda benim Yahve olduğumu bilecekler.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Amos 7:17
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִשְׁתְּךָ֞ בָּעִ֤יר תִּזְנֶה֙ וּבָנֶ֤יךָ וּבְנֹתֶ֨יךָ֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְאַדְמָתְךָ֖ בַּחֶ֣בֶל תְּחֻלָּ֑ק וְאַתָּ֗ה עַל־אֲדָמָ֤ה טְמֵאָה֙ תָּמ֔וּת וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Karın şehirde fahişelik yapacak, ve oğulların ve kızların kılıçla düşecekler; ve toprağın iple bölünecek, ve sen kirli bir toprak üzerinde öleceksin; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
2. Krallar 5:17
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֮ נַעֲמָן֒ וָלֹ֕א יֻתַּן־נָ֣א לְעַבְדְּךָ֔ מַשָּׂ֥א צֶֽמֶד־פְּרָדִ֖ים אֲדָמָ֑ה כִּ֡י לֽוֹא־יַעֲשֶׂה֩ ע֨וֹד עַבְדְּךָ֜ עֹלָ֤ה וָזֶ֨בַח֙ לֵאלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים כִּ֖י אִם־לַיהוָֽה
Naaman dedi ki: 'Öyleyse lütfen kuluna bir çift katır yükü toprak verilsin; çünkü kulun artık başka ilahlara yakmalık sunu ve kurban yapmayacak, ancak Yahve'ye yapacak.'
Yeşaya 15:9
·
Tevrat
כִּ֣י מֵ֤י דִימוֹן֙ מָ֣לְאוּ דָ֔ם כִּֽי־אָשִׁ֥ית עַל־דִּימ֖וֹן נוֹסָפ֑וֹת לִפְלֵיטַ֤ת מוֹאָב֙ אַרְיֵ֔ה וְלִשְׁאֵרִ֖ית אֲדָמָֽה
Çünkü Dimon suları kanla doldu; çünkü Dimon üzerine eklemeler koyacağım, Moav'ın kaçanlarına ve toprağın kalıntısına aslan koyacağım.
Yeşaya 45:9
·
Tevrat
ה֗וֹי רָ֚ב אֶת־יֹ֣צְר֔וֹ חֶ֖רֶשׂ אֶת־חַרְשֵׂ֣י אֲדָמָ֑ה הֲיֹאמַ֨ר חֹ֤מֶר לְיֹֽצְרוֹ֙ מַֽה־תַּעֲשֶׂ֔ה וּפָעָלְךָ֖ אֵין־יָדַ֥יִם לֽוֹ
Vay kendisini biçimlendirenle çekişene! Toprağın çömlek parçalarıyla bir çömlek parçası! Kil, kendisini biçimlendirene, 'Ne yapıyorsun?' der mi? Ve senin eserin, 'Onun elleri yok' der mi?
Yoel 1:10
·
Tevrat
שֻׁדַּ֣ד שָׂדֶ֔ה אָבְלָ֖ה אֲדָמָ֑ה כִּ֚י שֻׁדַּ֣ד דָּגָ֔ן הוֹבִ֥ישׁ תִּיר֖וֹשׁ אֻמְלַ֥ל יִצְהָֽר
Tarla yıkıma uğradı, toprak yas tutuyor; çünkü tahıl yıkıma uğradı, taze şarap kurudu, zeytinyağı tükendi.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yasa'nın Tekrarı 7:13
·
Tevrat
וַאֲהֵ֣בְךָ֔ וּבֵרַכְךָ֖ וְהִרְבֶּ֑ךָ וּבֵרַ֣ךְ פְּרִֽי־בִטְנְךָ֣ וּפְרִֽי־אַ֠דְמָתֶךָ דְּגָ֨נְךָ֜ וְתִֽירֹשְׁךָ֣ וְיִצְהָרֶ֗ךָ שְׁגַר־אֲלָפֶ֨יךָ֙ וְעַשְׁתְּרֹ֣ת צֹאנֶ֔ךָ עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥ע לַאֲבֹתֶ֖יךָ לָ֥תֶת לָֽךְ
Ve seni sevecek ve seni bereketleyecek ve seni çoğaltacak; ve sana vermek için atalarına ant içtiği toprak üzerinde, rahminin meyvesini ve toprağının meyvesini, tahılını ve yeni şarabını ve yağını, sığırlarının yavrularını ve sürünün yavrularını bereketleyecektir.
Yasa'nın Tekrarı 12:19
·
Tevrat
הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֔ פֶּֽן־תַּעֲזֹ֖ב אֶת־הַלֵּוִ֑י כָּל־יָמֶ֖יךָ עַל־אַדְמָתֶֽךָ
Toprağının üzerinde bütün günlerin boyunca Levili'yi terk etmeyesin diye kendine sakın.
Yasa'nın Tekrarı 21:23
·
Tevrat
לֹא־תָלִ֨ין נִבְלָת֜וֹ עַל־הָעֵ֗ץ כִּֽי־קָב֤וֹר תִּקְבְּרֶ֨נּוּ֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא כִּֽי־קִלְלַ֥ת אֱלֹהִ֖ים תָּל֑וּי וְלֹ֤א תְטַמֵּא֙ אֶת־אַדְמָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָֽה
onun cesedini ağaç üzerinde geceletmeyeceksin, çünkü onu o günde kesinlikle gömeceksin; çünkü asılmış olan Tanrı'nın lanetidir; ve Tanrın Yahve'nin sana miras olarak verdiği toprağını kirletmeyeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 28:4
·
Tevrat
בָּר֧וּךְ פְּרִֽי־בִטְנְךָ֛ וּפְרִ֥י אַדְמָתְךָ֖ וּפְרִ֣י בְהֶמְתֶּ֑ךָ שְׁגַ֥ר אֲלָפֶ֖יךָ וְעַשְׁתְּר֥וֹת צֹאנֶֽךָ
Karnının meyvesi, toprağının meyvesi ve hayvanının meyvesi, sığırlarının yavruları ve koyunlarının sürüleri bereketlidir.
Yasa'nın Tekrarı 28:11
·
Tevrat
וְהוֹתִֽרְךָ֤ יְהוָה֙ לְטוֹבָ֔ה בִּפְרִ֧י בִטְנְךָ֛ וּבִפְרִ֥י בְהַמְתְּךָ֖ וּבִפְרִ֣י אַדְמָתֶ֑ךָ עַ֚ל הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה לַאֲבֹתֶ֖יךָ לָ֥תֶת לָֽךְ
Yahve sana vermek için atalarına ant içtiği toprağın üzerinde; karnının meyvesinde, hayvanının meyvesinde ve toprağının meyvesinde iyilik için seni bolluk içinde bırakacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Amos 7:11
·
Tevrat
כִּי־כֹה֙ אָמַ֣ר עָמ֔וֹס בַּחֶ֖רֶב יָמ֣וּת יָרָבְעָ֑ם וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Çünkü Amos şöyle dedi: 'Yarovam kılıçla ölecek; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
Amos 7:17
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִשְׁתְּךָ֞ בָּעִ֤יר תִּזְנֶה֙ וּבָנֶ֤יךָ וּבְנֹתֶ֨יךָ֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְאַדְמָתְךָ֖ בַּחֶ֣בֶל תְּחֻלָּ֑ק וְאַתָּ֗ה עַל־אֲדָמָ֤ה טְמֵאָה֙ תָּמ֔וּת וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Karın şehirde fahişelik yapacak, ve oğulların ve kızların kılıçla düşecekler; ve toprağın iple bölünecek, ve sen kirli bir toprak üzerinde öleceksin; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
Yeremya 27:11
·
Tevrat
וְהַגּ֗וֹי אֲשֶׁ֨ר יָבִ֧יא אֶת־צַוָּאר֛וֹ בְּעֹ֥ל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וַֽעֲבָד֑וֹ וְהִנַּחְתִּ֤יו עַל־אַדְמָתוֹ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַֽעֲבָדָ֖הּ וְיָ֥שַׁב בָּֽהּ
Ve boynunu Babil kralının boyunduruğuna getirecek ve ona hizmet edecek ulusu, onu toprağının üzerinde bırakacağım, Yahve'nin bildirisidir; ve onu işleyecek ve onda oturacak.
Yeremya 52:27
·
Tevrat
וַיַּכֶּ֣ה אוֹתָם֩ מֶ֨לֶךְ בָּבֶ֧ל וַיְמִתֵ֛ם בְּרִבְלָ֖ה בְּאֶ֣רֶץ חֲמָ֑ת וַיִּ֥גֶל יְהוּדָ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Bunun üzerine Babil kralı onları vurdu ve Hama diyarındaki Rivla'da onları öldürdü; ve Yahuda toprağının üzerinden sürgüne gitti.
2. Krallar 17:23
·
Tevrat
עַ֠ד אֲשֶׁר־הֵסִ֨יר יְהוָ֤ה אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ מֵעַ֣ל פָּנָ֔יו כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֔ר בְּיַ֖ד כָּל־עֲבָדָ֣יו הַנְּבִיאִ֑ים וַיִּ֨גֶל יִשְׂרָאֵ֜ל מֵעַ֤ל אַדְמָתוֹ֙ אַשּׁ֔וּרָה עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Sonunda Yahve, bütün kulları peygamberlerin eliyle konuştuğu gibi İsrail'i kendi yüzünün önünden kaldırdı; İsrail kendi toprağının üzerinden Asur'a sürüldü, bu güne kadar.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 36:24
·
Tevrat
וְלָקַחְתִּ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הַגּוֹיִ֔ם וְקִבַּצְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם מִכָּל־הָאֲרָצ֑וֹת וְהֵבֵאתִ֥י אֶתְכֶ֖ם אֶל־אַדְמַתְכֶֽם
Ve sizi ulusların arasından alacağım ve sizi bütün diyarlardan toplayacağım ve sizi toprağınıza getireceğim.
Hezekiel 37:14
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י רוּחִ֤י בָכֶם֙ וִחְיִיתֶ֔ם וְהִנַּחְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם עַל־אַדְמַתְכֶ֑ם וִידַעְתֶּ֞ם כִּי־אֲנִ֧י יְהוָ֛ה דִּבַּ֥רְתִּי וְעָשִׂ֖יתִי נְאֻם־יְהוָֽה
Ve içinize ruhumu vereceğim ve yaşayacaksınız, ve sizi toprağınızın üzerine yerleştireceğim; ve bileceksiniz ki ben Yahve konuştum ve yaptım, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 27:10
·
Tevrat
כִּ֣י שֶׁ֔קֶר הֵ֖ם נִבְּאִ֣ים לָכֶ֑ם לְמַ֨עַן הַרְחִ֤יק אֶתְכֶם֙ מֵעַ֣ל אַדְמַתְכֶ֔ם וְהִדַּחְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם וַאֲבַדְתֶּֽם
Çünkü onlar sizi toprağınızın üzerinden uzaklaştırmak için size yalan peygamberlik ediyorlar; ve sizi süreceğim ve yok olacaksınız.
Yeremya 42:12
·
Tevrat
וְאֶתֵּ֥ן לָכֶ֛ם רַחֲמִ֖ים וְרִחַ֣ם אֶתְכֶ֑ם וְהֵשִׁ֥יב אֶתְכֶ֖ם אֶל־אַדְמַתְכֶֽם
Size merhamet vereceğim ve o size merhamet edecek ve sizi toprağınıza geri getirecek.
Yeşaya 1:7
·
Tevrat
אַרְצְכֶ֣ם שְׁמָמָ֔ה עָרֵיכֶ֖ם שְׂרֻפ֣וֹת אֵ֑שׁ אַדְמַתְכֶ֗ם לְנֶגְדְּכֶם֙ זָרִים֙ אֹכְלִ֣ים אֹתָ֔הּ וּשְׁמָמָ֖ה כְּמַהְפֵּכַ֥ת זָרִֽים
Sizin yeriniz ıssızdır, sizin şehirleriniz ateşle yanmıştır; sizin toprağınızı sizin karşınızda yabancılar onu yiyorlar ve yabancıların yıkımı gibi ıssızdır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 1:2
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י וְהִנֵּה֩ אִ֨ישׁ בָּ֤א מִן־הַֽמַּחֲנֶה֙ מֵעִ֣ם שָׁא֔וּל וּבְגָדָ֣יו קְרֻעִ֔ים וַאֲדָמָ֖ה עַל־רֹאשׁ֑וֹ וַיְהִי֙ בְּבֹא֣וֹ אֶל־דָּוִ֔ד וַיִּפֹּ֥ל אַ֖רְצָה וַיִּשְׁתָּֽחוּ
Üçüncü günde, işte Şaul'un yanından, ordugahtan bir adam geldi; giysileri yırtıktı ve başının üzerinde toprak vardı. Davut'a geldiğinde yere düştü ve secde etti.
2. Samuel 15:32
·
Tevrat
וַיְהִ֤י דָוִד֙ בָּ֣א עַד־הָרֹ֔אשׁ אֲשֶֽׁר־יִשְׁתַּחֲוֶ֥ה שָׁ֖ם לֵאלֹהִ֑ים וְהִנֵּ֤ה לִקְרָאתוֹ֙ חוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֔י קָר֨וּעַ֙ כֻּתָּנְתּ֔וֹ וַאֲדָמָ֖ה עַל־רֹאשֽׁוֹ
Davut orada Tanrı'ya secde ettiği başa geldi; ve işte onu karşılamak için Arklı Huşay, giysisi yırtık ve başında toprak vardı.
1. Samuel 4:12
·
Tevrat
וַיָּ֤רָץ אִישׁ־בִּנְיָמִן֙ מֵהַמַּ֣עֲרָכָ֔ה וַיָּבֹ֥א שִׁלֹ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וּמַדָּ֣יו קְרֻעִ֔ים וַאֲדָמָ֖ה עַל־רֹאשֽׁוֹ
Benyaminli bir adam savaş hattından koştu ve o gün Şilo'ya geldi; giysileri yırtıktı ve başının üzerinde toprak vardı.
Nehemya 9:1
·
Tevrat
וּבְיוֹם֩ עֶשְׂרִ֨ים וְאַרְבָּעָ֜ה לַחֹ֣דֶשׁ הַזֶּ֗ה נֶאֶסְפ֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּצ֣וֹם וּבְשַׂקִּ֔ים וַאֲדָמָ֖ה עֲלֵיהֶֽם
Bu ayın yirmi dördüncü gününde İsrail oğulları oruçla, çuvallarla ve üzerlerinde toprakla toplandılar.
Nehemya 9:25
·
Tevrat
וַֽיִּלְכְּד֞וּ עָרִ֣ים בְּצֻרוֹת֮ וַאֲדָמָ֣ה שְׁמֵנָה֒ וַיִּֽירְשׁ֡וּ בָּתִּ֣ים מְלֵֽאִים־כָּל־ט֠וּב בֹּר֨וֹת חֲצוּבִ֜ים כְּרָמִ֧ים וְזֵיתִ֛ים וְעֵ֥ץ מַאֲכָ֖ל לָרֹ֑ב וַיֹּאכְל֤וּ וַֽיִּשְׂבְּעוּ֙ וַיַּשְׁמִ֔ינוּ וַיִּֽתְעַדְּנ֖וּ בְּטוּבְךָ֥ הַגָּדֽוֹל
Ve surlu şehirler ve yağlı toprak ele geçirdiler ve bütün iyilikle dolu evler, kazılmış sarnıçlar, bağlar, zeytinlikler ve çoklukla yiyecek ağacı mülk edindiler; ve yediler, doydular, yağlandılar ve büyük iyiliğinle zevk aldılar.
Örnek Ayetler (3)
Nehemya 10:36
·
Tevrat
וּלְהָבִ֞יא אֶת־בִּכּוּרֵ֣י אַדְמָתֵ֗נוּ וּבִכּוּרֵ֛י כָּל־פְּרִ֥י כָל־עֵ֖ץ שָׁנָ֣ה בְשָׁנָ֑ה לְבֵ֖ית יְהוָֽה
Ve toprağımızın ilk ürünlerini ve her ağacın her meyvesinin ilk ürünlerini yıldan yıla Yahve'nin evine getirmek için.
Nehemya 10:38
·
Tevrat
וְאֶת־רֵאשִׁ֣ית עֲרִיסֹתֵ֣ינוּ וּ֠תְרוּמֹתֵינוּ וּפְרִ֨י כָל־עֵ֜ץ תִּיר֣וֹשׁ וְיִצְהָ֗ר נָבִ֤יא לַכֹּהֲנִים֙ אֶל־לִשְׁכ֣וֹת בֵּית־אֱלֹהֵ֔ינוּ וּמַעְשַׂ֥ר אַדְמָתֵ֖נוּ לַלְוִיִּ֑ם וְהֵם֙ הַלְוִיִּ֔ם הַֽמְעַשְּׂרִ֔ים בְּכֹ֖ל עָרֵ֥י עֲבֹדָתֵֽנוּ
Ve hamurlarımızın ilkini, sunularımızı, her ağacın meyvesini, yeni şarabı ve taze yağı Tanrımızın evinin odalarına, kâhinlere getireceğiz; ve toprağımızın ondalığını Levililere; ve hizmetimizin tüm şehirlerinde ondalık alanlar o Levililerdir.
Yaratılış 47:19
·
Tevrat
לָ֧מָּה נָמ֣וּת לְעֵינֶ֗יךָ גַּם־אֲנַ֨חְנוּ֙ גַּ֣ם אַדְמָתֵ֔נוּ קְנֵֽה־אֹתָ֥נוּ וְאֶת־אַדְמָתֵ֖נוּ בַּלָּ֑חֶם וְנִֽהְיֶ֞ה אֲנַ֤חְנוּ וְאַדְמָתֵ֨נוּ֙ עֲבָדִ֣ים לְפַרְעֹ֔ה וְתֶן־זֶ֗רַע וְנִֽחְיֶה֙ וְלֹ֣א נָמ֔וּת וְהָאֲדָמָ֖ה לֹ֥א תֵשָֽׁם
Neden senin gözlerinin önünde ölelim, hem biz hem de toprağımız? Bizi ve toprağımızı ekmek karşılığında satın al; ve biz ve toprağımız Firavun'a kullar olalım; ve tohum ver ki yaşayalım ve ölmeyelim ve toprak ıssız kalmasın.