1884
Kullanım
35
Lemma
144
Türev
191
Anlam
35 lemma, 144 türev form
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 31:18
·
Tevrat
כִּ֣י מִ֭נְּעוּרַי גְּדֵלַ֣נִי כְאָ֑ב וּמִבֶּ֖טֶן אִמִּ֣י אַנְחֶֽנָּה
Çünkü gençliğimden beri bir baba gibi benimle büyüdü ve annemin karnından beri ona yol gösterdim.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 44:3
·
Tevrat
מִפְּנֵ֣י רָעָתָ֗ם אֲשֶׁ֤ר עָשׂוּ֙ לְהַכְעִסֵ֔נִי לָלֶ֣כֶת לְקַטֵּ֔ר לַעֲבֹ֖ד לֵאלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים אֲשֶׁר֙ לֹ֣א יְדָע֔וּם הֵ֖מָּה אַתֶּ֥ם וַאֲבֹתֵיכֶֽם
Beni öfkelendirmek için yaptıkları kötülükleri yüzünden, onların, sizin ve babalarınızın bilmediği başka ilahlara buhur yakmaya, kulluk etmeye giderek.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 10:15
·
Tevrat
רַ֧ק בַּאֲבֹתֶ֛יךָ חָשַׁ֥ק יְהוָ֖ה לְאַהֲבָ֣ה אוֹתָ֑ם וַיִּבְחַ֞ר בְּזַרְעָ֣ם אַחֲרֵיהֶ֗ם בָּכֶ֛ם מִכָּל־הָעַמִּ֖ים כַּיּ֥וֹם הַזֶּה
Ancak Yahve onları sevmek için atalarına bağlandı; ve onlardan sonra onların soyunu, bugün olduğu gibi bütün halklar arasından sizi seçti.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 18:20
·
Tevrat
הַנֶּ֥פֶשׁ הַחֹטֵ֖את הִ֣יא תָמ֑וּת בֵּ֞ן לֹא־יִשָּׂ֣א בַּעֲוֺ֣ן הָאָ֗ב וְאָב֙ לֹ֤א יִשָּׂא֙ בַּעֲוֺ֣ן הַבֵּ֔ן צִדְקַ֤ת הַצַּדִּיק֙ עָלָ֣יו תִּֽהְיֶ֔ה וְרִשְׁעַ֥ת הָרָשָׁ֖ע עָלָ֥יו תִּֽהְיֶֽה
Günah işleyen can, o ölecektir; oğul babanın suçunu taşımayacak ve baba oğlun suçunu taşımayacak; doğru kişinin doğruluğu kendi üzerinde olacak ve kötünün kötülüğü kendi üzerinde olacaktır.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 3:2
·
Tevrat
וַיַּעֲשֶׂ֤ה הָרַע֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה רַ֕ק לֹ֥א כְאָבִ֖יו וּכְאִמּ֑וֹ וַיָּ֨סַר֙ אֶת־מַצְּבַ֣ת הַבַּ֔עַל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה אָבִֽיו
Yahve'nin gözlerinde kötülük yaptı, ancak babası gibi ve annesi gibi değil; babasının yaptığı Baal dikili taşını kaldırdı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 34:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁכֶם֙ אֶל־אָבִ֣יה וְאֶל־אַחֶ֔יהָ אֶמְצָא־חֵ֖ן בְּעֵינֵיכֶ֑ם וַאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֛וּ אֵלַ֖י אֶתֵּֽן
Şekem babasına ve kardeşlerine dedi: 'Gözlerinizde lütuf bulayım ve bana ne derseniz vereceğim.'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 1:11
·
Tevrat
יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֽוֹתֵכֶ֗ם יֹסֵ֧ף עֲלֵיכֶ֛ם כָּכֶ֖ם אֶ֣לֶף פְּעָמִ֑ים וִיבָרֵ֣ךְ אֶתְכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר לָכֶֽם
Babalarınızın Tanrısı Yahve üzerinize olduğunuz gibi bin kat eklesin ve size konuştuğu gibi sizi bereketlesin.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 16:12
·
Tevrat
וְאַתֶּ֛ם הֲרֵעֹתֶ֥ם לַעֲשׂ֖וֹת מֵאֲבֽוֹתֵיכֶ֑ם וְהִנְּכֶ֣ם הֹלְכִ֗ים אִ֚ישׁ אַֽחֲרֵי֙ שְׁרִר֣וּת לִבּֽוֹ־הָרָ֔ע לְבִלְתִּ֖י שְׁמֹ֥עַ אֵלָֽי
Ve siz babalarınızdan daha kötü yaptınız; ve işte, beni dinlememek için her bir adam kendi kötü kalbinin inatçılığı ardınca gidiyor.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 19:36
·
Tevrat
וַֽתַּהֲרֶ֛יןָ שְׁתֵּ֥י בְנֽוֹת־ל֖וֹט מֵאֲבִיהֶֽן
Böylece Lot'un iki kızı babalarından hamile kaldı.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 13:11
·
Tevrat
וְנָבִ֤יא אֶחָד֙ זָקֵ֔ן יֹשֵׁ֖ב בְּבֵֽית־אֵ֑ל וַיָּב֣וֹא בְנ֡וֹ וַיְסַפֶּר־ל֣וֹ אֶת־כָּל־הַמַּעֲשֶׂ֣ה אֲשֶׁר־עָשָׂה֩ אִישׁ־הָאֱלֹהִ֨ים הַיּ֜וֹם בְּבֵֽית־אֵ֗ל אֶת־הַדְּבָרִים֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַֽיְסַפְּר֖וּם לַאֲבִיהֶֽם
Bet-El'de oturan yaşlı bir peygamber vardı; oğlu geldi ve Tanrı adamının o gün Bet-El'de yaptığı bütün işi ona anlattı; krala konuştuğu sözleri de babalarına anlattılar.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 1:4
·
Tevrat
אַל־תִּהְי֣וּ כַאֲבֹֽתֵיכֶ֡ם אֲשֶׁ֣ר קָרְאֽוּ־אֲלֵיהֶם֩ הַנְּבִיאִ֨ים הָרִֽאשֹׁנִ֜ים לֵאמֹ֗ר כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת שׁ֤וּבוּ נָא֙ מִדַּרְכֵיכֶ֣ם הָרָעִ֔ים וּמַֽעֲלְלֵיכֶ֖ם הָֽרָעִ֑ים וְלֹ֥א שָׁמְע֛וּ וְלֹֽא־הִקְשִׁ֥יבוּ אֵלַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
Önceki peygamberlerin kendilerine, 'Ordular Yahvesi şöyle diyor: Lütfen kötü yollarınızdan ve kötü işlerinizden dönün' diyerek seslendikleri atalarınız gibi olmayın; ama onlar dinlemediler ve bana kulak vermediler, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 139)
Hezekiel 33:24
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם יֹ֠שְׁבֵי הֶחֳרָב֨וֹת הָאֵ֜לֶּה עַל־אַדְמַ֤ת יִשְׂרָאֵל֙ אֹמְרִ֣ים לֵאמֹ֔ר אֶחָד֙ הָיָ֣ה אַבְרָהָ֔ם וַיִּירַ֖שׁ אֶת־הָאָ֑רֶץ וַאֲנַ֣חְנוּ רַבִּ֔ים לָ֛נוּ נִתְּנָ֥ה הָאָ֖רֶץ לְמוֹרָשָֽׁה
İnsanoğlu, İsrail toprağında bu yıkıntılarda oturanlar şöyle diyerek diyorlar: 'İbrahim tek kişiydi ve yeri miras aldı; oysa biz çoğuz, yer bize miras olarak verildi.'
Yeremya 33:26
·
Tevrat
גַּם־זֶ֣רַע יַעֲקוֹב֩ וְדָוִ֨ד עַבְדִּ֜י אֶמְאַ֗ס מִקַּ֤חַת מִזַּרְעוֹ֙ מֹֽשְׁלִ֔ים אֶל־זֶ֥רַע אַבְרָהָ֖ם יִשְׂחָ֣ק וְיַעֲקֹ֑ב כִּֽי־אָשִׁ֥יב אֶת־שְׁבוּתָ֖ם וְרִחַמְתִּֽים
Yakup'un ve kulum Davut'un soyunu da reddederim, onun soyundan İbrahim'in, İshak'ın ve Yakup'un soyuna egemen olacaklar almam; çünkü onların sürgünlerini geri getireceğim ve onlara merhamet edeceğim."
2. Krallar 13:23
·
Tevrat
וַיָּחָן֩ יְהוָ֨ה אֹתָ֤ם וַֽיְרַחֲמֵם֙ וַיִּ֣פֶן אֲלֵיהֶ֔ם לְמַ֣עַן בְּרִית֔וֹ אֶת־אַבְרָהָ֖ם יִצְחָ֣ק וְיַֽעֲקֹ֑ב וְלֹ֤א אָבָה֙ הַשְׁחִיתָ֔ם וְלֹֽא־הִשְׁלִיכָ֥ם מֵֽעַל־פָּנָ֖יו עַד־עָֽתָּה
Yahve onlara lütfetti ve onlara merhamet etti; İbrahim, İshak ve Yakup ile antlaşması uğruna onlara döndü. Onları yok etmeyi istemedi ve şimdiye kadar onları yüzünün üzerinden atmadı.
Yeşaya 29:22
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֶל־בֵּ֣ית יַֽעֲקֹ֔ב אֲשֶׁ֥ר פָּדָ֖ה אֶת־אַבְרָהָ֑ם לֹֽא־עַתָּ֤ה יֵבוֹשׁ֙ יַֽעֲקֹ֔ב וְלֹ֥א עַתָּ֖ה פָּנָ֥יו יֶחֱוָֽרוּ
Bu yüzden İbrahim'i kurtaran Yahve Yakup evi hakkında şöyle dedi: 'Yakup şimdi utanmayacak ve onun yüzü şimdi solmayacak'.
Yeşaya 41:8
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ יִשְׂרָאֵ֣ל עַבְדִּ֔י יַעֲקֹ֖ב אֲשֶׁ֣ר בְּחַרְתִּ֑יךָ זֶ֖רַע אַבְרָהָ֥ם אֹהֲבִֽי
Ve sen benim kulum İsrail, seni seçtiğim Yakup, benim sevdiğim İbrahim'in soyu.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Mika 7:20
·
Tevrat
תִּתֵּ֤ן אֱמֶת֙ לְיַֽעֲקֹ֔ב חֶ֖סֶד לְאַבְרָהָ֑ם אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥עְתָּ לַאֲבֹתֵ֖ינוּ מִ֥ימֵי קֶֽדֶם
Eski günlerden atalarımıza yemin ettiğin gibi, Yakup'a gerçeği, İbrahim'e merhameti vereceksin.
Yaratılış 20:9
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אֲבִימֶ֜לֶךְ לְאַבְרָהָ֗ם וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ מֶֽה־עָשִׂ֤יתָ לָּ֨נוּ֙ וּמֶֽה־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ כִּֽי־הֵבֵ֧אתָ עָלַ֛י וְעַל־מַמְלַכְתִּ֖י חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֑ה מַעֲשִׂים֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יֵֽעָשׂ֔וּ עָשִׂ֖יתָ עִמָּדִֽי
Sonra Abimelek İbrahim'i çağırdı ve ona dedi ki: 'Bize ne yaptın? Sana karşı ne günah işledim ki, benim ve egemenliğimin üzerine büyük bir günah getirdin? Bana yapılmaması gereken işler yaptın.'
Yaratılış 20:14
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח אֲבִימֶ֜לֶךְ צֹ֣אן וּבָקָ֗ר וַעֲבָדִים֙ וּשְׁפָחֹ֔ת וַיִּתֵּ֖ן לְאַבְרָהָ֑ם וַיָּ֣שֶׁב ל֔וֹ אֵ֖ת שָׂרָ֥ה אִשְׁתּֽוֹ
Bunun üzerine Abimelek davar, sığır, kullar ve cariyeler alıp İbrahim'e verdi; karısı Sara'yı da ona geri verdi.
Yaratılış 21:2
·
Tevrat
וַתַּהַר֩ וַתֵּ֨לֶד שָׂרָ֧ה לְאַבְרָהָ֛ם בֵּ֖ן לִזְקֻנָ֑יו לַמּוֹעֵ֕ד אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אֹת֖וֹ אֱלֹהִֽים
Sara hamile kaldı ve İbrahim'e yaşlılığında, Tanrı'nın ona söylediği belirlenen zamanda bir oğul doğurdu.
Yaratılış 21:7
·
Tevrat
וַתֹּ֗אמֶר מִ֤י מִלֵּל֙ לְאַבְרָהָ֔ם הֵינִ֥יקָה בָנִ֖ים שָׂרָ֑ה כִּֽי־יָלַ֥דְתִּי בֵ֖ן לִזְקֻנָֽיו
Ve dedi ki: 'İbrahim'e, "Sara oğullar emzirecek" diye kim söylerdi? Çünkü onun yaşlılığında bir oğul doğurdum.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yaratılış 17:24
·
Tevrat
וְאַ֨בְרָהָ֔ם בֶּן־תִּשְׁעִ֥ים וָתֵ֖שַׁע שָׁנָ֑ה בְּהִמֹּל֖וֹ בְּשַׂ֥ר עָרְלָתֽוֹ
Sünnet derisinin eti sünnet edildiğinde İbrahim doksan dokuz yaşındaydı.
Yaratılış 18:11
·
Tevrat
וְאַבְרָהָ֤ם וְשָׂרָה֙ זְקֵנִ֔ים בָּאִ֖ים בַּיָּמִ֑ים חָדַל֙ לִהְי֣וֹת לְשָׂרָ֔ה אֹ֖רַח כַּנָּשִֽׁים
İbrahim ve Sara yaşlıydılar, günlerde gelmişlerdi; Sara'ya kadınlar gibi yol olması kesilmişti.
Yaratılış 18:16
·
Tevrat
וַיָּקֻ֤מוּ מִשָּׁם֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים וַיַּשְׁקִ֖פוּ עַל־פְּנֵ֣י סְדֹ֑ם וְאַ֨בְרָהָ֔ם הֹלֵ֥ךְ עִמָּ֖ם לְשַׁלְּחָֽם
Adamlar oradan kalktılar ve Sodom'un yüzüne baktılar; İbrahim onları göndermek için onlarla gidiyordu.
Yaratılış 18:18
·
Tevrat
וְאַ֨בְרָהָ֔ם הָי֧וֹ יִֽהְיֶ֛ה לְג֥וֹי גָּד֖וֹל וְעָצ֑וּם וְנִ֨בְרְכוּ ב֔וֹ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ
İbrahim kesinlikle büyük ve güçlü bir ulus olacak ve yerin tüm ulusları onda bereketlenecek.
Yaratılış 18:22
·
Tevrat
וַיִּפְנ֤וּ מִשָּׁם֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים וַיֵּלְכ֖וּ סְדֹ֑מָה וְאַ֨בְרָהָ֔ם עוֹדֶ֥נּוּ עֹמֵ֖ד לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Adamlar oradan döndüler ve Sodom'a gittiler; İbrahim ise hâlâ Yahve'nin önünde duruyordu.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 18:17
·
Tevrat
וַֽיהֹוָ֖ה אָמָ֑ר הַֽמְכַסֶּ֤ה אֲנִי֙ מֵֽאַבְרָהָ֔ם אֲשֶׁ֖ר אֲנִ֥י עֹשֶֽׂה
Yahve dedi: 'Benim yaptığımı İbrahim'den örtecek miyim?'
Örnek Ayetler (3 / 74)
2. Samuel 3:3
·
Tevrat
וּמִשְׁנֵ֣הוּ כִלְאָ֔ב לַאֲֽבִיגַ֕יִל אֵ֖שֶׁת נָבָ֣ל הַֽכַּרְמְלִ֑י וְהַשְּׁלִשִׁי֙ אַבְשָׁל֣וֹם בֶּֽן־מַעֲכָ֔ה בַּת־תַּלְמַ֖י מֶ֥לֶךְ גְּשֽׁוּר
Ve ikincisi Karmelli Naval'ın karısı Avigayil'den Kilav; ve üçüncüsü Geşur kralı Talmay'ın kızı Maaka'nın oğlu Avşalom;
2. Samuel 13:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלֶ֜יהָ אַבְשָׁל֣וֹם אָחִ֗יהָ הַאֲמִינ֣וֹן אָחִיךְ֮ הָיָ֣ה עִמָּךְ֒ וְעַתָּ֞ה אֲחוֹתִ֤י הַחֲרִ֨ישִׁי֙ אָחִ֣יךְ ה֔וּא אַל־תָּשִׁ֥יתִי אֶת־לִבֵּ֖ךְ לַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַתֵּ֤שֶׁב תָּמָר֙ וְשֹׁ֣מֵמָ֔ה בֵּ֖ית אַבְשָׁל֥וֹם אָחִֽיהָ
Kardeşi Avşalom ona dedi: 'Kardeşin Amnon mu seninleydi? Ve şimdi kız kardeşim, sessiz ol; o senin kardeşindir, kalbini bu şeye koyma.' Tamar kardeşi Avşalom'un evinde ıssızca oturdu.
2. Samuel 13:22
·
Tevrat
וְלֹֽא־דִבֶּ֧ר אַבְשָׁל֛וֹם עִם־אַמְנ֖וֹן לְמֵרָ֣ע וְעַד־ט֑וֹב כִּֽי־שָׂנֵ֤א אַבְשָׁלוֹם֙ אֶת־אַמְנ֔וֹן עַל־דְּבַר֙ אֲשֶׁ֣ר עִנָּ֔ה אֵ֖ת תָּמָ֥ר אֲחֹתֽוֹ
Avşalom Amnon ile kötüden iyiye kadar konuşmadı; çünkü Avşalom, kız kardeşi Tamar'ı alçalttığı şey üzerine Amnon'dan nefret etti.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 13:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ מַדּ֣וּעַ אַ֠תָּה כָּ֣כָה דַּ֤ל בֶּן־הַמֶּ֨לֶךְ֙ בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֔קֶר הֲל֖וֹא תַּגִּ֣יד לִ֑י וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אַמְנ֔וֹן אֶת־תָּמָ֗ר אֲח֛וֹת אַבְשָׁלֹ֥ם אָחִ֖י אֲנִ֥י אֹהֵֽב
Ona dedi ki: 'Ey kral oğlu, neden her sabah böyle bitkinsin? Bana bildirmeyecek misin?' Amnon ona dedi ki: 'Kardeşim Avşalom'un kız kardeşi Tamar'ı seviyorum.'
2. Samuel 16:16
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כַּֽאֲשֶׁר־בָּ֞א חוּשַׁ֧י הָאַרְכִּ֛י רֵעֶ֥ה דָוִ֖ד אֶל־אַבְשָׁל֑וֹם וַיֹּ֤אמֶר חוּשַׁי֙ אֶל־אַבְשָׁלֹ֔ם יְחִ֥י הַמֶּ֖לֶךְ יְחִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Davut'un dostu Arklı Huşay Avşalom'a geldiğinde, Huşay Avşalom'a dedi: 'Kral yaşasın, kral yaşasın.'
2. Samuel 16:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר חוּשַׁי֮ אֶל־אַבְשָׁלֹם֒ לֹ֕א כִּי֩ אֲשֶׁ֨ר בָּחַ֧ר יְהוָ֛ה וְהָעָ֥ם הַזֶּ֖ה וְכָל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֑ל ל֥וֹ אֶהְיֶ֖ה וְאִתּ֥וֹ אֵשֵֽׁב
Huşay Avşalom'a dedi: 'Hayır, çünkü Yahve'nin, bu halkın ve bütün İsrail adamlarının seçtiği kimsenin olacağım ve onunla oturacağım.'
2. Samuel 16:21
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲחִיתֹ֨פֶל֙ אֶל־אַבְשָׁלֹ֔ם בּ֚וֹא אֶל־פִּלַגְשֵׁ֣י אָבִ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר הִנִּ֖יחַ לִשְׁמ֣וֹר הַבָּ֑יִת וְשָׁמַ֤ע כָּל־יִשְׂרָאֵל֙ כִּֽי־נִבְאַ֣שְׁתָּ אֶת־אָבִ֔יךָ וְחָ֣זְק֔וּ יְדֵ֖י כָּל־אֲשֶׁ֥ר אִתָּֽךְ
Ahitofel Avşalom'a dedi: 'Babanın evi korumak için bıraktığı cariyelerinin yanına gir; böylece bütün İsrail baban için iğrençleştiğini duyacak ve seninle olan herkesin elleri güçlenecek.'
2. Samuel 17:1
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֲחִיתֹ֖פֶל אֶל־אַבְשָׁלֹ֑ם אֶבְחֲרָ֣ה נָּ֗א שְׁנֵים־עָשָׂ֥ר אֶ֨לֶף֙ אִ֔ישׁ וְאָק֛וּמָה וְאֶרְדְּפָ֥ה אַחֲרֵי־דָוִ֖ד הַלָּֽיְלָה
Ahitofel Avşalom'a dedi: 'Lütfen on iki bin adam seçeyim ve kalkıp bu gece Davut'un ardına düşeyim.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 13:23
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ לִשְׁנָתַ֣יִם יָמִ֔ים וַיִּהְי֤וּ גֹֽזְזִים֙ לְאַבְשָׁל֔וֹם בְּבַ֥עַל חָצ֖וֹר אֲשֶׁ֣ר עִם־אֶפְרָ֑יִם וַיִּקְרָ֥א אַבְשָׁל֖וֹם לְכָל־בְּנֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
İki tam yıl sonra, Efrayim'in yanında olan Baal-Hatsor'da Avşalom için kırkıcılar vardı. Ve Avşalom kralın bütün oğullarını çağırdı.
2. Samuel 14:27
·
Tevrat
וַיִּֽוָּלְד֤וּ לְאַבְשָׁלוֹם֙ שְׁלוֹשָׁ֣ה בָנִ֔ים וּבַ֥ת אַחַ֖ת וּשְׁמָ֣הּ תָּמָ֑ר הִ֣יא הָיְתָ֔ה אִשָּׁ֖ה יְפַ֥ת מַרְאֶֽה
Avşalom'a üç oğul ve bir kız doğdu, ve adı Tamar'dı; o görünüşü güzel bir kadındı.
2. Samuel 14:33
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א יוֹאָ֣ב אֶל־הַמֶּלֶךְ֮ וַיַּגֶּד־לוֹ֒ וַיִּקְרָ֤א אֶל־אַבְשָׁלוֹם֙ וַיָּבֹ֣א אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַיִּשְׁתַּ֨חוּ ל֧וֹ עַל־אַפָּ֛יו אַ֖רְצָה לִפְנֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וַיִּשַּׁ֥ק הַמֶּ֖לֶךְ לְאַבְשָׁלֽוֹם
Yoav krala geldi ve ona bildirdi. Avşalom'u çağırdı, krala geldi ve kralın önünde burnu üzerine yere ona eğildi; ve kral Avşalom'u öptü.
2. Samuel 15:34
·
Tevrat
וְאִם־הָעִ֣יר תָּשׁ֗וּב וְאָמַרְתָּ֤ לְאַבְשָׁלוֹם֙ עַבְדְּךָ֨ אֲנִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶֽהְיֶ֔ה עֶ֣בֶד אָבִ֤יךָ וַֽאֲנִי֙ מֵאָ֔ז וְעַתָּ֖ה וַאֲנִ֣י עַבְדֶּ֑ךָ וְהֵפַרְתָּ֣ה לִ֔י אֵ֖ת עֲצַ֥ת אֲחִיתֹֽפֶל
Fakat şehre dönersen ve Avşalom'a dersen: 'Ben senin kulunum, ey kral, olacağım; o zamandan beri babanın kuluydum ve şimdi ben senin kulunum'; böylece Ahitofel'in öğüdünü benim için bozacaksın.
2. Samuel 16:22
·
Tevrat
וַיַּטּ֧וּ לְאַבְשָׁל֛וֹם הָאֹ֖הֶל עַל־הַגָּ֑ג וַיָּבֹ֤א אַבְשָׁלוֹם֙ אֶל־פִּֽלַגְשֵׁ֣י אָבִ֔יו לְעֵינֵ֖י כָּל־יִשְׂרָאֵֽל
Bunun üzerine damın üzerinde Avşalom için çadırı kurdular; ve Avşalom bütün İsrail'in gözleri önünde babasının cariyelerinin yanına girdi.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 13:37
·
Tevrat
וְאַבְשָׁל֣וֹם בָּרַ֔ח וַיֵּ֛לֶךְ אֶל־תַּלְמַ֥י בֶּן־עַמִּיה֖וּד מֶ֣לֶךְ גְּשׁ֑וּר וַיִּתְאַבֵּ֥ל עַל־בְּנ֖וֹ כָּל־הַיָּמִֽים
Ve Avşalom kaçtı ve Geşur kralı Ammihud oğlu Talmay'a gitti. Ve bütün günler oğlu için yas tuttu.
2. Samuel 13:38
·
Tevrat
וְאַבְשָׁל֥וֹם בָּרַ֖ח וַיֵּ֣לֶךְ גְּשׁ֑וּר וַיְהִי־שָׁ֖ם שָׁלֹ֥שׁ שָׁנִֽים
Ve Avşalom kaçtı ve Geşur'a gitti; ve orada üç yıl kaldı.
2. Samuel 16:15
·
Tevrat
וְאַבְשָׁל֗וֹם וְכָל־הָעָם֙ אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל בָּ֖אוּ יְרוּשָׁלִָ֑ם וַאֲחִיתֹ֖פֶל אִתּֽוֹ
Avşalom ve bütün halk, İsrail adamları, Yeruşalim'e geldiler ve Ahitofel onunlaydı.
2. Samuel 18:9
·
Tevrat
וַיִּקָּרֵא֙ אַבְשָׁל֔וֹם לִפְנֵ֖י עַבְדֵ֣י דָוִ֑ד וְאַבְשָׁל֞וֹם רֹכֵ֣ב עַל־הַפֶּ֗רֶד וַיָּבֹ֣א הַפֶּ֡רֶד תַּ֣חַת שׂוֹבֶךְ֩ הָאֵלָ֨ה הַגְּדוֹלָ֜ה וַיֶּחֱזַ֧ק רֹאשׁ֣וֹ בָאֵלָ֗ה וַיֻּתַּן֙ בֵּ֤ין הַשָּׁמַ֨יִם֙ וּבֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְהַפֶּ֥רֶד אֲשֶׁר־תַּחְתָּ֖יו עָבָֽר
Avşalom Davut'un kullarının önüne rastladı. Avşalom katırın üzerinde biniyordu; katır büyük meşenin sık dalları altına geldi, onun başı meşeye sıkıca tutundu ve göklerle yer arasına konuldu; altındaki katır ise geçti.
2. Samuel 19:11
·
Tevrat
וְאַבְשָׁלוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר מָשַׁ֣חְנוּ עָלֵ֔ינוּ מֵ֖ת בַּמִּלְחָמָ֑ה וְעַתָּ֗ה לָמָ֥ה אַתֶּ֛ם מַחֲרִשִׁ֖ים לְהָשִׁ֥יב אֶת־הַמֶּֽלֶךְ
Üzerimize meshettiğimiz Avşalom savaşta öldü; ve şimdi kralı geri getirmek için neden susuyorsunuz?'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 15:37
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א חוּשַׁ֛י רֵעֶ֥ה דָוִ֖ד הָעִ֑יר וְאַבְשָׁלֹ֔ם יָבֹ֖א יְרוּשָׁלִָֽם
Davut'un dostu Huşay şehre geldi; ve Avşalom Yeruşalim'e geldi.
2. Samuel 17:24
·
Tevrat
וְדָוִ֖ד בָּ֣א מַחֲנָ֑יְמָה וְאַבְשָׁלֹ֗ם עָבַר֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן ה֕וּא וְכָל־אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵ֖ל עִמּֽוֹ
Davut Mahanaim'e geldi. Avşalom ise Şeria'yı geçti, o ve onunla birlikte bütün İsrail adamları.
2. Samuel 17:26
·
Tevrat
וַיִּ֤חַן יִשְׂרָאֵל֙ וְאַבְשָׁלֹ֔ם אֶ֖רֶץ הַגִּלְעָֽד
İsrail ve Avşalom Gilat diyarında konakladı.
2. Samuel 18:18
·
Tevrat
וְאַבְשָׁלֹ֣ם לָקַ֗ח וַיַּצֶּב־ל֤וֹ בְחַיָּיו֙ אֶת־מַצֶּ֨בֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּעֵֽמֶק־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֤י אָמַר֙ אֵֽין־לִ֣י בֵ֔ן בַּעֲב֖וּר הַזְכִּ֣יר שְׁמִ֑י וַיִּקְרָ֤א לַמַּצֶּ֨בֶת֙ עַל־שְׁמ֔וֹ וַיִּקָּ֤רֵא לָהּ֙ יַ֣ד אַבְשָׁלֹ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Avşalom yaşarken almış ve Kral Vadisi'ndeki dikili taşı kendine dikmişti; çünkü dedi: 'Adımı anımsatmak için oğlum yoktur.' Dikili taşa kendi adını verdi ve ona bugüne kadar Avşalom'un Eli diye çağrıldı.